Anasayfa / Kosgeb Hibe ve Krediler / 2018 Üretim Yılı Tarımsal Destekleri Belirlendi

2018 Üretim Yılı Tarımsal Destekleri Belirlendi



Hayvan başına 250 TL besi desteği verilecek. Mazot desteği ve yem bitkileri desteği artacak. Kuru fasulye, nohut ve mercimeğe kilo başına fark ödemesi desteği 50 kuruşa çıkacak…

Besi Destekleri

ÇİFTÇİYE gelecek yıl ödenecek 2018 üretim yılı tarım destekleri belirlendi. 2018 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar ile mazotta ürün bazında destek artışına gidildi. 2018 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlarına göre tarımda kullanılan mazot desteği için çeltik ve pamukta dekar başına 40 TL ödenecek. Mazot desteği ödemesi yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, dane mısır ve patateste 19 TL’ye, buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikalede 15 TL’ye çıkacak.

Bakanlar Kurulu Kararı ile 2017 yılında kaldırılan besilik hayvan desteği uygulamasına yeniden başlandı. Bakanlık Kayıt Sistemlerine kayıtlı, yurtiçinde doğmuş ve besi süresini tamamlamış manda dahil erkek sığırlarım kesimhanelerde kestiren yetiştiricilere 1-200 baş için, hayvan başına 250 TL’ye kadar besi desteği verilecek.

Süt regülasyon uygulamasında, Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından yapılan alım ve satım arasında oluşacak fark; hayvancılık destekleme bütçesinden karşılanacak. Fark ödemesi (prim) desteklerinde 17 üründen 14’ünde destek miktarı değişmezken, kuru fasulye, nohut ve mercimekte kilogram başına destek ödemesi 20 kuruş artışla 50 kuruşa yükseltildi. Küçükbaş hayvan destekleri değişmezken, yem bitkileri desteğinde ise artışa gidildi. Yem bitkileri desteklerinde kuru ekilişler dışındakilerde artış oldu. Küçükbaş hayvanda küpe ile aşı desteği 1’er TL’ye, büyükbaş hayvanda 1.5’er TL’ye çıkarıldı.

MAZOT DESTEĞİ ÜRÜN BAZINDA ARTTI

26 Şubat tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Karar’a göre, 2018’de ÇKS’ye kayıtlı çiftçilere tarımda kullanılan mazot destek ödemelerinde ürün bazında değişikliğe gidildi. 2018 üretim yıhnda buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikalede dekar başına 15 TL, çeltik ve pamukta 40 TL, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, dane mısır ve patateste 19 TL, nohut, mercimek ve kuru fasulyede 14 TL, kanola, soğan, yaş çay, fındık, yem bitkileri ve diğer ürünlerde 10 TL, aspirde 12 TL mazot desteği verilecek.

Bu ürünlerde dekar başma verilen gübre desteği 2017’de olduğu gibi ürün bazında 4 TL’de sabitlendi. Tarlasını nadasa bırakanlara dekar başına verilecek mazot desteği 5 TL’den 6 TL’ye yükseltildi. Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli’yle desteklenen 20 ürün dışında kalan diğer bütün ürünlere ise dekar başına 10 TL mazot, 4 TL gübre olmak üzere toplam 14 TL’lik mazot ve gübre desteği verilecek.

Kararda, mazot fiyatlarındaki artış ihtimali de göz ardı edilmedi. Karara göre mazot fiyatlarında artış olması durumunda belirlenen mazot destekleme birim fiyatları 1 Ocak-31 Aralık 2018 tarihleri arasında günlük mazot fiyat artış oranlan ortalaması kadar oranda Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü ile artırılarak uygulanacak. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, yaptığı bir açıklamada 2017 yüı mazot desteğinin 4.7 TL üzerinden hesaplandığını açıklamıştı.

Bilindiği üzere hükümet tarımsal üretimde kullanılan mazotun yüzde 50’sini bu yıl itibarıyla ilk defa ödemeye başladı. 2017’de tarımsal üretimde kullanılan mazotun ödemeleri, geçen ay gübre destek ödemeleriyle başlatıldı. Bakan Fakıbaba, yaptığı açıklamada, mazot ve gübre destekleri çerçevesinde 2.5 milyar TL ödeme gerçekleştireceklerini belirterek, “Bu destekle birlikte, 1 Ocak 2018 tarihinden bu yana çiftçilere toplam 4 milyar TL’lik destek ödemesi yapmış olacağız. Böylelikle 2018’in destekleme bütçesi olan 14.5 milyar TL’nin yüzde 28’ini ödemiş olacağız” demişti.

TOPRAK ANALİZİ DESTEĞİ

Karara göre tarımsal üretimde verimliliği ve kaliteyi artırmak amacıyla 2017 üretim sezonunda tekrar başlanan toprak analizi destekleme uygulamasına 2018’de de aynı şekilde devam edilecek. Buna göre toprak analizi desteği asgari 50 dekar ve üzeri tarım arazilerinde, her 50 dekar araziye kadar bir analiz için bakanlıkça yetkilendirilmiş toprak analizi laboratuvarlarma analiz başma 40 TL olarak yapılacak.

2017 yılında bitkisel üretim yapan küçük aile işletmelerinin desteklenmesi uygulamalarında dekara 100 TL ödenecek. Fındık üreticilerine alan bazlı gelir desteği de yine dekar başma 170 TL olarak ödenmeye devam edilecek.

Bu arada iyi tarım uygulaması desteğinde 2017 yılında süs bitkileri, tıbbı aromatik bitkiler için grup sertifikası ödemeleri 80 TL’den 50 TL’ye düştü. Diğer ürünlerde değişiklik olmadı.

ÜÇ ÜRÜNDE PRİM DESTEĞİ ARTTI

Tarım havzalarında, 2018’de üretilen ve satışı yapılan ürünlere prim desteği devam edecek. Yapılacak destekleme ödemeleri, her bir havza için belirlenen ürünlerle sınırlı olacak. Destekleme ödemesi ÇKS’ye kayıtlılara, zeytinyağında verim değerlerine, kütlü pamukta yurtiçinde üretilip ser-tifikalandırılan tohum kullanma şartı aranarak, diğer ürünlerde ise tarımsal veriler ve uydu görüntüleri kullanılarak yapılacak. Belirlenen havzalarda yapılacak prim ödemelerinde geçen yıla göre 17 üründen 14’üne verilecek destek miktarında değişikliğe gidilmedi. Kilogram başma kuru fasulye, nohut, mercimeğe verilen destek ise 30 kuruştan 50 kuruşa çıkarıldı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, desteğin üretimi olumlu yönde etkilemesine kum baklagillerin iyi bir örnek olduğunu vurguladı. Bayraktar yaptığı açıklamada, destek artınca toplam, kuru baklagil üretim alanının bir yılda 752 bin 414 dekar, toplam üretimin ise 83 bin 552 ton arttığını belirterek, Türkiye’nin hemen hemen her bölgesinde yetiştirilen yemeklik tane baklagillerde yıllar itibarıyla gerileyen üretim alanlarının son yıllarda verilen desteklerin artmasıyla birlikte yeniden artışa geçtiğini kaydetti. Bayraktar, “2008’de kilogramda 10 kuruşla başlayan primin, 2015’de 20 kuruşa, 2016’da 30 kuruşa çıkarılması, 2016 yılında dekar başma 11 TL olan mazot ve gübre desteğinin ise 15 TL 42 kuruşa yükseltilmesi üretim artışına yol açtığını görüyoruz. 2018’de prim desteğinin yüzde 66.7 artışla 30 kuruştan 50 kuruşa çıkarılması, mazot ve gübre desteğinin ise yüzde 16.7 artışla 15 TL 42 kuruştan 18 TL’ye yükseltilmesi kuru baklagillerde hem üretim alanlarını hem de üretimi daha da artıracak. Çiftçimiz, yeterli destek verilirse, ürünü makul fiyatla elinde çıkarabileceğini öngörürse üretimden kaçmıyor” ifadelerini kullandı.

YEM BİTKİLERİ DESTEĞİNDE ARTIŞ

Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeline göre yem bitkileri desteğinde ÇKS’ye kayıtlı arazileri üzerinde kaba yem üretmek amacıyla çok yıllık ve tek yıllık yem bitkileri, silajlık mısır ekilişi yapan üreticilere ürünü hasat ‘etmeleri kay-dıyla dekar başma verilen destek miktarlarında artışa gidildi. Bakanlıkça belirlenen hayvancılık yetiştirici bölgesinde yer alan illerde yem bitkisi ekilişine aldığı desteğe ilave yüzde 25 destek verilecek. Karara göre yem bitkileri üretiminde dekar başına yılda çok yıllık bitkilerde yıllık 90 TL’ye, tek yıllıklarda yılda dekar başma 60 TL’ye çıkarıldı. Silajlık mısırda dekar başı destek yılda 100 TL’ye yükseltildi. Kuru şartlarda ekilişi yapılan yem bitkilerine yıllık dekar başma yılda 40 TL destek ödemesi yapılmaya devam edecek. Yeraltı sularının yetersiz seviyede ve su kısıtı olduğunun Bakanlıkça tespit edildiği havzalarda 2018’de ekilen fiğ, macar fiği, burçak ve mürdümük için yem bitkisi desteğine ilave yüzde 50 destek ödenecek. Doğal polinasyonu sağlamak için Bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı örtüaltı ünitelerinde, bombus arısı kullanan yetiştiricilere koloni başma 60 TL destek ödemesi yapacak.

BUZAĞI, MALAK DESTEĞİ DEĞİŞMEDİ

Buzağı, malak ve manda destek ödemelerinde değişikliğe gidilmedi. Programlı aşıları tamamlanmak kaydıyla dört ay ve üzeri buzağılara 350 TL, malaklara 150 TL destek verilmeye devam edecek. Soy kütüğüne kayıtlı buzağılara 500 TL, soy kütüğüne kayıtlı malaklara 400 TL, döl kontrolü kapsamında protokol yapılan boğaların buzağılarına ilave 50 TL ödenecek. Ayrıca anaç mandalara 250 TL, soy kütüğüne kayıtlı anaç mandalara 400 TL, Bakanlıkça Yetiştiricilik Bölgesi olarak belirlenen illerde buzağı ve. malaklara 200 TL ilave destek ödemesi sürecek.

Üretmiş olduğu çiğ sütü süt işleme tesislerine satan ve bir hayvancılık örgütüne üye olan yetiştiricilere; manda, koyun, keçi, inek sütüne, soğutulmuş inek sütüne ve üretici örgütleri kanalı ile pazarlanan soğutulmuş inek sütüne farklı olmak üzere, bakanlığın belirleyeceği dönemler ve birim fiyatlar üzerinden destekleme ödemesi yapılmasına devam edilecek. Ürettiği çiğ sütü üretici örgütleri aracılığıyla süt tozuna çevirterek ESK’ya satan üreticiler de çiğ süt desteklemesinden yararlandırılacak.

ÇOBAN İSTİHDAMINDA DEĞİŞİKLİK

Çoban istihdam desteğinde hayvan sayısı 250’den 200 başa düşürüldü. Buna göre çoban istihdam desteği 200 baş ve üzeri küçükbaş (koyun-keçi) anaç hayvan varlığına sahip işletmelere veya çobanlara 5 bin TL olarak ödenecek. Damızlık küçükbaş hayvan desteği ise değiştirilmedi. Damızlık koyun keçi yetiştiriciliği yapan, damızlık koyun keçi yetiştiricileri birliklerine üye, hayvanları bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı yetiştiricilere, 2018 üretim yılında anaç hayvan başma 25 TL ödenmeye, Mardin, Siirt ve Şırnak’ta anaç tiftik keçilerine ilave 20 TL ödeme yapılmaya devam edilecek.

Ürettiği tiftiği, Tiftikbirlik’e ve bağlı kooperatiflere, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliklerine satan, veri tabanına kayıtlı üreticilere kilogram başına destek 27 TL’den 30 TL’ye çıkarıldı. İpek böceği ve arı yetiştiriciliği desteklerinde değişikliğe gidilmedi.

BESİ DESTEĞİ BAŞLAYACAK

2017 yılında kaldırılan besilik hayvan desteği 2018 yılında yeniden başlatılacak. Buna göre Bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı, yurtiçinde doğmuş ve besi süresini tamamlamış erkek sığırlarını manda dahil mevzuatına uygun kesimhanelerde kestiren yetiştiricilere, 1-200 baş için (200 dahil), hayvan başma 250 TL’ye kadar Bakanlıkça belirlenen fiyat üzerinde destekleme ödemesi yapılacak.

Süt regülasyonu uygulamasında, ESK tarafından yapılan alım ve satım arasında oluşacak fark, hayvancılık destekleme bütçesinden karşılanacak. Regülasyon 2018 yılında başlamak üzere iki yıl süre ile uygulanacak.



Düve alım desteğinde miktar 200 baştan 100 başa çekildi. Buna göre Bakanlıkça yetiştiricilik bölgesi olarak belirlenen illerde ve belirli kriterlere göre bakanlıkça belirlenecek diğer illerde 100 başa kadar düve alımına, Bakanlıkça belirlenecek düve bedelinin yüzde 30’u kadar destekleme ödemesi yapılacak. Uygulama 2018 yılından başlamak üzere iki yıl süreyle uygulanacak.

Bakanlıkça programlanan aşı uygulamaları sonrasında oluşan atıklar için hayvan sahiplerine her bir baş için büyükbaş hayvan atıkları için destek ödemdsi 600 TL’den bin TL’ye, küçükbaş hayvan atıkları için 125 TL’den 150 TL’ye çıkarıldı.

HASTALIKTAN ARİ İŞLETME

Hastalıklardan ari işletmeler için sağlık sertifikasına sahip olan süt sığırı işletmelerinde bulunan, damızlık boğalar dışındaki, altı ay yaşın üzerindeki erkek hayvanlar hariç, tüm sığırlar için hayvan sahiplerine ari sığır başına hastalıktan ari işletme desteği 400 TL’den 450 TL’ye çıkarıldı. Destek ödemeleri 500 başa kadar tam, 501 baş ve üzeri işletmelerden yüzde 50’sine karşılık gelen tutarın ödenmesi suretiyle yapılacak. Onaylı süt çiftliği sertifikasına sahip olan işletmelerdeki ari işletme desteği alan tüm sığırlar için ilave olarak hayvan başma 80 TL destek verilecek. 2017 tarımsal destekler çerçevesinde 70 TL destek ödemesi yapılıyordu.

Hayvan hastalıkları ile mücadele çerçevesinde Bakanlıkça belirlenen programlı aşılamalar ve küpe uygulamaları için uygulayıcılara verilen desteklerde değişikliğe gidildi. Buna göre her bir büyükbaşta aşı uygulamasında verilen destek 1.5 TL, küçükbaşta 1 TL olacak. Küpe uygulama desteği büyükbaş için 1.5 TL, küçükbaş için 1 TL olarak ödenecek.

Artırılan desteklerden biri de bitkisel üretimde örtüaltında biyolojik ve biyotek-nik mücadele destekleri oldu. Buna göre örtüaltında biyoteknik mücadele desteği olarak dekar başına 120 TL, örtüaltında biyolojik mücadele desteği olarak 400 TL ödenecek. Örtüaltı paket toplamı böylece 460 TL’den 520 TL’ye yükselecek. Bu arada açık alanda biyoteknik mücadele desteği 50 TL’ye, biyolojik mücadele desteği 50 TL’ye, açık alanda paket toplamı ise 80 TL’den 100 TL’ye çıktı.

SU ÜRÜNLERİNDE DEĞİŞİKLİK

Su ürünleri yetiştiriciliği yapanlara, su ürünleri kayıt sistemine kayıtlı olmak şartıyla, kilogram başma verilen destekler devam edecek, kapalı sistemde üretim yapanlara, kilogram üstü alabalık üretimi yapanlara ilave destek ödemesi yapılacak. Buna göre 2017’de olduğu gibi su ürünleri desteği alabalıkta 250 bin kilograma kadar (dahil) kilo başına 0.75 TL, 250 bin 1 -500 bin kilograma kadar kilo başına 0.375 TL, yeni türlerde aynı miktarlarda üretimde sırasıyla kilogram başma 1 TL ve 0.5 TL olarak ödenmeye devam edilecek. Kilogram üstü alabalık üretiminde 250 bin kilograma kadar (dahil) kilo başma 0.25TL, 250 bin 1-500 bin kilograma kadar 0.125 TL, kapalı sistemde üretim yapanlara sırasıyla kilo başma 0.5 TL, 250 bin 1 -500 bin kilograma kadar kilo başma 0.25 TL ilave destek ödemesi yapılacak.

Hastalıktan ari kuluçkahanelerde damızlık alabalık desteği verilmeye başlanacak. Buna göre 2 bin 500 adete kadar 60 TL, 2 bin 501-5 bin adete kadar 30 TL destek ödemesi yapılacak. Hastalıktan ari bir kuluçkahanenin desteklemeden faydalanabileceği en fazla miktar yılda 5 bin adet damızlık anaçla sınırlı olacak. Midyede 250 bin kilggrama kadar (dahil) kilo başına 0.05TL, 250 bin 1-500 bin kilograma kadar 0.025 TL destek ödenecek.

HAYVAN GENETİĞİ KORUNACAK

Hayvan genetik kaynaklarının yerinde korunması ve geliştirilmesi amacıyla Bakanlıkça uygulanan proje kapsamındaki yetiştiricilere, koruma ve geliştirme sürüleri için büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda farklı olmak üzere hayvan başma, arıcılıkta ise kovan başma ödeme yapılacak. Her bir baş için büyükbaş hayvan korumada 600 TL’ye, küçükbaşta 90 TL’ye çıkarken, sığır pedigrili korumada 800 TL, arı korumada kovan başma 40 TL olarak uygulanmaya devam edecek. Halk elinde anaç manda ıslahı desteği olarak 850 TL, damızlığa ayrılan manda desteği ve damızlık erkek materyal desteği 200 TL, ıslah programındaki koyun/ keçiler ile yavrularına halk elinde ıslah desteği taban sürüde hayvan başma 40 TL, elit sürü için 70 TL destekleme yapılmaya devam edecek.

YURTİÇİ SERTİFİKALI TOHUM

2018 yılı yurtiçi sertifikalı tohum kullanım desteğinde yonca, korunga, fiğ ve yem bezelyesi ürünlerinde artış oldu. Buna göre sertifikalı tohum kullanımı desteği çerçevesinde yoncada dekar başma destek 15 TL’den 30 TL’ye, fiğ, korunga, yem bezelyesinde 10 TL’den 20 TL’ye yükseltildi. Ayrıca yurtiçi sertifikalı tohum üreten, ürettiren, sertifi-kalandıranlara ÇKS’ye kayıtlı gerçek ve tüzel kişilere 2018’de ürettikleri tohum için verilen destek miktarı 4 ürün dışında değiştirilmedi. Bu destekte fiğ, korunga, yem bezelyesi tohumunda destek miktarı kilogram başma 0.75 TL’den, 1.5 TL’ye, yoncada 2 TL’den 4 TL’ye çıkarıldı. Ayrıca orijinal, temel ve üstü tohumluk üretimlerine verilen desteğe yüzde 100 ilave destek devam edecek..

Çiftlik muhasebe veri ağı sisteminin 81 ilde uygulanmasına devam edilecek. 2017’de kayıt altına alman 6 bin işletmede işletme başma 2018 için verilen destek 500 TL’den 600 TL’ye çıkacak.

Tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, Bakanlıkça yetkilendirilen tarımsal yayım ve danışmanlık hizmeti sunan Ziraat odası ve üretici örgütlerine en fazla 5 tarım danışmanı için olmak üzere istihdam edilen her bir tarım danışmanı için 38 bin TL destek, 12 aylık hizmete bağlı olarak eşit iki dilim halinde ödenecek.

Merkez Bankasından kırmızı et analizi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bloğu “Merkezin Güncesinde yer alan çalışmada, Türkiye’de kırmızı etin pahalı olmasının ardında yatan başlıca yapısal faktör olarak hayvancılıkta yüksek yem giderleri gösterildi. Türkiye’de bir taraftan dana eti talebi hızlı bir şekilde artarken, diğer taraftan üretim maliyeti üzerinde besi yem kaynaklı olarak ciddi bastı olduğu ifade edilerek, özellikle büyükbaş hayvan yetiştiriciliği besiciliğinde yem maliyetlerinin önemi üzerinde duruldu. Besi yemi üretimi ve tüketiminin son 15 yılda dört katına çıktığına dikkat çekilen çalışmada, “Besi yemi fiyatının oluşumunda kritik rol oynayan hububat üretimi ise neredeyse yerinde sayıyor. Besi yemi hammadde maliyetinin yükselmesinde yurtiçi hububat fiyatlarında talep ve arz kaynaklı artışlar kadar döviz kurundaki hareketler de etkili oluyor. Ayrıca, korumacılık ve düşük verimlilik gibi nedenlerle yurtiçi hububat fiyatları seviye olarak da uluslararası fiyatların çok üzerinde seyrediyor. Tüm bu faktörler neticesinde temel bir gıda maddesi olan kırmızı eti, kişi başına düşen milli geliri Türkiye’nin üzerinde olan ülkelerden bile daha pahalıya tüketmek durumunda kalıyoruz” denildi.

Gıda Komitesi’nde alınan karar doğrultusunda, 2017 Kasım’da karma yem sanayiinin hammadde olarak kullandığı çeşitli tahıl kepeklerinde gümrük vergisinin sıfırlanması, bazı yağlı tohum küspelerinde ise yem sanayiinde kullanılması şartıyla gümrük vergisinin yüzde 6.5’e indirilmesinin üretim maliyetlerinin düşürülmesi bakımından önemli bir adım olarak görüldüğü çalışmada, üç temel alanda alınacak tedbirlerin de katkı sunacağına işaret eldi. Bu tedbirler şöyle sıralandı: “İlk olarak, büyükbaş hayvan besiciliğinde kaba yem kullanımının yaygınlaştırılması önem taşımakta. İkinci olarak, Türkiye’de hububat fiyatlarının dünya fiyatlarına yakınsamasını sağlayacak politikalar fiyatlama ve maliyete ilişkin öngörülebilirliği önemli ölçüde artırabilir. Son olarak da, Türkiye’de büyükbaş hayvan arzını artırmaya yönelik orta/uzun vadeli destek ve eğitim programları geliştirilmeli. Bu çerçevede, büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde etkinliği ve verimliliği arttıracak önlemler kadar bölgesel teşvik politikalarının uygulamaya konulması da kritik önem taşıyor.”

Bülent TUNÇ / Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı
Besi desteği olmazsa olmaz

Besi desteği yerli üretim için olmazsa olmaz. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine de yansıdığı üzere besi desteğinin 2017’de verilmemesi, üretimde düşüşlere neden oldu. Özellikle üretim maliyetlerinin pahalı olması ve ithalle rekabet edememesi nedeniyle yerli hayvan üretimi olumsuz etkilendi. Besi desteği verilmediği zaman üretici maliyetleri bir yerlerden kısma yoluna gidiyor. Merdiven altı kesime yönelme yaşanıyor. Böylece ne üretim miktarımızı biliyoruz ne de tüketimimizi planlayabiliyoruz. Kayıt dışı kesimlerin birçok olumsuz etkisi oluyor. Sağlıklı mı değil mi bilinmiyor. Devletin ciddi anlamda vergi kaybı oluyor. Bir de planlama yapılamıyor. 2018 yılında besi desteğinin verilmeye başlamasıyla üretim rakamlarının artığını önümüzdeki günlerde açıklanacak olan TÜİK rakamlarında göreceğiz. Üretici besi hayvanlarını, Bakanlıkça ruhsatlandırılmış mezbahalarda kestirip, kayıt altına alacak. Hem ülke hem de üretici kazanacak.

Bakanlığa bu konuda teşekkür ediyoruz. Tarımsal üretimde kullanılan mazotun yüzde 50’sinin desteklenmesi de önemli. Tarım ve hayvancılık bir bütün olduğu için bu destek de bizi memnun etti.

Nihat ÇELİK / Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Genel Başkanı
Yetiştiricilerimizin rahat bir nefes almasını sağlayacak

Geçen yıl 25 TL olan anaç koyun keçi desteği 2018 yılı içinde aynı miktarda devam edecek. Ancak bizim için önemli bir destek de küçükbaş hayvan aşılama uygulaması ile küpe uygulaması desteklerinin l’er TL olarak belirlenmesi.

Her ne kadar anaç koyun keçi desteği 25 TL olarak devam etse de Bakanımızın aşılama ve küpeleme uygulamalarından dolayı yetiştiricilerimizden ücret alınmayacağı yönünde açıklama yapmış olması yetiştiricilerimizi büyük bir yükten kurtararak rahat bir nefes almalarını sağlayacak. Bizim için en büyük desteklerden birisi bu.

Halen 65 ilimizde 1 milyon 250 bin hayvan ile devam eden Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Ülkesel Projesi kapsamında verilen destekleme tutarları da aynen muhafaza edilmiş. Yani bu projedeki hayvanlar için elit sürüye 70 TL taban sürüye 40 TL desteği devam edecek.

Hayvan gen kaynakları koruma kapsamında 80 TL olan küçükbaş hayvan koruma desteği ise 90 TL’ye çıkartıldı. Sektörümüzün en önemli sorunlarından biri olarak gördüğümüz çoban istihdam desteğinde 250 baş olan hayvan sayısının 200 başa indirilmesini de yine memnuniyetle karşılıyoruz.

Hüseyin DEMİRTAŞ / Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı
Yüzde 50 mazot desteği iyileşme sağlayacaktır

Son açıklanan destek miktarlarının 2017 desteklerine göre küçük bazı iyileştirmeler dışında fazla bir değişiklik getirmediğini görüyoruz. Bu konuda asıl beklenti yüzde 50 mazot desteği konusunda yapılan açıklamalardır.

Kuşkusuz bu destek önemli bir iyileşme sağlayacaktır, ancak yine uygulamada bazı sorunlar yaşanabileceği yönünde işaretler görüyoruz. ‘300 Koyun Projesi’ ile ilgili soru işaretleri. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın açıklamaları ile bir ölçüde giderildi.

Ancak bu açıklamada hayvan verilecek üreticinin 300 koyunu besleyecek merası ve ahırı olması gerektiği, bu imkana sahip olan bir üretici eğer 100 koyun besliyorsa bunun 300’e tamamlanacağı ifade edildi. Uygulama bu haliyle küçük ve orta üreticilerin yararlanamayacağı koşullar içeriyor.

Biz, bu tür önemli bir uygulamanın kooperatif ve benzeri uygun altyapı hazırlanarak küçük çiftçilerin de yararlanabileceği bir şekilde uygulanmasını bekliyoruz.

Fazlı YALÇINDAĞ / Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı
Küçükbaşın üretim ve tüketimdeki payı artırılmalı

Büyükbaş hayvan üretimine dayalı üretimle Türkiye’nin et üretimi problemini çözemeyiz. Bakanlık da bunu bildiği için, 300 başlık koyun desteğini ortaya koydu. Ancak bu desteğe erişim şartları üreticiyi zorluyor. Gözden geçirilmesi, desteğin daha kolay ulaşılabilir hale getirilmesi gerekiyor. Küçük hayvancılık, parası bulunduğu ekonomide kalması nedeniyle de cazip. Büyükbaş hayvan öyle değil. Büyükbaş hayvanın yüzde 50’si, yediği yemin yüzde 70’i yurtdışından geliyor. Bu nedenle küçükbaş hayvan desteklerini, üretimi artırmaya yönelik projeleri kolay ulaşabilir noktaya getirmeliyiz. Ben sektöre ilk girdiğim yıllarda Türkiye’nin et ihtiyacının yüzde 95’i küçükbaş hayvandan karşılanıyordu. Bugün Türkiye’de tüketilen kırmızı etin yüzde 85’i büyükbaştan karşılanıyor. Bu nedenle sıkıntı yaşanıyor.

Sorunun kolay çözülmesi için birkaç yol var. Bunlardan biri küçükbaş havyanın üretimdeki ve tüketimdeki payını artırmak. Türkiye’deki mevcut hayvan ırklarıyla büyükbaş hayvan üretimini bir adım ötesine taşımak mümkün görünmüyor.

Mevcut hayvan ırkını artırdığınızda süt üretimi artıyor, süt para etmiyor. İnekler kesime gidiyor. Makul bir zaman diliminde kombine ve etçi Irklara yönelmek lazım. Besi desteğinin yeniden başlatılması önemli. Kayıtdışılığı önleyecek.

Bu sene buzağı yılı ilan edildi. Yürekten destekliyoruz. Buzağı ölümlerini asgariye indirdiğimizde dana ithalatı da gerileyecek. Buzağı ölümlerinin önlenmesinde yüzde 50 bile başarılı olunsa, ithal ettiğimiz dananın yarısı kadar hayvan varlığımız artacak.

Hülya Genç Sertkaya




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

bayilik veren firmalar

Bunu da İnceledinizmi ?

Düşük Faizli İmar Barışı Kredileri Hazır

Hükümet imara aykırı yaklaşık 13 milyon yapıyı ilgilendiren İmar Barışı sürecini başlattı. Ödemeler 31 Aralık’a …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir