Küçük Şeyler, Büyük Değerler

Bodrum’un en önemli okul öncesi eğitim kurumu olan Küçük Şeyler Anaokulu, çağdaş, kendine güvenen, birey olmanın tohumlarını atan bir eğitim sistemi ile geleceğin başarılı nesillerini yetiştiriyor…

HER ailenin çocuk eğitimi için gösterdiği özen nedeniyle, dünyada olduğu gibi ülkemizde de kurumsal eğitim kurumlan sürekli olarak kendilerini güncelleyip, yeni metotlar geliştirmek için çalışıyorlar. Bodrum’un en önemli okul öncesi eğitim kurumlarmdan olan Bodrum Küçük Şeyler Anaokulu da bu yolda önemli atan eğitim kurumlarımızdan. Çocuklarda sanat anlayışı, kişisel beceri, hayal güçlerini güçlendirmek ve onlara yeni ufuklar açmak için, gerek dünyada gelişen akımları kendilerine uyarlayarak, gerekse yeni metotlar geliştirerek, uygulayan Bodrum Küçük Şeyler Anaokulu, çağdaş, kendine güvenen, her şeyden önce birey olmanın tohumlarını atan bir eğitim sistemi ile gelecek nesilleri yetiştirmeye devam ediyor.

kucuk seyler anaokulu

“YENİ BİR SİSTEM UYGULUYORUZ”

Bodrum Küçük Şeyler Anaokulu kurucularından Erhan Nasırlı, herkesin “çocuk” olarak gördüğü ancak her biri “küçük insan” olan çocuklarımızın, okul öncesi eğitimden başlayarak birey olma yolunda ilk eğitimleri almaları gerektiğini belirtiyor. Erhan Nasırlı, özellikle günümüzdeki eğitim-öğretim anlayışı ve uygulanışını şu şekilde değerlendiriyor:

“Gelişmiş ülkeler mercek altına alındığında önce bilimin ışığında insana yatırım yapıyorlar. Yatırım, toplumun bütün kesimlerine yansıtılıyor.

Artık, okul öncesi eğitiminden başlamak suretiyle, çocukların hızla birey olması düşünülmektedir. Birey duygusu ile eğitilen çocuklarda öncelikle duygu, sonra düşünce ve en sonda da davranış anlayışı oluşturulmakta. Bir başka deyişle; çocukların duygularına hitap edemezseniz düşünce ve davranışlarını olumlu yön-de etkileyemezsiniz.

Eğitim ve öğretimin ülkeler üzerindeki etkisine bakacak olursanız, Finlandiya, Güney Kore, Yeni Zelanda, Estonya gibi ülkelerde farkların belirgin bir şekilde öne çıktığını göreceksiniz. Örneğin, ‘70’li yıllarda Güney Kore, Türkiye gibi bin dolar kişi başı gelir seviyesinde iken bugün, Güney Kore’de üniversite okuma oranı yüzde 95’lerde, okul öncesi eğitimin de yüzde 98 oranında olduğu gözlenmekte. Bunun sonucunda Güney Kore Hyundai, Samsung, LG ve daha birçok dünya markası üreterek milli gelirini de hızla 35 bin dolar seviyesinin üzerine çıkarmış bulunuyor. Bu da gösteriyor ki; ülke insanına yapılan yatırım ülkeye yapılmış en doğru ve en reel yatırımdır.”

“OKUL ÖNCESİ EĞİTİM ŞART”

Öğretme tekniğinde merak duygusu oluşan öğrenciye öğretmen “’Seni nasıl bilgilendirebilirim?’” anlayışında refakatçi olmalıdır. ‘”Gel bunu sana öğreteceğim” anlayışı artık kullanılmamaktadır. Bu konuda empati yaparsak; ihtiyaç hissetmediğimiz herhangi bir sunumu ne kadar süreyle ilgiyle takip edebiliriz ki?

Sonuç olarak; ülkemizde yaklaşık yüzde 7 oranlarında olan okul öncesi eğitimini hızla yüzde 80-90’lara çıkartıp, çocuklarımızı akademik eğitime (72 ay) hazırlamalıyız. Okul öncesi eğitim dönemi; öğrenmenin en kalıcı, en hızlı ve de etkin olduğu yaş dönemidir. Bunu asla ıskalamamalıyız. Bu yaşlardaki çocuklara bilimsel bakışla keşfetmemiz ve onların merak duygularına hitap ederek gelişimlerini sağlamalıyız.

Yer altında maden aramaya gerek yok. En kaliteli, en verimli ve her zaman güncel olan madenleri bizler hayata getiriyoruz. Çocuklarımız en değerli cevherdir. Yeter ki biz bu cevheri, bilimsellikle, çağdaş ve doğru yöntemlerle işleyip, ülkemize kazandıralım. Türkiye’nin geleceğini garantiye alalım.”

Okul öncesi eğitimin genel hedefleri

Öğretmen-öğrenci ilişkisi oluşturmalı Arkadaş ilişkisi oluşturmalı Paylaşma duygusu yaratmalı iletişim becerilerini kazandırmalı Duygularını yönetme anlayışı Tercih yapabilme becerisi kazandırmalı Sosyal beceriler katmalı Özgüven oluşturmalı.

Eğitim bayilikleri başlıklı yazılarımızada bi bakın derim. Bizi takipte kalın.





Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir