Anasayfa / Girişimcilik / Start-Up’tan Scale-Up’a Geçerken

Start-Up’tan Scale-Up’a Geçerken



Diyelim ki, takım bir hayal takımı, bir yetenek deposu var içeride. Peki bu yetenekler ne kadar gönülden bağlılar çalıştıkları şirkete? Bu şirkette var olma nedenleri ne? Sadece beyinleri ile mi çalışıyorlar yoksa kalpleri de orada mı?

GALLUP’UN 15 yıldır yaptığı çalışan bağlılığı araştırmalarına göre ülkemizde 100 çalışanın sadece 7’si işine gönülden bağlı. Yani kendisinden beklenin fazlasını yapmaya hazır. Diğer 93 kişinin 63’ü, sadece kendisinden bekleneni yaparken, kalan 30’u hem mutsuz, hem bağsız. Birlikte çalıştığım Start-up’lar genellikle, daha çok 1. ya da 2. yatırım turunu tamamlamış, ölçekli büyümeye, yani “Scale-up”a geçmiş olanlar… Haliyle çalışan sayıları 20-30’ları geçmiş girişimler.

Bir Start-up’m Scale-up’a geçme hevesi başladığı anda ilk çalışma alanımız önce “Zamanı paraya tahvil edebilme kabiliyetleri”, yani girişimin 1 dakikası kaç TL sorusu, ardından “İçerideki takım kim, ne iş yaparlar, ne kadar gönülden yaparlar, bir birlerine tutkalla mı bağlılar, yoksa iskambil kağıdından kuleler mi var önümüzde?” sorulan çıkar.

Diyelim ki, takını bir hayal takımı, bir yetenek deposu var içeride. Peki bu yetenekler ne kadar gönülden bağlılar çalıştıkları şirkete? Sadece beyinleri ile mi çalışıyorlar yoksa kalpleri de orada mı? Sevgili Start-up patronum şirketini büyütürken kendisini de büyüttü mü bugünler için? Bu konu aslında istisnasız tüm Start-up patronlarının imtihanı. Düşünsenize, iş fikrinin daha ilk kalplerine düştüğü günden itibaren birçoğu sadece, kodu nasıl yazacağını, testleri nasıl yapacağım, sunucuları nasıl koruyacağım, datayı nasıl işleyeceğini, yani beyin işlerini düşünüyor. Bunlar için dertleniyor.

Hem çevik olup hem de onlarca, yüzlerce çalışana, nasıl aynı harmonide, aynı ritimde olmaları için liderlik edeceğini düşünmüyor. Birçok Start-up “Vizyon, misyon ve kültür değerleri, İK politikaları” gibi konuları, “Sırası gelince bakılacaklar” listesine atmış oluyor.



Oysa ki, bir girişimcinin henüz ortada hiçbir şey yokken yazacağı ilk 3 şey, vizyon, misyon ve kültür değerleridir. Bir girişimci belki her fonksiyonu, her görevi başka takım üyelerine delege edebilir, fakat vizyon, misyon ve kültür değerlerinin belirlenmesini asla delege etmemelidir.

Kuvvetli bir harçla birbirine yapıştırılmamış tuğlalarla kaç metre yükseklikte bir bina yapabilirsiniz ki… Velev ki yaptınız, sizce kaç şiddetinde bir depreme dayanır o bina? Peter Drucker’ın dediği gibi: Kültür stratejiyi kahvaltı niyetine yer. Kültür bir ortamda “işlerin nasıl yapıldığı” ile alakalıdır. Bir çeşit sessiz anlaşmalar bütünüdür.

Ve fakat çalışanlar, neyin makul olduğunu, neyin alkışlanacağını, neyin “Bize göre değil” olduğunu, neyin “Biz yapacaksak böyle yapmamız lazım” kümesinden olduğunu bilirler. İşte tam da bu yüzden, şirketin kalbini çarptırmayan hiçbir strateji, beyni de çalıştırmaz. Bedeni de harekete geçiremez.

Peki Start-up’lar ayaklarına dolanacak bu konularla nasıl baş etsin? Cevaplar Brad Sugars’dan:

1 – Sıkı bir vizyon belirleyin: Vizyon, tıpkı en uzaktaki yıldıza dokunmaya çalışmak gibi ulaşılamaz olmalı. Çalışanlarınızı, müşterilerinizi, stratejik partnerlerinizi, çözüm ortaklarınızı, adeta birbirine kilitleyen ortak NEDEN’iııizdir. Vaadinizdir. Vizyon cümlenizi söylerken gözleriniz doluyor mu, duyanların omuriliği titriyor mu? İşte o cümle sizin vizyon cümleniz!

2 – Misyonunuzu yazın: Vaat ettiğiniz o zirveye nasıl ulaşacaksınız, neyi farklı yapacaksınız, nasıl fark yaratacaksınız? Vizyona giden yol haritanız. Vizyon finaliniz. Misyon yolunuz.

3 – Kültür değerlerinizi yazın:

• Sizin için hayati olan 3 değer

• İşletmenizin başarılı olması için hayati olan 3 değer

• Müşterilerinizin sizden tekrar alışveriş yapması için hayati olan 3 değer

• Ekibinizin işlerini en iyi şekilde yapmalarını sağlayacak en önemli 3 değer Sevgili Start-up, kim ki daha ilk günden bu sihirli 3’lüyü ortaya çıkarmak için günlerini vermişse, ve büyük liderler gibi, doğru işleri yapabilmek için terazinin bir yanına daima bu üçlüyü koymuşsa, Scale-up’da da sırtı yere gelmez, sonrasında da. Çünkü NEDEN’i NEDENİMİZ olan bir ekipten sadece BAĞLI çalışanlar çıkar. BAĞLI çalışanların olduğu her şirkette MUTLU MÜŞTERİLER vardır.

MUTLU MÜŞTERİLER de, KARLI ve sürdürülebilir işletmelerin garantisidir. Scale-Up hazırlıklarınız için adresim: aysegul.aksak@actioncoachturkey.com

AYŞEGÜL AKŞAK




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Girişimci ve Mucit İki Kız Kardeş Nasıl Zengin Oldu

Ezra ve Tuba Çetin kardeşlerin başarılı ve şaşırtıcı bir öyküsü var. Kalp krizini haber veren …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir