Anasayfa / Kosgeb Hibe ve Krediler / Tarımda Ar-Ge Projelerine 19 Milyon TL Destek

Tarımda Ar-Ge Projelerine 19 Milyon TL Destek



TARIM ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Ar-Ge Destek Programı çerçevesinde çağrıya çıktı. Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2019’da 19 milyon TL kaynak kullandırılarak, yaklaşık 50 projenin desteklenmesi planlandı. Ar-Ge Destek Programı 15. Proje Çağrısı çerçevesinde iki grup halinde belirlenen öncelikli alanlarda gerçekleştirilecek projeler desteklenecek. “Tarım Ekonomisi” başlığı altında toplanan 1. grup öncelikli Ar-Ge konularına yönelik geliştirilen projelerde destek üst limiti 300 bin TL olacak. Bahçe bitkileri, bitki sağlığı, gıda ve yem, hayvan sağlığı, tarla bitkileri, toprak ve su kaynakları, hayvancılık ve su ürünleri, tarım teknolojileri ve mekanizasyon öncelikli alanları kapsayan 2. grup öncelikli Ar-Ge projelerine 3 milyon TL’ye kadar destek verilecek. Bu kapsamdaki projelerde üniversite, özel sektör veya sivil toplum kuruluşlarından en az biri ile işbirliği şartı aranacak. Proje bütçesinin en fazla yüzde 70’i, üst limit dahilinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nca karşılanacak.

Tarım sektörü Ar-Ge projelerine Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) da destek veriyor. 1707-Kamu Kurumlan Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı (KAMAG) kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın müşteri kurum olarak yer aldığı “Gıda ve Yem Analizlerinde Kullanılan Analitik Mikotoksin Standartlarının Yerli Olarak Üretilmesi” ihtiyaç başlığına yönelik TÜBİTAK tarafından açılan çağrı için proje önerilerinin 8 Şubat 2019’a kadar sisteme kaydedilmesi gerekecek. Akdeniz’de gıda sistemleri ve su kaynakları konularında uluslararası ortak projeleri destekleyecek olan Akdeniz Bölgesi’nde Araştırma-lnovasyon Programı (PRIMA) çerçevesinde 2019 yılı çağrıları da açıldı.

Tarımda Ar-Ge Projeleri Destekleri

TARIM PROJELERİNE 300 BİN TL

Ar-Ge Destek Programı ile tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu öncelikli konularda; özel sektör Ar-Ge kültür ve kapasitesinin geliştirilmesi, yeni tür, çeşit, teknoloji, model, ürünlerin geliştirilmesi, çıktıların çiftçiler ve tarımsal sanayicilere aktarılması amaçlanıyor. Bakanlık adına Ar-Ge Destek Programı’nın başvuru alınması, projelerin değerlendirilmesi vc izlenmesi gibi sekreterya görevini üstlenen TAGEM, geçen hafta Ar-Ge Destek Programı 15. Proje Çağrısı’na çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan edinilen bilgiye göre Ar-Ge Destek Programı kapsamında 2019 içerisinde 19 milyon TL kaynak kullandırılarak yaklaşık 50 proje desteklenecek. İhtiyaç duyulması halinde ve bütçe imkanları dahilinde bu yıl ikinci bir çağrıya çıkılacak.

Çağrı kapsamında, iki grupta belirlenen öncelikli alanlara göre geliştirilen projeler desteklenecek. “Tarım Ekonomisi” başlığı altındaki 1. grup öncelikli Ar-Ge konuları kapsamında hazırlanacak projeler için destek üst limiti 300 bin TL olacak. 1. grup öncelikli Ar-Ge konularında hazırlanacak projeler için proje bütçesinin tamamını üst limit dahilinde Bakanlık karşılayacak. Bu projelerde ortaklık şartı aranmayacak.

İŞBİRLİĞİ PROJELERİNE 3 MİLYON TL

Çağrı kapsamında 2. grup öncelikli Ar-Ge konularına yönelik hazırlanacak projelerde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destek limiti 3 milyon TL olacak. Bu grupta hazırlanacak projeler için proje bütçesinin en fazla yüzde 70’i, üst limit dahilinde Bakanlık tarafından karşılanabilecek. Proje bütçesinde en az yüzde 30 oranında başvuran/proje ortağı kurum katkısı gösterilecek. Ayrıca 2. grup öncelikli konular kapsamındaki projelerde ortaklık şartı aranacak. Ortaklık şartları şöyle olacak:

“Üniversiteler, özel sektör veya sivil toplum kuruluşlarından en az biri ile işbirliği olmadan 2. grup öncelikli Ar-Ge konular kapsamında müstakil olarak proje başvurusunda bulunamayacak. Gerekli durumlarda bu işbirliğine ilave olarak diğer kurum/kuruluşlar da proje ortağı olarak dahil edilebilecek. Özel sektör, sivil toplum ve çiftçi kuruluşları ile meslek kuruluşları, TAGEM’e bağlı, araştırma enstitüleri veya araştırma •yetkisi verilmiş Bakanlık kuruluşları ile işbirliği olmadan müstakil olarak proje başvurusunda bulunamayacak. Gerekli durumlarda bu işbirliğine ilave olarak diğer kurum/kuruluşlar da proje ortağı olarak dahil edilebilecek.”

DESTEK VERİLECEK KALEMLER

Ar-Ge Destek Programı’nda Bakanlık tarafından desteklenebilecek maliyet kalemleri şöyle olacak:

“Alet, makine, teçhizat, yazılım ve donanımlar, taşınır malzeme ve sarf malzemeleri, araştırmanın gerektirdiği tohum, ilaç, gübre, hormon ve benzeri girdi alımları, anket, deneme, analiz, ekonometrik modelleme, en fazla iki danışman için on biner TL’yi geçmeyecek şekilde danışmanlık, ayda 10 günden az süreli kısa süreli işçilik ve benzeri hizmet alımları, projede kullanılan cihaz, ekipman, sera ve benzeri bakım onarım giderleri, tescil, patent ve sertifikasyon giderleri, yurtiçi seyahat/nakliye giderleri, projeyle ilgili yurtiçi toplantı, konferans, sempozyum seyahat ücretleri.”

Tarım ve Orman Bakanlığı Ar-Ge Destek Programı 15. Çağrı kapsamında proje başvurusu için gerekli belgelerin www.tarimorman.gov.tr/TAGEM/Menu/7/Ar-Ge-Destek-Programi internet adresinden indirilerek, başvuru kılavuzundaki talimatlara göre doldurulması, istenen diğer belgelerle birlikte bir başvuru klasörü içerisinde TAGEM’e iletilmesi gerekecek. Başvuru yapılabilecek son tarih 15 Mart 2019 Cuma günü saat 18.00 olacak. Proje uygulama süresi en fazla 36 ay olacak.

TÜBİTAK’TAN TARIMSAL AR-GE’YE DESTEK

Tarım sektörü Ar-Ge projelerine TÜBİTAK da destek veriyor. 1707-KAMAG kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın müşteri kurum olarak yer aldığı “Gıda ve Yem Analizlerinde Kullanılan Analitik Mikotoksin Standartlarının Yerli Olarak Üretilmesi” ihtiyaç başlığına yönelik TÜBİTAK tarafından açılan çağrı için proje önerileri 8 Şubat 2019’a kadar sisteme kaydedilebilecek. TÜBİTAK, çağrı duyurusuna 27 Aralık 2018 itibarıyla çıkmıştı. Çağrı çerçevesinde sunulacak proje, Türk Gıda Kodeksi’nde limitleri bulunan Aflatoksin Bl’i içerecek şekilde en az sekiz mikotoksini kapsaması gerekecek. 1007 programı mevzuatına uygun Ar-Ge yapma becerisine sahip en az bir özel kuruluşun projede yürütücü kuruluş olarak yer alması gerekecek. TÜBİTAK, 1707 çerçevesinde geçen yıl “Stratejik Öneme Sahip Hayvan Aşılarının Geliştirilmesi ve Yerli İmkânlarla Üretilmesi”, “Bitki Koruma Ürünlerinin (BKÜ) Geliştirilmesi ve Üretilmesi”, “Çay Bitkisi Gen Havuzunun Oluşturulması ve Ticari Çeşit Adaylarının Belirlenmesi”, “Mikotoksin Analitik Standartlarının Yerli Olarak Üretilmesi” başlıklarında çağrıya çıkmıştı.

PRIMA ÇAĞRILARI AÇILDI

Akdeniz Bölgesi’nde Araştırma-İnovasyon Programı (PRIMA) çerçevesinde 2019 yılı çağrıları da açıldı. 2018’den başlayarak 10 yıl boyunca açılacak ortak araştırma çağrıları çerçevesinde Akdeniz’deki su kaynakları ve gıda sistemleri alanlarında uluslararası ortak araştırma ve inovasyon projelerini fonlayacak olan PRIMA kapsamında açılan 2019 çağrıları “Bölüm 1 ve Bölüm 2” olmak üzere ikiye ayrılıyor. PRIMA kapsamında, Bölüm 1 kapsamındaki projeler programın süresi boyunca Ufuk 2020 Programı’ndan PRIMA’ya tahsis edilmiş olan toplam 220 milyon euro fon ile desteklenecek. Bölüm 2 kapsamındaki projelere ise AB katkısı olmaksızın, yalnızca ulusal fonlayıcı kuruluşların PRIMA’ya taahhüt etmiş oldukları 274 milyon euro fonla destek verilecek. Türkiye adına programda yer alan TÜBİTAK’ın PRIMA’ya maddi taahhüdü ise, programın ilk beş yılı için toplamda 5 milyon euro.

ÜÇ TEMATİK ALAN

Üretim ve verimlilikte artış, yeni pazarlara erişim, farklı fonlama fırsatları gibi beklenen ekonomik getirilerinin yanı sıra, biyoçeşitliliğin korunması, sürdürülebilir tarım uygulamaları gibi çevresel etkileri olması beklenen PRIMA çağrılarında üç ana tematik alan bulunuyor. Bunlar “su yönetimi, tarım sistemleri ve tarım-gıda zincirleri” olarak sıralanıyor. PRIMA Programı kapsamındaki ortak araştırma ve inovasyon çağrıları, Barselona’da yer alan PRIMA Vakfı tarafından yürütülüyor.

PRIMA kapsamında “Araştırma ve înovasyon Aksiyonları” (RIA) projelerine yüzde 100 fon sağlanıyor. “İnovasyon Aksiyonları” (IA) projelerine yüzde 70 fon desteği öngörülüyor. Bu kapsamda yeni, değiştirilmiş veya geliştirilmiş ürünler, süreçler tasarlamayı ve planlar oluşturmayı hedefleyen faaliyetler destekleniyor. Standartlaşma, yaygınlaştırma, farkındalık yaratma ve iletişim, ağ oluşturma, koordinasyon veya destek hizmetleri, politika diyologlan ve karşılıklı öğrenme alıştırmaları ve çalışmalarmdan oluşan eylemleri destekleyen “Koordinasyon ve Destek Aksiyonu” (CSA) projelerine yüzde 100 fon desteği sağlanıyor.

AB FONU İLE DESTEKLENECEKLER



2019'da İş Fikirleri ve Para Kazandıran Bayilikler İçin Tıklayınız...

AB Fonu ile desteklenecek projelerde Ufuk2020 başvuru kuralları geçerli olacak. Projeler, AB Komisyonu’nca sağlanan fon ile desteklenecek. Program süresi boyunca Ufuk2020 Programı’ndan PRIMA’ya tahsis edilmiş olan fonla desteklenecek olan “Bölüm 1” kapsamında açılan çağrılar şöyle: TÜBİTAK’ın konuya ilişkin bilgi notuna göre, “Su Yönetimi” tematik alanında açılan çağrı ile “Su stresli Akdeniz bölgelerinde sürdürülebilir yeraltı suyu yönetimi” konusunda hazırlanacak projeler (RIA) desteklenecek. Bütçesinin 6.4 milyon euro olarak belirlendiği çağrı kapsamında en çok dört projeye destek verilecek. Proje başına maksimum bütçe 1.6 milyon euro olacak. Proje süresi 36-48 ay olarak uygulanacak.

“Tarım Sistemleri” tematik alanında iki çağrı açıldı. İlk çağrı ile “Akdeniz kuru tarımı ve küçük çiftlik tarımında su ve toprağın korunması” konulu projelere (RIA) destek verilecek. Çağrının bütçesi 4.5 milyon euro olarak belirlenirken, çağrı kapsamında en çok üç proje desteklenecek. Proje başına maksimum bütçe 1.5 milyon euro olacak. Proje süresi 36-48 ay olacak. İkinci çağrıyla ise “Akdeniz serası, yoğun bahçeciliğin sürdürülebilirliği ve rekabet gücü” konusunda hazırlanan projelere (IA) destek verilecek. Çağrı bütçesi 6.4 milyon euro olarak belirlenirken, çağrı kapsamında en çok dört proje desteklenecek. Proje başına maksimum bütçe 1.6 milyon euro olacak. Proje süresi 36-48 ay olacak.

TARIM-GIDA DEĞER ZİNCİRİ ÇAĞRISI

“Tarım Gıda Değer Zinciri” tematik alanında “Geleneksel Akdeniz gıdalarının izlenebilirliğin ve özgünlük kontrolünün sağlanması için analitik araçların ve dijital teknolojinin uygulanması” çağrısı açıldı. (IA projeleri.) Çağrı bütçesi 6.4 milyon euro olarak belirlenirken, çağrı kapsamında en çok dört proje desteklenecek. Proje başına maksimum bütçe 1.6 milyon euro olacak. Proje süresi 36-48 ay arasında değişebilecek.

“Nexus-Kesişim” temasıyla iki çağrıya çıkıldı. İlk çağrı “Su-ekosistem-gıda kesişim-lerinin sektörler arası yönetişiminin sosyal, teknik ve ekonomik yararlarının değerlendirilmesi” konusunda geliştirilecek projeler (RIA) desteklenecek. Çağrı bütçesi 3.2 milyon euro olarak belirlenirken, çağrı kapsamında en çok iki proje desteklenecek. Proje başına maksimum bütçe 1.6 milyon euro, proje süresi 36-48 ay olacak. İkinci çağrı ise, “Koordinasyon ve Destek Aksiyonu” proje türlerinin destekleneceği “Akdeniz bölgesinde tarım sistemi, su ve gıda ile ilgili geçmişteki ve devam eden projelerden elde edilen sonuçların ve en iyi uygulamaların haritalandırılması ve bunlardan fayda sağlanması” çağrısı. Çağrı bütçesi 1.1 milyon euro. olarak belirlenirken, çağrı kapsamında bir proje desteklenecek. Proje süresi 36 . ay olacak. Bu çağrıda tam teklifler tek aşama halinde 28 Şubat’ta verilecek.

Bölüm 1 kapsamındaki diğer çağrılara son başvuru tarihi 1. aşama için 28 Şubat 2019, 2. aşama için 16 Temmuz 2019 olacak. Başvurular, http://prima-med.org/calls-for-proposals/ adresinden yapılacak.

ULUSAL FONLARLA FONLANACAKLAR

PRIMA kapsamında “Bölüm 2” başlığında “Çok Konulu 2019” çağrısına çıkıldı. Tarım-Gıda değer zinciri, tarım sistemleri, su yönetimi tematik alanlarında açılan çağrı kapsamında her fonlayıcı kuruluş, yalnızca kendi ülkesinin araştırmasını destekleyecek. Fon, doğrudan araştırmacısına aktarılacak. Bu kapsamda TÜBİTAK, yalnızca başarılı bulunan projelerde yer alan Türk araştırmacıları fonlayacak olup, aynı konsorsiyumda yer alan diğer proje ortaklarına fon sağlamayacak. PRIMA’nın resmi internet sitesinde yer alan duyuruya göre bu çağrı kapsamında ayrılan toplam bütçe 34.9 milyon euro. Bölüm 2 kapsamında açılan “Çok Konulu 2019” çağrısının alt başlıkları şöyle:

Su yönetimi alanında “Akdeniz’de potansiyel ve fiili sulama performansı arasındaki boşluğu kapatmak” ve “Su kıtlığı ve iklim değişikliği koşulları altında düşük kaliteli suların yönetimi” alanında projeler başvurabilecek. Tarım sistemleri tematik alanında “Küçük ölçekli çiftçilik sistemlerinde inovasyon”, “Biyoçeşitliliğin çifçilik sistemlerinde büyük bir sürdürülebilirlik kolu olarak kullanımı ve yönetimi”, Tarım-gıda zinciri tematik alanında “Bozulabilir Akdeniz gıda ürünlerinin raf ömrünün sürdürülebilir teknolojiler ve lojistik ile ve optimize edilmiş haşere ve mikrobiyal kontrol ile uzatılması” ile “İnovasyon ve sürdürülebilirliğin teşvik edilmesi için Akdeniz tarım-gıda değeri zincirlerinde yatay ve dikey entegrasyonun geliştirilmesi” başlıklarında hazırlanacak projeler desteklenecek. Bu çağrı kapsamında yüzde 100 fonlamanın sağlandığı RIA projeleri çerçevesinde başvurular alınacak.

Bölüm 2 kapsamında uluslararası başvurularla eş zamanlı olarak, ulusal başvuru da yapılması gerekiyor. Türkiye’de yerleşik kamu ve özel sektörden araştırmacılar başvurularını http://ardeb-pbs.tubitak.gov.tr/ adresinden yapabilecek. Bölüm 2 kapsamında yer alan çağrıya son başvuru tarihi PRIMA için 21 Şubat, TÜBİTAK için 26 Şubat 2019 olacak. (5 Mart’a kadar 1. aşama başvurular için imzalı belgeler TÜBİTAK’a iletilecek.) 2. aşama için son başvuru tarihi 4 Eylül 2019 olacak.

Türkiye sekiz ülkeden biri

PRIMA’nın yedi adet Yıllık İş Planı kapsamında faaliyet göstermesi (2018-2024), Komisyon tarafından sağlanacak fonlamanm 2018 yılından başlayarak en son 2020 yılında yapılması ve 2020-2024 yılları arasındaki çağrılarda başarılı olan projeleri kapsaması planlanıyor. Çağrıya göre PRIMA ortaklığı kapsamında açılacak olan uluslararası proje çağrılarında yer alacak konsorsiyumun en az üç farklı katılımcı ülkenin araştırmacılarından oluşması şartı bulunuyor. Bu ülkeler AB üyesi veya Akdeniz’e sınırı olmayan Horizon 2020 asosiye ülkesi, PRIMA katılımcısı üçüncü ülke veya Akdeniz’e sının olan üçüncü ülke, herhangi bir PRIMA katılımcı ülkesi olması gerekecek. Bu durum Türkiye’yi konsorsiyumlarda mutlaka yer alması gereken sekiz ülkeden biri haline getirerek işbirliği olanaklarını artıracak. Ayrıca, Akdeniz Ortağı Ülkeleri’nin PRIMA’daki etkinliğini artırabilmek amacıyla PRIMA’ya Bölüm 1 altında Komisyon tarafından sağlanacak olan 220 milyon euro’luk fonun yaklaşık yüzde 25’i bu ülkeler için tahsis edilecek.

67.4 milyon TL kaynak aktarıldı

Ar-Ge Destek Programı’nın başladığı 2007 yılından bugüne kadar bin 704 proje önerisi alınmış olup bunlardan 420 proje destekleme kapsamına alındı. Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre söz konusu 420 projeye bugüne kadar aktarılan kaynak ise 67.4 milyon TL. Ar-Ge Destek Programı çerçevesinde 2018’de iki çağrıya çıkıldı. Bu çağrılara gelen 194 proje başvurusundan 60’ı destekleme kapsamına alınarak desteklerden yararlanması sağlandı. Söz konusu projelere ilk dönem ödemesi olarak 44 milyon TL kaynak aktarıldı. Tarımsal Ar-Ge ve inovasyon yapılan yatırımın geri dönüşümü uzun yıllar alırken, yapılan hesaplamalara göre biyolojik materyallerle çalışıldığı için bu süre 15 ila 25 yıl sürebiliyor. Tarım Bakanlığı, tarımsal Ar-Ge yatırımlarının katma değerinin yıllar sonra ortaya çıkmasının beklendiğini ifade ediyor.

Prof. Dr. Bülent GÜLÇUBUK / Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi
“Ar-Ge tercih değil, zorunluluk”

Türkiye gibi tarımsal potansiyeli yüksek, tarımda kurumsal altyapısı iyi olan bir ülke için tarımsal Ar-Ge bir tercihten çok, bir zorunluluk. Bu konuda kamunun girişimleri önemli ve yerinde olup, süreçte üniversiteler, özel sektör ve ilgili tüm paydaşların yer alması kaynak etkinliği ve çıktıların verimli kullanılması açısından önemli. Tarımsal Ar-Ge projelerinde öncelik saptamaları tüm paydaşların katılım ve ortak akıl ile belirlenmeli ve de ‘insan odaklı, çevre duyarlı, maliyet etkin, yüksek çarpan faktörlü’ olmalı. Türkiye’nin tarımsal Ar-Ge yatırımları bir yandan sektörü geliştirici, toplum ihtiyaçlarına yanıt verici, rekabete uyum sağlayıcı, aynı zamanda mutlaka çiftçinin, tarım paydaşlarının da geleceğini ve çıkarlarını düşünen nitelikte olmalı. Bunun için uzun dönemde sürdürülebilir tarımsal üretim ve doğal varlık kullanımını önceliklendiren, çiftçisini yerinde tutabilen ve mutlu edebilen, rekabet gücünü geliştiren, şeffaflığı ve hesap verebilirliği gözeten bir ‘tarımsal Ar-Ge stratejisine’ ihtiyaç var.

Ali KOPUZ / İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Yönetim Kurulu Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
“Ar-Ge yatırımlarının karşılığını almaya başladık”

Tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu alanlarda Ar-Ge çalışmalarının yapılması, bu çalışmaların sonuçlarının çiftçiye, tarıma dayalı üretim yapan sanayiciye yansıtılması çok önemli. Desteklerin, teşviklerin devam etmesi lazım. Geçtiğimiz dönemde tarıma verilen teşviklerin karşılığında bazı ürünlerde yüzde 18Jlik üretim artışı sağlandı. Bunun devamı gerekiyor. Türkiye’nin sanayi ürünlerinde Ar-Ge payı dünya ölçeğinde çok düşük. Son yıllarda Ar-Ge yatırımları çoğalmaya başladı. Bunun karşılığını da almaya başladık. Aynı şey tarım için de geçerli. İhracat potansiyeli yüksek ürünlerden katma değerli yeni gıdaların geliştirilmesi ve ticari boyutta üretilmesine yönelik adımlar önemli. Tarımsal Ar-Ge’ye devlet imkanlarıyla verilen kaynaklar sınırlı olsa da, tetikleyici bir etkisi olacak.

Necdet BUZBAŞ / TOBB Türkiye Gıda Sanayi Meclisi Başkanı
“Kabuk değiştirecek projeler desteklenmeli”

Ar-Ge, sonuçta ürüne dönüp, ticari hüviyet kazanırsa önem kazanıyor. Biz buna inovasyon diyoruz. Ar-Ge kısmı tek başına yeterli olmuyor. Bunun üzerine ticarileşmeyi, markalaşmayı ilave etmek lazım. TAGEM’in verdiği Ar-Ge desteklerinde, daha çok tarım ağırlıkta.

Gıdalar daha az. Türkiye’de daha çok sorunun yaşandığı hayvansal ve bitkisel üretim projelerine ağırlık veriliyor. Sorunun çözümüne odaklı destekler veriyor. Mevcudu daha iyi hale getirmeye çalışıyoruz. Çoğu zaman yenilikçilik ve gelecekle ilgili olmuyor maalesef. Artık endüstri 4.0 tarıma da giriyor. Bu anlamda yenilikçilik getirecek, kabuk değiştirecek projeler olmalı.

Haşan KOZOĞLU / Trabzon – Arsin Ziraat Odası Başkanı
“Tarımsal Ar-Ge’ye daha çok kaynak ayırmalıyız”

Tarımsal Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesine daha çok kaynak ayrılmalı, bu konuda daha çok proje desteklenmeli. Eski tohumların yeniden kazandırılması tarım sektörü için büyük önem taşıyor. Hayvancılıkta eski ırklar kaybedildi.

Eski ırkların korunması, hayvancılıkta verim artışına yönelik ıslah çalışmaları yapılmalı. İklimlere uyumlu hayvan türlerinin geliştirilmesi ve yetiştirilmesi desteklenmeli. Geçmişteki bitki ve hayvan materyalleri tespit edilmeli, gen kaynakları korunmalı. Elinizde bilginiz olsun ki gelecekte sıkıntı çekilmesin.

İklim değişikliğinin tarıma etkilerinin belirlenmesi, bitki ve hayvan türlerinin buna göre geliştirilmesi, tarımsal su yönetiminde ileri teknolojilerin geliştirilmesi, yaygınlaştırılması önemli.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Zafer Kalkınma Ajansı, 503 hibe projesine destek verdi

Yatırımcının ve girişimcinin yanında Zafer Kalkınma Ajansı, mali destekler kapsamında 503 hibe projesine destek verdi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir