E-sporda hazır gıda ve hızlı tüketim için çok önemli bir fırsat yatıyor

MARKA bilinirliği ve etki alanı en yüksek sektörlerden biri olan e-sporda onlarca firma strateji üretiyor, özellikle gençlere sunulan hızlı tüketime yönelik yiyecek ve içecek ürünleri, oyun bağlamı olmayan sponsorlarda başı çekiyor. Hâl böyle olunca da, ilgili sektörlerin tüketim grafiği de yaş bakımından aşağılara iniyor. Böylece, gençlerin ilerleyen yaşlarındaki tüketici alışkanlıklarını da bugünden hazırlayan bir küresel ekonomi ile karşılaşıyoruz. E-spor yatırımı yapan pek çok firma var. Ama pastanın büyük payını alan üç alan sırasıyla hızlı tüketim (gıda vb.), teknoloji ve giyim. Statista’nın 2019 verilerince bu üç sektörün sponsor harcaması, sektördeki sponsor harcamalarının yüzde 50’sinden fazla. Şaşırılabilir ancak teknoloji, hızlı tüketimin gerisinde, ikinci sırayı alıyor.

İÇECEK PAZARI BÜYÜYOR

Sektörün sponsor devleri bilindik isimler olan Coca-Cola, Pepsi Co. ve RedBull. Bu markalara ait pek çok e-spor turnuva ve takım yatırımı var. Dikkati çeken noktaysa, ciddi oyunlar olarak tabir edilen takım oyunlarından, günlük eğlenceye yönelik basit oyunlara kadar pek çok alana yayılmış olmaları. Yani doğrudan bir oyun türü yerine, mümkün olan ve alt ürün gruplarıyla eş doğrultuda iletişim sağlayabilecek tüm ürünlere odaklanıyorlar. Tabii bu noktada “yüksek ilginlik düzeyi”nden yani kişisel tercihlerin çok yüksek olduğu durumlardan da söz edilebilir. Tüketicilerin kendi değer yargılarını ve tercihlerini oldukça yüksek oranda ilgili ürüne yönlendirdikleri bir konu bu.


Kullanıcıların satın alım sürecinde çok daha fazla kendi değer yargılarını öne çıkarıp ince eleyip sık dokuduğu ürünleri simgeleyen yüksek ilginlik seviyesine sahip ürünlere yönelik reklam çalışmaları üzerinden, tüketiciye dair tutundurma faaliyetlerine odaklanıldığı görülüyor. Ayrıca, lüks tüketimde görülen bu stratejilerin, günlük tüketime de uygulanmaya başladığı anlaşılıyor. Geçmişte ünlü müzisyenlerle ve televizyon reklamlarıyla yürütülen bu faaliyetler, bugün yerini sosyal medya yayıncıları üzerinde konumlandırmış vaziyette, örneğin Pepsi Co. tarafından pazara sürülen Mountain Dew içeceği, oyun odaklı birçok sosyal medya yayıncısının ABD’de o veya bu şekilde tanıtımını yaptığı bir ürün. Digiday’den Kristina Monllos’a göre, Mountain Dew’un toplam pazarlama bütçesinin yüzde 40’ı doğrudan oyunculara yönelik faaliyetlere ayrılmış.

Bir diğer ürün de Coca-Cola tarafından üretilen Monster enerji içeceği. Geçtiğimiz yıllarda Paris Saint Germen’in DOTA II oyunundaki takımının ana sponsoru olmuştu. Diğer taraftan, Coca-Cola’nın geçtiğimiz yıllarda bir kısmını satın aldığı Monster Beverage Company, aslında firmanın tek ürününü de üretmiyor. Daha önce elinde bulunan Burn’e, farklı pazar arayışı için açtığı bir başka uygulama diye yorumlanabilir. Bu da yetmediği gibi, son çıkardığı Energy ile adından söz ettiren Coca-Cola, hali hazırda aile tüketimini de unutmuş değil. Ama 2019’un sonlarından bugüne kadar oyuncuları baz alan reklamını televizyonlarda döndürmeye de devam ediyor. Bu üç içeceğin de yatırım noktalarına bakıldığında, oyun türüne göre dağıtıldığı görülüyor. Yani birbirleriyle çakışma oluşturacak bir düzlemde bulunmuyorlar.

En nihayetinde bir diğer örnekte de, Türkiye’deki en büyük e-spor sponsorlarından biri olan RedBull ile karşılaşıyoruz. Aslında motor sporlarındaki ana sponsorluklarının öne çıktığı firmanın, genç kitlenin en yoğun olduğu çevrimiçi çok oyunculu arena oyunlarında da ana sponsorlukları bulunuyor.

BİR BENZERİNİ YERLİ ÜRETİM YAPABİLİR Mİ?

Pek çok yerli üretici Avrupa’ya ihracat yapıyor. Ama bu topraklara ait ürünlerin pazarlama seviyeleri hala istenilen düzeyde değil. Burada günümüz sanal ortamın aktörleri olan “kanaat önderleri” (influencer) ya da bilindik adlarıyla sosyal medyada yayın yapanlar ön plana çıkıyor. Genç nesil arasındaki farkmdalığın artırılması için e-spor bağlantılı kişilere yapılacak yatırımın oldukça olumlu sonuçlar doğurduğu artık bir gerçek. Bunun en güncel örneklerinden birini GFuel. Gamma Labs firması tarafından üretilen enerji içeceğinin bugün 20’den fazla Youtube ve Twitch TV yayıncısıyla sponsorluk anlaşması bulunuyor.


Günün birinde milyonlarca takipçisi olan kişilerin elinde yerli ürünlerimizi görmemizi diliyorum. Avrupa ve Amerika’nın dikkatini çekebilecek nitelikte bir ürünü neden Dost, Eker, Sütaş, Kahve Dünyası veya Kurukahveci Mehmet Efendi’den duymayalım? Ürünü ihraç edilecek noktadaki kişilerin damak lezzetine göre üretebilecek ortaklıklar neden olmasın? Üretici dikkatinin buraya yoğunlaşması lâzım. E-sporda hazır gıda ve hızlı tüketim için çok önemli bir fırsat yatıyor.

Güzel bir hafta geçirmenizi dilerim…

Dr. Ali Efe İralı




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir