1.8 Milyar Dolara ABD’li Zynga’ya Satılan Girişim

İSTANBUL merkezli mobil oyun şirketi Peak Games, Haziran ayının başında 1.8 milyar dolara ABD’li oyun devi Zynga’ya satıldı. Bu büyük çıkış gözleri oyun sektörüne çevirdi. Çünkü Peak Games ilk Türk unicorn’u olarak ekosistemdeki start-up’ların önünü açmış olarak kabul ediliyor. Türk start-up ekosisteminde 1 milyar dolarlık değerlemeyi aşarak ilk defa unicorn unvanı alan Peak Games’in , açtığı yolun, diğer start-up’ların gelişimi için büyük önem taşıdığı değerlendirmeleri yapılıyor. Zynga 2018’de de İstanbul merkezli bir başka oyun şirketi olan Gram Games’i 250 milyon dolara satın almış ve bu satın alma da çok konuşulmuştu. Peki, tıpkı Güney Kore gibi Türkiye için de oyun sektörü paradigma değiştirecek bir büyüme aracı olabilir mi? Bu sorunun yanıtını aramak için biraz daha eskiye, Türkiye’nin satılan ilk oyun şirketine bakmamız gerektiğini düşündük. Türkiye’de oyun sektörü dendiğinde akla ilk gelen isimlerden biri Barış Özistek. Kendisi 2013’te Türk oyun firması Joygame’in yarısını, 2015’de ise diğer yarısını toplamda 30 milyon dolara Güney Koreli oyun devi Netmarble’a satmıştı. O zamanlar için bu satış büyük bir adımdı ve büyük ses getirmişti. Çünkü Türkiye’de ilk defa, o dönemde pek de ciddiye alınmayan oyun sektöründen bir firma bir dünya devine satılmıştı. Bu satış sektörde ilk olması bakımından işaret fişeği anlamı taşıyordu. Bugün Netmarble EMEA CEO’su olarak sektörün ülkemizde büyümesi için çalışmaya devam eden özistek ile sektördeki dönüşümü ve Güney Kore’nin oyun stratejisini konuştuk…

Barış Özistek kimdir?

Barış Özistek, Yıldız Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü’nde tamamladığı eğitiminin ardından, makina ve enerji mühendisliği üzerine yüksek lisans derecesini ve finans pazarlama dalında MBA’i yine aynı üniversitede tamamladı. Yönetim, satış ve pazarlama alanlarında birçok eğitimin ardından, İsviçre’de IMD Business School’da İleri Liderlik Eğitimi aldı. 2013’ten bu yana, dünyanın en büyük firmalarından Netmarble’ın EMEA Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde. Türkiye’nin en önemli girişim hızlandırma merkezlerinden StartersHub’ın kurucuları arasında yer alıyor ve teknoloji yatırım fonları ile kripto para fonları alanında bölgedeki lider risk yatırım sermayesi şirketlerinden Boğaziçi Ventures’ın da kurucu ortaklarından. Türkiye Bilişim Vakfı’nın icra kurulu üyesi ayrıca TÜSİAD,TÜBİSAD, Girvak ve Blockchain Türkiye Platformu gibi sivil toplum kuruluşlarında aktif rol alıyor.

Oyun sektöründeki ilk firma satışını 2013’te gerçekleştirmiştiniz. O günden bugüne sektörde neler değişti?


2010-2013 yıllarında Joygame’de çalışanların aileleri oyun sektörünü bir iş olarak kabul etmiyordu. Bazı arkadaşlarımız evden çıkarken ailelerinin “ne zaman iş bulacaksın” sorularıyla karşılaşıyordu. Televizyon programlarında oyuna kötü bir alışkanlık gibi muamele ediliyordu. Benim gözlemim, insanların bilmedikleri her şeyden korktukları yönünde. 2012 ve sonrasında akıllı telefonlarda mobil oyunun hayatımıza girmesiyle birlikte her yaştan insan oyun oynamaya başladı ve bu bilinmezlik ve oyuna ilişkin olumsuz bakış ortadan kalktı. Türkiye’de oyun sektörünün gelişiminde Joygame’in rolü büyüktür. Türkiye ve Ortadoğu coğrafyasındaki ilk başarılı oyun şirketidir ve Netmarble gibi bir dünya devinin bu coğrafyadaki ilk yatırımıdır. Tüm girişimcilerin önünü açan, motivasyon kaynağı olan ve aynı zamanda oyunun ciddi bir iş olduğunu da ispat eden bir başarıdır. 2013’ten bu yana Türkiye çok gelişti, şimdi Türkiye’de oyun firması olmak çok prestijli.Herkes sizi dikkate alır. Daha önemlisi, en iyi yetenekleri çeken, cazibe merkezi haline gelen bir sektör oldu.

Dünya çapında çıkış yakalayan firmalarımız ya oyun ya da e-ticaret firmaları. Sizce neden böyle?

Birkaç faktör var. Yaratıcı bir toplumuz. Oyun sektörüne ilginin başlaması ile dünyada tüm sektörün mobil oyuna dönüşümü aynı döneme denk geldi. Bu da Türkiye’deki ekosistem için bir şans oldu. Değişim dönemlerinde her zaman müthiş fırsatlar çıkar,. Mobil oyun sektörü çok küçük delerlerden 80 milyar dolar büyüklüğe sadece yedi sene içinde geldi. Türkiye de bu (değişimden çok faydalandı. Durağan ve yavaş büyüyen sektörlerde büyük efor da koysanız böyle başarılar yakalayamazsınız. Oyun sektörü olarak fırsatı iyi değerlendirdik. Son birkaç yılda kur da oyun sektörünün lehine çalıştı. Türkiye’de geliştirip tüm dünyaya ihraç edebileceğiniz en kolay ürün oyun ve çok az bir kullanıcı ile bile ciddi gelir elde edebiliyorsunuz. Bu sayede ülkenin en yetenekli gençleri artık mezun olunca bir bankada çalışayım demiyor, oyun sektörüne girmenin yolunu arıyor.

Güney Kore dünyanın oyun devi. Bu aşamaya nasıl bir strateji uygulayarak geldiler?

Güney Kore, Çin, Japonya ve ABD liderliği paylaşıyor. Kore’de çok kapsamlı devlet destekleri ve uzun dönemli bir strateji var. Devlet, oyun ve tüm yaratıcı endüstriler alanına yalırım yapan fonlara hızlıca ortak oluyor ve fonun büyüklüğünü bir anda iki katına çıkarıyor. Böylece büyük prodüksiyon bütçeleri gerektiren projeler kolayca fonlanabiliyor. Sektörde çalışanlara ek haklar veriliyor; ayrıca gençleri bu sektöre yönlendirecek teşvikler söz konusu. Oyun firmalarının yerleşik oldukları coğrafyalara göre ek vergi avantajları da mevcut. Tüm bunların yanında en önemli noktalardan birisi de, sektöre yönelik çalışan bir kamu ajansının olması. Sektörün tüm oyuncuları ile birebir ilgilenen, her aşamadaki firma ve girişimcinin ihtiyacına yönelik çözümler üreten bir ajans; hem kapsamlı ve hızlı ilerleyen destek sağlıyor hem de kamu kaynaklarının etkin kullanılmasını gözetiyor.

Türkiye’nin bundan sonra oyun sektöründe daha da ilerlemesi için ne yapmak lazım?

Nitelikli eleman yetiştirmemiz lazım. Sektör çok iyi bir noktaya geldi ama ilerlemesi için işgücüne ihtiyaç var. Bugün 500 üzerinde oyun şirketimiz var diyoruz ama 500 kişilik bir oyun stüdyosu kuralım diyen şirket zorlanır. Güney Kore, Amerika, Japonya gibi ülkelerde büyük oyun firmalarında binlerce kişi çalışıyor. Yazılımcı, tasarımcı, veri analistleri, oyun tasarımcıları gibi nitelikli profillere çok ihtiyacımız var.


Oyun sektöründe Kore veya Çin gibi tema ve arketipler açısından zengin bir medeniyete sahip olmak bir avantaj mı? Örneğin, biz de Göbeklitepe temalı bir oyun yapsak dünyada ilgi çeker mi?

Evet, kesinlikle avantaj ve bizde bunlar var. Göbeklitepe diye bir oyun yapmayı zorlamamak lazım. Biz zaten bu coğrafyada oyun geliştirdikçe kendi kültürümüzden, tarihimizden ve hikayelerimizden birçok konu doğal olarak içlerine girecektir. Tasarımcıların özgür iradelerine bıraktığınız zaman çok başarılı içerikler çıkabiliyor ve bu coğrafyadan olan tasarımcılar zaten kendi bilgi ve kültürlerine göre ilerliyorlar. Önemli olan, onları yetiştirmek.

İş, eğitim hayatı veya reklam dünyasında kullanılan oyunlaştırma uygulamaları, önümüzdeki yıllarda dünya oyun pazarını ne yönde etkiler?

Oyun pazarı ile oyunlaştırmayı ayırmak lazım. Oyunlaştırma, farklı alanlarda oyun mekaniklerinin kullanılması demek. Oyun sektörünün aslında ilgisini çeken bir bölüm değil. Oyunlaştırmadan farklı olarak özellikle eğitim oyunlarının ciddi oranda artmasını bekliyorum. Bu kategori, büyük kitlelere aynı kalitede eğitimi çok daha pratik ve etkili ulaştırdığı için büyüyecektir diye düşünüyorum.

Peak Games’in başarısı sizce ne ifade ediyor? Gençlerin bundan alabileceği ilham nedir?

Sadece Peak değil, birçok oyun şirketinin başarısı Türkiye’de geliştirilen teknoloji ve içeriğin tüm dünyaya başarıyla satılabileceğinin kanıtıdır. Peak’in başarısı ise bence tüm Türk girişimci ve yatırımcılara ilham vermeli. Peak’in uluslararası başarılı olan oyunları türünün ilk örneği değiller. Çok güçlü rakiplerinden daha iyi oyun geliştirip, onlardan daha iyi pazarlama yaparak tüm dünyada rakiplerini yendiler bu değere ulaşmak için. Yani herkes yapabilir, korkmamak ve büyüme odaklı düşünmek lazım.

“En çok mobil oyuna talep var”

Dünyada en çok mobil oyun oynanıyor. Tür tercihi zevklere göre değişse de sektörün ağırlığı mobilde. Aslına bakarsanız oyun sektörü mobil yani akıllı telefonlar sayesinde her yaş ve cinsiyete ulaşmayı başarabildi. Bu sayede de kadın oyuncu oranı erkek oyuncu sayısına yaklaştı diyebiliriz. Dünya oyun pazarı şu an 150 milyar doların üzerinde bir hacme sahip. 2023’te bu rakamın 215 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Büyüme tahmin edilebileceği gibi ağırlıklı olarak mobil oyundan geliyor.

ÜRÜN DİRİER




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir