Bisse, 60 milyon TL’lik yatırımla yeni bir fabrika kuruyor

TÜRKİYE’NİN en köklü hazır giyim markalarından biri. Tam 44 yıldır piyasada. 1976’da İstanbul Vefa’da 60 metrekarelik dükkân ve iki küçük makine ile gömlek üretmek üzere yola çıkan Kefeli kardeşler, 1978’de Unkapanı’nda ÎMÇ’deki 120 metrekarelik atölyeye, ardından 1984’te Eyüp’teki 312 metrekarelik atölyeye taşındı. “Birlikte İlkemiz Sanatla Sanayiye Erişmek” kelimelerinin baş harflerinden oluşan Bisse, bugün takım elbiseden pantolona, ceketten ayakkabıya erkek giyimin tüm ürünlerini kapsayan bir marka niteliğinde. Kefeli kardeşlerin 2007’de yollarını ayırması üzerine Bisse markası Mustafa Kefeli’de kaldı. O dönemde 23 olan mağaza sayısı bugün itibariyle 28’e ulaştı. Firmanın Türkiye genelinde 450 de satış noktası var. Yurtdışmda ise yedi mağazasıyla hizmet veriyor. Yeni bir fabrika yatırımına hazırlanan firma, birçok ülkede mağazalar açmayı da planlıyor. Bisse Group Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kefeli ile Bisse’nin geçmişini ve yeni hedeflerini konuştuk…

İlk mağazanızı ne zaman açtınız?

İlk mağazamızı 1988’de Türkiye’nin ilk AVM’si olan Galleria’da, ikinci mağazamızı da 1993’te Akmerkez’de açtık. 1995’te dönemin ABD Başkanı George W. Bush’un desteği ile Houston Galleria AVM’de Bisse mağazasının açılışını gerçekleştirdik. Bundan bir yıl sonra merhum Sakıp Sabancı’nın “Dünya Bisse Giyiyor, Ben de” sloganını barındıran reklam filmimiz, bizim için dönüm noktası oldu. Ardından da Eyüp’teki 700 metrekarelik fabrikamıza taşındık. 2001’de ürün yelpazemize takım elbise, ceket, pantolon, tişört, triko, mont, kaban, pardösü ve ayakkabıyı da ekledik.

Kaç çalışanınız var, cironuz ne kadar?

Toplam 1100 çalışanımız var. Çalışanlarımızın yüzde 30’u kadınlardan oluşuyor. Mavi ve beyaz yakalı dengesine baktığımızda yüzde 40 mavi yakalı, yüzde 60 beyaz yakalı gibi bir dengeye sahibiz. Nasıl kaliteden ödün vermeden marka olma ilkesiyle yola çıktıysak, bugün geldiğimiz noktada ulusal ve uluslararası pazarlarda söz sahibi olup trend belirleyen önde gelen hazır giyim markalarından biriyiz.


Kefeli markası size ne zaman geçti? O zaman kaç mağazanız vardı?

Ağabeyim İbrahim Kefeli ile 2007’de yollarımızı ayırdık. O gün için 23 mağazamız vardı. Aradan geçen 12 yıldır Bisse’nin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütüyorum. Halen İstanbul’da 12, İzmir’de dört, Ankara’da üç, Antalya’da iki, Bursa, Konya, Kayseri, Diyarbakır, Erzurum, Mersin ve Gaziantep’te birer olmak üzere toplam 28 mağaza ile 450 satış noktasına sahibiz. Yurtdışında yedi noktada mağazalarımız var.

Mağazacılıkta hedefleriniz nelerdir? Nasıl bir büyüme planlıyorsunuz?

Yurtiçinde ve yurtdışında stratejik değerdeki yerlerde mağaza açılışları gerçekleştireceğiz. Mevcut ürün gamımızı yansıttığımız mağazalarımızın yanı sıra yeni bir mağaza konsepti üzerine çalışmalarımız devam ediyor. İlerleyen dönemde Türkiye’nin belli başlı noktalarında, yurtdışında ise Dubai, Kazakistan, Azerbaycan, İngiltere’de mağazalar açacağız. Dubai’de mağaza açan ilk Türk hazır giyim markası olacağız. İhracat faaliyetlerimiz de sürüyor. Bugün Güney Afrika, Almanya, Belçika, İsveç, Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Irak, Lübnan, Kanada ve ABD’ye ihracat gerçekleştiriyoruz. Pandemiyle birlikte yurtdışına olan siparişlerimiz, ciddi bir şekilde artış gösterdi.

Firmayı devraldıktan sonra ürün gamınıza hangi ürünleri eklediniz?

1976’dan 2001’e kadar sadece gömlek üretimi gerçekleştirdik. 2001’den bu yana da takım elbise, ceket, klasik pantolon, spor pantolon, denim, bermuda, tişört, mont, kaban, ayakkabı, kemer, cüzdan, şal, kravat, kol düğmesi, atkı, bere de üreten bir markayız. Bu yıl bir değişikliğe gittik. Yaz mevsiminde tercih edilmek üzere, denizcilerin giyim tarzından esinlenerek Bisse Marine koleksiyonunu oluşturduk ve satışına başladık.

Pandemi süreci sizi nasıl etkiledi? Bu dönemi nasıl geçirdiniz?

2020’ye üretim ve ihracat konusunda belirlediğimiz hedeflerle başladık. Ancak Mart ayı başı itibarıyla yaşanan koronavirüs salgını tüm şirketleri olduğu gibi bizi de etkiledi. Pek çok üretici firma gibi biz de seferberlik ilan ettik. Virüsle savaşa uzmanlığımız olan tekstil üretimiyle destek verdik. Başta sağlık personelimiz olma üzere tüm halkımızın cerrahi maskeye olan ihtiyacına cevaben ilk etapta Sağlık Bakanlığımıza 500 bin adet cerrahi maske bağışladık. 1 Haziran itibarıyla fabrikamızda ve mağazalarımızda faaliyetlerimize mevcut hijyen şartlan ve sosyal mesafe kuralı çerçevesinde geri dönüş yaptık.

Perakende sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

2019’u büyüyerek kapatıp 2020’ye her marka gibi büyüme ve ihracat hedefleri ile başladık. Koronavirüs yüzünden Mart ve Nisan aylarında perakende başta olmak üzere birçok sektörde tüm dünyada duraksama yaşandı. Pandemiyle birlikte fabrikamız ve mağazalarımız, 1 Haziran’a kadar kapalı kaldı. Doğal olarak bu nedenle hedeflerimizi revize ettik. 2020’yi değerlendirirken pandemi ve diğer aylar şeklinde değerlendirmekte fayda var. Türkiye’ye yıllık 17.7 milyar dolar döviz kazandıran, üretimde 1 milyonun üzerinde, perakende de 1 milyon civarı olmak üzere 2 milyon kişiye doğrudan istihdam sağlayan, Türkiye’nin dış ticaret açığının kapanmasına her yıl 15-16 milyar dolar pozitif katkı sağlayan ve moda endüstrisinin en önemli sektörlerinden biri olan hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, yılın ilk yarısında pandemiye rağmen 7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi.


Haziran ayı ile toparlanma sinyalleri, bugüne kadar güçlenerek geldi. Salgında ikinci bir dalga gibi olumsuzluk yaşamadığımız takdirde pandeminin etkilerinin azalmasını ve ihracattaki artış trendinin devam etmesini bekliyoruz.

“Gündemimizde ortaklık yok”

Kefeli Ailesi olarak 1976’dan bu yana Bisse ile yurtiçinde ve yurtdışmda ülkemizi başarıyla temsil ediyoruz. İstihdam oluşturan ve ekonomiye katma değer sağlayan bir marka olarak gündemimizde ortaklık yok. En büyük keyfim, ailemle ve torunlarımla vakit geçirmektir. Bunun yanı sıra sosyal bir insanım, fırsat buldukça iş dünyasından birçok isimle bir araya gelerek bilgi alışverişinde bulunmayı seviyorum.

60 milyon TL’lik yatırım

45’inci yılımıza doğru ilerlerken markamıza yatırım yapıyoruz. Bu çerçevede İstanbul’da ilk etapta 8 bin metrekare alan üzerine, 1200 kişiye daha istihdam sağlayacağımız, çevreye duyarlı ve son teknoloji depo sistemlerine sahip yeni bir fabrika yatırımı gerçekleştiriyoruz.

2021 Nisan’da açacağımız fabrikamız sayesinde mevcut üretimdeki ithalat oranını yüzde 10’a indirerek ülkemize sağladığımız katma değeri artıracağız. Kuracağımız bu tesisin bünyesinde Bisse Eğitim Merkezi ile Moda Eğitim Merkezi de yer alacak. Bunun için üç farklı üniversite ile görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Yeni fabrikamızın kapasitesini 2023’te 20 bin metrekareye artırmayı hedefliyoruz; böylece kalite ve teknoloji açısından Avrupa’da ilk beş gömlek fabrikası arasında yer alacağımıza inanıyoruz.

OZBEY MEN




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir