Cizre’den Başlayan Girişimcilik Yolculuğu Çok İlginç

CÎZRELİ Fatma Semiz’in başarı hikayesi çok ilginç. Aynı zamanda tüm girişimci adaylarına, gençlere ya da ‘ben ne iş yapacağım ki…’ diye düşünenlere örnek olabilecek türden. Babaannesinin adı Fatima’mn üzerine kurulu bir öykü. Fati-ma 1932 markasıyla çikolata, lokum ve kahve üretti. Körfez Ülkeleri’ne ihracat yaptı. Fatma S^ıfiiz şimdi de tüm dünyaya mal satmak için hazırlık yapıyor…


Üniversiteden mezun olduktan sonra inşaat işi yapan aile şirketinde işe başlayan Fatma Semiz, sadece ticari hayatta olmakla yetinmedi ve ihtiyacı olanların sesini duyurmayı amaç edinerek sivil toplum kuruluşlarında da görev aldı. Çalışmalarıyla fark yaratarak öne çıkan Semiz, Ankara Genç İşadamları Derneği’nin (ANGİAD) ilk kadın başkanı oldu. 2014’te başkanlık koltuğuna oturan Semiz, 2016’da bu kez İç Anadolu Genç İş Adamları Federasyonu (İÇGİAF) başkanlığına seçildi. Geçen yıl ikinci kez seçimi kazanan Semiz’in ismi şimdi de Türkiye Genç İş insanları Konfederasyonu (TÜGİK) başkanlığı için ön plana çıkıyor. Semiz, aynı zamanda Fatima 1932 adını verdiği markasıyla global bir yolculuğa da hazırlanıyor. Fatma Semiz’le sivil toplum kuruluşlarındaki çalışmalarını, girişimcilik yolculuğunu ve hedeflerini konuştuk…

Sizi sivil toplum kuruluşlarında görev yapmaya teşvik eden ne oldu?

Aile şirketimizde 23 yaşında genç bir inşaat mühendisi olarak Afganistan, Irak, Libya, Fas gibi zor lokasyonlarda inşaat sahalarını kontrol ettim. Hayat sadece ticaret yapmak ve para kazanmak değil. Sosyalleşmek, sesinizi duyurmak ve ihtiyacı olanların sesini duyurmak için sivil toplum kuruluşlarına gerekli önemi ve zamanı vermek gerektiğine inandım. Başarının sadece iş hayatında değil birçok platformda yaşanabileceğini deneyimledim. Görevlerim süresince çok güzel projelere imza attık. Mücadele etmeyi ve rekabeti seviyorum. Iş dünyasında ve STK’larda koltuklar bana hazır verilmedi. Uzun süre sabır ve ccsaretle mücadele ettim.

İÇGİAF’daki çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Iç Anadolu Bölgesi Türkiye sanayisinin yüzde 15’ini barındırıyor. Başkanlığını yaptığım ÎÇGÎAF, İç Anadolu Bölgesi ve çevresinde bulunan genç iş insanları dernekleri çalışmalarında birlik ve uyumu sağlamak ve üst bir yönetim kurulu oluşturmak amacıyla kurulmuş bir federasyon. İlk dönemde başarılı projelere imza attık, kurumsallaşma ve markalaşma konusuna ağırlık verdik. Yurtiçi ve yurtdışmda ilişkilerimizi geliştirecek, bilinirliğimizi artıracak ziyaretler yaptık. Bu sayede üyelerimizin yurtdışmda ticari ilişkileri kuvvetlendi, yeni pazarlarla bağlantı kurma fırsatı yakaladılar. Böylelikle üye dernek sayımızı artırdık. Geçen yıl mayıs ayında yapılan seçimde üyelerimizin teveccühü ile yeniden başkan seçildim. Bu dönem daha makro projelerle çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bundan sonrasında STK anlayışını değiştirerek yeni bir hikaye yazmayı planlıyoruz.

Bu yıl TÜGİK’te seçim yapılacak, aday olacak mısınız?

Hayatım boyunca hiçbir makama kendim talip olmadım. Şartlar ve gelişmeler bu süreçlerde sizi yönlendiren en önemli unsurlardır. Türkiye’nin ilk kadın federasyon başkanı olmam delege sayımı yükseltiyor. Çevremden adaylığım ile ilgili çok fazla destek görüyorum. Şimdi TÜGİK’te büyük bir değişim talebi var. Bu bağlamda da ismim ön plana çıkıyor. Hiçbir zaman görevden kaçmadığım için bu talepleri değerlendirmek zorundayım.

Seçilirseniz TÜGİK için neler yapacaksınız?

TÜGIK gibi büyük bir kuruluş dünyanın her yerinde lobi yapmalı. Türkiye’nin çıkarlarını en üst düzeyde savunan bir yapı olmalı. Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey dış dünyada kendisini anlatmaktır. TÜGİK işte bu misyonu üstlenecek. Teknolojinin en önemli kuruluşlarının Türkiye’ye daha fazla kaynak sağlamasını ve yatırım yapmasını sağlayıcı çalışmalar düzenleyecek. Hedefimiz 2030 yılında Türkiye’yi dünyanın en önemli yazılım merkezlerinden biri haline getirmek. Türk ekonomisinin tek çıkış yolu yüksek katma değerli teknolojik ürünler üretmektir. Türkiye’deki en önemli ekonomik örgütlerden biri olan TÜGÎK’in tüm sektörlerde daha etkin ve söz sahibi olması için yeni bir model düşünüyoruz.

“Fatima 1932 by Famuse” adh girişiminiz nasıl gidiyor?

Dubai’nin ünlü markası Bateel ve makaronun müridi dünya devi Laduree ayarında el yapımı ürünlerimizle rekabet ediyoruz. Markamız 52 ülkede tescil edildi, konumlandırma çalışmaları yapıldı. Dünyanın her yerinde kendine yer edinebiliyor ve dünya markası olma potansiyeline sahip. Bu alanda dünyada adını duyurmuş lüks bir Türk markası maalesef yok. Fatima 1932 ile bir ilki başarmak istiyorum. Otomasyon üretim yapmıyoruz. Kullanılan hammaddeler en kaliteli ürünler arasından seçiliyor. El yapımı çikolatalarımızda sadece doğal hammaddeler kullanılıyor. Prensip olarak müşterilerimizin sağlığına zarar vermeyecek ürünler geliştirmeyi ilke edindik. Talep ne kadar artarsa artsın bu prensipten ödün vermeyerek, üretim modellerimizi değiştirmeyeceğiz.

Özellikle Arap turistlerin markanıza yoğun ilgi olduğunu duyduk…

Gerçekten de Arap turistlerin markamıza karşı ilgisi çok büyük. Fatima 1932’nin tüm ürünlerine yoğun talep gösteriyorlar. Hatta ülkelerinden sipariş veriyorlar. Katar krallığı Al Thani ailesi, Kuveyt’ten El Sabah Ailesi ve Arap dünyasının önde gelen siyasetçileri, devlet adamları, bloggerları markamıza büyük ilgi gösteriyor. Mesela Suudi Arabistan’ın Damam şehrinde çok meşhuruz. Ünlü bir influencer İstanbul’daki Nişantaşı şubemizi İstanbul’da gidilecek en güzel mekanlar listesinde birinci sıraya koydu. Sadece Körfez ülkeleri değil Avrupa, Rusya ve Japonya’dan da yoğun ilgi var.


Körfez ülkeleri ağırlıklı olmak üzere yurtdışına satışımız var. Şube olarak da yer alacağız. Londra ve Dubai’de mutlaka mağaza açacağız. Birçok ülkeden mağaza açma daveti alıyoruz. Katar’daki Alhazm Mall’un sahibi arayıp mağaza açmayı teklif etti. Bu konuda araştırma yapıyoruz.

Markayla ilgili hedeflerinizi neler?

Türkiye’den çıkmış bir dünya markası olmak istiyorum. Bu konuda çok titiz davranıyoruz. Franchising vermeyi düşünmüyoruz, kaliteyi korumak için emin adımlarla ve sağlam ilerleyeceğiz. Yavaş yavaş ürün kategorilerimizi genişleteceğiz. Yakın zamanda oda kokuları ve parfümlerimizi “Fatima Beauty” kategorisi altında çıkardık. Böylcce kozmetik sektörüne adım attık. Hazırlığı devam eden ürünler de sürpriz olsun.

“Salgın bittiğinde yatırımlar artacak”

İlk defa Çin’de vuku bulan bu durum dünyada üretimi temelinden etkiledi. Birçok üreticiyi zamanında teslimat, alım-satım konularında zora soktu. Ancak bu krizin bizlere bir ders verdiğini düşünüyorum. Üretim konusunda başka ülkelere ve denizaşırı fabrikalara bağımlı olmamalıyız. Yerli üretim yapmamızın ne kadar önemli olduğunu anlamalı ve bu konuda Türkiye iş insanları olarak cesaret gösterip acil yatırım yapmalıyız. Bugüne kadar Çin’de üretim yaptıran birçok firma iç piyasaya dönmek zorunda kalacak. Bu süreçte atak ve hızlı davranabilirsek Çin’de yaşanan ve tüm dünyayı etkileyen bu kötü olayı minimum zararla atlatabiliriz. Salgın insanlığa sağlık konusunda küresel önlemler almanın ve küresel dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Hem ekonomik anlamda hem de sağlık anlamında birbirimize ne kadar bağımlı ve yakın olduğumuzu gördük. Koronavirüs ülkeler arasındaki sınırların ne kadar anlamsız olduğunu bizlere kanıtladı.

Babaannesinin ismini dünyaya taşıyacak

Fatma Semiz global bir dev yapmayı hedeflediği markasına Fatima olan babaannesinin ismini koymuş. Destansı bir hikayenin kahramanı olan babaannesinin güzelliği, yemekleri ve sofralarından esinlenmiş. 1932 doğumlu babaanne Fatima, büyük uygarlıklara ev sahipliği yapmış, aşkları dillere destan, Mem ile Zin’in diyarı Mezopotamya’nın Bakarda [Cizre] şehrinde doğmuş.

Dicle Nehri yakınlarındaki bahçeli evinde yaşarken onu gören ve aşık olan Fatma Semiz’in dedesi evlenmek için tam yedi yıl beklemiş. Aile sonunda evliliğe razı olmuş. Ancak bu evlilik kısa sürmüş. 32 yaşında hayatını kaybeden Fatima Hanım, yaptığı lezzetli yemekleri, kurduğu sofraları ve zengin bitkilerle dolu bahçesiyle uzun yıllar adından söz ettirmiş. Semiz, “Adı uzun yıllar bu markayla yaşayacak ve dünyaya yayılacak” diyor.

ÇİĞDEM YÜCESOY SUBAŞI




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir