Düşen Petrol Fiyatlarının Türkiye Ekonomisine Etkileri

KORONAVİRÜS salgını ile küresel ekonomide yaşanan türbülans en çok petrol fiyatlarını etkiledi. Hızlı bir düşüyle 25 doların altını gören petrol fiyatlarının, büyük bir ithalatçı olan Türkiye ekonomisini bir ölçüde rahatlatması bekleniyor. Fiyatlardaki düşüşün Türkiye ekonomisini etkisi olumlu olacak. Akaryakıt ürünlerinde indirimi de beraberinde getiren petrol fiyatlarındaki düşüşle, özellikle sanayi gibi enerji yoğun alt sektörlerde maliyetlerde ve dolayısıyla fiyatlarda gevşeme beklenebilecek. Enflasyon görünümünü de olumlu etkileyecek. Türkiye’nin 40 milyar doları aşan petrol ithalat faturasının yükünü azaltacak. Uzmanların yaptığı hesaplamalara göre bu yıl için varil fiyatı ortalaması 35 dolar olarak alındığında yarattığı pozitif etki yaklaşık 8 milyar dolar olacak. Düşük petrol fiyatlarının devam etmesi Türkiye’nin cari işlemler dengesine olumlu yansıyacak, bütçe açığını ve uluslararası finansman sorununu hafifletecek. Ekonomik aktiviteyi canlandırmak için uygulanan teşvik sistemi için ilave kaynak olanağı yaratacak.

ŞOK DÜŞÜŞ YAŞANDI

Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgını sebebiyle azalan global petrol talebi, petrol fiyatlarının düşmesinde önemli rol oynadı. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve Rusya arasında yaşanan restleşme, küresel akaryakıt talebinin erimesi ve piyasada volati-litenin rekor seviyeye çıkmasıyla petrol fiyatları 25 doların altına indi.


Kırıkkale Üniversitesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Öztürkler, kartellerin ortak üretim ve satış politikası kurgulayıp uygulayamadıklarında, başta düşük ma liyetli üretim yapanların, diğer yüksek maliyetli kartel üyelerini piyasa dışına itmek üzere fiyat ve/veya üretim rekabetine girişebild iğine dikkat çekti. OPEC ülkeleri ve Rusya’nın (OPEC+) 2016’da petrolün fiyatı 30 dolara inince bir araya gelerek üretim kısıtlaması yapmaya başladıklarını anımsatan Öztürkler, “Günlük 2.1 milyon varillik kısıt sonrasında Ocak 2016’da 35 dolar/varil olan petrol fiyatı Aralık 2016’da 57, 2017 Aralık’ta 67 ve Eylül 2018’de 83 dolara kadar yükseldi. Ancak ABD ve Çin arasındaki küresel ticaret savaşlarının da etkisi ile küresel ekonominin zayıflaması sonucu Kasım 2019’da fiyat 62 dolara kadar geriledi. Çin’de Aralık 2019’da koronavirüs salgının başlaması ve dünya çapında bir pandemik hastalığa dönüşmesi ile bu yılın Şubat ayında 50 dolara geriledi. Bunun üzerine Suudi Arabistan üretim kısıtlamasını 3.6 milyon varile çıkarmak istedi. Ancak Rusya, Amerikan petrol şirketlerinin piyasadaki boşluğu doldurması endişesiyle üretim kısıtmda bu denli bir indirimi kabul etmedi. Buna Suudi Arabistan fiyat savaşı ile karşılık verince fiyat 31 dolar/varile kadar geriledi. Ardından 25 doların altını gördü” dedi.

petrol

POMPAYA YANSIDI

Akaryakıt fiyatları, Türkiye’nin de dahil olduğu Akdeniz piyasasındaki işlenmiş ürün fiyatlarının ortalaması ile dolar kurundaki değişiklikler baz alınarak rafineriler tarafından hesaplanıyor. Enerji Petrol Gaz ikmal istasyonları İşveren Sendikası Başkanı Fesih Aktaş, bu nedenle petrol fiyatlarındaki tüm değişikliklerin Türkiye’deki pompa fiyatlarına olduğu gibi yansımadığını vurguladı. Aktaş, koronavirüs nedeniyle petrol fiyatlarının 2020 yılma düşüşle girdiğini, bu dönemde güçlü dolar etkisiyle petroldeki düşüşlerin akaryakıt fiyatlarına geç yansıdığını kaydetti. 25 Ocak’ta pompa fiyatlarına litre başına motorinde 21 kuruş, benzinde 24 kuruş indirim geldiğini belirten Aktaş, “Bunun 21 kuruşunu eşel mobil kaynaklı ÖTV’nin yerine konulmasında kullanmışız. 2 kuruşu pompa fiyatlarına yansıtmışız.

Akaryakıt fiyatlarında 29 Şubat’tan geçerli olmak üzere benzin-de-34, motorinde 31 krş pompa fiyatlarında indirim geldi. Ancak o sabah devlet kalıcı olarak motorin ve benzin türlerinden alman ÖTV’yi litre başına 15’er kuruş arttırdığı için, bu zam pompa fiyatlarına 18’er kuruş olarak yansıtıldı” dedi. 31 Mart tarihi itibariyle İstanbul’da benzinin litre fiyatı 5.22, motorinin litre fiyatı ise 5.34 TL.

NE KADAR DEVAM EDER

Son gelişmelerin ardından en çok merak edilenler sorulardan biri de “düşük petrol fiyatları ne kadar devam eder?” oldu. Prof. Dr. Öztürkler, koronavirüs temelli petrol talebi daralmasının 2021 ortalarına kadar süreceğinin tahmin edildiğini belirterek, petrol üretiminde senkronize bir kısıtlama olması durumunda petrol fiyatlarının düşük düzeyini sürdürmeye devam edeceğini kaydetti.

Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, salgın bitse, talep üzerindeki etkisi geçse bile arz tarafındaki bolluk devam ettiği, yani Rusya-Suudi Arabistan arasındaki fiyat savaşı bitmediği sürece düşük fiyat döneminin süreceğini vurgulayarak, “Ancak ABD’deki üretim düşecek eğer Beyaz Saray’dan enerji sektörü için mali destek paketi çıkmazsa” dedi.

TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakkı Arda Tokat, küresel ticareti “lojistik ve üretim” olarak daraltan koronavirüs salgınının petrol fiyatlarına negatif yansımasının bir süre daha devam edeceğini vurgulayarak, “Petrol ihracatçısı ülkelerdeki restleşme devam ederse, küçük düzeltmelerle birlikte petrolde düşük fiyatlar bir süre daha devam eder” dedi.

“BÜTÇE AÇIĞINI HAFİFLETECEK”

Yaşanan gelişmelerin ardından en çok sorulan sorulardan biri “Petrol fiyatlarındaki bu düşüş Türkiye’yi nasıl etkileyecek?” oldu. Prof. Dr. Öztürkler, düşük petrol fiyatlarının Türkiye özelinde petrol ithalat faturasının 40 milyar doları aşan yükünü azaltacağını ifade ederek, bu durumun hükümetin bütçe açığını ve uluslararası finansman sorununu hafifleteceğini vurguladı. Hükümetin ekonomik aktiviteyi canlandırmak için uyguladığı teşvik sistemi için ilave kaynak olanağına kavuşacağını belirten Öztürkler, “Ayrıca uluslararası finansman ihtiyacındaki azalma Merkez Bankası’nın uluslararası rezerv para yönetimini de kolaylaştıracaktır. Ulaştırma maliyetindeki azalma tüm ekonomi için bir teşvik unsuru olurken, özellikle sanayi gibi enerji yoğun alt sektörlerde maliyetlerde ve dolayısıyla fiyatlarda gevşeme beklenebilecektir. Düşük petrol fiyatları böylece Merkez Bankası’na enflasyon hedefi için de kolaylık sağlayacaktır” dedi.

Prof. Kumbaroğlu ise, petrol fiyatlarında hızla düşen fiyatların Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Düşük ham petrol fiyatlarının makroekonomik dengelere olumlu etki etmesinin yanı sıra mal ve hizmet üretimindeki maliyetlere de önemli bir düşüş olarak yansıyacağının altını çizen Kumbaroğlu, “Tam da arz zincirlerinde tedarikini Çin’den yapan şirketle-rin yeni arayışlara yöneldiği bir dönemde bu olayın yaşanması önemli bir fırsatı ayağımıza getiriyor. 2019 brent ortalama varil fiyatı 64.37 dolardı ve Türkiye’nin ithalatı yaklaşık 263 milyon varil olarak gerçekleşti.

Yani ham petrol için kabaca 17 milyar dolar civarında ödeme yaptık. 2020 varil fiyatı ortalama 35 dolardan hesaplarsak, aynı miktar için 9 milyar dolar ödeme yapacağız. Ham petrol bugünkü fiyat seviyesinde kalırsa 8 milyar dolar daha az ödeyeceğiz.”

“YÜZDE 7.5 FİYAT GERİLEMESİ OLUR”

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, enerji ihtiyacının yüzde 70’ten fazlasını ithal ederek karşılayan Türkiye için, düşük petrol fiyatının istenen en iyi senaryo olarak görüldüğünü vurguladı.

Petrol fiyatlarındaki trend bu şekilde devam ederse, bunun sektörün üretim maliyetlerine etkisinin yüzde 7.5 civarında fiyat gerilemesi şeklinde olabileceğini ifade eden Eroğlu, “Düşen petrol fiyatları, petrol ithalatçısı Türkiye’nin reel milli gelirinin yükselmesine neden olacaktır. Türkiye’nin petrol harcamaları gerileyecek ve dolayısıyla diğer harcamalara ayrılan milli gelir payı da artış gösterecektir. Düşük petrol fiyatları, girdi ve temel mal fiyatlarını, dolayısıyla maliyetleri azaltacaktır. Sonuçta toptan ve tüketici mal fiyatları enflasyonu azalacaktır” dedi.

Yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu artıran etkisi özellikle yapısal sorunları bulunan ve bütçe açıklarının borçlanma ile kapatıldığı Türkiye gibi ülkelerde daha fazla hissedileceğini belirten Eroğlu, şunları söyledi:

“OECD değerlendirmeleri Türkiye’nin yüksek petrol fiyatlarından en fazla etkilenen ülkeler arasında olduğunu gösteriyor. Türkiye 2019’da 31 milyon ton ham petrol ithal etmiş ve bu ithalata 41.1 milyar dolar döviz ödemiş. Ham petrol ithalatının toplam ithalat içindeki payı yüzde 20 olmuş. Petroldeki 1 dolarlık düşüşün, cari dengeye 400 milyon dolar olumlu katkı yapacağı ve cari açıktaki azalmanın 4 milyar dolar civarında olacağı tahmin ediliyor.”

“DOĞRU HAMLELER YAPMALI”

İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (ÎMKON) Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tellioğlu, petrol fiyatlarındaki düşüşün Türkiye ekonomisine olumlu etkileri olacağını belirterek, cari dengenin iyileşmesi, büyümenin desteklenmesi noktasında katkı vereceğini söyledi. Tellioğlu, ulaştırma maliyetindeki azalmanın tüm sektörleri olumlu etkileyeceğini vurguladı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili, Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, koronaviriis salgınının küresel talebi düşürmesi tüm pazarlarda önemli bir daralmaya sebep olduğunu vurgulayarak, “Küresel durgunluk ihracat, üretim ve istihdamımızı olumsuz etkileyecek. Virüsün yarattığı tahribatın çözümüne yönelik, dünya olarak etkin çözümler geliştiremediğimiz sürece petrol fiyatlarının sağladığı avantajlı durumdan faydalanma imkanımız olmayacak. Belirsizliğin oldukça yüksek olduğu bu dönemde stratejik anlamda doğru hamleler yapmalı, orta ve uzun vadede sağlayacağımız kazanımlara odaklanmalıyız” diye konuştu.

“Kara altın petrol orta/uzun vade için fırsat sunabilir”

Dünyada 130 borsaya erişim imkanı sağlayan Gedik Yatırım, Uluslararası Piyasalar Birimi kanalıyla Türk yatırımcılarına petrole yatırım imkanı sağlıyor. Salgına bağlı talep endişelerinin yanı sıra pazar ve fiyat savaşları yüzünden yakın vadede petrol fiyatlarında anlamlı bir toparlanma ihtimalini zayıf bulan Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Birimi, kara altın olarak adlandırılan petrole yatırım imkanları ve fiyat beklentilerine ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor:

“Koronavirüs salgınına bağlı talep kaynaklı endişelerle 2020 Ocak’tan bu yana petrol fiyatlarında aşağı yönlü bir seyir yaşanıyor. Fiyatların çok hızlı değiştiği petrol piyasasında an itibariyle hali hazırda brent petrol 30 dolarların biraz üzerinde fıyatlanırken, ham petrol de 25 dolarlar seviyesinde işlem görüyor. Oysa ki sene başında brent petrolün varil fiyatı 66 dolar, ham petrolün varil fiyatı 60 dolar seviyelerindeydi. ABD Başkanı Trump, ülkesindeki petrol üreticilerinin fiyatlardaki düşüşlerden olumsuz yönde etkilenmemesi için gereken her şeyi yapacağını belirtiyor. Ayrıca Rusya ile Suudi Arabistan görüşmelerini yakından izlediğini ve iki ülke arasında bir anlaşmaya varılması noktasında umutlu olduğunun altını çizdi. Suudi Arabistan Prens’i ile görüştüğünü ve günlük petrol arzının 10-12 milyon varil azaltılabileceğini belirtti. Diğer yandan Çin’in düşük fiyatlardan yüklü petrol alımı gerçekleştirmeyi planladığı tahmin ediliyor. Söz konusu tüm bu gelişmeler ileriye dönük petrol fıyatlamalarının yükselmesini sağlıyor.

Bu ortamda NYMEX’te işlem gören Amerikan Tipi Ham Petrol’de (WTI) aşağı yönlü hareketlerin devam etmesi halinde 19.27 dolar kısa vadeli ilk destek olarak dikkat çekiyor. 19.27 dolar altındaki kapanışlarda satış baskısı hız kazanabilir. Bu durumda 18.40-17.60 ve 15.00 gündeme gelebilir. Tepki alımlarında ise 27.50-30 ve 32.50 dolar direnç konumunda. 32.50 direnci üzerindeki kapanışlarda ise 35-37 dolar aralığı gündeme gelebilir. Salgın ile ilgili gelişmeler başta olmak üzere haber akışlarına dair hassasiyetin artış kaydettiği petrol piyasasında volatilitenin yüksek seyrettiğini belirtmekte fayda var. Biraz daha orta vadede düşündüğümüzde ise dibin görüldüğü konusunda emin olamasak da virüs endişelerinin azalması mevcut fiyatların orta ve uzun vade için önemli fırsatlar sunacağı görüşündeyiz.

Bugün birçok yatırımcı küresel borsalarda kolaylıkla işlem yapabiliyor; vadeli petrol sözleşmeleri, opsiyonlar ve borsa yatırım fonlarına [ETF] yatırım yapabiliyorlar. Vadeli petrol piyasalarında, tüm vadeli piyasalardaki gibi teminat gerekiyor: NYMEX’te işlem gören ABD ham petrolü için talep edilen teminat 8.400 dolar; CME’de işlem gören brent petrolü için talep edilen teminat ise 9.278 dolar.

Chicago’daki vadeli işlemler borsasında işlem gören petrole dayalı opsiyon ürünleri ise, özellikle son dönemlerde spekülatif yatırımcılar nezdinde oldukça talep görüyor. Yatırımcılar bazında talep gören bir diğer ürün ise petrole dayalı borsa yatırım fonları. Hisse senedi endekslerine kote olmakla birlikte yurtdışında sunduğu düşük vergilendirme oranı ve yönetim ücretleri ile yatırımcıların ilgisini çekiyor.”

Mehmet ÖĞÜTÇÜ / Global Resources Partnership Başkanı
“Krizler aynı zamanda fırsat zamanıdır”

Petrol fiyatlarının varil başına 30 doların altına düşmesi hem üretici ülkeler için sorunlar yaratıyor hem de Türkiye gibi tüketici ülkeler açısından fırsatlar. Korona salgınından önce de piyasalar zaten azalan talep ve arz fazlası yüzünden sıkıntıda idi. Dünyanın en büyük petrol üreticileri ABD, Suudi Arabistan ve Rusya arasında fiyat ve piyasa paylaşım savaşının kızışması sorunu daha da vahim hale getirdi. ABD’de Teksaslı kaya petrolü üreticileri OPEC ile üretim kısıtlaması konusunda müzakere ederken, Rusya bu savaşı taraflardan birisinin nefesi tükenene kadar sürdürme kararlılığında. Teksas kaya gazı üreticileri ise ciddi borç içindeler. Trump kurtarma paketini devreye almazsa bu şirketlerin batması ve fiyatların bu yüzden 60 dolara kadar fırlaması beklenebilir. Suudi Arabistan’ın da mevcut 12.3 milyon varillik üretimi, hele hele başlıca müşterilerine ciddi iskonto verdiği dönemde, sürdürmesi mümkün değil. Gelir azalırsa sosyal çalkantılar kapıda bekliyor. Yeni yatırımlar yapılmayacak, mevcutlar da yavaşlayacak. Bu yüzden birkaç yıl içinde arz darlığı çıkarsa şaşırmamak gerekiyor. Bu ortamda birkaç hafta içinde orta yolun bulunması gerekiyor. Çünkü bu savaşın gerçek kazananı olmayacak. Türkiye petrol ihtiyacının yüzde 93’unu ithal eden bir ülke olarak elbette ki fiyat düşmesinden olumlu etkileniyor. Olabilecek tüm kaynaklarını stratejik petrol rezervlerini takviye etmeye, hatta eldekiler yetersiz kalırsa yurtdışında depolama tesisleri kiralayarak oralarda da stok yapmaya sevk etmeli. Bu düşüşün önümüzdeki dönemde geri çevrileceğinin bilincinde olarak hemen tüketiciye aynen yansıtılması doğru olamayabilir, özellikle de korona krizinden çıkmak için ilave kaynağa ihtiyaç duyulduğu bir dönemde. Zor olmakla birlikte çekirdek sermayeyi sağlayıp uluslararası fonları da harekete geçirerek Türkiye’nin kaynak ülkelerinde saha satın alması ya da ortak olması da düşünülmeli. Zira krizler aynı zamanda fırsat zamanıdır. Petrol fiyatlarındaki düşüşün fiyatta da avantaj kazanmış olan yenilenebilirin enerji denklemindeki payını arttırma çabalarımızı sekteye uğratmasına izin verilmemelidir.

Doç. Dr. Hakkı Arda TOKAT / TOBB ETÜ Öğretim Üyesi
“Türkiye için fırsat olarak görülebilir”

Petroldeki düşüşün Türkiye’ye cari denge açısından pozitif etkisi olabileceğinden bahsedilebilir. Ancak küresel küçülme bütün ülkeleri negatif etkiliyor. Türkiye petrolü bir şey üretip satmak için kullanıyor. Ürettiğimiz ürünü satacak partnerimiz olmazsa, petrole olan talebimiz de azalacaktır. Petrol fiyatları sadece fiyat savaşından dolayı düşseydi o zaman bayram ederdik. Üretim ve ihracat maliyetlerimiz azalacaktı. Bütün üretim sektörleri olumlu etkilenirdi. Ancak petroldeki düşüş koronavirüs nedeniyle küresel talebin, üretimin ve ticaretin daralmasından dolayı olduğu için olumlu etkinin sınırlı kalacağını düşünüyorum. Petrol fiyatlarındaki düşüşün kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede etkisi olabilir. ABD faizleri düşürüp duruyor. Yatırım yapacaklara enstrüman kalmadı. Likidite fazlası oluşabilir. Türkiye bu noktada bir fırsat olarak g gülebilir. Sıcak para Türkiye’ye gelebilir.

Fesih AKTAŞ / Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası Başkanı
“90 litrelik depoda ortalama 140 TL indirim”

Benzinde 11 Mart’tan bu yana yapılan indirimlerle tüketicinin cebine net yansıması 90 litre deposu olan bir otomobil için ortalama 140 TL oldu. Motorinde ise ortalama 83 TL indirim sağlandı. Ancak bu fiyatların kalıcı olacağını düşünmüyoruz. Salgınla başlayan düşüş hareketi, OPEC toplantısından sonra başlayan Rusya-Suudi Arabistan anlaşmazlığı çözüldüğünde geri gelecektir. Tekrar 45-50 dolarlar düzeyine çıkacaktır. Bunun zamanlaması 1-2 ay sürebileceği gibi birkaç hafta içinde de olabilir. Türkiye enerjide net ithalatçı bir ülke konumunda olduğundan her 10 dolarlık artışın ve eksilişin ham petrol ve işlenmiş ürün tüketimi bakımından 2.5-3.5 milyar dolar/ay etkileşimde olduğunu düşünüyoruz.

Prof. Dr. Harun ÖZTÜRKLER / Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi
“Petrol ihracatçılarını olumsuz etkiler”

Hızla düşen petrol fiyatları petrol ihracatçısı ülke ekonomilerini önemli ölçüde olumsuz etkileyecek. Suudi Arabistan gibi ekonomilerin, özellikle hükümet gelirlerinin büyük ölçüde petrole dayandığı ülkelerde bütçe dengesi için gerekli petrol fiyatları 70 doları aşabiliyor. Böylece bu ülkelerde temel kamu hizmetlerinin sunulmasından, ithali zorunlu malların tedarikine kadar birçok sorun yaşanacak. Öte yandan, düşük petrol fiyatları petrol ithalatçısı olan ülkelerde petrol faturalarının azalması bu kaynakların ekonominin diğer sektörlerine aktarılmasına olanak sağlayacak.


Yüksel TAVŞAN / Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı
“Üreticiye ve nakliyeye olumlu yansır”

Petrol fiyatındaki düşüşün pompa fiyatına yansıması, Türkiye çapında sebze ve meyvenin nakliyesine olumlu bir katkı sağlayacak. Üretim maliyetlerinin başında akaryakıt geldiği için, üreticiye çok faydası olur. İndirimin pompa fiyatına ne kadar yansıdığı, ne kadar süreceği önemli. Maliyetleri azaltacak böyle bir gelişmeye rağmen, arz talep dengesi nedeniyle sebze ve meyvede bunun doğrudan bir yansıması olmayabiliyor.

Arz eksikliği yaşanan ürünün fiyatları artarken, arz fazlası olan bir ürünün fiyatı ise yüksek maliyet ve yüksek enflasyona rağmen düşebiliyor. Onun için sebze ve meyve fiyatlarına doğru orantılı yansımayabilir. Örneğin geçen yıl yüksek fiyatlarıyla gündeme gelen patates ve soğanı, bu sene kimse konuşmuyor. Kimse, 1.5-2 TL’ye patates soğan olur mu demiyor.

Yavuz EROĞLU / Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV] Başkanı
“İthal hammaddeye ödenen dövizi azaltacak”

Sektör 2019’da 7 milyon ton plastik hammaddesini 9.1 milyar dolar döviz ödeyerek ithal etti. Söz konusu yıl içinde 1.3 dolar/kg fiyatla ithal edilen plastik hammaddeden 2.5 dolar/kg fiyatla mamul üretilerek kg başına 1.2 dolar katma değer yaratılarak ihraç edildi. Petrol fiyatlarındaki gerileme plastik hammadde birim ithal fiyatının gerilemesine ve kg başına yaratılan katma değerin artmasına neden olacaktır. 2019 gerçekleşmeleri baz alınarak, petrol fiyatlarındaki düşüşün plastik hammadde birim ithal fiyatını yüzde 10 düşüreceği varsayımı ile ithal fiyatın 1.16 dolar/kg’ma düşüreceği ve kg başına yaratılan katma değerin 1.33 dolar/kg’a çıkacağı tahmin edilmektedir. Plastik hammadde sadece petrolden değil doğal gazdan da üretiliyor. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin doğalgaz fiyatlarında da gerilemeye neden olabileceği düşünülerek ithal fiyatlarında daha fazla gerilemeye neden olabilecektir.

Ülkü KARAKUŞ / Türkiye Yem Sanayicileri Birliği [TÜRKİYEM-BİR] Yönetim Kurulu Başkanı
“Uzun vadeli düşüş Türkiye’nin lehine”

Ham petrol fiyatlarının 30 doların altına inmesiyle başta ABD’de olmak üzere etanol fabrikalarının üretimi durduruldu. Çünkü fiyatlar rekabet edilebilir olmaktan çıktı. 3-4 milyon ton civarında mısır, etonolde değil üretimde kaldı. Mısır işlenmeyince protein ve enerji kaynağı olan yem hammaddesinde üretim arzı milyonlarca ton düştü. Protein kaynağının azalması da Şikago Borsası’nda değerli kağıtların fiyatını artırdı 290-300 dolar civarında talep gören soya fasulyesi 430 dolara çıktı. Petrol fiyatlarının uzun vadeli düşmesi, özellikle Türkiye’nin lehinedir. Ama etanol üretiminin yakın dönemde artacağı kanaatinde değilim. Yağlı tohum fiyatları artacak.

Prof. Dr. Gürkan KUMBAROĞLU / Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi
“Vergiler düşürülmeli”

Varil fiyatlarındaki düşüş pompa fiyatlarına çok sınırlı yansıyor. Çünkü ham petrol fiyatının seviyesi, toptancı marjı ile düşündüğünüzde pompa fiyatının sadece yüzde 35’ini oluşturuyor. Türkiye’de yüzde 10’luk dağıtıcı ve bayi marjı ile yüzde 55’i bulan vergiler söz konusu. Özel Tüketim Vergisi ham petrol fiyatından bağımsız litre başına sabit rakam olarak belirleniyor.

Bu nedenle varil fiyatı düştükçe vergi oranı artıyor. Döviz kurlarına bağlı dalgalanmalara karşı pompa fiyatlarını sabit tutabilmek için vergilerin ayarlandığı ‘eşel mobil’ sistemi getirilmişti. Şimdi de pompa fiyatlarının ham petroldeki düşüşü daha iyi yansıtabilmesi için ‘eşel mobil’ misali vergilerin düşürülmesi gerekir. Akaryakıt ürünlerinde vergilerin düşürülmesinden kaybedeceği geliri devlet ekonominin canlanması dolayısıyla fazlasıyla telafi edecektir.

Fehmi KİRAZ / Türkiye Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı
“Maliyetlerde yüzde 5’lik düşüş oldu”

Akaryakıta değişik indirimler geldi. Benzine yaklaşık yüzde 21’lik indirim gelirken mazotta toplam indirim oranı halihazırda yüzde 16’larda kaldı [20 Mart itibarıyla). Ortalama bütün üretimlerde yaklaşık yüzde 30’luk bir mazot girdi maliyeti var. Genel maliyette yaklaşık yüzde 5’lik bir düşüş oldu. Yani kilograma 1 TL buğday maliyeti 0.95 TL’ye düşüyor ve aslında küçük bir oynama yapıyor. Çiftçinin yüzde 10-20’lik kar marjıyla çalıştığını düşünecek olursa yüzde 5’lik bir maliyet azalması bile çok önemli.

Dekara buğdayda 130 TL, mısırda 180 TL, pamukta 330 TL, şeker pancarında 370 TL mazot masrafı olduğunu düşünecek olursak yüzde 16 mazot indirimi yine de yalnızca mazot girdi maliyeti açısından sadece bu kalemde çok önemlidir. Bu indirimler dünya ham petrol fiyatlarındaki düşüş oranına göre çok değil, indirimlerin hem mazotta hem de diğer maliyet kalemlerinde devam etmesini çiftçi, tarım ve ziraat mühendislerinin temsilcisi olarak, birlik olarak bekleriz. En azından zam gelmesin.

Ender MICIK / Universal Oyuncak CEO’su
“Salgın nedeniyle sektöre pozitif etkisi olmadı”

Oyuncak plastiğe dayalı bir sektör. Plastik oyuncak hacimli bir ürün olduğu için, bu da navlun (nakliye) maliyetlerini diğer sektörlere göre daha yüksek oranda etkiliyor. Akaryakıt ürünlerindeki ucuzlamanın sektöre olumlu yansıması olacaktır. Son dönemlerde petrol fiyatlarının düşmesiyle hammadde fiyatlarının düşme beklentisi sektörü heyecanlandırmıştı. Petrolün düşmesinin sektörümüze salgından dolayı pozitif bir etkisi olmadı. Koronavirüs yüzünden iç piyasaya, hammadde girişleri gerçekleşmediği için piyasalar fiyat konusunda stabil kaldılar. Türkiye’de oyuncak üretiminin geleceği var. Ülkemizin çocuk nüfus oranın Avrupa’ya göre yüksek olması, konum olarak Türkiye’nin merkez ülke olması nedeniyle avantajlı bir konumdayız.

Yusuf DAĞCI / Türkiye Nakliyeciler Derneği Genel Başkanı
“Ekonomi için teşvik unsuru olacak”

Ne üretirseniz üretin, bunu taşıyacaksınız. Ulaştırma maliyetindeki azalma ekonomi için, diğer sektörler için teşvik unsuru olacak. Önemli olan petrol fiyatlarındaki düşüşün pompaya yansıması ve ne kadar süreceğidir. Türkiye gibi enerji ihtiyacının yüzde 70’ini dışarıdan sağlayan ülkeler için petrol fiyatlarının düşmesi ülke ekonomisi için fayda sağlayacaktır. Sadece sektöre değil, tüketiciye de katkı sağlar. Ülkemizde 25 milyona yakın taşıt var. Vatandaşın 90 litrelik her depoda benzinde daha az ödeyerek arabasının deposunu doldurması, hanelere büyük katkı sağlar.

Türkiye’nin cari dengesine olumlu katkı sağlayacak. Ham petrol ithalatı nedeniyle yüksek petrol fiyatlarından en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alan Türkiye, bu gelişmeden olumlu etkilenecek. Türkiye’nin cari dengesine olumlu katkı sağlayacak.

Zeki KIVANÇ / Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili, Adana Sanayi Odası Başkanı
“Düşüş kalıcı olursa olumlu etkileniriz”

Orta ve uzun vadede düşüşün Türkiye gibi petrol ithalatçısı ülkelere olumlu yansımaları olacak. 2020 yılı ham petrolün ortalama varil fiyatı 33 dolar civarında gerçekleşecek olursa 2019’a göre yaklaşık yüzde 50’lik bir düşüş yaşayacağız. Binlerce sanayi ürününün de girdisi olan petrol ve türevlerinde yaşanan düşüşün uzun süreli devam etmesi durumunda üretim maliyetlerinde düşüşler meydana gelecektir.

Yaşanan düşüşün ülke ekonomimize en olumsuz etkisi Rusya başta olmak üzere İran, Suudi Arabistan gibi ülkelerle yaptığımız ticaret ve turizm gelirlerinde yaşanması muhtemel gelir kayıpları olacaktır.

Alper ÖZEL / Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı
“Vergi indirimleri hızla devreye alınmalı”

Akaryakıt maliyetleri, taşımacılık sektörünün toplam maliyetlerinin yaklaşık yarısını oluşturuyor. Ancak petrol fiyatlarındaki düşüşün maliyetlerde bir azalma sağlaması için akaryakıttaki mevcut vergi yükünün de aynı paralelde düşürülmesi gerekiyor. Öte yandan, yurtdışı taşıma operasyonlarımızda geçiş belgesi kotaları, transit ücretleri ve kısıtlamalarının baskısı hala sürüyor. Koronavirüs salgını ile sınır geçişlerimizde yaşanan yeni sıkıntılar ise sorunu daha da büyütmüş durumda. İhracat pazarlarımız olan ülkelerin büyük kısmının koronavirüs nedeniyle aldığı ilave tedbirler, halihazırda kota baskısı altında sürdürülmeye çalışılan taşımalarımızın ciddi ölçüde aksamasına sebep oldu. İran ve Irak ile kapatılan sınır kapılarında taşıma operasyonlarının, dolayısıyla ihracatımızın aksamadan sürdürülebilmesi için UND olarak ilgili tüm bakanlıklarımızla birlikte, sektörümüze destek verme gayretindeyiz. Bu sürecin en az mağduriyetle atlatılabilmesi için devletimizin sektör firmalarına sağlanacak vergi indirimi ve muafiyetlerin devreye alınmasının önemi büyük.

Ayhan KIZILTAN / Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı
“Düşüş iyi değerlendirilsin”

Koronavirüs salgını dünya çapında bir sağlık tehdidi haline gelirken, bunun ekonomik etkilerinin orta ve uzun vadede belki de virüsün kendisinden daha büyük bir etki yapacağı aşikar. Şimdiden ortaya çıkacak olan durgunluğu aşacak önlemlere odaklanmalıyız. Küçük ve orta ölçekli esnaf ve firmalar, çiftçiler unutulmamalı. Devletimiz bir önlem paketi açıkladı ama bunların daha da ^ k genişletilmesi gerekecek. Bankalar bu zor günlerde kolaylık sağlamalı,  devletin talimatlarını geciktirmemeli.

İşte bu sıkıntılı zamanlarda ekonomimiz adına petrol fiyatlarının küresel anlamda düşüşü iyi bir haber oldu. Bu iyi değerlendirilmeli. Sadece pompa fiyatlarına yansıması değil, aynı zamanda enerji maliyetlerinin azalmasına da katkı verecek hale getirilmeli. Bu düşüşün maliyetlere olumlu etki etmesini sağlamalı ve firmalarımızı güçlendirmeliyiz.

Metin GÜNEŞ / Gübre Üreticileri İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği (GÜİD) Başkanı
“Gübre fiyatlarında aşağı bir ivme yok”

Petrolün gübre fiyatlarının imalatıyla ilgisi olmadığı için petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün gübre fiyatlarına etkisi olmuyor. Şu anda gübre kullanımın maksimum olduğu dönemde olunduğu için fiyatlarda hem talepten hem de döviz kaynaklı baskıdan dolayı aşağı yönlü bir ivme yok. Ancak gübre maliyetlerinde en önemli faktörlerden biri nakliye.

Nakliye fiyatlarında yaşanacak düşüşün gübre fiyatlarında m®. kısmen aşağı yönlü bir etkisi olacaktır. Mazot fiyatlarının ucuzlamasının çiftçiye olumlu etkisi olacak. Çiftçinin arazi işleme, ekme ve nakliye gibi giderlerinin petrol fiyatlarının düşmesiyle azalacağı bir gerçektir.

Eda KARADAĞ / İntegral Yatırım Araştırma Uzmanı
“Uzun soluklu stratejiler için uygun bir ortam bulunmuyor”

Son dönemde petrol fiyatlarında ani dalgalanmalar izleniyor. Rusya-Suudi Arabistan arasındaki çekişme, virüs nedeniyle talebin düştüğü bir ortamda arzın artması petrol özelinde olumsuz yorumlanıyor. Dolayısıyla çok ciddi kayıplarla karşılaştık. Hala petrol açısından çok olumlu bir tablo yok. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları bile bu yılki tahminlerinde aşağı yönde revizeye gidiyor. Kısacası petrolde kısa vadede kalıcı bir güçlenme beklemiyorum. Virüs nedeniyle ekonomilere yönelik resesyon endişeleri varken, dünya ekonomilerinin büyümelerine yönelik tedirginlik petrolün zayıf seyretmesine neden olabilir. Geçen hafta gördüğümüz sert hareketlerin nedeni ise Trump olarak karşımıza çıkıyor. Suudi Arabistan ve Rusya’nın üretimi 10 milyon varil ya da daha fazla düşüreceğine yönelik bir paylaşımda bulunması, petrol fiyatlarının hızlı yükselmesine neden oldu. Ancak Rusya ve Arabistan’ın bunu doğrulamaması ve OPEC+’ın 6 Nisan Pazartesi günü acil bir telekonferans yapacağını duyurmasıyla petrol kazançlarını geri verdi. Haberin şimdilik net olmaması petrolün zayıflamasına neden oldu. Dolayısıyla pazartesi günü gelecek açıklamalar bu anlamda kritik. Bir anlaşma yolunda olmaları petrol için olumlu olabilir ama kalıcı bir yükseliş için daha erken. 10 milyon varillik bir kısıntı olsa bile yine de talep tarafında düşüş ve stoklardaki artış sürüyor. Bu kaos ortamında alınan kararların etkisi tıpkı Fed’de olduğu gibi sınırlı kalabilir. Dolayısıyla bu dönemde petrol kontratı almak isteyen yatırımcılar mutlaka stop loss eşliğinde kısa vadeli düşünmeli. Uzun soluklu stratejiler için uygun bir ortam yok. Brent petrol ise yazıyı kaleme aldığım yalarda 30 dolar seviyesinde işlem görüyor. Şubat ve mart ablarında 20 dolar seviyelerine kadar gerileyip bu seviyeden destek bulmuş. Nisan ayında olası 20 dolar seviyesine doğru bir düşüş ve bu seviyenin altına doğru hareket etmekte zorlanması durumunda bu seviyelerden uzun pozisyon stratejisinin girilmesini uygun bulabilirim. Riski seven yatırımcılar içinse yukarı yönde ani hareketlerde özellikle 35 dolar ve 55 dolar seviyeleri direnç noktaları ve aşmakta zorlanması durumunda buralarda kısa pozisyon denenebilir düşüncesindeyim. Ancak bu pozisyonlarda mutlaka stop loss olması gerekiyor ve kısa vadeli düşünülmeli.

Ahmet ÖKSÜZ / İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkanı
“Üretim maliyetlerine olumlu yansımaları olacak”

Ülkemiz enerjide yüksek oranda dışa bağımlı durumda. Petrol fiyatlarındaki düşüşle birlikte Türkiye’nin önemli bir ithalat kalemi ucuzlayacak ve bu durumun sektörümüzün üretim maliyetlerine etkileri olumlu şekilde olacak.

Bununla birlikte petrol üreticisi Rusya ve Ortadoğu gibi önemli ihracat pazarlarımızın, petrol fiyatlarındaki keskin düşüşle birlikte satın alma gücünde gerilemeler yaşanacağını öngörmekteyiz. Petrol fiyatlarının düşmesinin üretim maliyetlerimize olumlu yansımaları olsa da gerek petrol ihracatçısı ülkelerin satın alma gücündeki gerilemeler gerekse koronavirüs salgınının tüm dünyayı etkisi altına alması sebebiyle ortaya çıkan küresel talep daralması ihracatımızı negatif etkileyecektir.

Hülya Genç Sertkaya





Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.