En çok kazanan sektör

BÜTÜN dünya, geçtiğimiz mart ayından bu yana koronavirüsle uğraşıyor. Bundan zarar görmeyen sektör kalmadı gibi. Ama kârlı çıkan iş kolları da yok değil. Merak edip inceledik. Pande-mide en çok kazanan sektörü belirledik.


Söz konusu sektör, karavan endüstrisi. Almanya’da mayıs ayından bu yana trafiğe kayıtlı karavan sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 oranında artış gösterdi. Sadece Almanya’da değil, ABD, Ingiltere, Fransa, Yeni Zelanda ve Avustralya’da da satışlar arttı. Bunun sebebinin, virüse karşı önlem olarak kendini izole etme, diğer insanlardan ayırma olduğu kesin, insanlar böy-lece sosyal mesafeyi hayli uzatarak yabancılarla teması minimuma indirme düşüncesindeler.

300 YILDIR KULLANILIYOR

Kim derdi ki, bir zamanlar kasaba kasaba dolaşıp gösteri yapan şovmenlerin, seyyar satıcıların, sirk elemanlarının barınmak için kullandığı bu karavanlar bir gün gelecek, bulaşıcı bir pandemiye karşı en güvenli seçenek olacak. Karavanlar, Kuzey Amerika’da 1745’li yıllar civarında ortaya çıktı. O zamanlar atların çektiği arabalar, kapalı hale getirilerek küçük bir ev oluşturuluyordu. insanlar burada yemek yiyor, kötü hava şartlarından korunuyor, uyuyor, üstünü değiştirebiliyordu. Düzgün olmayan toprak ve taşlı yollarda seyahat, elbette ki rahat olmuyordu ama kişinin temel ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayacak kolaylıkları karavanlarda bulmak mümkündü.

Karavanları Avrupa’da Romenler, popüler hale getirdi. “Var-do” adı verilen bu karavanlar, çok süslü, şatafatlı, göz alıcı renklerde mini evlerdi. Ingiliz kaşif, doğa bilimci, mühendis ve yazar Sir Samuel White Baker, Romenlerden satın aldığı karavanla, 1879’da Ingiltere’den Kıbrıs’a kadar gitmişti. Bu başarılı geziden ilham alan Bristol Wagon & Carriage Works şirketi, 1880’de eğlence amaçlı ilk karavanı yaptı.

Iskoç doktor William Gordon Stables, hastalarıyla uğraşmanın yanı sıra çocuklar için hayali hikayeler de yazıyordu. Aldığı karavan, 1800’lerin sonu için oldukça lükstü. Koltukları, masası, yatağı, basit bir mutfağı, perdeli pencereleri ve odun yakan küçük bir sobası olan karavanıyla bütün Ingiltere’yi dolaştı, gezilerini “Centilmen Çingene” adıyla kaleme aldı ve kitap halinde çocuklara sundu.

OTOMOBİLLERİN EŞLİKÇİSİ

Avustralya ve yakın komşusu Yeni Zelanda’da karavanların gözde araçlar olmasının sebebi, sonsuzmuş gibi uzanan yollardı. Yol üstünde bir konaklama yeri bulmanın garanti olmadığı yerlerde karavanlar çok işe yarıyordu.

1900’lerin başında karavanla seyahat, hızla yaygınlaşan popüler bir aktivite olmuştu artık. Ingiliz terzi Thomas Hiram Holding (Holding burada soyadı), Ingiltere’de ilk karavan kulübünü kurdu. Kendisi aynı zamanda modern kampçılığın babası olarak biliniyordu. Karavanlar, ABD’de ve Kanada’da 1920’lerde ilgi görmeye başladı. Otomobillerin yaygınlaşmaya başladığı dönemdi. Karavanlar artık atlarla değil, motorlu araçlarla çekiliyordu. Ahşap yerine de metalden üretilmeye başlandılar. Bu tür karavanlarla dolaşanlara, “teneke konserve turistleri” deniyordu. 1930’larda ve 40’larda çok daha rahat yaşanabilen karavanlar yapılmaya başlandı. Adı da “eğlence araçları” (recre-ational vehicle) kısaltmasıyla RV oldu. 1960’larda motorlu araçlarla çekilen karavanlar, otomobilin kendisiyle bütünleşti. Çünkü karavan çekmek, kolay bir iş değildi. Karavan sağa sola yalpalıyor, kontrolden çıkarak otomobili bile deviriyordu. Bir minibüsü iki çocuklu bir ailenin, içinde rahatça yaşayabileceği hale getirdiler. Buna da “motorlu ev” dediler.

SEKTÖR ALTIN DÖNEMİNİ YAŞIYOR

RV’lerin bugünkü halini merak ediyor musunuz? Bir yolcu otobüsünden bile daha uzun olabiliyorlar, içlerinde lüks bir evin sunabileceği her tür konfor bulunuyor. Gerektiğinde (sabit kalması şartıyla) kullanım alanı genişletiliyor. Yüksek teknolojiye sahip cihazlarla donatılan bu otobüs RV’lerin fiyatları, bir milyon dolardan başlıyor. Son istatistiklere göre ABD’de bir RV sahibi olma yaşı, son on yılda 48’den 43’e inmiş durumda.

Havacılık ve gezi gemileri sektörü, dizlerinin üzerine çökmüş olabilir. Ama karavan sektörü, altın dönemini yaşıyor. Hacmi, global olarak 90 milyar doları aşan bir sektörden söz ediyoruz. Bu rakamın içinde karavan satışları, karavan kiralan, düzenlenen turlar, kamp harcamaları da bulunuyor. Avustralya Karavan Endüstrisi Derneği’ne göre, karavana ilgi, Covid-19’dan önceki yıllarda da istikrarlı bir şekilde artmıştı. Dernek yetkilileri, insanların özgürce dolaşma isteğinin, her yerde her keseye uygun otel bulamamış olmanın, otel odalarının hijyenik olmadığı düşüncesinin, bu ilgide rolü olduğunu belirtiyorlar.

Karavanlar hakkında bilmeniz gerekenler

İnsanlar, karavanla dolaşmanın, dış dünya İle ilişkilerinin kesilmesi anlamına geldiğim düşünüyor ve bundan endişe duyuyorlar. Oysa toplumdan soyutlanmış olmuyorsunuz. Yiyecek temini için marketlere, para çekmek için bankalara gideceksiniz. İnternet bağlantınız zaten var. Pek çok karavan parkı, size 4G bağlantı imkanı sunuyor. Diğer karavan severlerle bir araya gelip fikir alışverişinde bulunuyorsunuz.

■ Karavan turizminden yararlanmak için araç sahibi olmanız şart değil. Uygun fiyatlara kiralamanız mümkün. Üstelik oldukça uzun bir mesafe izniniz oluyor.


■ Örneğin İngiltere’de kiralık karavanlara üç bin milin (4 bin 800 km’nin) üzerinde yol izni veriliyor. Bu mesafe, Londra-New York arası kadar. Daha fazlası ekstra ücret gerektiriyor.

■ Karavan sözcüğünün Romence olduğu sanılıyor. Oysa kelime, Pers dilindeki “kervan” sözcüğünden geliyor. Bu kelime bize aşina. Ama yabancılar nereden bilsin.

■ Otomobil ehliyetiyle karavan kullanamazsınız. Pek çok ülkede bunun için farklı uygulamalar var. İngiltere’de 1 Ocak 1997’den önce ehliyet aldıysanız sekiz tondan fazla bir karavanı çekebilir veya sürebilirsiniz. Sonrasında ehliyet alanlar için yasal sınır, 750 kilo.

■ Karavanlar da djjital çağa ayak uydurdu. Karavanın ışıklarını, klimasını, kaloriferini, müzik sistemini, televizyonunu ya uzaktan kumanda ile kontrol edebiliyorsunuz ya da bu iş için akıllı bir telefon kullanıyorsunuz.

■ Karavan, gelişigüzel alınmaz. Hele bir otomobil, bir 4×4 veya bir SUV tarafından çekilecek türde bir karavansa, yüzde 85 kuralına dikkat etmeniz gerekir. Yani çekeceğiniz karavanın ağırlığı, aracınızın ağırlığının yüzde 85’ini aşmamalıdır.

■ Karavan parkları elbette ki paralıdır. Marinalar gibi su ve elektrik hizmetleri sunarlar. Bazı parklar size yıl boyu orada kalma imkanı tanır. Siz aracınızla eve dönebilirsiniz. Böylece istediğiniz yerde ikinci bir eviniz olur.

■ 2003 yılından beri karavanların halıları “çıkarılabilir” döşenmektedir. Elektrikli süpürge ile karavanın içine girmek zorunda kalmazsınız. Halıları çıkarıp yıkayabilirsiniz.

■ Tek parça sürülebilir karavan sahipleri, aracı ve karavanı ayrı olanları kıskanır. Karavanı bırakıp araçlarıyla rahatça dolaşabildikleri için. Aracı ve karavanı ayrı olanlar da tek parça sürülebilir karavan sahiplerini kıskanır. Her an harekete hazır olabildikleri için.

■ Karavanları taleplerinize göre yaptırabilirsiniz. Dış görünüşleri diğerleri gibidir. Ama iç tasarım, tamamen zevkinize göre olur. Bedeli de yüksek olur.

■ Karavanlar için hız limiti bulunur. Diğer otomobiller için hız sınırı neyse onun 10-15 mil altında seyretmeniz gerekir. Bu sınır, ülkeden ülkeye değişebilir. Tıpkı kamyonların otomobillerden daha yavaş gitmek zorunda olması gibi.

■ Karavan sahiplerinin en sevdiği ekstra aksesuar, tentedir. Değişik renklerde ve desenlerde güzel gözükmesinin yanı sıra güneş ve yağmurdan koruması açısından ideal aksesuardır.

■ Güvenlik de önemlidir. Karavan sahiplerinin en korkulu rüyası hırsızlardır. Bu nedenle karavanlarda ekstra güvenlik donanımları olur. Giriş kapısının camına lazerle kimlik numarası yansıtılır. Veya sadece sahibinin açabileceği gizli tekerlek kilitleri devreye sokulur.

■ Karavanınızda yan aynaların uzun olması gerekir. Aksi halde arkayı göremezsiniz. Bunun için ceza yiyebilirsiniz. Ama arkayı gösteren bir monitör sisteminiz varsa, polis size ceza yazamaz.

ALEV RİGEL




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir