Franchise Vererek Büyüyen 100 Şirket

2020’de 50 milyar dolarlık bir ekosistem yaratması beklenen franchising sektörü büyümeye devam ediyor. Her yıl iki kez yaptığımız ‘Franchising 100’ araştırmasında yer alan şirketler 2020 yılının sonuna kadar 3 bin 470 şube açacak. Franchise vererek büyüyen 100 şirket, binlerce girişimci adayına da yeni fırsatlar sunacak.


Her yıl hızla büyüyen franchising sektörü, girişimciler için büyük bir ekosisteme dönüştü. Bu büyüme ivmesiyle gelecek yıllarda da ekonominin önemli çarklarından biri olmaya devam etmesi bekleniyor.

Franchising sisteminin büyüklüğü 2019 yılında 43 milyar dolara ulaştı. 2019’da franchising pazarının yarattığı istihdam sayısı ise 250 bin kişiyi aştı. 2020’de sektörün pazar büyüklüğünün 50 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Franchising ekosistemine 2019 yılında 10 binden fazla girişimci dahil oldu. Türkiye’deki zincir işletmelerin sayısı 3 bin 500’e, zincir işletmelere bağlı şube sayısı ise 65 bine ulaştı. 205 Türk markası da yurtdışına açıldı.

Bu rakamlar da gösteriyor ki markalar artık sadece hizmet ihracatında önemli bir oyuncu değil ülke ekonomisinin kalkınması ve Türkiye’nin yurtdışında tanınması için de önemli bir araç haline geldi.

Zira franchising sistemi, yatırımcıya, marka sahibinin yıllarca kurumsallaşmak için çalıştığı bilgi birikimini kullanarak bulunduğu bölgede fırsat eşitliği yaratma olanağı tanıyor.

Franchising sisteminin bu hızlı büyümesinin nedenleri arasında, sistem için gerekli sermaye tutarının düşüklüğü, girişimcinin motivasyonu, sistemin standart olması, kabul görmüş bir marka ve kontrol mekanizması bulunması gibi faktörler sayılıyor.

Ekonomist Dergisi olarak, bu sektördeki fırsatları ortaya koyabilmek için, yılda iki kez Franchising 100 araştırmasını yayınlıyoruz. Bu araştırmanın 2019 yılındaki ikinci versiyonunun sonuçları belli oldu.

Yaptığımız araştırmaya göre, Franchising 100 listemize giren şirketler 2020 yılı sonuna kadar 3 bin 472 şube açacak. Bu da aynı sayıda girişimci için yeni fırsat anlamına geliyor.

FRANCHİSİNG DÜNYASI BU FUARDA

Katılımcı marka, m2 ve ziyaretçi sayısı bazında Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun en büyük franchise fuarı Bayim Olur musun, bu yıl 10-13 Ekim 2019 tarihleri arasında düzenlenecek.

Medyafors Fuarcılık organizasyonu, UFRAD desteği ve ERA Türkiye ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek Bayim Olur musun Franchising ve Markalı Bayilik Fuarı, CNR Fuar Merkezi 5-6- 7’inci hall’lerde gerçekleştirilecek. Fuar, franchise ve markalı bayilik veren firmaları, ürün ve hizmet veren tedarikçileri girişimci ve yatırımcılarla 17’nci kez İstanbul’da buluşturacak.

Franchise sektörünün kalbinin attığı Bayim Olur musun 2019, sektöre dört günde 1 milyar dolarlık hacim kazandırmayı hedefliyor. Bayim Olur musun 2019’da, 100’ü aşkın ülkeden gelecek sektör profesyonelleri, fuardaki yerel ve uluslararası katılımcılarla buluşacak. 30 bin ziyaretçi beklenen Bayim Olur musun 2019’da, iş kurmak ve yatırım yapmak için gelecek profesyonel ziyaretçiler markalarla bir araya gelecek.

YİYECEK-İÇECEK BÜYÜYOR

Türkiye’de franchising, gıdadan gayrimenkule, otomotivden eğitime günden güne birçok sektörde büyüyen bir sistem. Farklı sektörlerden birçok farklı markanın franchising uygulamalarıyla daha da geliştiğini ve büyüdüğünü görüyoruz. Sektör büyüdükçe o alanda franchising sistemine olan ilgi de hızlı bir artış gösteriyor.

Örneğin, yiyecek ve içecek sektörünün büyümesiyle birlikte son yıllarda özellikle kahve ve çay markaları ilgi görüyor. Franchise Marka Danışmanı Mehmet Dikbaş da kahve zincirlerinin büyümeyi devam ettireceğini söylüyor.

Dikbaş’a göre börek markalarındaki hızlı artış önümüzdeki dönemde devam edecek. Listeye bakıldığında da börek markalarının sayısı artarken hızla mağazalaştıklarını görmek mümkün. Aslı Börek, Dilim Börek, Erciyes Börek, Göçmen Börekçisi gibi markalar listede öne çıkıyor.

Bunun yanı sıra gayrimenkul sektörünün büyümesi ve yabancı yatırımcıların pazara girmesiyle gayrimenkul danışmanlığı alanında da franchise sistemine büyük bir ilgi var. Bu alanların dışında oto yıkama ve kuru temizleme gibi hizmet alanları, spor, eğlence ve eğitim sektörleri de franchise alan yatırımcılar için büyük fırsatlar sunuyor.

EĞLENCE SEKTÖRÜ ÖNE ÇIKIYOR

Şu anda Türkiye’de çok uluslu markalar Anadolu açılımını bayilikler aracılığıyla yapma kararı alıyor. Önümüzdeki dönemlerde, hub olarak üç büyükşehirde kalıp, Anadolu’da iş yapmak isteyenler için büyük bir fırsat doğacak.

İstanbul’da yeni açılacak AVM projelerinin sınırlı sayıda olması nedeniyle perakendenin Anadolu’da büyümesi bekleniyor. Bu kapsamda İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Gaziantep ve Hatay öne çıkan iller olarak gösteriliyor.

Türkiye’de özellikle eğlence alanında yüzde 10’luk bir büyüme gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Haliyle bu büyüme yeni potansiyel iş fırsatları yaratıyor. Son dönemde AVM’lerde yer alan eğlence parkları ve oyun alanlarında yeni konseptler görmek mümkün.

Yatırım tutarlarının 100 bin TL’den başlayıp 1 milyon TL’ye kadar çıktığı bu sektörde yerli marka sayısında artış görülüyor. Uzmanlar eğlence konseptlerinin önümüzdeki dönemde sektöre damga vuracağı konusunda hemfikir.

Bu noktada Cushman & Wakefield Yönetici Ortağı Tuğra Gönden, 21’inci yüzyıl eğitim sisteminin temel fikirlerinden biri olan ‘edutainment’ veya bir başka deyişle eğlendirerek eğitim konseptlerinin çocuk ve aile odaklı oluşumlar olduğu için öne çıkacağını söylüyor.

Diğer taraftan yeme-içme kategorisinde özellikle yurtdışında deneyim merkezli atölye olarak adlandırılan ‘eatertainment’ konsept-lerin başarılı şekilde büyüdüğü görülüyor.

AVM’LERDE NELERE DİKKAT ETMELİ?

AVM’lerde mağazalaşmak markalaşmanın önemli araçlarından biri haline gelmiş durumda. Doğru kiralama da sürdürülebilir mağaza-laşmanın anahtarlarından biri. Uzmanlar bir AVM’ye girmeden önce AVM’nin konumuna, ayak trafiğine uygunluğuna, markanın hitap ettiği kesime uygunluğuna, mağazanın AVM içerisindeki konumuna bakılmasının çok önemli olduğunu söylüyor.

AVM’nin ziyaretçi profili, bulunduğu bölgenin gelir seviyesi, ziyaretçi sayısı ve mümkün oldukça diğer mağazaların satış rakamlarının da araştırılması gerekiyor. AVM’lerin aynı sektördeki rekabetleri de incelenmeli. Maliyet unsurlarına da özellikle dikkat edilmeli.

Ekonomik durgunluk yaşanan bir dönemde maliyetler her zamankinden önemli hale gelmiş durumda. Uzmanlar franchise sistemini doğru okuyabilmek için mutlaka perakende sektöründeki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini söylüyor.

İnsanların alışveriş özelindeki eğilimlerinin, taleplerinin ve en önemlisi hizmet sektörünün gittiği noktanın iyi analiz edilmesi gerekiyor.

PROMOSYON DÖNEMİ

Hem yeni kurulan marka sayısındaki artış hem de köklü markaların indirimleri 2019 yılında franchise giriş bedelleri üzerinden bir rekabet ortamı yarattı. Birçok marka giriş bedellerini düşük tutmaya başladı. Bazı markalar franchise giriş bedeli alır ama aylık cirodan

bir bedel talep etmezken, bazı markalar kullanım hakkı ve cirodan pay ve reklam bedeli isteyebiliyor. Franchise bedelinin düşük tutulması girişimci üzerindeki motivasyonu arttırıyor.

Özellikle belli dönemlerde markalar, şube-leşme atağında birçok promosyon yapıyor. Bu da yatırımcıya daha uygun bütçelerle franchi-sing sistemi altında bir markanın parçası olma imkanı sağlıyor. Şirketler, çeşitli dönemlerde bu tür uygulamalarla markalarını daha geniş alanlara yayma ve daha fazla yatırımcıya ulaşma fırsatı yakalayabiliyor.

YURTDIŞI ATILIMI DEVAM EDİYOR

İç pazardaki daralma, riski dağıtmak isteyen markaların yurtdışı açılımlarını da hızlandırmış durumda. Yurtdışı açılımında yiyecek-içecek markalarının öne çıktığı görülüyor.


Franchising Derneği (UFRAD) Başkanı Mustafa Aydın, artık birçok markanın çevre ülkelere ve dünyanın dört bir yanındaki pazarlara giriş yaptığını anlatıyor. Aydın, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Turquality desteklerinin başta gastronomi sonra da hizmet sektörlerine açılması büyük bir fayda sağladı.

Her geçen gün markalarımız gerek marka desteği gerekse Turquality ile çok büyük pazarlara büyük avantajlarla giriyorlar. UFRAD olarak markalarımızı bu destekler hakkında bilgilendireceğiz ve altyapı desteklerinden faydalanmaya yönelik gelişimlerinde destek vereceğiz. Bu konuda yoğun çalışmalar, eğitimler düzenliyoruz.”

Simit Sarayı, son dönemde yurtdışı atılımıyla dikkat çeken şirketlerden biri. Yurtdışı şube sayısı 85’e ulaşan marka, önümüzdeki dönemde Fransa, İspanya, Yunanistan ve Avusturya pazarlarına da girmeye hazırlanıyor.

HIZLI BÜYÜYORLAR

Yurtdışında Azerbaycan’da üç mağazası bulunan Özsüt, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine master franchise sistemiyle giriş yapmayı planlıyor. Dünyada döneri tanıtma hedefiyle yola çıkan Bay Döner, Azerbaycan ve Kuzey Irak’ta hizmet veriyor.

Şirket, 2020’de yurtdışında 20 şubeye ulaşmayı hedefliyor. Fas’ta bir şubesi bulunan Waffle’cı Akın, Ukrayna ve BAE’de iki şube daha açmayı hedefliyor. Yurtdışında Almanya, Dubai, Suudi Arabistan ve Katar’da toplamda dokuz şubesi bulunan Big Chefs, gelecek dönemde Almanya’da hızlı büyümenin yanında Azerbaycan, Kazakistan, Belarus, Rusya, Yunanistan ve Kıbrıs’ta yeni şubeler açmayı planlıyor.

Big Chefs CEOsu Cenk Akın, bu sistemde başarılı olmak için markalaşma sürecinin tamamlanması gerektiğini söylüyor. Akın, “Markalaşma sürecini tamamlamışsanız franchising sisteminde de daha başarılı sonuçlar alıyorsunuz.

Markamızı uygun temsil edebilme yeteneği, franchise verilecek girişimcide dikkat ettiğimiz ilk nokta oluyor. Girişimcinin iş tecrübesi, finansal yapısı, şubenin açılacağı bölgedeki saygınlığı da franchise verme sürecinde baz aldığımız kriterler arasında” diyor.

AYCAN HELVACIOĞLU FRANCHİSE COMPANY YÖNETİCİ ORTAĞI
“MÜŞTERİ DENEYİMİ ÖNE ÇIKACAK

“Tüketici taleplerini doğru değerlendiren markalar, rekabetten sıyrılarak öne geçmenin formülünü bulmuş oluyor.

Franchise veren markaların 2020 hedefi müşteri deneyimi ve teknoloji olacak. Müşteri ile bağını güçlü tutan marka zincirleşme yolunda yürümeye başlamış demektir. Birçok markanın 2020 hedefinde yurtdışı pazarlar olduğunu biliyoruz.

Pazarı çalışan ve pazar fırsatını yakalayan markalar adımını dünyaya atmış olacak. Yiyecek-içecek sektöründe franchise veren markalara ilgi devam etse de hizmet sektöründe teknolojiyi kullanan markalar hızla zincirleşecekler.

Markalar doğru strateji ile djjital pazarlamanın tüm kanallarını kullanmak zorundalar.”

TARKAN ANDER JLL TÜRKİYE YÖNETİM KURULU ÜYESİ
“2020’DE ANADOLU AÇILIMI YAPILACAK”

“Önümüzdeki dönemde çok uluslu markaların Anadolu açılımı yapacağını düşünüyorum. Yiyecek ve içecek sektöründe yoğunluğun olduğu ülkemizde özellikle kahve ve çay markalarının büyük ilgi çektiğini görüyoruz.

Aynı zamanda farklı kesimlere hitap eden gastronomi konseptlerinin önemi de artıyor. Tüm bunların yanı sıra eğlence alanındaki gelişmelerle, özellikle AVM’lerde bulunan çocuklara özel eğlence hizmeti sunan parkların, performans sanatları ve e-spor merkezlerinin büyüyerek gelişeceğini düşünüyorum.

Tüketici beklentilerine en uygun fiyatla hizmet vermeye çalışan, özellikle AVM’lerde yer alan yerli oto yıkama markalarında da çift haneli büyümelerin yaşandığı gözleniyor.”

MUSTAFA AYDIN UFRAD BAŞKANI
“KADIN GİRİŞİMCİLER SİSTEME KATILIYOR”

“Dünyanın en köklü franchising demeklerinden biri olan UFRAD, bugün sayıları 250’ye yakın uluslararası statüye sahip güçlü firmayı çatısı altında topluyor.

Öncelikli hedefimiz markalarımızın global pazarlarda hak ettikleri yeri almaları için çalışmalarımıza devam etmek ve Türkiye ekonomisine daha fazla katkı sağlayabilmek. Bizi en çok mutlu eden durum ise her gün daha fazla kadın girişimcinin sisteme katılması.

Marka gücü ile iş hayatına atılarak daha akıllı yatırımlar yapan kadın girişimciler hem sektöre büyük katkıda bulunuyor hem de farklı alanlarda franchise sistemi uygulamaları da oluşturuyorlar. Farklı ve taze bir bakış açısıyla çok başarılı iş modelleri geliştiriyorlar.”

MEHMET DİKBAŞ FRANCHISE DANIŞMANI
“GİRİŞ BEDELİ ALMAYANLAR ÖNE ÇIKIYOR”

“Piyasadaki durgunluğa rağmen 2019 yılında da zincir markaların şubeleşmesi devam ediyor.

Özellikle gıda sektöründe franchise giriş bedelleri 50 bin TL ile 400 bin TL arasında değişen birçok marka, yatırımcısına lokasyon ve personel temini gibi özel fırsatlar da sunuyor.

Bu yıl en çok şube açacak markalar yine gıda sektöründen çıkarken, kendi sistemini yaratan franchising sektöründe cafe-restoran, özellikle börek markaları, kozmetik, takı-aksesuar, bilişim-telekom, kişisel bakım ve hizmet büyüme hızını arttıracak sektörler arasında yer alacak.

Bu sektörlerin içerisinde franchise giriş bedeli almayan markalar öne çıkıyor. Girişimciler özellikle orijinal projeler bulmaya özen göstermeli. Diğer bir önerim de doğru lokasyon ve ekip.”

TUĞRA GÖNDEN CUSHMAN & WAKEFIELD YÖNETİCİ ORTAĞI
“SÖZLEŞMELERE DİKKAT EDİLMELİ”

“Son dönemde iç pazarda yaşanan sıkıntılar markaların yurtdışına yönelmesine neden oldu. Bu doğrultuda pazarı doğru analiz etmek sağlıklı bir başlangıç yapmak adına hayati önemde.

Bununla birlikte tedarik zincirinin yanında ithalat ve ihracatın etkilerinin de iyi incelenmesi gerekiyor. Gelişmiş pazarlarda kira sözleşmelerinin gerçek anlamda bağlayıcı olduğunu hatırlatmak isterim.

Kurallar ve kısıtlamalara uymak zorunlu, mutabakatsız erken fesih ve benzeri uygulamalar yok. Dolayısıyla ciddi sorumluluklar oluştuğunu bilerek ilerlemenin faydalı olacağını düşünüyorum.”

BURCU TUVAY / AYŞEGÜL SAKARYA PEHLİVAN




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir