Milyar Dolarlık Tek Boynuzlu Startup şart mı?

Değeri 1 milyar doları aşan startuplara Unicom deniyor. Yani Tekboynuz! 170’e yakın ülkede bu tekboynuzlularla karşılaşmıyoruz. Türkiye de bu 170 ülkeden biri. Hatta Türkiye’nin içinde bulunduğu Güney Doğu Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu, Kafkaslar ve Akdeniz coğrafyasında da tekboynuzlu yok…

DEĞERİı milyar doları aşan startuplara Unicorn deniyor. Yani Tekboynuz! Dünyada kurulan her startup’ın hayali Unicorn olabilmek. Şu anda tüm dünyada 185 adet Unicorn olmayı başarmış startup var. Unicorn olduktan sonra, yani değeri 1 milyar doları aştıktan sonra hala bu girişimleri ‘startup’ olarak kabul etmek ne derece doğrudur, ayrı bir tartışma konusu.

2017 yılının Şubat ayı başı itibariyle, dünyada görünen unicorn (tekboynuz) sayısı 185 olmuş. Bu tekboynuzlulardan tam 24 ülkede görülmüş.

Bunların yüzde 48’i Amerika dışındaki yerler.

3’ten fazla unicorn’a sahip ülkeler listesinde altı ülke var. Birincisi Amerika Birleşik Devletleri,

İkincisi Çin, üçüncüsü ise Hindistan. Liste İngiltere, Almanya ve Güney Kore şeklinde sıralanıyor.

Unicom

Tüm dünyada 195 adet Birleşmiş Milletler’e kayıtlı ülke olduğuna göre, 170’c yakın ülkede bu tekboynuzlularla karşılaşmıyoruz. Türkiye de bu 170 ülkeden biri. Hatta Türkiye’nin içinde bulunduğu Güney Doğu Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu, Kafkaslar vc Akdeniz coğrafyasında da bu tekboynuzlularla karşılaşamıyoruz.

Öyleyse, Türkiye’den başlayarak bulunduğumuz coğrafyada şunu dile getirmenin acaba zamanı gelmedi mi? İllede Tek Boynuzlu startup şart mı? Neden bizler de bulunduğumuz coğrafyada Mini Boynuzlu startuplara odaklanmıyoruz? Yani, 1 milyar dolarlık startup hikayeleri oluşturmaya odaklanmak yerine, 50 milyon dolarlık mini-boynuzlu ( Mini-corn) startup hikayelerine odaklanmak ve bu hikayeleri başarı kriteri olarak kabul etmek, hem Türkiye’de hem de yukarıda sıraladığım coğrafyalarda girişimcilik ekosisteminin daha hızlı gelişmesi için daha doğru bir yöntem olmaz mı?

İSTANBUL GİRİŞİMCİLİĞİN BAŞKENTİ

Neden bu Mini-Corn / Mini-Boynuz konseptini Türkiye’den başlatırsak bölgedeki diğer ülke ekosistemleri tarafından hızla Kabul göreceğini düşündüğüme gelince… Ne dersek diyelim, Türkiye hem Güney Doğu Avrupa hem Kafkaslar, hem Kuzey Afrika hem Orta Doğu hem de Balkanlar’da girişimciliğin bir numaralı oyuncusu. Açık söyleyelim, İstanbul tüm bölgesel girişimcilik ekosistemlerinin de başkenti konumunda. 20 milyonluk dev nüfusu ve girişimcilik ekosisteminin geldiği nokta itibariyle inovasyon, melek yatırımcılık ve startup politikaları anında diğer ülkelerde de karşılık buluyor ve ses getiriyor. Hatta şu anda Makedonya, Karadağ ve Sırbistan hükümetleri Türkiye’deki melek yatırımcılık kanununu kendilerine model alarak ilgili yasal düzenlemeleri yapıyorlar. Bu yüzden, hem Türkiye’nin hem de bulunduğumuz 400 milyonluk bu coğrafyanın unicorn çıkaramamasına üzülüp ağlamak yerine, neden 50 milyon dolarlık mini-corn çıkartmaya odaklanıp dünya yatırım piyasalarına yeni bir konsept üretmeyelim?

İster milyar dolarlık, ister 50 milyon dolarlık, isterse 5 bin dolarlık bir şirket olsun. Hepsi bir iş fikriyle yola koyuluyorlar, hepsi işin başında finansmana ulaşım konusuna odaklanıyorlar ve hepsi işi büyütmek için yatırımcılarla masaya oturuyorlar.

İşte bugünün startupları açısından bu yolculukta önemli bir gelişme yaşanıyor. ICO olarak kısaca adlandırılan bu yeni finansman metoduyla aslında iş fikrinizi halka açmış oluyorsunuz. Yani, klasik IPO gibi yolun çok ileri aşamasında halka açılma ve finansman sağlama yöntemi, şimdi işin en başında ICO yöntemiyle mümkün. Bu da aslında mini-corn’ların ortaya çıkma sürecini hızlandırabilecek yepyeni ve alternatif bir finansman enstrümanı.

Blockchaın tekonolojisinin de her geçen gün gelişmesi, girişimcilerin iş fikirlerini çok daha güvenilir ve şeffaf bir ortamda ICO yöntemiyle finanse etmelerini sağlayacak. Örneğin, bu konuda 85 kişilik ekibiyle yoğun çalışmalar sergileyen ve başına Finansinvest’in eski CEO’su Özgür Güneri’nin getirildiği BTCTurk; sadece Türkiye’de değil 400 milyonluk bu coğrafyada önemli bir finansman açığına çözüm geliştirmeye odaklanmış durumda. Böylelikle, bizim teknik olarak Equity Gap / Yatırım Boşluğu olarak tarif ettiğimiz ve finansman bulmanın en zor olduğu alan doldurularak mini-unicorn’ların da yolu açılmış olacak.

 

BAYBARS ALTUNTAŞ





Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir