Oyunların iş yaşamındaki yeri

BİRLEŞİK Krallık kökenli akademisyen John Fripp, 1997’de yaptığı çalışmasında oyun temelli iş/işletme simülasyonlarının beş farklı faydasını şöyle derliyor: Birincisi, öğrenmeyi motive edici bir ortam sağlıyorlar. İkincisi, takım çalışmasına katkı sağlıyorlar. Üçüncüsü, riskten uzak bir öğrenme ortamı sunuyorlar. Dördüncüsü, fiziki hayattan daha çok ve farklı tipte eğitim imkânı sunabiliyorlar. Beşinci ve belki de en önemlisi ise, sunulan geri bildirim sayesinde deneyimsel öğrenmenin yolunu açıyorlar. Peki bugün? Sistem öylesine büyüdü ve maliyetler o kadar azaldı ki, masa başı ve sahadan pek çok firmanın en az bir kere deneyimlemesi gereken bir hale geldiler.

ULUSLARARASI PAZARDA NE VAR, NE YOK?

Masa başında çalışan gruplara yönelik olan simülasyonlar pazarın en hızlı erişilebilen ve kullanılabilen unsurları. Vaka incelemeleri, kriz yönetimi provaları ve çok sayıda senaryo ile görsel destekli metin tabanlı sistemler pek çok finans kuruluşu tarafından tercih ediliyor. Geçtiğimiz hafta bunu Yale Üniversitesi üzerinden örneklendirmiştik. Tanıttığımız borsa simülasyon sisteminin biraz daha kütüphane formunda genişletilmiş ve çok sayıda farklı simülasyonla desteklenmiş Harvard Üniversitesi örneğini de bu hafta vererek başlayalım.


Harvard’ın bir alt organizasyonu olan Harvard Business Publishing internet üzerinden erişilebilecek 13 farklı dalda eğitim simülasyonu sunuyor. Dalların arasında müzakere, bilgi teknolojileri, pazarlama ve strateji gibi çok yönlü yapılar var. Belirli sürelerde, mevcut senaryoların uygulanarak farklı sonuçların elde edilebileceği çok başarılı uygulamalar. Hali hazırda pek çok prestijli kurumsal şirket tarafından tercih ediliyorlar. Aslında küçük, orta-büyük fark etmiyor. Bu tip sistemleri yerli girişimcimizin de kendisini ve çalışanlarını geliştirmek, vizyon edinmek için kullanması lazım.

işletme ve masa başı sistemlerinden biraz daha uzaklaşıp sahaya indiğimizde, bizi çok tanıdık bir isim karşılıyor. Herkesin ismini Covid-19 aşısı ile birlikte ezberlediği Pfizer, günümüz modern bilgisayarları için oyun teknolojilerinden faydalanan ve sahaya yönelik eğitsel simülasyonu kullanan ilk firmalardan. Hayvan araştırmaları birimi için ForgeFX firmasına 2008’de ürettirdiği ve domuz çiftliğindeki hayvanların teşhis-tedavi süreçleri üzerine örneklenmiş, süreç takibini öğreterek düzenleyen bir simülasyon kullanıyorlar. Eş zamanlı deneysel öğrenmenin önemli bir örneği. Sistem daha sonra Pfizer’dan ayrılan Zoetis ile bir süre daha devam etmiş. Gerçek zamanlı verileri kullanarak hangi hayvanın ne tip bir tedaviden geçtiği, prosedürlerin ne olması gerektiği tek tek üç boyutlu evrende anlatılıyor. Bu sistem, dönem teknolojisi göz önünde bulundurulursa önemli bir ileri görüşü işaret ediyor. Tıbbi simülasyon sistemleri bugün özellikle 2011 sonrasında online ortamdaki yazılım temelli atılımlar sayesinde çok daha önemli bir noktaya geldi. Pek çok tıp okulu özellikle Avrupa’da benzer uygulamaları deneyimliyor.


Başka bir örnek için sektör değiştirelim; günümüze gelelim ve toprağa inelim. Iş makinelerinin dünyası bizi karşılıyor. Merkezi Kanada’da bulunan CM Labs bu endüstrinin önde gelen isimlerinden. Şirket, ekskavatör ve kepçe gibi inşaat araçlarının gerçek zamanlı simülasyonlarını üretiyor. Hem araçların üretimi hem de kullanılması suretiyle bu tip sistemlerin yukarıda saydıklarımız gibi pek çok avantajı var. Özellikle eğitim sürecindeki maliyet tasarrufu ve sürdürülebilir bir kurumsal yapı amacıyla bu tip araçların kullanımı, sahadaki riskin büyük ölçüde ortadan kalkmasına olanak sağlıyor.

YERLİ OYUNCULARIN DURUMU

Bizde simülasyon denildiği zaman akla ilk önce uçuş simüla-törleri uzmanı Havelsan gelir. Yine benzer biçimde Yükseköğretim Kurulu’nun üzerinde çalıştığı Sanal Laboratuvar isimli simülasyon uygulaması önümüzdeki dönemde yerini fen alanında alacak. Teknokentlerde yerleşik pek çok firmanın farklı alanlarda fiziksel saha simülatörleri üzerine çalıştığını da biliyoruz. Eksik olan tarafımız, bunları kullanma niyetini güçlendirilmesi gereken yerli üreticiler. Yani yazılım açısından iyi bir noktada olsak da bu ürünlerin sahada kurumsal yapıyı güçlendireceği tezini bir biçimde sermayedarlarımıza anlatmak gerekiyor, işe yaramasaydı, yüz milyarlarca dolarlık uluslararası oyun sektöründen eğitim si-mülasyonlarına teknik destek gelmezdi. Yerli sanayici başta olmak üzere tüm girişimcilerin buna dikkat etmesi gerekiyor. Güzel bir hafta geçirmenizi dilerim…

Dr. Ali Efe İralı




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir