Tüm Dünyadan Sipariş Yağıyor

EVDE olunan zamanlar artıp da mutfakta geçirilen zamanlar uzayınca karantina günlerinin en favori ürünü un oldu. IPSOS verilerine göre yıllık un tüketimi 9.5 milyon ton olan Türkiye’de, karantina döneminde un satışları yüzde 230 artış gösterdi. Üreticilerin tedarikte hızlı davranmasıyla kısa süreli panik havasının yerini rahatlamaya bıraksa da, un vatandaşların alışveriş sepetlerinin vazgeçilmez ürünü olmaya devam ediyor. İlk günlerdeki panik alımların azaldığını söyleyen Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Başkanı Eren Günhan Ulusoy, “Ancak tüketicinin un talebi devam ediyor” diyor. Un sanayicileri şu sıralar sadece yurtiçi satışlarında değil ihracatta da altın çağını yaşıyor. Afrika’dan ABD’ye kadar 164 ülkeye satış yapan sektör, yurtdışından da adeta sipariş yağmuruna tutulmuş durumda. Un ihracatında yedi yıldır dünya liderliğini kimseye kaptırmayan ve yılda 1 milyar dolarlık ihracat yapan Türkiye’deki un üreticileri, koronavirüs korkusuyla eve kapanan dünya vatandaşlarının taleplerini karşılamak için yoğun bir şekilde çalışıyor. Ülke genelindeki fabrikaların değirmenleri üç vardiya ve tam kapasite çalışarak artan talebe yetişmeye çalışıyor.

FABRİKA KAPILARINDA KUYRUK

Karantina paniği ile bir anda eve kapanmak zorunda kalan ailelerin patlayan talepleriyle ülke genelinde sadece perakende kanalında yapılan alımlarla iki ayda 200 bin tondan fazla un tüketildi. Salgının başladığı ilk haftalarda tüketicilerin fabrikalarının önünde un kuyruğuna girdiğini söyleyen Ulusoy, bu konuda çarpıcı bir örnek veriyor: “Fabrikamız Samsun’da. 17 yıldır ilk kez fabrikamızın önünde un na giren vatandaşlar gördük. Çevre halkı binek araçlarıyla gelip çuvallarla un aldı.”


Beklenmedik talep artışıyla karşı karşıya kalan un üreticileri süreci iyi yöneterek, market raflarını boş bırakmadı. Adata olağanüstü hal ilan eden üreticiler, vardiya sayısını üçe çıkararak, 10 gün içinde rafları yeniden doldurmayı başardı. Bu dönemde fırsatçılık yaparak zam yapmayan üreticiler, halen çalışmalarını sürdürüyor.

Ağırlıklı olarak iç piyasaya satış yapan Balıkesir merkezli üreticilerden Tellioğlu Un, bu dönemi sıkıntısız atlatmayı başaran firmalardan. Un sanayicilerinin zorlu sınavdan alnının akıyla çıktığını söyleyen şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Buse Tellioğlu, “Bu bizim için paha biçilmez bir tecrübeydi. ‘Hammadde yetecek mi, lojistikte sıkıntı devam eder mi, tüketiciye hızlı ulaşabilecek miyiz’ gibi sorularla bu olağanüstü döneme girdik. Ancak hepsini aşarak, sorunsuz atlatmayı başardık” değerlendirmesini yapıyor.

SANAYİCİNİN ELİ GÜÇLENDİ

Devletin aldığı önlemler de sanayicilerin elini güçlendirdi. Sokağa çıkma kısıtlamalarında un ve unlu mamuller üreten işyerleri ile tarım işçilerine verilen özel izinler üretimin kesintisiz devam etmesine olanak sağlanırken, fabrikaların ihtiyacı olan hammadde konusunda da olası sıkıntıların önüne gcçilecek önlemler alındı. Stoklarını sanayicilere açan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), normal koşullarda nisanda sonlan-dırdığı buğday satışlarını mayıs ayı boyunca devam ettirdi. Bu sayede hammadde sıkıntısı yaşamadıklarını söyleyen Ulusoy, “Geçen hafta buğdayda ilk hasat Çukurova’da başladı. Kaliteli bir mahsulle hasada başladık” sözleriyle yılın sorunsuz bir şekilde devam edeceği müjdesini veriyor.

Stratejik önemi artan buğdayda verilen alım fiyatı da çiftçinin yüzünü güldürdü. Hükümetin ekim alanlarının artmasına yönelik teşvik uygulamasının bir sonucu olarak TMO, geçen yıla göre yüzde 22 oranında fiyat artışı yaptı. Ulusoy, enflasyonun neredeyse iki kat üstünde fiyat artışı yapılmasının ekim alanlarını genişleteceğini söylüyor.

MARKET RAFLARI DOLDURULDU

Şimdi sektör yeni stratejileri hayata geçirerek hazırlık yapıyor. Bu dönemde talebe yetişmek için iş stratejisini değiştiren şirketler yeni satış kanallarını da portföylerine ekledi. Bugüne kadar yaygın bir şekilde ulusal zincirlere girmemiş olan markalar raflarda yerini alırken, internetten satışlar da patladı. Ulusal zincir mağazaların belli noktalarında satışı olan Tellioğlu Un, bu dönemde Türkiye’nin en büyük perakendecisi Migros’ta ürünlerini rafa çıkarmayı başardı. Buse Tellioğlu, “Marketler tedarikte sıkıntı yaşayınca bizden alım yaptı. Biz de ihtiyacı karşıladık” diyor.

Eriş Un da bu dönemde market raflarının kurtarıcısı oldu. Fatsalı işadamı Ali Eriş tarafından 1920 yılında kurulan Eriş Gıda, 1974’te ilk un değirmeni yatırımını yaparak üretime başladı. Türkiye’nin en büyük un ihracatçılarından olan şirketin İstanbul’da dört adet üretim tesisi var. Büyük perakende mağazaların yanı sıra dis-count marketlerin de raflarında yerini alan Eriş Un, internetten satışı da hayata geçirdi. Trcndyol, îstegelsin gibi hızlı alışveriş platformlarıyla ürünü müşterilerine ulaştırdı.

Şirketin hedefi, ulusal ölçekte dağıtım yapan ilk üç marka içinde yer almak.


Konya Ovası’nın buğdaylarını işleyerek una dönüştüren Tekbaş Un da pandemiyle birlikte internetten satış kanalına hız verdi. Ağırlıklı olarak geniş plasiyer ekibiyle saha satışı yapan şirket bu dönemde N11 ’de mağaza açtı. E-PTT ile anlaşma yaparak nihai tüketiciden gelen taleplere hızla yanıt verdi.

IRAK’TAN SİPARİŞ YAĞIYOR

Un sanayicileri ihracatta da rüzgarı arkasına almış durumda. En yakın rakibi Kazakistan’la arasında yüzde 50 oranında fark bulunan Türkiye, son dönemde özellikle Irak pazarından yoğun bir un talebiyle karşılaştı. Geçen yıl yapılan 3 milyon 262 bin tonluk toplam un ihracatının yüzde 40’ım Irak’a gerçekleştiren üreticiler, yılın geri kalan döneminde de Irak’tan yüksek talebin devam etmesini bekliyor. İlk çeyrekte ülkeye satışların sorunsuz yapıldığını söyleyen Ulusoy, “Nisan ayıyla birlikte bölgeye yaptığımız satışlar düştü. Şimdi yeniden başladı” diyor, ihracat yapamadıkları dönemde müşterileri olan ülkelerde un stoklarının kullanıldığı bilgisini veren Ulusoy, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Alım yapamadıkları dönemde stoklarını kullandılar. Yeni alımlarla hem eksiklerini tamamlayacaklar hem de stoklarını dolduracaklar. Hatta eskisinden daha fazla stok tutacaklarını tahmin ediyorum. Yeni hasat döneminden sonra oluşacak yeni fiyat öncesinde alımları artıracaklar. Haziran’da pik düzeyde alım olacağını düşünüyorum.”

Irak pazarının ihtiyacı, ağırlıklı olarak Mardin ve Gaziantep’teki üreticiler tarafından karşılanıyor. Salgın nedeniyle bölgeye yönelik duran ihracatın yeniden başladığını söyleyen Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Çetin Sasa, “Sınırların ticarete açılmasıyla birlikte artık eski parlak günlere döneceğiz” diyor. 3 milyon dönüme sahip Mardin ovası, Türkiye buğday üretiminin önemli bir kısmını karşılıyor. Ağırlıklı olarak makarnalık ve ekmeklik buğday ekimi yapılan bölgede iriliufaklı birçok un tesisi bulunuyor.

AVRUPA’DAN KG’LIK UN TALEBİ

Pandemi sürecinde başta Ingiltere olmak üzere Avrupa ülkeleri de Türkiye’den un tedarikini önemli oranda artırdı. Avrupalı alıcılar, Türkiye’den özellikle 1 kg’lık paket ürün talep etti. Söz konusu dönemde Afrika ülkelerinin talepleri de zirveye çıkarken, en dikkat çekici talep artışı ise şu sıralar ekonomik sıkıntılarıyla gündeme gelen Venezuela’dan geldi. İtalya’dan sonra dünyada en çok makarna tüketen ülke olan Venezuela’nın kişi başına düşen yıllık tüketimi 13.2 kg seviyesinde. Un ve unlu- mamullerin tüketiminin de yüksek olduğu ülkeye artan talep nedeniyle un ihracatı bu yılın ilk dört ayında yüzde 500 oranında arttı. TUSAF Başkam Ulusoy, özellikle fırın ve unlu mamul türü işletmelerden yoğun talep aldıkları bilgisini verdi.

Avrupa Ülkelerinden Yoğun Talep Var

Sosyal kısıtlamalar nedeniyle ilk dönemlerinde ortaya çıkan panik havası temel gıda ve temizlik ürünlerinde talep patlaması yarâtti. Âni taleple boşalan rafları sanayicilerimiz 10 gün içerisinde tekrar doldurmayı başardı.

Tesisler hem gıda üretim işletmesi olmanın verdiği hassasiyetle hem de çalışanlarının sağlığı için hijyen ve sosyal mesafe kurallarını en üst düzeyde uyguluyor. Çalışma saatleri ve şekilleri salgın önlemleri çerçevesine uyumlu hale getirildi. Perakende sektörünün talep artışı nedeniyle işletmeler ürün paketleme yatırımlarını artırdı. Dünya una olan talep önemli miktarda arttı. Birçok ülkede tüketim artarken, üretiminde sorun yaşayan ülkeler ithalata yöneldi. Özellikle bazı Avrupa ülkelerinden sanayicimize yoğun talep geliyor.

ÇİĞDEM YÜCESOY SUBAŞI




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir