Türk şirketleri, master franchising vererek hızla büyüyorlar

Türkiye’nin son yıllarda yeni pazarlar oluşturmak için attığı atılımlar, Türk iş adamlarının daha vizyoner bir bakış açısı geliştirmesini sağladı. Artık Türk markaları için bütün dünya potansiyel bir pazar. İletişim kanallarının gelişmesi ve dijitalleşme de markalarımızın yurt-dışında daha etkin faaliyet göstermesini kolaylaştırdı. Yurtiçinde belirli bir pazar olgunluğuna erişen markalarımız büyümek için artık yurtdışı pazarlarını değerlendirmeyi tercih ediyor. Ayrıca Türk şirketleri, ürün ve hizmetler konusunda yurtdışı piyasalar ile rekabet edebilir durumda. Türk ürünlerinin yurtdışında talep görmesi yurtdışına odaklanmada önemli nedenlerden biri olarak değerlendiriliyor. Yurtdışına yerleşen Türk nüfusun Türkiye’den marka getirme konusunda istekli olması da pek çok markanın farklı ülkelerde hızla yayılmasına yol açıyor.

YEME İÇME SEKTÖRÜ ÖNDE

Tüm bunların yanında hızla büyüyen yerli yeme içme zincirlerinin tek müşterileri Türkler değil. Pek çok marka Türkiye’ye gelen yabancıların uğrak noktası haline geldi. Gelen yabancı ziyaretçilerin sayısının gün geçtikçe artması, yerli yeme içme markalarının büyüme stratejileri içine yurtdışında şube-leşmeyi eklemelerini de beraberinde getirdi. Eskiden yurtdışında şube açan tek tük marka duyarken, artık pek çok yerli zincirin yurtdışında birbiri ardına açtığı şubelerin haberlerini duyar olduk.Bu anlamda master franchising vererek yurtdışında hızla şubeleşen Türk şirketleri, 2019 yılında da farklı pazarlara açılma planları yapıyor.

Peki yurtdışına açılırken hangi konulara dikkat etmek gerekiyor?

Uzmanlara göre, yeni mağazalar açmadan önce mağaza portföyünü gözden geçirip verimliliği artırmak doğru bir yaklaşım. Kârlılığı artırmak için ele alınabilecek birçok parametre var. Mağaza ürün gamı, mağaza büyüklüğü, pazarlama stratejisi, rekabet durumu analizi, tedarik zinciri ve kiralama stratejisine kadar birçok faktörün karlılığa önemli etkisi olabiliyor. Franchise Company Ortağı Ayçan Helvacıoğlu markalara, gitmek istedikleri pazarlarla ilgili hazırlıklarını önceden tamamlamaları, “Hangi ülkede markam ya da ürünlerim için nasıl bir potansiyel var, rakiplerim kimler, benim nasıl bir büyüme stratejim olmalı, master franchise’da aradığım nitelikler ne, hangi şartlarla iş birliği yapacağım?” gibi soruların yanıtları aramaları gerektiğini tavsiye ediyor. Bu soruların yanıtlarının o pazarda bir master franchise görüşmesi yapmadan önce masada hazır olması gerektiğine dikkat çeken Helvacıoğlu, bu konuda firmaların profesyonel destek almalarını öneriyor.

EN BÜYÜK İLGİ KÖRFEZ’E

En büyük ilgiyi Körfez ve Arap ülkelerinin gördüğünü belirten Helvacıoğlu, bu bölge ile uzun yıllardır süren ticari ilişkiler, bölgede Türk algısının güçlü olması, kültürel ortaklıklar gibi etkenlerle, bölge insanının Türk markalarına ilgisinin yüksek olduğunu ifade ediyor. Her pazarın ayrı dinamiklerinin olduğunu ve incelenerek ona göre bir iş planı yapılması gerektiğinin altını çizen Helvacı-oğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor:


“Alıcının yönettiği müzakereler maalesef en sık karşılaştığımız hata oluyor. ‘Yeter ki franchise vermiş olalım’ yaklaşımıyla, yanlış adaylara, marka için dezavantajlı franchise sözleşmeleri ile marka teslim ediliyor, sonra yaşanan pişmanlıklar ise kimi zaman telafi edilemiyor. Tam tersi, hazırlıksız olma hali, profesyonel alıcılar tarafından amatör bulunabildiği için, belki de marka için büyük bir fırsat olabilecek iş birliği şansları kaçırılıyor.”

Diğer bir hata ise yurtdışında franchise’lara yeterli destek verilmemesi. Merkez bu konuda bir yapılanma içine girmediğinde, franchise’ın başarısı ihtimallere kalıyor. Helvacıoğlu, “Maalesef bu durum o kadar sık görülüyor ki, özellikle Körfez ülkesi yatırımcıları bu konuda yaşadıkları kötü deneyimlerden ötürü Türk markalarına biraz çekince ile yaklaşıyorlar ve AvrupalI markaları bu anlamda daha güvenilir buluyorlar” diye konuşuyor.

Haberimizde yurtiçinde de yurtdı-şında da franchising vererek büyüme planları yapan 56 markanın hedeflerini araştırdık. Yeme içme sektörünün ağırlıklı olduğu bu 56 marka 2019 yılında yurtdı-şında master franchise yöntemiyle 577 şube açacak.

YURTDIŞINDA 200 MAĞAZA HEDEFİ

Atasay yurtdışında toplam 17 mağazası ile faaliyet gösteriyor. 3 mağaza Irak’ta, 1 mağaza Kıbrıs’ta, 12 mağaza Dubai’de, 1 mağaza ise Katar’da bulunuyor. Şirk|tm hedefi yurtdışında toplam 200 ffîağazaya ulaşmak. Franchise Bölge Müdürü Furkan Köylüer, “2019 yılında 7 mağazayı Birleşik Arap Emirlikleri’nde, 2 mağazayı Irak’ta, 4 mağazayı Katar’da, 3 mağazayı Umman’da, 1 mağazamızı Londra’da, 1 mağazamızı Paris’te, 4 mağazamızı Balkanlar’da, 10 mağazamızı Almanya’da olmak üzere toplam 32 mağaza açmayı hedefliyoruz” diyor. Etiler Marmaris de bu yıl itibariyle yurtdışına master franchise vermeye başlayacak. Etiler Marmaris Yönetim Kurulu Başkanı Mehmed Nureddin Çevik, “Yurtdı-şında, ABD, Dubai ve Romanya’da master franchise sözleşmeleri imzaladık. Almanya’nın Frankfurt, Düssel-dorf, Köln şehirlerinde ise bölgesel master franchise sözleşmeleri yaptık. Operasyonel süreçlerin tamamlanmasının ardından ilk şubeleri açacağız” diye konuşuyor. Artık yerli pizza zincirleri de yurtdışında marka olmayı hedefliyor. Pizza Bulls, bu markalardan biri. Şirket ilk yurtdışı açılımını 2018 yılında İngiltere ile yapmıştı. Pizza Bulls Yönetim Kurulu Başkanı Cavit Can Kırbeyi, 2019 yılında İngiltere pazarında dört şube daha açmayı hedeflediklerini belirtiyor.

Kırbeyi, 2023 yılında ise ABD ve Çin’e açılacakları bilgisini veriyor.

BÖLGENİN İLK DÖNERCİSİ OLACAK

Suudi Arabistan’ın Taif şehrinde bir şube ile hizmet veren Bereket Döner, gelecek beş yıllık dönemde başta Suudi Arabistan olmak üzere tüm Ortadoğu’da Bereket Döner Restoran ve Bereket Döner Duraklar açmayı planlıyor. Bereket Döner CEO’su Muhammet Nezif Emek, Afrika, Orta Asya, Türki Cumhuriyetleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Makedonya ve Avrupa ülkeleri için görüşmelerinin devam ettiğini söylüyor. Hem Balkanlar da hem de Bulgaristan’a açılmak için görüşmeler başlattıklarını da belirten Emek, “2019 yılsonuna kadar bu bölgede de yapmış olduğumuz fizibilite çalışmalarını sonlandırıp Bereket Döner Avrupa’nın ilk imzalarını atmış olmayı hedefliyoruz. Yeni bir ülke ve pazar olan Umman için sözleşmemizi imzaladık; Muskat’ta ülkenin ilk Bereket Döner restoranının duyurusunu yapıyor olacağız” diyor.


Yurtdışı açılımına Almanya ile başlayan Bursa Kebap Evi’nin Duisburgve Saarbrücken şehirlerinde toplam iki şubesi bulunuyor. Bu yıl yurtdışında Amerika, Fransa ve İran’la master franchise anlaşmalarını tamamladıklarını belirten Bursa Kebap Evi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Helvacı, 2019 yılında İran’da 3, Amerika’da Washington, Fransa’da Metz’de şube açacaklarını söylüyor. Helvacı, “Dubai Souk Madinat Jumeirah AVM’de ve Abu Dhabi Deerfields Mail & One Stop Cen-tre’da ise’kendi yatırımlarımızla üç şubemizi hizmete açtık. Toplam sekiz yeni şubemizle 103 şube sayısına ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuşuyor.

Nelere dikkat etmeli?

Devletin yurtdışı destek programlarından restoran ve kafeler de yararlanabiliyor. Yabancı bir ülkede franchising sistemiyle şube açarken kuruluş maliyetinden kira desteğine kadar birçok faklı konuda hibe desteği almanız mümkün. Devlet desteklerinden yararlanabilmek için öncelikle müracaat eden markanın Türkiye’de tescilinin yapılmış olması gerekiyor. Ardından hedef pazarların en az birinde markanızın tescil edilmesi şartı var. “Markamı yurtdışında nasıl koruma altına alabilirim” sorusuna verilecek cevap, onu hangi ülkelerde tescil ettirmek istediğinize bağlı olarak değişebiliyor. Marka koruması “tescil” ile sağlanabiliyor.

Ülke seçiminde 8 kritik soru

1. Ülkenin demografik yapısı markayı temsü etmeye uygun mu?

2. Satın alma gücü üründeki fiyatlarla eşdeğer mi?

3. Pazarın derinliği ne kadar?

4. Kültürel farklar talebi azaltır mı?

5. Hangi ürünlere daha çok ağırlık vermeli?

6. Lokasyon seçimleri neler olmalı?

7. Pazarlama faaliyetleri farklılıklar gösterir mi?

8. Yasal işlemlerde olumsuzluk çıkar mı?

Burcu Tuvay




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir