Anasayfa / İş Kurmak / Çok Para Kazandıran İş Fikirleri

Çok Para Kazandıran İş Fikirleri



Yeni iş fikirleri olarak tanıtacağımız 11 iş fikri projesinden para kazanmak için gerekli adımları attığınızda bu işlerden zengin olmak istemezmisiniz.

Genç emekliler, emekliliği yaklaşanlar, kendi işini kurmak isteyen her yaştan girişimciler… Özenle seçtiğimiz yeni nesil girişim projeleri tam size göre. Yeni yılın ilk girişim projelerinde yerinizi alabilirsiniz…

Para kazandıracak Yeni İş Fikirleri

2018 yılında pek bilinmeyen işlere el atmanın zamanı geldi. Herkesin gittiği yoldan gitmek istemiyorsanız aşağıda sunduğumuz yeni nesil işlere bir göz atmanızda yarar var. Çoğu benzersiz ve özgün nitelik taşıyan bu projeler hatırı sayılır yatırımlar gerektirmiyor. Batıda ‘small business’ olarak bilinen bu kategoride bize uyarlanabilecek harika yenilikler var.

Önemli olan işin içeriğini iyi anlamak, projeyi kendi katkılarınızla zenginleştirip herkesten önce hayata geçirmek; dahası, bu konuda öncü olmak. İyi bir markalaşma, günyn gereği olan sosyal medyada tanınmak ve kaliteden ödün vermemek ise günün getirdiği standartlar arasında.

Biz burada sadece işin özet tarifini yaparak başlıkları vermekle yetinmek zorundayız. Maalesef yer darlığından detaylara ve işin teknik açılımına giremiyoruz, işi geliştirip zenginleştirmek sizin iş fikirleri ve girişimcilik yeteneğinize kalmış.

Bulunduğunuz çevre, hedef kitlenin psikolojik algısı, kültürel ve teknik yeterlilik önemli.

Müşterilerinizin mutluluğu için çalışmanız halinde işinizi olağanüstü büyütebilir, kurumsallaşabilir, hatta yeni şubeler açarak zincir şeklinde işletmeler bile kurabilirsiniz. Her şey, yaratıcılığınıza, kıvrak zekanıza ve inovatif vizyonunuza bağlı. Şu anda içinde bulunduğunuz yaş grubu ise sizin yegâne sigortanız. Maceralara, yap-bozlara gerek olmadan en akılcı yoldan yürüyerek ilerleyeceksiniz. Önemli olan şey yapacağınız işin sıradanlıkla ilgisi olmamasıdır. Başlangıçtan itibaren kendinizi yeniliğe adayın. Yapacağınız yatırınım her aşaması sizi heyecanlandırıyor ve aklınızı sürekli yeniliğe yöneltiyor ise doğru yoldasınız. Size şimdiden başarılar diliyor; kolay gelsin diyoruz.

Arkeolojiye Yönelik İlgiden Kazanın

Antik kalıntılarının yanısıra, yazılı tarihi aydınlatıp anlatan birçok ören yerine sahibiz. Asur, Hitit, Lidya, Frigya, Urartu, Truva ve daha onlarca uygarlık kalıntısı…

Urfa ‘Göbekli Tepe’ ise dünyanın ilgisini çeken son keşiflerden biri. Mesleğiniz ve merakınız arkeoloji ve tarihle biraz olsun ilgiliyse bu konuda ilgi çekecek sıra dışı işler yapabilirsiniz. Yeni bir anlayışla tur operatörlüğü ya da sadece antik dünyaya odaklanan bir turizm girişimi yapmak sizin için verimli bir iş haline gelebilir.

Böyle bir uğraşıda temel farklılığınız sadece belli yerleri hedef alan ‘uzmanlık turizmi’ olacaktır. Düzenleyeceğiniz turlar ören yeri gezip göstermekten öteye, derinlemesine bilgi vermek ve katılımcıları şaşırtacak sürprizler hazırlamak şeklinde özetlenebilir. Konaklanacak otellerde ilgili ören yeri için uzmanları konuşturmayı, film gösterileri sunmayı ve konuklarınıza isimleri işlenmiş objelerin tıpkıbasım örneklerini armağan etmeyi sizi öne çıkaracak birkaç örnek olarak vermemiz mümkün. Hatta ilgili uygarlığın geçmişteki yerel kıyafetleriyle bir hoş geldiniz balosu düzenlemeyi ve konuklarınızı şaşırtmayı dahi planlayabilirsiniz. Olağanüstü arkeolojik zenginliğe sahip bir coğrafyada bir turizm girişimcisi olarak sıra dışı uygulamalar yapmanız yerli ve yabancı turistlerin çok ilgisini çekecektir.



Önemli olan ören yerini gezmek değil, o uygarlıkla ilgili bazı şeyleri yaşatarak hissettirmektir. Farklı olmanın getireceği yararlar sadece size kazanç sağlamakla kalmayacak, ülkemizin adını tüm dünyada daha da parlatacaktır. Her şey böyle bir uğraşıya devamlı heyecan ve canlılık katmaktan geçiyor. Bu anlattıklarımızın Mısır’da piramitlerin etrafında develerle gezinti yapmaktan çok daha farklı özellikler taşıdığını ve buluşsal nitelikte orijinal aksiyonlar içerdiğini unutmayalım.

Tepsi Sucuğuyla Bir Adım Öne Geçin

Önce en kolayından başlayalım. Özellikle gıda ve restoran işi daima kazandırır diyenler için basit bir proje. Hem ilginç hem de lezzetli…

Sucuk deyince bizim kültürümüzde ‘kangal sucuk’ ya da ‘parmak sucuk’ akla gelir. Son yıllarda piyasa diliyle ‘jop sucuk’ adıyla anılan baton sucuklar epey rağbet görüyor. Bunların yöresel olarak ‘bez sucuk’ görünümüne girmiş olanları da var. Sucuk üretimiyle ünlenmiş bazı yörelerde ise ‘sucuk içi kıyma’ tanımıyla aşçı yapımı restoran menüleri sıkça hazırlanıyor. Kısacası ünlü lezzetimizi sadece klasik haliyle değil, değişik çeşitlerde görebiliyoruz.

işte, ‘Tepsi Sucuğu’ bunlardan biri ve tümüyle mutfak sanatıyla ilgili buluşsal bir üretim çeşidi. Önceden hazırlanmış sucuk eti materyali tüm baharat ve çeşnileriyle karılıp yoğruluyor ve büyükçe bir tepsi içine konup, tıpkı baklava dilimi tekniğiyle şekillendirdikten sonra fırına veriliyor.

Sonuç, mükemmel bir lezzet ve alışılmadık görsellik içinde servis imkânı… Bu yöntem sucuğu geleneksel yöntemlerle olgunlaştırma işlemi içermediği için sadece restoran spesiyaliteleri için geçerli. Fakat yöntemi ticarileştirmek ve perakende kanalları yoluyla tüketiciye sunmak da pekâlâ mümkün. Burada aynı işlem bu kez tek porsiyonluk ‘tava’ olarak adlandırılan alüminyum tabaklara konuyor ve markalı olarak satılabiliyor. En yeni örneği Kuzey Afrika’da denenmiş ve çok beğenilmiş, ilgi oldukça yoğun. Üretimin inceliklerini en iyi bilen ulus olarak bu işi bizim girişimcilerimizin yapması epey ses getirir diye düşünüyoruz. Olgunlaştırma ve kurutma gibi klasik yöntemler geçerli olmadığı için çok daha kolay bir imalat yöntemi.

Tek zorluğu market servisi için soğuk zincir gerektirmesi. Yine de baklava dilimleri halindeki görsel bütünlük büyük ilgi çekiyor, bu alaminüt hazırlanan sucuğa karakteristik özelliğini veriyor. Dilimlerin belirgin olması ön şart. Ürüne doğrudan ‘tava sucuğu’ demek mümkün. Temel slogan şu: “Hijyenik olarak özel hazırlanmış sucuk menüsünü fırınla ve afiyetle ye!”

Otizm Sosyal Rehabilitasyon Kulubü

Her yıl nisan ayında kamuoyu gündemine gelen otizm konusu tüm dünyada olduğu gibi bizde de farkındalık yaratıyor. Otizm genellikle çocukluk yaşlarında başlayan, sosyal etkileşimleri kısıtlayan doğumsal ve gelişimsel bir rahatsızlık hali.

Henüz nedeni tam olarak bilinmiyor. Dünyada giderek artan bir yaygınlığı var. Ülkemizde halen her yaştan çok sayıda otistik birey bulunuyor. Bizde 70 çocuktan 1’i ne yazık ki otistik doğuyor. Çoğu sosyal ilişkilerde pasif kalmakla beraber önemli bir bölümü son derece yüksek zekâ belirtilerine ulaşmış.

Bazıları sayısal yetenekler ve matematikte şaşırtıcı özelliklere sahip. İçlerinde müzikle ve diğer sanat dallarıyla uğraşanlar dahi var.

Bu gerçeği bilerek bazı kentlerimizde sivil toplum kuruluşlarının da desteğini alıp ‘otizm rehabilitasyon kulüpleri’ kurmak mümkün. Bu kulüplerin özelliği otizmli çocuk ve gençleri yaş gruplarına göre sınıflandırarak belli meşguliyetlerle sosyalleşmelerini sağlamak. Böyle bir girişimin en önemli ayağı medikal anlamda lisanslı bir yöneticinin iş başında bulunması. Tercihen hekim kimliği taşıyan bu yönetici belli programlar uygulayarak otizmli bireylerin sıcak bir kulüp ortamında kendi farkındalıklarını sağlayabilir, hatta tedaviye yöneltebilir. Batıda örnekleri var. Önemli olan, otistik çocuk ve gençlerin sosyal ortamın bir parçası olduğunu kabul etmek ve bunu onlara hissettirmek.

Unutmayın; bu bir klinik hizmet değil, yerine göre güzel sanatların da desteğiyle onlara kulüp ortamı yaratmak. Konseıvatuar, üniversite, güzel sanatlar akademisi… Çeşitli meşguliyetleri var edecek ekipmanlar ise bu kurumların

vazgeçilmezleri arasında. Söz konusu iş markalaşmış bir örgütlenme içinde yapılabilir, önemli kentlerimizde şube ve merkezler açılabilir. Otistik bireylerin yaratıcılığına seslenen çeşitli aletler ve eğitim gereçlerinin bulundurulması ise işin gereği. Bilgi birikimi, güven verme ve profesyonellik bu işin olmazsa olmazları arasında.




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

myfikirler.org

Bunu da İnceledinizmi ?

Tütün Yetiştiriciliği Çok Para Kazandırıyor

Tütün tarımıyla uğraşan çiftçi sayısı 350 binlerden 50 binlere geriledi. Çiftçinin yaş ortalaması 50’yi geçti. …

Bir yorum

  1. Vay çok ilginç bilgi! Teşekkürler! Bunu takdir ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir