Anasayfa / İş Kurmak / İkinci El Eşya Dükkanı Açmak

İkinci El Eşya Dükkanı Açmak



Dünyada ikinci el pazarın büyüklüğünün 500 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Sadece ikinci el kıyafet pazarının 18 milyar doları bulduğu ve bu rakamın 2021’de 33 milyar dolara çıkacağı öngörülüyoro Değerlemesi 1 milyar doları aşan Letgo gibi start up’lar da bu potansiyelin peşinden gidiyor. Türkiye’de ise pazarın büyüklüğünün şu an için 100 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. İkinci elin farklı dikeylerinde ortaya çıkan ilk örnekleri, yeni girişimlerin takip etmesi bekleniyor.

İkinci El Eşya Mağazası Açmak

Son yılların en çok girişimci çıkaran alanlarının başında “ikinci el” geliyor. Kaynakların azalması ve dünya trendlerinin bilinçli tüketim yönünde gelişmesi de bu alana ivme katıyor. Dünyada ikinci el pazarının online ve offline birlikte olmak üzere 500 milyar dolar büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor. San Francisco merkezli, dünyanın en büyük ikinci el giyim ürünleri satan sitelerinden biri olan Thredup’m 2017 raporuna göre sadece ikinci el kıyafet pazarının büyüklüğü 18 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın 2021’de 33 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Uzmanlar, Türkiye’deki pazar büyüklüğünün 100 milyon dolar olduğunu düşünüyor.

Aslında uzun yıllardır offline tarafta B2B ve B2C olarak varlığını sürdüren ikinci el ürün satışı, e-ticaret ve mobilin yükselişiyle online kanalda da kendine önemli yer edindi ve adeta yıkıcı bir etki yarattı. Dünyanın en büyük ikinci el pazaryerlerinden biri olan Letgo’nun, ABD’de Uber, Lyft, WhatsApp, Wish ve Venmo gibi uygulamaları geride bırakarak en hızlı büyüyen ikinci uygulama konumuna ulaşması, bunun en büyük kanıtı.

Türkiye’de de 3 yılda 5 milyon dolar yatırım alan ModaCruz örneği, start up’lar için bu alanda büyük bir potansiyel olduğunu ortaya koyuyor.

CAZİBENİN NEDENİ

Amerika ve Avrupa’da uzun yıllardır yaygın olan ikinci el kültürü, Türkiye’de yakın zamana kadar önyargıyla yaklaşılan bir alışveriş yöntemiydi. Ancak bilinçli tüketim trendi alışkanlıkları değiştirdi. Rakamlara bakıldığında ikinci el pazaryeri alanında girişimciler için büyük fırsat olduğu aşikar. Peki, bu alanı bu kadar cazip kılan sebepler ne?

İkinci el platformların en büyük avantajı, klasik e-ticaret sitelerindeki depo, envanter ve lojistik maliyetlerinin olmaması. Sadece alıcı ve satıcıları bir araya getirmesi, işi başlatma kolaylığı ve maliyetin düşük olması da ilginin nedenleri arasında yer alıyor.

Özellikle son dönemde mobilin yükselişi de ikinci el pazaryerlerine yeni bir platform yarattı. Kullanıcılar satmak istediği ürünün fotoğrafını çekerek saniyeler içinde paylaşabiliyor. Bu hız ve kolaylık dışında kullanılmayan ürünlerin çokluğu da önemli bir etken.

Etohum’un kurucusu ve CEO’su Burak Büyükdemir, “Tüketiciler işe yaramayacak veya kısa sürede atacakları o kadar çok ürün satın alıyor ki ikinci el pazarının durması zor gözüküyor. Bu iş modeli, satışı gerçekleştiren için gelir sağlarken alıcı için de uygun fiyat avantajı sunuyor” diyor.

Bu alanda fırsat gören ve ModaCruz’a yatırım yapan Yemeksepeti.com CEO’su Nevzat Aydın, girişimlerin alışveriş dışında önemli bir işlev üstlendiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Dünya üzerinde ihtiyaçlarımızın sonu yok, ancak kaynaklarımız da giderek daha sınırlı hale geliyor. Yeni kuşak girişimciler, bu alanlara yatırım yaparak dünyadaki tüketim ve hizmet anlayışını değiştiriyor. Paylaşım ekonomisi kavramı çerçevesinde kaynak kullanımı azaltılmış oluyor. Bu esnada bir yandan kullanıcılar ciddi bir tasarruf sağlarken bir yandan da herkes kendi eşyasının satışından gelir elde edebiliyor.”

BİR NUMARA GİYİM

ikinci elde otomobil, konaklama, mobilya, ev aletleri, bisiklet, spor ekipmanları, elektronik ürün, kıyafet, aksesuar, çocuk eşyaları en çok rekabetin olduğu alanlar, ikinci el pazaryeri alanında dünyada en çok kullanılan uygulamaların başında gelen Letgo, her kategoriden ürünün satılabildiği bir uygulama.

2016’da Türkiye pazarına giren Letgo, 1,5 yılda kendi kategorisindeki en büyük pazaryeri olmayı başardı. Letgo Türkiye’nin pazarlama direktörü Onur Kavak, “Türkiye’deki ikinci el ekonomisinde açığa çıkarılmamış dev bir potansiyel olduğunu gördük. Tüketiciler, ikinci el eşya alıp satma fikrine son derece sıcak bakıyor” diyor, ikinci elde dünyada yüzde 49 oranla en yüksek pazar payına sahip olan kategori giyim. Türkiye’de giyim kategorisinde ModaCruz, Dolap, Sende Var Mı?, Gardrops Ortakdolap ve Givin gibi çok sayıda oyuncu var. Dolayısıyla bu alanda rekabet fazla ve yeni girişim kurmak isteyen oyuncuların işi zor. Örneğin Sende Var Mı?’mn kurucu ortağı Yasemin Selamoğlu, “Bu alanda artık yeni yatırımlara bir pazar payı yok” diyor.

Kendi girişimlerinin rakiplerinden nasıl ayrıştığını ise şöyle anlatıyor:

“Belli başlı mağazaların online satışlarının olmaması ve Anadolu’nun dört bir yanındaki insanların bu markaların ürünlerine daha uygun fiyata ulaşmalarını sağlamak amacıyla kurulduk. Sektördeki diğer rakiplerimizin aksine bağış yapma ve yaptırma imkanımız var. Kazandığımız yüzde 10 komisyonun bir kısmı, alıcının seçtiği kuruma bağışlanıyor.”

KİMLER KAZANIYOR?

Her ne kadar rekabet fazla olsa da ikinci el moda kategorisinde 100 milyon dolarlık bir potansiyelden bahsediliyor. Bu noktada önce davranıp pazarda yer edinen ve fark yaratan uygulamalar hayata geçirebilen girişimciler, pastadan daha büyük pay alıyor. Örneğin bu alanda dikkat çeken girişimlerin başında ModaCruz geliyor. 3 yılda 1,5 milyondan fazla kullanıcıya ulaşan ve 5 milyon dolar yatırım alan ModaCruz’un CEO’su Melis Güçtaş, “ABD’den döndüğümde oradaki gibi giymediğim kıyafetleri nakde çevirebileceğim bir platform aradım. Ancak lüks marka ikinci el modaya hizmet eden bir platform Türkiye’de yoktu. Modacruz’u kurmaya böyle karar verdim ve geldiğimiz nokta, doğru bir iş yaptığımızın göstergesi” diyor.

2016 Temmuz’da yayma alınan Dolap ise kuvvetli rakiplerin olduğu bu kategoriye sonradan girmesine rağmen kısa sürede 20 bin ürünün yüklendiği, kullanıcıların birbirine önerdiği bir platforma dönüştü. Kurucu ortaklardan Hande İzmirlioğlu, bu başarıda en büyük etkenin kullanım kolaylığı ve hizmet kalitesi olduğunu söylüyor. Bu alana girmek isteyen girişimcilere ise şu tavsiyeyi veriyor:



“Henüz çok ilerleme kat edilmemiş kategorilerde, doğru metodolojilerle müşterisine yakın kalmayı başarabilen bir start up, uzun vadede kazanır. Halihazırda rakiplerin yer aldığı kategorilerse start up’ların gözünü korkutmamak. Rakiplerin müşteriye olan mesafesi, müşteri odaklı yeni bir start up için açık kapı bırakıyor olabilir.”

MOBİLYA DA KEŞFETTİ

Mobilya kategorisinde ikinci el kullanımı aslında yaygın bir alışveriş kültürü. Türkiye’de ikinci el mobilya pazarındaki büyüklüğün, bu yılın sonunda 3 milyar TL olacağı öngörülüyor. 2020’de 5 milyar TL’yi geçmesi beklenen pazarda daha çok offline satışlar hakim. Online’ın pazardaki oranı hala yüzde 10 seviyelerinde olsa da bu durum hızlı bir şekilde değişiyor.

Dünyadaki örnekler de potansiyelin bir diğer kanıtı. Amerika’da Moveloot, Aptdeco, Chairish, Viyet; Avrupa’da Selency ve Pamono gibi siteler, bu kategorideki fırsatı değerlendirerek hızh bir büyüme yakaladı. Türkiye’de ise mobilya dikeyinde faaliyet gösteren Dekopasaj, şu anda yalnızca İstanbul’dan yapılan satışları, İstanbul, İzmit, Yalova, Bursa ve Tekirdağ illerinde yaşayan alıcılarla buluşturuyor. Mobilya dışında aydınlatma ve ev aksesuar ilanlarının bulunduğu ev dekoruna özel bir pazaryeri olan siteyi 200 bin kişi aktif olarak takip ediyor, 100 bine yakın kişi aktif e-bülten alıyor. Dekopasaj Kurucusu Emir Tümen, “Bugüne kadar 15 binin üzerinde eve girerek ikinci el mobilyayı yeni sahipleriyle buluşturduk. Alıcılar bir sepette birden fazla ürün alıyor ve çoğunlukla mobilya ağırlıklı sepet oluşturuyor. Bu da ortalama sepet değerini 500 TL üzerine çıkarıyor” diyor ve ekliyor:

“Pazaryerlerinde artık temiz kullanılmış, fiyatı son derece uygun eşyalar bulunabiliyor. Markalı ürünlerde ise ciddi bir talep mevcut. Bunun yanı sıra daha özel, seçilmiş, az bulunan eşyalar da keşfedilebiliyor. Artık insanlar alışverişte kişiselliği ön planda tutuyor.”

“SIFIR” OTOYU GEÇTİ

İkinci el pazarında en çok talep gören alan ise kuşkusuz otomotiv. Özellikle dövizdeki yükseliş ve OTV artışlarından sonra sıfır araç piyasasında daralma yaşandı. Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) verilerine göre 2016 yılında yüzde 5,8 büyüyen ikinci el otomotiv pazarının, 2017 sonunda yüzde 10-15 aralığında ilerleme kaydetmesi bekleniyor. Sıfır otomobil pazarında 2017’nin ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,6 daralmayla 305 bin 234 otomobil satılırken ikinci el pazarında aynı dönemde yüzde 5 artışla 2 milyon 493 bin 964 otomobil el değiştirdi.

Bu verilere göre sıfır otomobil için negatif olan atmosfer, ikinci el pazarına avantaj sağladı. Müşterilerin araç alma isteğinin azalmadığım söyleyen Garenta ve ikinciyeni. com Genel Müdürü Özgür Maraş, “Çoğu aracın internet üzerinden satıldığı bu dönemde, bu deneyimi güvenli hale getiren, sektör hakkında detaylı bakış açısı sağlayan, ekspertiz gibi hizmetler sunacak start up’ların şansının yüksek olduğunu düşünüyorum” diyor ve şöyle konuşuyor: “İkinci el otomobil satın almak, birçok gelir grubunda tüketicinin tercih ettiği bir deneyim. Aslında ikinci el sadece alt ve orta gelir grubunun değil, yatırımlarını akıllıca değerlendirmek isteyen üst gelir grubu tüketicilerin de tercih ettiği bir yöntem. İkinciyeni.com’un çıkış noktası da bu oldu. İkinciyeni.com, kötü deneyim istemeyen, zamanı değerli olan, diğer sektörlerden alıştığı kolaylığı her işinde arayan ve güvenebileceği bir platform arayan kişilerin ihtiyaçlarına cevap veriyor.”

NEDEN YATIRIM YAPTILAR?

“HALA BOŞLUKLAR VAR”

Lidyana .com CEO’su Hakan Baş, ikinci el pazaryeri Gardrops’un yatırımcılarından… Girişimin ölçeklenebilir bir iş modeli olması dolayısıyla yatırım yaptığını söyleyen Baş, “Pazar henüz tam doygunluğa ulaşmadı ve farklı dikeylerde hala boşluklar var. Diğer oyunculardan farklılaşabilen, müşteriyi dinleyen, kolay arayüzü ve iyi işleyen operasyonu olan girişimler hızlıca ön plana çıkabilir” diyor.

İVME YAKALAMIŞTI

Getir’in kurucu ortaklarından Serkan Borançılı ise “Gittigidiyor ve BiTaksi gibi Modacruz’a da yatırımcı olarak girmemin başlıca sebebi, ivme yakalamış bir pazaryeri girişimi olmasıydı” diyor. Pazarla ilgili de şu yorumu yapıyor: “Konusunda başarılı olan ve yeterli kitleye ulaşmış bir pazaryerinden kolay kolay pazar payı alamazsınız. Pazaryeri, ‘Kazanan her şeyi alır’ bir modeldir ve İkinciye pek yer yoktur.”

3 BAŞARILI GİRİŞİM

BEBEK 0-14 yaş arası çocuk giyim, oyuncak ve araç gereç sektörünün Türkiye’deki büyüklüğü yaklaşık 550 milyon dolar. Özden Pusat, ikinci el satışta özellikle bebek ve çocuk alanındaki boşluğu görerek tutumluanne.com’u kurdu. Pusat, “Bu işin öncülerinden biri olarak kullanıcılara güvenli bir altyapı sunmanın ötesinde ürün kalitesi açısından belli bir standardı oluşturmak, ikinci el alım-satımı konusunda kullanıcıları bilinçlendirmek ve yönlendirmek gibi fonksiyonlara sahibiz” diyor.

KİTAP Ali Aslan’ın kurduğu mobil tabanlı ikinci el platformdu Sahaf, sadece kitap dikeyinde hizmet veriyor. Aslan, ikinci el alanında girişim kurmasının sebebini şöyle açıklıyor: “18-25 yaş arası kullanıcıların neredeyse tüm işlemlerini mobilden yapması, mobil girişimler için en büyük artılardan biri. Pazaryeri girişimlerinde ürün stok depolama tedarik gibi maliyetlerin olmaması en önemli avantaj olarak görünüyor. Hiç kitap satın almadan kitap satışı yapılan bir pazaryeri uygulaması yapabiliyorsunuz.”

BAĞIŞ Kullanıcıların kullanmadığı her ürünü satabildiği Givin’in farklılaşan özelliği ise gelirleri bağışa çevirmesi. Kurucu ortak Başak Süer, iş modelini şöyle anlatıyor: “Duran eşyalarını bağış karşılığında uygun fiyatlara vererek kullanıcılarımız, hem fazlalıklarından kurtuluyor hem bağış yaratarak iyi amaçlara destek oluyor hem de eşyalar onları kullanacak kişilerle buluşuyor. Buna 3 taraflı bir kazan kazan modeli diyebiliriz. Kullanıcıların yaptığı ödemeler, satıcı kişinin seçtiği TEGV, TOG, TOÇEV, Koruncuk ve Tohum Otizm vakıflarından birine bağışlanıyor.”

İYİ YATIRIM ALMAYAN GİRMEMELİ

MARJ DÜŞÜK 500 İstanbul Yönetici Ortağı Rina Onur Şirinoğlu, ikinci el işinin klasik e-ticaret sitelerine göre avantajlı gözükse de düşük marjlı bir iş modeli olduğunu belirtiyor. “Rekabetin çok yüksek olduğu marketlerde, aynı müşterilerin peşinden koşan pazaryerleri arttıkça müşteri elde edinme maliyetleri de yükseliyor. 0 sebeple pazara ilk giriş yapan ve yüksek sayıda kullanıcıyı bünyesine katmış olan oyuncular, rakiplerinin kendilerine yetişememelerini sağlayabiliyor” diyor.

REKABET ZOR ikinci el pazaryerinin ekonomik yavaşlama dönemleri için müşteri gözünde ideal bir hizmet olduğunu ifade eden Boğaziçi Ventures Kurucu Ortağı Burak Balık, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Oldukça büyük bir pazar ve büyümeye de devam ediyor. Ancak bence rekabet büyük ve iyi yatırım almayan start up’ların girmesini çok tavsiye etmiyorum. Niş ürün dikeylerinde pazaryeri fırsatları var, sadece çok büyük şirket değerlemeleri hayal edilmemeli.”

Nil Dumansızoğlu




İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Yeni İş Modeli Dikey Topraksız Tarım

Kim demiş kentte tarım yapılmaz diye Dikey tarım teknolojisi, toprağa ihtiyaç duymaksızın kapalı alanlara yerleştirilmiş …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir