Arı Ürünleri Girişimcisine Çok Para Kazandırıyor

DOĞAL hayat ve insanlar için arıların önemi çok büyük. Ünlü bilim adamı Al-bert Einstein’ın “Arılar olmasa insanlık ancak dört yıl yaşayabilir. Arılar döllemezse tozlanma olmaz, bitki olmaz, hayvan olmaz, sonunda da insan olmaz” sözünü herkes bilir. Bilir ama yine de arıların yaşaması için gereken koşullara zarar vermeyi sürdürür. Arıların hayatımızdaki önemini her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Son yıllarda yapılan çalışmalar ile en az bal kadar önemli bir diğer arı ürünü daha öne çıktı: Propolis. İçeriğindeki bileşikler sayesinde bağışıklık sitemini güçlendirdiği konusunda ciddi çalışmalar var. Koronavirüs salgını nedeniyle -bağışıklık sisteminin önemi artınca, korunma amaçlı olarak bu özelliği sağlayan ürünlere yönelik yoğun bir talep oluştu ve böylece propolis bir kere daha gündeme geldi. Güçlü antioksidan etkilere sahip olduğu bilinen propolis, son zamanlarda çok talep görüyor. Hal böyle olunca, yani talep artınca, sahteleri de piyasalarda görülmeye başlandı. Bu mucizevi ürünün kilogram fiyatı ortalama 500 TL civarında. Propolis hakkında merak edilenleri sektörün önde gelen isimleriyle konuştuk…

“SATIŞLAR YÜZDE 300 ARTTI”

Yılda 17 ton propolis üretimi gerçekleştirdiklerini söyleyen Altıparmak Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak, pandemi sürecinin en başından itibaren artan talebin halen devam ettiğini söyleyerek sözlerine başlıyor. Türkiye’de propolis pazarının büyüklüğünün yaklaşık 30 milyon TL olduğunu belirten Altıparmak, “Fonksiyonel gıdalar her yıl olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da yükselişte olacak. Pandemi sürecinde özellikle bağışıklık güçlendirici, doğal takviye edici gıdalar tüketiciler tarafından yoğun ilgi gördü” diyor ve şartlar uygun olduğu takdirde sektörün, pandemi süreciyle birlikte başlayan yükselişini aynı ivmeyle devam edeceğini ifade ediyor.


Türkiye’nin önde gelen bal ihracatçılarından olduklarım söyleyen Altıparmak, 1994’den bu yana Almanya, Avusturya, Hollanda, Belçika, Fransa, İngiltere, Çin, Azerbaycan, Singapur, Japonya gibi ülkelere ihracat yaptıklarının altım çiziyor.

Firmanın sağlığı ve inovasyonu birleştiren Apitera, Propolis ve Ballım ix gibi ürünlerine yönelik ilginin arttığını söyleyen Altıparmak, pandemi nedeniyle tüm sektörlerin ihracat rakamlarında belirli bir düşüş yaşandığını ancak bağışıklık güçlendirici ve sağlık faydası olan doğal ürünlerin ihracatının arttığını dile getiriyor. “Propolis, yurtdışmda yoğun talep edilen ürünler arasına girdi. Balparmak Apitera serisinde yer alan ürünlerimizin, Amerika’dan Uzakdoğu’ya kadar geniş bir bölgeye ihracatını gerçekleştiriyoruz. Balparmak Propolis ürünümüzü de başta Amerika olmak üzere farklı bölgelere ‘ihraç etmeye başladık” diyen Altıparmak, koronavirüs vakalarının ülkemizde görülmeye başlandığı günden itibaren bal ve özellikle propolis gibi bağışıklık sistemine destek sağlayan doğal ürünlerin yoğun ilgiyle karşılandığını söylüyor. Firmanın propolis ürünlerinin satışı son birkaç ayda yüzde 250-300 artmış.

“HIZLI BÜYÜYEN BİR PAZAR”

4 bin sözleşmeli arıcı ve 400 bin kovan ile yılda yaklaşık 50 ton ham propolis üreten BEE’O Propolis, yurt dışında BEE&YOU markasıyla, 14 farklı ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Propolis, arı sütü, polen, arı ekmeği ve ham bal gibi ürünler ürettiklerinin altını çizen firmanın kurucusu Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı, ayrıca an ürünleri içeren yüzde 100 doğal karışımlar, tablet, damla, sprey, şurup ve kozmetik formunda ürünleri de ihraç ettiklerini söylüyor. Bu ürünleri ABD, Güney Kore, Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsveç, İngiltere, Fransa, Kıbrıs, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan’a ihraç ettikleri bilgisini veren Samancı, “Anadolu propolisini bir dünya markası yapma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Yedi milyon arı kovanı ve 60 bin profesyonel arıcısı ile Türkiye dünyanın ikinci en büyük arıcılık ülkesi” diyor.

Türkiye’de üretilen arı ürünlerinin kalitesi ve özelliklerinin diğer ülkelere göre çok daha üstün olduğunu söyleyen Samancı, ülkemizde tahminen 40 milyon dolarlık bir pazar öngördüklerinin altını çiziyor. “Dünyada sağlıklı gıda pazarı çok hızlı büyüyor. Bu pazarda arı ürünlerinin yeri son derece önemli. Yılda yüzde 13 ile en hızlı büyüyen pazarlardan biri. Hastalıklar tüketicilerin doğal ürünlere olan ilgisini artırdı” diyen Samancı, bir iki yıl içinde ülkemizdeki pazar büyüklüğünün dört katına ulaşacağını ve benzer oranın dünya genelinde de görüleceğini öngörüyoruz.

Ürünlerinin Türkiye’de online olarakwww.beeo.com. tr üzerinden ve Carrefour, Macrocenter, Migros, Gratis, Joker, e-bebek vb. 5 bin perakende satış noktasında ayrıca BEE’O UP markasıyla 30 bin eczanede mevcut olduğunu söyleyen Samancı, ABD’dc ise Beeandyou. com üzerinden temin edildiğini belirtiyor. Ayrıca Amazon, Wallmart, E-bay ve CVS eczane zincirleri ile 3500 perakende satış noktasında tüketicilerle buluşturduklarının altını çiziyor.

“YERLİ ÜRETİCİ EĞİTİLMELİ”

Propolis pazarının pandemi sonrası satış rakamlarının her geçen gün artış gösterdiğini belirten Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen, “Hem bilinirliliği tarafında büyüyeceğini öngören Sezen, “Önemli olan sözünü ettiğimiz katma değerli ürünlerin yerli arıcılarımız tarafından üretilmesi. Bunun için tüm paydaşların arıcılarımızı yönlendirmesi gerekiyor” uyarısını yapıyor. Arı ürünleri ile ilgili standartların Bakanlık tarafından oluşturularak Bal Kodeksi’ne eklenmesi gerektiğini de vurgulayan Sezen. “Bizim de dahil olduğumuz standart çalışmaları var. Bu yapılırsa ürünlerin tüketiciye ulaşmasındaki tüm süreçte belli standartların oluşması sağlanacaktır” diyor.

“PAZAR DAHA DA BÜYÜYECEK”

Propolis pazarının her geçen gün büyüdüğünü dile getiren Eğriçayır Balı Kurucusu Celal Çay, ilk propolisi 2010’da ürettiklerini söylüyor. O yıllarda arıcıların bile propolisi çok bilmediğini ifade eden Çay, şimdüerde tüketicinin ilgisinin giderek arttığını söylüyor. Tüketicilerin propolisi genellikle kış hastalıklarını atlatmak için daha çok kullandığını söyleyen Çay, pandemiden önce Ortadoğu ve AB ülkelerine ihracat yaptıklarını ancak pandemi ile birlikte üretimi sadece iç piyasaya verdiklerini vurguluyor. “Organik sertifikalı ürettiğimiz için üretimimiz kısıtlı. Bu nedenle üretimimizi iç piyasada değerlendirmek istiyoruz. Yıllık 5 bin litre propolis üretiyoruz. Önümüzdeki sezon için üretimi iki katına çıkartmayı hedefliyoruz” diyen Çay, propolis satışlarının korona ile birlikte üç kat arttığı bilgisini veriyor.

Büyümelerindeki en büyük engelin üretimin kısıtlı olması olduğunu belirten Çay, önümüzdeki yıl için organik sözleşmeli üretici sayılarını artırdıklarım ve her yıl kontrollü büyümeyi planladıklarını söylüyor. Çay, bu ürünün gelecekteki pazar büyüklüğünün ne olacağıyla ilgili olarak şöyle konuşuyor: “Propolisi bugüne kadar genelde sadece aile işletmeleri üretiyordu. Pandemi ile birlikte büyük kurumsal ilaç firmaları da üretime başladı. Kurumsal ilaç firmalarının sektöre girmesiyle propolis pazarı daha da büyüyecektir.”

Dr. Ece YİĞİT / Medipol Pendik Üniversite Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı
“Bağışıklık sistemini daha iyi çalıştırır”

Propolisin bağışıklık güçlendirici etkisinin yanı sıra koronavirüs ailesi dahil birçok virüs ailesi üzerine etkisi yapılan bilimsel çalışmalar ile kanıtlandı. Ancak propolis koronavirüsün vücudumuza girmesini yani enfekte olmamızı engellemez. Virüs vücudumuza girdikten sonra onu bertaraf etmek için hemen devreye giren bağışıklık sistemimizin daha iyi çalışmasını sağlar.

Virüsün hücrelerimizin içine girme oranını azaltır, çoğalmasını engeller ve direkt toksik etkisi ile öldürmeye yardımcı olur. Bu nedenle ideali enfekte olmamak için gereken tüm önlemleri almanın yanında destek amaçlı propolis kullanmaktır. Propolisi alırken dikkat etmemiz gereken noktalar vardır. Ham propolis arı ölüleri, bitki parçaları, larva kalıntıları gibi istenmeyen kısımları da içerir. Kullanılmadan önce uygun çözücülerle ekstre edilerek ön saflaştırma işlemine tabi tutulması gerekir. Diğer kovan ürünleri gibi propolisin de elde edildiği kovanın çevre koşulları önemli.

Alınan ürünün tarım ve veteriner ilaçlan, radyoaktif kontaminasyon, ağır metaller vs. açısından analiz edilmiş olması gerekir. İçerisinde katkı ve koruyucu varsa gerçek propolis değildir çünkü propolisin kendisi koruyucudur ve bir katkıya ihtiyacı yoktur. Ürüne dönüştükten sonra yüksek sıcaklık ve ısıdan korunması gerekir.

Propolis damla, hap, draje, kapsül, macun, sakız, gargara formunda ağızdan, buharlaşma yolu ile burundan, fitil, sabun ve merhem ile anüs ve vajinadan, krem, merhem, losyon, sprey, sabun, şampuan olarak deriden kullanılabilir. Bir hastalık durumu olmadığında sağlığımızı korumak için erişkinlerde günde 20, çocuklarda günde 10 damla suya karıştırılarak tüketilebilir. Hastalık durumunda doktorunuzun uyguladığı medikal tedaviye ek olarak dozunu arttırarak kullanabiliriz.

Ayhan ERCAN / Tüm Aktarlar ve Baharatçılar Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiricileri Derneği (TABDER) Başk.
“2020, propolis yılı olacak”

Propolis 2000’li yılların başından beri aktarlarda satılıyor. Salgın sırasında talep oldukça arttı,1999’da ilk kez konuk olduğum televizyon programından bugünlere dek sürekli propolisi anlatıyorum.

İki kitabımda da bu ürünün özellikle bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerine geniş yer verdim. Bilindiğinin aksine bağışıklığı güçlendirmekten ziyade bağışıklığı düzenliyor. Olması gerektiği gibi çalışmasını sağlıyor. İyi bir propolis kişinin her 4-5 kilosu için 1 damla gibi alınabilir.

Böyle salgın durumlarında miktar iki katına çıkarılabilir. Çok fazla tüketilirse yan etki olarak tansiyonu düşürebilir. Bu dönemde propolis fiyatları çok değişken. Aktarlarda genellikle sıvı formaları oluyor; gramaja bağlı olarak 50 ile 200 TL arasında satılıyor. Bu yıl için propolis yılı diyebiliriz. Adı üzerinde propolis, “şehrin koruyucusu” demek. Bu kış sadece propolisin değil, zencefil, zerdeçal ve mürverin de yılı olacak.

Aslı Elif TANUĞUR SAMANCI / BEE’O Propolis’in Kurucusu, Gıda Yüksek Mühendisi
“Sahtesine dikkat”

Propolisin sahte olup olmadığının anlaşılması tüketici açısından son derece zordur. Propoliste bulunması gereken etken maddelerin (fenolik ve flavonoidlerin) analiz edilmesi gerekir. Etiketinde belirtilen miktarda propolis içerip içermediği de kontrol edilmeli. Bu tüm test ve analizleri İstanbul Teknik Üniversitesi Arı Ürünleri Mükemmeliyet Merkezi’nde yapabiliyoruz. 2017’den beri tüm dünyadan propolis özütü olarak satılan ürün örnekleri topluyoruz. Bunların etken madde içeriklerine ve etiketinde belirtilen miktarda propolis içerip içermediğine baktık. 150 ürünün yüzde 90’ının etiketinde belirtilen miktarda propolis içermediğini tespit ettik. Tüketici kandırılıyor. Özellikle su ve yağ bazlı iddiası ile satılan ürünlerin tamamının neredeyse hiç propolis içermediğini gözlemledik. Bu nedenle tüketiciler propolis alırken çok dikkat etmeli. Yardımcı madde kullanmadan tek başına su veya yağ ile özütlendiği iddiası ile satışa sunulan ürünler tercih edilmemeli. Ayrıca yerli ürünleri tercih etmeliler; çünkü Anadolu propolisinin etkinliği diğer ülkelerde üretilenlerden çok daha yüksek. Anadolu propolisinin rengi açık kahveden koyu kahveye kadar değişir. Su gibi renksiz veya yağ gibi sapsarı olmaz. Doğru özütlenmiş Anadolu propolisi suya damlatıldığında suyun rengini sarıya dönüştürür, kahverengi yapmaz. Suyun renginin kahverengine dönüşmesi boyar madde ilavesi göstergesi olabilir. Propolisin doğal tadı keskin ve acımtıraktır, içinde hiç şeker bulunmaz.

Tüketici kullandığı ürünün nerede ve hangi koşullarda üretildiğine, arkasında ciddi bir ekip ve uzmanlık olup olmadığına, kovandan sofraya izlenebilir, sertifikalı bir süreç olup olmadığına da dikkat etmeli.

Soru ve yanıtlarla propolis

Propolis nedir?

Propolis, reçineli ve mum kıvamında olan, arılar tarafından belli bitkilerin ve ağaçların tomurcuklarından, yapraklarından, dallarından toplanan bir maddedir. Arılar tarafından kovandaki çatlakların kapatılması, uçuş deliğinin daraltılması ve kovanın bakteri ile virüslerden korunması amacıyla kullanılır.

Kimler kullanamaz?

Arı ve arı ürünlerine alerjisi olanların kullanmaması gerekir. Propolis allerjisi olup olmadığını anlamak için bilek iç yüzüne bir damla damlatılarak bekletilir. Kızarıklık ya da kaşıntı gibi bir cilt reaksiyonu gözlenmiyorsa alerji olmadığı düşünebilir. Düşük dozda örneğin günde 1 damla ile başlamak, dozu yavaş yavaş arttırmak gerekir.

Rengi önemli mi?

Genellikle koyu kahverengi renktedir ancak elde edildiği bitkinin kaynağına göre farklı renklerde olabilir. Sarı, yeşil, kırmızı ve şeffaf propolisler de vardır. Ancak dünyanın neresinde olursa olsun arılar propolisi benzer amaçlarla yani kovanı mikrobiyolojik etkenlerden korumak ve onarmak amacı ile hazırladıkları için temel etki renge göre değişime uğramamaktadır.

İsmi nereden geliyor?

Yunanca ön/giriş anlamına gelen pro ve şehir anlamına gelen polis kelimelerinin birleşmesi ile oluşmuştur. Arıların yaşadığı kovan şehir olarak kabul edilirse propolis şehrin güvenliğinden sorumlu madde olarak kabul edilebilir.


Bal arıları bitkilerin yaprak, dal, gövde gibi çeşitli kısımlarından topladıkları resin isimli maddeyi bal, balmumu, polen ve yutak enzimleri ile karıştırarak kovanın dayanıklılığını arttırmak için kullanırlar. Kovana daima propolis ile kaplanmış bir kapıdan girip çıkan arılar bu şekilde hem kendilerinin hem kovanın hijyenini sağlamış olurlar.

İçeriği ve analizi

Propolisin yüzde 50’sini balmumu, geri kalan büyük bölümünü de reçine oluşturur. Reçinenin içerisinde propolisin insan beslenmesi açısından önemli bileşenleri fenolikflavonoidler er bulunur. İçeriğinde yoğun miktarda bulunan balmumu insan vücudunda sindirilemez. Dolayısıyla, tüketime uygun hale getirilmesi için öncelikle propolisten balmumunun uzaklaştırılması, reçinenin içerisindeki faydalı bileşenler özütlenmesi gerekir. Böylece ham halde vücudumuzda yüzde 2 oranında sindirilebilen propolisin sindirilme oranı yüzde 90-95’lere çıkabilir. Burada önemli nokta; bu faydalı fenolik flavonoid bileşenlerin elde edilme yönteminin ciddi bir uzmanlık gerektirmesidir. Özütleme işlemi doğru yapılmazsa son üründe faydalı bileşenler bulunmaz. Propolisin, su ve ya yağda çözünürlüğü çok düşüktür ve faydalı bileşenlerin sadece su ve yağ kullanılarak elde edilmesi mümkün değildir. Ekstraksiyon işleminde mutlaka su ile birlikte etanol, glikol, gliserol gibi yardımcı maddeler kullanılmalıdır.

Propolisin Faydaları

■ Propolis birçok bakteri, virüs ve mantar enfeksiyonunda etkilidir.

■ Bağışıklık sistemini güçlendirir.

■ Kalorisi sıfırdır.

■ Kan şekerini dengeleyici etkisi vardır.

■ Antioksidandır. Vücudumuzda biriken serbest radikalleri yani hücre atıklarını temizleyerek daha canlı ve sağlıklı olmamızı sağlar.

■ Kanser hücreleri üzerine etkilidir. Kan kanseri, meme kanseri, prostat kanseri üzerine etkili olduğu iddia edilir.

■ Kanser tedavisinde radyoterapi uygulanmalarında kullanımı önerilir.

■ Deri enfeksiyonlarının, yara ve yanıkların tedavisinde kullanılır.

■ Gastrite karşı koruyucu ve tedavi edicidir.

■ Diş çürüklerini önler.

■ Kan basıncını ve kan yağlarını düşürerek kalp üzerinde koruyucu etki gösterir.

■ Propolisin insanlarda günde 70 mg kadar kullanıldığında güvenli olduğu ve yan etki toksisite görülmediği iddia edilmektedir.

■ Arıcılar gibi ham propolis

ile uğraşan kişilerde temas alerjisi görülebilir.

■ Çok yüksek derişimde ve miktarda kullanıldığında dermatit, solunum güçlüğü ve mide bulantısı gibi istenmeyen etkilere neden olabilir.

MERVE YILMAZ




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir