Bayilik sistemi e-ticarete uyumlanmak zorunda

DİJİTAL dönüşümün yarattığı önemli alanlardan biri kuşkusuz e-ticaret…

Buradaki büyüme rakamlarını geçtiğimiz haftalarda paylaşmıştım. Nielsen’in rakamlarını size yine hatırlatacağım. Ama önce birkaç not aktarmak istiyorum. Kriz dönemlerinde e-ticarete doğru kayma ve büyüme artıyor. Fiyat baskısının olduğu bu dönemlerde, maliyetlerin daha düşük olduğu, aracıların ortadan kalktığı e-ticaret ortamı veya diğer değişiyle online satışların yükselişine şahit oluyoruz. Türkiye ekonomisinin bir dalgalanmadan geçtiği son birkaç yılda bu süreç çok hızlandı. Perakende sektörü bu etkiyi özellikle yoğun olarak hissediyor; en çok hissedenler de bayiler oluyor. Üstelik burada bazı ana firmalar kendi bayilerine bile rakip olabiliyor. Öyle ki, sıkışan satışlar ve artan stoklar nedeniyle ana firmalar kendi online satışlarında ‘bayileri öldürücü’ fiyatlar koyabiliyor. Şirketler biran önce stok yükünden kurtulmak istiyor. Düşen kar marjlarına bir de dalgalı ekonominin fiyat baskısı eklenince bayiler arada sıkışıp kalıyorlar.


Mağaza ve çalışan maliyetleri gibi pek çok konu nedeniyle kar marjları düştüğü gibi satışlar da düşüyor. Bu nedenle mağaza kapanmaları artıyor. Ne yazık ki bu durumdan kaçış yok; tüketici de sıkışmış durumda, kuruşunun hesabını yapıyor ve online satışa yöneliyor. Tüketici ‘private label’ market markalarını ya da kalitesine güvendiği yerlerin ‘no name’ markalarını tercih ediyor. Bayiler de kendi içlerinde dijitalleşip online satışlara yöneliyor. Fakat büyük alıcı konumunda olan online pazar yerleri ya da ana firmaların kendi satışları ile mücadele etmek kolay değil. Onların da kendi dijitalleşme modellerini hayata geçirmeleri gerekiyor.

dijitalleşme

DÜNYA VE TÜRKİYE’DE E-TİCARET

Nielsen 2018 Küresel E-Ticaret Rapor’una göre, dünya genelinde e-ticaret 2018’de bir önceki yıla göre yüzde 18 büyüme kaydederek 2.9 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştı. Bu rakam, tüm küresel perakende satışların yüzde 12’sine karşılık geliyor. Burada, e-ticaretin toplam ticaretteki payı olarak öne çıkan bölgelere baktığımızda, Asya Pasifik ve Kuzey Amerika bölgelerinin başı çektiğini görüyoruz. Asya Pasifik bölgesi, aynı zamanda yüzde 30’u aşan büyümesiyle küresel e-ticaretin motor gücü olarak öne çıkıyor. Türkiye’de e-ticaretin 2018’deki payının yüzde 5.3, büyümesinin ise yüzde 38 olduğunu söylemek mümkün. Büyüme rakamı gerçekten çok yüksek. Türkiye’de FMCG (hızlı tüketim ürünleri) kategorilerindeki online alışveriş payının yüzde 2’ye ulaşıyor ki bu pazarın büyüklüğünü düşündüğümüzde hiç de düşük bir rakam değil.

Kendi ayağına kurşun sıkmak

TÜRKİYE’DE yıllardır dijitalleşmeyi en fazla yazan ve konuşan gazetecilerden biriyim. Durmadan geleceğin dijital dünyasını anlatıyorum. Keşfettiklerimi paylaşıp okuyucuları etkilemeye çalışıyorum. Çünkü gelen dalganın büyüklüğünü görebiliyorum.


Gerek Türkiye’de yönetim kademesindekileri, karar vericileri, gerekse Türk iş dünyasının bu konudaki farkındalığının artması gerektiğini düşünüyorum. Konu bazılarının yaptığı ‘robot’ ya da ‘yapay zeka’ şakalarının ötesinde. Şakaya gelir yanı yok. Rekabette öncü olmak istiyorsanız, dijital dönüşümü, üstelik kendi inovasyon gücünüzü ve farklılığınızı da katarak başarmak zorundasınız.

Bunları düşünürken Türkiye’nin kendi insan gücü, inovasyon emeği ile gerçekleştirilen ilk dijital cüzdanının Rekabet Kurumu kararıyla kapatılacağını öğrendim. Şaşırmadım desem yalan olur. Gerekçeyi bilmiyorum ama BKM Exp-ress özellikle e-ticaret sitelerinin, dijital ödemelerinin gelişimine çok katkı yaptı ve üstelik bunu bedelsiz yaptı. Şimdi pazarda pek çok dijital ödeme sistemi var. Hepsinin önü açık, rekabeti bozacak ne var? Arkasında bankaların olduğu bir organizasyon var. İyi de öbürlerinin arkasında da pek çok uluslararası marka ve organizasyon var. Burada en azından Türkiye’nin emeği var. Dezavantajlı durumlar varsa değerlendirilir. Fakat bu günümüz dijital dünyasında kapama gibi karar vermek hangi yüzyıla ait bir bakış açısı, değerlendirmeyi size bırakıyorum. Dijitalde başarabildiklerimiz zaten az; bir de olanı yok etmek, gerekçe ne olursa olsun harcanan emeğe, yatırıma yazık.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir