Franchising sektörü bayilik yoluyla büyüyor

2019’da 50 milyar doları aşması beklenen franchising sektörü hali hazırda 3 bin zincir işletmenin sahip olduğu 60 bin şube sayısı ile büyümesini sürdürüyor. Zincir sayısı ile Avrupa birincisi olan Türkiye’de son beş yılda yüzde 180 gibi rekor bir büyüme gösterdi. Bu büyüme 200 bin kişiye yeni istihdam alanı yarattı. Şu ana kadar dışarıya açılan markaların sayısı 150’yi geçti. 2023 itibariyle franchising sektörünün büyüklüğünün 100 milyar dolarlık hacme ulaşması bekleniyor. 2050’de franehise edilebilecek konseptler üreten ve anahtar teslim hizmet veren franehise ajansları olacağını ve alışveriş merkezlerinde gıda dükkânlarının hazır giyimcilerle yan yana, iç içe konumlandırılacağım düşünüyorum. Mobil uygulamaların ve hızlı teslimatın gelişmesiyle, yemek sepeti ve getir yemek gibi uygulamalar artacak. Drone’lar devreye girecek. “Be My Franehise” fuarı markası sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada etkin olacaktır.


Franchising sektörü ekonomideki toparlanmanın olumlu havasından etkilenmiş vaziyette. Zincir markaların şube sayıları giderek artıyor. Dijitalleşmeye yatırım yapan markalar atılım içinde…

2019’UN ilk yarısını geride bırakan markaların odağında yılın ikinci yarısında franchising ile büyüme var. Bayilik yoluyla hızla büyüyen ve sadece yurtiçi değil, yurt dışında da markalaşmayı hedefleyen firmalar, şube açma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu yıl ikinci yarıdan beklenti büyük. Özellikle dijitalleşme yolunda yatırımlarım hızlandıran firmaların hedefinde gençler yer alıyor.

Para’dan Ayşegül Küçükkurt Zor’un haberine göre; Türkiye’nin her konuda başarılı olabileceğini söyleyen firma sahipleri, Türkiye’yi 2050’de teknoloji üreten, dünya trendlerini takip eden bir ülke olarak görmek istiyor.

MUTFAK KÜLTÜRÜ İHRACATI

Yatırım ve büyüme odaklı bir marka olan BigChefs, 2019’un ikinci yarısından oldukça umutlu. Yurtiçi ve yurtdışı yatırımlarına devam eden firma, bu yıl yedisi merkezden, sekizi franchising olmak üzere toplamda 15 şube açmayı hedefliyor. Gelecek beş yılda da şube sayısını artırmak istiyor. BigChefs CEO’su Cenk Akın, İkinci yarıda, seçim sürecinin geride kalması ve siyasi anlamda daha istikrarlı bir zeminde hareket edilecek olmasının, ekonomiye birebir yansıyacağının altını çiziyor. Firma halen dört ülkede faaliyet gösteriyor: Bu yıl Frankfurt şubesini açarak Avrupa pazarına giriş yapmış. Kazakistan, Azerbaycan ve Kıbrıs bu yıl içerisinde şube açmayı düşündükleri diğer ülkeler arasında yer alıyor. Akın, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde olmak istediklerini, sonrasında da Amerika Kıtası’na geçmeyi hedeflediklerini söylüyor.

BigChefs yurtdışına sadece hizmet değil, ürün ihracatı da gerçekleştiriyor. Üniformadan masaüstü ekipmanlara, mutfak ve mobilya aksesuarlarına kadar tüm ürünler Türkiye’den gidiyor. Her bir şubenin yatırım tutarı ortalama 1 milyon dolar düzeyinde. Bununla birlikte, kültür ihracatı da yaparak, Türk mutfağının ve hizmet anlayışının dünya genelinde markalaşmasına da katkı sağlıyor. Akın, 2050 için öngörülerini şöyle anlatıyor:

“Tüm dünya çevresel sorunlardan gıda güvenliğine çok farklı problemlerle yüzleşmek zorunda kalacak. Ekonomi ve politikadaki yol haritamızı çizerken bu konulan hesaba katmalıyız. Türkiye, her şeyden önce eğitim standartlarım yükselterek, çalışarak ve teknolojik anlamda takip eden değil liderlik eden bir konuma kendini taşıyarak, geleceği yazan, kendi kendine yetebilen bir ülke olacaktır.”

ÜRETİM KAPASİTESİNİ BÜYÜTECEK

Hem müşteri portföyünü hem de üretim hattım geliştiren bir diğer firma ise Bambi Yatak. Son yıllarda inovatif yatırımlarını hızlandıran firma, teknolojiyi çok yakından takip ediyor. Üretim kapasitesini artırmak amacıyla robot yatırımlarına devam eden firma, üç kıtada 15 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. 2019’un sonuna kadar ihracat yapılan ülke sayısını 30’a çıkarmayı hedefliyor. Bambi Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, “Firma olarak belirlediğimiz nokta atışı stratejilerimiz ve güçlü ekibimizle birlikte, hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Satış performansımızı arttırıcı şekilde hedeflerimiz ve beklentilerimiz doğrultusunda hareket ediyoruz” diyor. Firma, yatak hattını büyütmek için mevcut robotlara ilave olarak üç adet yatak kapama, bir adet yatak paketleme, bir adet CNC sünger kesim, bir adet kapitone makinesi, yapıştırma ve taşıma bantları ilave etmek istiyor. Yılsonuna doğru üretim kapasitesini 20 bin metrekare daha büyütmeyi hedefleyen firma, yatırım maliyetini ise 25 milyon TL olarak belirlemiş. Gökmen, 2050 öngörüleri hakkında şunları söylüyor:


“2050’de ticaret tarafında dışa bağımlılığını en aza indirmiş, ihracat rakamlarını en yüksek seviyelere çekmiş bir ülke temenni ediyoruz. Türkiye jeopolitik ve iklim açısından son derece avantajlı bir konumda. O nedenle bu avantajları en iyi şekilde değerlendirerek tam bağımsız bir ülke olmak için tüm gücümüzle çalışmalıyız. 2050’de de dünya trendleri arasında yer alan, inovasyonu, kalitesi ve tasarımıyla ön plana çıkan ürünlerimizle Türkiye’nin en iyi yatak markası olmayı hedefliyoruz.”

bir harcama yaptık. Türkiye en karamsar dönemlerde dahi hızla toparlanma yetisini geliştirmiş, genç ve çevik bir ülke. 2050’de çok daha olumlu bir yerde olacağımıza inanıyorum.

KÜRESEL DEĞİŞİM TAKİPTE

2019’un ilk yarısında İstanbul’da altı, Ankara, İzmir, Trabzon ve Denizli’de olmak üzere toplam 10 şube açan Gloria Jean’s Coffees, franchising sistemiyle büyümesini sürdüren firmalardan biri. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 22’lik ciro artışı yakalayan firma, bu sene sonunda ise yüzde 35’lik bir büyüme hedefliyor. Gloria Jean’s Coffees Türkiye CEO’su Mehmet Dinçerler, “Bu yılsonunda toplam ciro hedefimiz 150 milyon TL. Beklentimiz ekonomideki gelişmelerin sürdürülebilirliği açısından yakaladığımız büyüme oranını devam ettirmek” diyor ve önümüzdeki günlerde Lens İstanbul, Tuzla Port, Karaköy, Antalya Kemer, Dalaman Havalimanı, Fethiye, Mersin, Eskişehir’de şube açacaklarının sinyalini veriyor. 29 ilde 73 lokasyonda hizmet veren firma, önümüzdeki beş yıl içerisinde 150 şube ile 500 milyon TL ciro hedefliyor. Dinçerler, 2050’de gelişen teknolojiye bağlı olarak küresel dünyaya ayak uyduran bir Türkiye görmeyi arzu ettiğinin altını çizerken, sektör hakkında ise şunlara değiniyor:

“Türkiye, gelişen ekonomisine bağlı olarak sürdürebilir refah için elinde yeterli kaynak ve araçları ile küresel değişimi takip edecektir. Türkiye, kahve sektöründe en hızlı büyüyen ülkelerden biri olarak dikkat çekiyor. Ülkemizin genç nüfus oranını da göz önünde bulundurduğumuzda kahve tüketiminin daha da yayılacağını ve gelişeceğini düşünüyoruz. Sahip olduğumuz genç nüfusun da ekonominin gelişmesine her türlü katkıda bulunacağını öngörüyoruz. Tüketici alışkanlıkları, teknolojik sıçrama iyi değerlendirilmeli. Dijital dönüşüm ile birlikte doğal kaynak ve insan gücü akılcı yatırımlarla planlanmalı ve avantajlı coğrafi konumumuzdan faydalanılmak.”

AYŞEGÜL KÜÇÜKKURT ZOR




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir