Girişimcilerin arkasında bu ajans var

İstanbul Kalkınma Ajansı

YENİ dünya ekonomisinde yarışmak istiyorsanız, küçük girişimlerin değerini yükseltmek ve onlardan verim almanız gerek. Bunun için girişimlerin mali ve teknik ihtiyaçlarını doğru tespit etmek, üniversitelerin birer girişimci gibi faaliyet göstermelerini sağlamak, büyük markalarla start-up’ları bir araya getirmek, teknoparklardaki potansiyeli açığa çıkarmak, büyük önem taşıyor.

Peki, girişimcilik ekosisteminde bu “nokta atışlarını” kim yapıyor?

Bu görev, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajanslarına ait. Türkiye’deki girişimcileri destekleyen diğer kamu kuramlarından farklı olarak, zaman içinde işte stratejik boşlukları dolduran ve yenilikçi projelere öncelik veren kalkınma ajansları arasında yükü en ağır olansa, yaklaşık 350 milyar dolarlık bir ekonomiye sahip olan İstanbul’un Kalkınma Ajansı (İSTKA). Dokuz yıldır ileri teknoloji start-up’larının mikro ihtiyaçlarını hızlı refleks kabiliyetiyle karşılayan İSTKA, özellikle de scale-up’lar için itici görev görüyor.

İstanbul Kalkınma Ajansı

YILLAR İTİBARİYLE ROLÜ DEĞİŞTİ

Teknolojinin ve sosyolojik kalkınmanın öncülük ettiği yeni girişimcilik ekosisteminde, ISTKA’nın kamunun melek yatırım ve kuluçka hızlandırma ayağını oluşturduğunu söyleyebiliriz. İstanbul’u uluslararası start-up’lar ve yatırımcılar için cazip bir kent haline getirmeye çalışan İSTKA’nın genç Genel Sekreter Vekili Dr. Fatih Pişkin, kurumun rolünü ve son yıllarda verimini artırmak için nasıl bir dönüşüm yaşandığını şöyle anlatıyor:


“2010-2016 arasında girişimcilik konusu bizim için biraz daha bir yatay eksendi. İnovasyon programlarının ve yaratıcı endüstrilerin içerisinde girişimciliği destekliyorduk. Hatta çocuk ve kadınların girişimcilik ruhunu ve kültürünü geliştirmeleri için projelere destek verdik, hala da veriyoruz. 2016’da ‘Girişimcilik artık dikey bir program olsun, siz çeşitli unsurlarla girişimciliği destekleyin’ gibi bir geri bildirim aldık. 2016 Girişimcilik Programı’nda teknoloji tabanlı vc yenilikçi girişimcilik, kadın girişimciliği, sosyal girişimcilik ve çocukların girişimcilik kapasitelerini artırma yönünde girişimcilik projelerine destek verdik. Daha sonra bizim projelerden faydalanan, bu ekosistem içinde aktif faaliyet gösteren kurumlar şöyle bir geri bildirim verdi: ‘2010’dan beri altyapıyı destekliyorsunuz. Hangi üniversiteye giderseniz gidin birçoğunda ya kuluçka kurmuşuzdur ya hızlandırıcı program. Fazla oldu. Siz bu alandan çıkın, şu anda şu alanda boşluk ve ihtiyaç var dediler. Bunların başında scale-up’ların hızlandırılması geliyor.”

“BÜYÜMEYE YARDIMCI OLUYORUZ”

Uluslararası alanda rekabet edebilecek genç scale-up girişimlerin yönlerini tayin edebilmesi için, pek çok konuya hakim olmaları gerektiğini hatırlatan Dr. Pişkin, “Biz artık şirketini kurmuş, faturasını kesmeye başlamış ama ölçeklendirilmeye, büyümeye ihtiyacı olan, ancak bunu nasıl yapacağım bilmeyen girişimcilere destek vermeye çalışıyoruz. Gençler yaptıkları işi biliyor. Ancak üretimi, bunun pazarlanması, satışı, şirket kurması, işin muhasebesi… Hepsini onlardan beklemek haksızlık. Biz şöyle yol alıyoruz: Başvurulara bağımsız değerlendiriciler bakıyor. Her projeye destek vermek üzere bir izleme uzmanı, bir de mali uzman atıyoruz. İzleme uzmam faaliyetlerin taahhüt edildiği gibi yapılıp yapılmadığını, aksama var mı, onları takip ediyor. Onlarla yatıyoruz, kalkıyoruz tabiri caizse. Mevzuatımız kapsamında projeyi kapattıktan sonra da bitmiyor. Üç yıl projeyi takip etme yükümlülüğümüz var. Ardından etki analizleri yapıyoruz. Bugüne kadar sekiz mali destek programının etki analizini yaptık. Bu analizleri yönetim kurulumuzun önüne koyduk ve dedik ki, ‘İşletmelere verdiğimiz destekler maalesef istediğimiz etkiyi yaratmıyor. İstanbul’da 800 bine yakın KOBİ var. Bizim bir programla ulaşacağımız KOBİ sayısı 15-20. Onların da yaptığı 2-3 makine almak. Bunun bölgeye hiçbir katkısı yok’. Onlar da ikna oldu. Ondan sonra biz işletmelere destek verecek mekanizmalara, yapılara destek verdik” diyor.

START-UP EKOSİSTEMİ NASIL GELİŞİR?

İstanbul’un girişim-startup-teknoloji üçgeninde neye ihtiyacı var? Dr. Fatih Pişkin ve ekibi, İstanbul’un start-up ekosistemini teknolojinin hızla ilerlediği son altı yılda iyi tanımış. O nedenle Pişkin’in sözlerine kulak verilmeli: “Gözlemleyebildiğimiz kadarıyla start-up ekosisteminin geliştirilmesi için merkezde büyük firmaların ya da büyük kamu firmalarının kendi bünyelerinde Ar-Ge yapmak yerine, ihtiyaçlarını bu start-up’lara yönlendirip onlarla projelendirmeleri gerek. Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin elinde trafik, sağlık gibi muazzam bir veri var. Söz gelimi trafik sorunun varsa BELBİM diye bir şirket var. Bu veriler otomotiv, mobilite alanındaki start-up’lara açılsa mesela. Veriyi paylaşmak istemiyorlar, kurumların kendi egoları oluyor. Kendi bünyelerinde yapmak istiyorlar. İşte bizim açmak istediğimiz kanallar bu türden işbirliği kanalları. İletişim, bilgi teknolojileri gibi bir çok ihtiyaçlarını start-up’larla birlikte çözebilirler. Bu yönde gelişmeler olmazsa biz gelecekte start-up ekosistemini artık daha fazla bu haliyle taşıyamayacağız. Devlet olarak destekliyoruz, tek-noparklara teşvikler veriyoruz ama merkezde büyük kurumsal firmalar olmalı.”


İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) neler yaptı?

1- İSTKA, kurulduğu 2009’dan bu yana çocuk, genç ve kadınları içine alan yaratıcılık ve girişimcilik programlarına destek verirken, 2010’dan bu yana yerli teknolojiyi, Ar-Ge çalışmalarını, nitelikli işgücünün yetiştirilmesini amaçlayan, girişimciliği ekonominin itici gücü olarak gören programları destekledi.

2- 2010’dan itibaren yenilik temalı programlarda desteklenen projelerde dijital teknolojilere yönelik bir eğilim olduğu görülüyor. Özellikle sağlık, imalat ve malzeme, bilgi ve iletişim, çevre ve enerji, savunma ve havacılık sektörlerinde altyapı, laboratuvar, kümelenme gibi faaliyetlerle dijital teknolojilerin kullanımı, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, yenilik programlarında desteklenen projelerde öne çıkıyor.

3- Djjital teknolojiler içerisinde büyük veri, siber güvenlik, akıllı araç teknolojileri, nesnelerin interneti, blockchain, AR/VR, eklemeli imalat odaklı projelerde önemli sayıda artış yaşanıyor.

4- Tüm bu projelerde nitelikli işgücü yetiştirilmesi, üniversite sanayi işbirliği ile sektörel çözümler sunan arayüz yapılar kurulması, teknoloji kullanımı ve geliştirilmesi için yeterli donanıma sahip altyapılar kurulması, dijital teknolojiler ile ilgili danışmanlık hizmetleri sunulması hedefleniyor.

5- Dijital teknoloji projelerine bazı örnekler: Boğaziçi Üniversitesi Siber Güvenlik Merkezi ile Endüstri 4.0 Platformu, İstanbul Sanayi Odası Dijital Dönüşüm Ofisi, TÜRKONFED Dijital Dönüşüm Merkezi, İstanbul Üniversitesi Nesnelerin İnterneti Test ve Değerlendirme Merkezi, Habitat Derneği İstanbul Blockchain Okulu, İstanbul Üniversitesi Dijital Ameliyathane, Bahçeşehir Üniversitesi İstanbul Büyük Veri Araştırma Merkezi, FSMVÜ Alüminyum Test Eğitim ve Araştırma Merkezi, Okan Üniversitesi Elektrikli ve Hibrit Araç Teknolojileri Geliştirme ve Kümelenme Merkezi.

6- 2010’dan bu yana, 38 farklı programda 809 proje hayata geçirilmiş. İSTKA’nın Mali Destek Programları, Güdümlü projeler ve Doğrudan Faaliyet Desteği kapsamında desteklediği bu projelerin toplam tutarı 398 milyon 692 bin TL.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir