Kıbrıs’ta Kobi’leri Bekleyen İş Fırsatları

Kendi memleketim olan KKTC’deki ekonomik gelişmeleri yakından takip ediyorum. Adayı en son Aralık ayında ziyaret ettim. Türkiye’den NET Holding ve Altınbaş Holding KKTC’nin en büyük yatırımcıları arasında yer alıyor. Türkiye’den yüzlerce şirket KKTC’de en az bir ofis / şube / mağaza bulunduruyor; binlerce şirket de KKTC’nin yerli şirketleriyle ticaret yapıyor. KKTC kapladığı alana ve sahip olduğu nüfusa bakıldığında küçük bir ülke olarak görülse de ekonomisinin büyüklüğü itibariyle adından söz ettiren bir ülkedir. Türkiye’deki KOBİ’lerin kaçırmaması gereken bazı iş fırsatlarından bahsetmek istiyorum.

1- İnşaat sektörünün desteklediği yan sektörlerdeki fırsatlar:

KKTC’de uzun yıllardır çözülemeyen bir ara eleman sıkıntısı vardır. Geçtiğimiz 40 küsur yılda Türkiye’den ve diğer ülkelerden adaya göç eden kişiler maalesef bu sıkıntının giderilmesi için yeterli olmamıştır. Son dönemde, teknik bilgi ve beceri gerektiren alanlarda, yetişmiş işgücüne olan talep patlama noktasına gelmiştir.


Örneğin; KKTC’de lüks konutlara olan ilgi artmaya başlamıştır. Girne şehrinde şu anda her biri 2-2.5 milyon TL’den alıcı bulan yüzlerce villa inşa edilmektedir. Kaba inşaat sonrası tüm detaylar ise müteahhitlerin korkulu rüyası haline gelmiştir. Zira çatı sistemi, dış cephe ısı yalıtımı (mantolama), çift cam PVC pencere, çelik kapı gibi ürünlerin uygulamasını yapan işletmelerin sayısı çok azdır. KKTC’nin 3 büyük şehrinde (Lefkoşa, Girne, Gazi Mağusa) bu alanlarda faaliyet gösteren yeni KOBİ’lere fazlasıyla ihtiyaç vardır.

Kıbrıs

2- Otomotiv sektörünün desteklediği yan sektörlerdeki fırsatlar:

KKTC’de toplu ulaşım imkanları sınırlı olduğu için neredeyse yerli nüfusa eş miktarda kayıtlı plaka bulunmaktadır. Geçmişten günümüze taşınan bir alışkanlık olarak en yüksek ilgiyi Japon otomobilleri görmektedir. Ardından Alman otomobilleri gelmektedir. Ayrıca, KKTC’de gördüğünüz otomobillerin çoğunu Türkiye’de göremezsiniz. Türkiye’de satılmayan birçok model İngiltere üzerinden KKTC’ye getirilmektedir. KKTC, ikinci el otomobil ithalatı konusunda son derece esnek politikalar uygulamaktadır ve bu işle uğraşan çok sayıda tüccar bulunmaktadır. Diğer yandan, KKTC’ye uygulanan ambargoların bir sonucu olarak global otomobil markaları KKTC’de yetkili servis açamıyor. Neticesinde adada bulunan yüzbinlerce otomobil, oto sanayi sitelerinde her marka araçla ilgilenmeye çalışan ve bu nedenle hiçbir marka ve modelde tam olarak uzmanlaşmayan kaporta atölyelerinde bakım ve onarım görmeye mahkum oluyor. Araç sahiplerinin güvenle araçlarını teslim edebilecekleri servislere yüksek ihtiyaç var. Ek olarak, Türkiye’de her mahallede görmeye alıştığımız detaylı temizlik, mini hasar onarımı gibi hizmetler KKTC’de yok denecek kadar az.

3- Tarım ve hayvancılık sektöründeki fırsatlar:

KKTC’nin az yağmur yağan kurak bir bölgede bulunması nedeniyle tarım ve hayvancılık sektörlerinin gelişmesinin önünde geçmişte ciddi engeller bulunuyordu. Türkiye’den denizin altından boru ile KKTC’ye su taşıma projesi tamamlandı ve bu proje ile KKTC’nin kaderi değişti. Geçmişte ekilmeyen ve vahşi yaşama terk edilen tüm araziler artık tarıma elverişli hale getirilmeye çalışılıyor. Susuzluğun zincirleme etkisiyle büyükbaş hayvancılıkta yaşanan arz sıkıntısı ise hala çözüm bekliyor. KKTC’deki 5 yıldızlı otel işletmecileri hala piyasada düzgün dana eti bulamadıklarından şikayet ediyorlar. Bu durumu süpermarketlerin kırmızı et reyonlarında da net bir şekilde görebiliyorsunuz. Özetle, arazi fiyatları daha fazla yükselmeden KKTC’ye yatırım yapmanızda ve tarım ve hayvancılık sektörlerinde pozisyon almanızda büyük fayda var.

4- Sağlık sektöründeki fırsatlar:

KKTC’de sosyal i devlet anlayışı hakim olmasına rağmen henüz sağlık hizmetlerine erişim konusundaki sıkıntılar çözülmüş değildir; aksine sıkıntılar bir volkan gibi yükselmeye devam etmektedir. Çünkü adadaki sağlık kuruluşlarının toplam kapasitesi artan nüfusun ihtiyaçlarına cevap veremez hale gelmiştir. Türkiye’de son 15 yılda sağlık sisteminde yaşanan dönüşümün bir gün KKTC’de de yaşanacağından eminim fakat şu an için acilen özel sektör yatırımlarının devreye girmesi gerekiyor. Rekabetçi fiyatlarla hizmet veren özel sağlık kuruluşlarının sayısı henüz az. Olanlarda ise her türlü branşı bulamıyorsunuz. Birçok hasta tedavi olmak için hala 1-2 günlüğüne İstanbul’a veya Ankara’ya gitmeye mecbur kalıyor.


Geçmişte KKTC’nin nüfusu az olduğu için rantabl olmayan hastane yatırımları, nüfusun artması sayesinde artık rantabl olmaya başladı.

5- Perakende sektöründeki fırsatlar:

KKTC ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasındaki sınır kapısı sayısı 10’a yaklaştı. GKRY’de yıl boyu yaşayan nüfusun yaklaşık olarak 1 milyon olduğu ve üstüne yılda 3 milyon turistin ülkeye geldiği biliniyor. Tüm bu insanlar aslında KKTC perakendecileri için potansiyel müşteri. Fakat bu yüksek potansiyele rağmen KKTC’de sınır kapılarına yürüme mesafesinde bulunan marketlerin sayısı çok az. Olanlar ise semt bakkalı büyüklüğünde ve ürün çeşitliliği çok az. GKRY’deki marketlerin fiyatlarını bizzat inceledikten sonra, sınır kapılarına yakın noktalarda market açan girişimcilerin çok kazançlı yıllar geçireceklerinden kesinlikle eminim.

6- Bilişim sektöründeki fırsatlar:

KKTC’deki şirketler henüz dijital çağa tam olarak adapte olmuş değiller. Şirketlerin ciddi bir dijital dönüşümden geçmeleri gerekiyor. Bankaların ATM, internet ve mobil bankacılık altyapıları Türkiye’de alıştığımız standartların 10 yıl gerisinden geliyor. Diğer yandan KKTC’de 20’ye yakın üniversite faaliyet gösteriyor ve hepsinin kendi süreçlerine uygun tasarlanmış yazılımlara ihtiyaçları oluyor. Kamu kurumlarının çoğunun web sitesi mobil uyumlu değil. Tüm bu eksikleri kapatabilecek işinin ehli firmalarımızın KKTC’de pazarlama ve satış sonrası destek ekiplerini gecikmeden kurmalarını tavsiye ediyorum.

Cem Ener
Kurucu Ortak BUBA Ventures




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir