Mermer üretimi yapan kadın girişimci, salyangoz çiftliği kurdu

GAMZE Atay, mermercilik sektöründe 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren bir firmanın sahibi. Firma özellikle yurtdışında yapılan projelerle sektöründe adından söz ettiriyor. Ciddi oranda ihracat da yapıyor. Ancak Atay bu başarıyla yetinmemiş ve başka bir sektörde nasıl var olabiliriz sorusuna yanıt aramış. Sonunda aradığı yanıtı, mermer sektöründen çok uzak bir alanda, salyangoz yetiştiriciliği alanında bulmuş. Zor ve meşakkatli bir iş olan salyangoz yetiştirmek için çiftlik kurmuş. Firmasının adı He-lixturca. Projeyi uygulamadan önce yurtiçi ve dışında pek çok araştırma yapmış.


“Hepimiz biliyoruz; ülkemizin üretime ihtiyacı var. Kendi kaynaklarımızı yeterince kullanmıyoruz. Yapılmayanı yapalım diye yola çıktık” diyen Atay, salyangoz eti ihracatının Türkiye’de yaklaşık 40 yıldır yapıldığını ama bu işin yetiştirme biçiminde değil de toplama yoluyla yapıldığı bilgisini veriyor. İşe başlarken, salyangoz çiftliğinin nasıl kurulacağına dair Türkiye’de bilgi alabilecek bir yer bulamamış. Araştırmaları sırasında yetiştiricilik yapılan ülkelere giderek işin nasıl yapıldığını bizzat görmüş.

GIDA VE KOZMETİKTE KULLANILIYOR

İşe başlamaya hazır olduktan sonra İzmir’de Türkiye’nin kuluçkahanesi olan ilk salyangoz çiftliğini, 8.5 dönüm arazi üzerine kuran Atay, üretim için 750 metrekarelik kapalı alanı faaliyete geçirmiş. Tesiste depolama için 300 metrekarelik ayrı bir kapalı alan da var. Arazideki açık alanlar ise salyangoz bahçesi olarak kullanılıyor. Atay, “Çiftliğimizde yılda 65 ton salyangoz üretimi yapıyoruz. Kapalı alanda bulunan 250 metrekarelik kuluç-kahanede 15 milyon adet yumurta üretilip 8 milyon adet yavru yetiştiriliyor. 65 ton salyangozun yanı sıra kozmetik için yaklaşık 10 ton slime (salyangoz ekstresi) üretimi kapasitemiz bulunuyor” diyor.

Atay’ın çiftlikte yetiştirdiği salyangozun cinsi, hem gıda hem de kozmetik sektörlerinde kullanılan bir tür olan ‘Helix Aspersa Mül-ler’. Bazı cilt ürünlerinin ana maddesi olan gerçek salyangoz özünü sağladıklarını söyleyen Atay, kozmetik alanında tecrübeli bir firma ile işbirliği yaptıklarının altını çiziyor. İşe başlarken söz konusu salyangoz cinsi anaçlarını Polonya’daki bir çiftlikten getirmişler. Ekip arkadaşları ile farklı zamanlarda bu çiftliğe giderek yerinde eğitim aldıklarını söyleyen Atay, “Ülkemizin ve bulunduğumuz çevrenin koşullarında yetiştiricilik yaparken, bu işin kitabını yeniden yazdık diyebilirim. İklim koşullarına uyum ve beslenme konusunda bize özgü teknikler geliştirdik” diyor.

Gamze Atay

DOĞAL ORTAMDA YETİŞİYOR

Salyangozlar kapalı ve açık olmak üzere iki farklı ortamda yetiştiriliyor. Kapalı alanlar salyangozların doğalarına uygun iklimlendirme yapılarak kuluçkahane olarak kullanılıyor. Kuluçkahaneden toplanan yumurtalar yine özel iklimlendirilmiş odalarda, bebek salyangozlar çıkıncaya kadar bekletiliyor. Belli bir büyüklüğe erişen bebek salyangozlar yaşamlarına bahçede devam ediyor. Atay, salyangozların doğal bitkiler ve yiyeceklerle özel olarak beslendiğini ve bu sayede toplanılanların aksine, zararlı maddelerden arınmış olarak sağlıklı bir ortamda yetiştiklerini söylüyor.

“Bulundukları ortamda ihtiyaç duydukları nemlendirme ve iklimlendirme sağlanıyor. Kozmetik alanında kullanılmak üzere alınan salyangoz ekstresi için olgun salyangozlar toplanıyor ve elle sağılıyor.

Sağma işleminden sonra beslenmek ve yaşamlarına devam etmek üzere tarlalara salınıyorlar” diye de ekliyor.

Salyangozlardan yeterli verim alabilmek için doğadaki yaşam koşullarının sağlanması gerekiyor. Dış ortamdayken ekstra beslenmesi, sulanması ve olumsuz koşullardan korunması şart. Iç ortamda ise yine beslenmenin takviye edilmesi ve iklimlendirme yapılması önemli. Salyangozların ömürleri cinslerine göre değişse de Atay’ın çiftliğinde yetişen salyangoz cinsi bir yıl yaşayabiliyor.

“HAVYARI TALEP GÖRÜYOR”

Yavru salyangoz ve yumurta satışı yaptıklarını ve yurtdışmda bu konuya yatırım yapmak isteyen girişimcilere know-how yöntemi ile destek verdiklerini söyleyen Atay, salyangoz havyarı talebi aldıklarının da altını çiziyor ve ekliyor:

“Bu işi yaparken üretimimizi ekonomik değeri daha yüksek olan kozmetik sektörüne kaydırmayı daha uygun bulduk. Türkiye’nin kozmetik ithalatı milyon dolarları geçiyor. Senelerdir yurtdışına İhracat yapan bir mermerci olarak zorluklarla ülkemize getirdiğimiz dövizlerin ithalat yapılarak yine yurtdışına gitmemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Ürünlerimiz ithal edilen ürünler kadar faydalı; insanların cilt sorunlarına destek verebilir nitelikte. Bu nedenle yurtdışından aldığımız talepler de artıyor. Bu da bizi salyangoz ürünleri yapma konusunda bizi cesaretlendiriyor.”

Helixturca markalı ürünlerde saf haldeki organik sıvı (ekstre), başka bir forma dönüştürülmeden kullanılıyor. Atay, ürünlerin yapımında kullanılan salyangoz muku-sunun içinde bulunan tüm yararlı maddelerin korunduğunu söylüyor. “Kremlerin yapımında kullanılan salyangoz ekstresi, makineli sıvı alma yöntemlerinin aksine, maksimum fayda sağlaması için özel manuel yöntemlerle sağılarak alındığından, hayvanlara zarar verilmiyor. Böylece salyangozlar sağım sonrası çiftlikteki yaşamlarına devam ediyor” diye de ekliyor.

“YURTDIŞINDAN İLGİ YÜKSEK”

Türkiye’de salyangoz tüketimi, Avrupa ülkelerine oranla çok düşük seviyelerde. Ancak Atay, özellikle Ege Bölgesi’nde sanılandan daha yaygın bir tüketim olduğunu iddia ediyor. Öyle ki köylerde büyükannelerinin bile salyangoz yediğini söyleyen pek çok kişiye rastlamış. Ancak ülkemizde salyangoz ürünlerinin lüks restoranlarda üst segmente hitap eden menülerde yer bulduğuna yönelik bir kamuoyu algısı var. Yine de ülkemizde tüketim çok sınırlı düzey de olduğu için canlı veya pişmiş  üretimin büyük çoğunluğu ihraç ediliyor. Atay, “Avrupa ülkelerinde yumurtaları havyar olarak da tüketiliyor ve çok talep görüyor. Ancak Türkiye’de havyar tüketimi yok” diyor.


Atay’ın çiftliğinde personel sayısı, dönemsel olarak değişiyor. Salyangozların toplanması, sağılması, beslenmesi dönemlerinde Atay, civar köylerdeki kadınlarına istihdam sağladığını söylüyor.

Küresel salyangoz ekonomisi

Türkiye’nin 2020 yılının ocak-ekim aylarında canlı ve pişmiş kara salyangozu ihracatı 3 milyon 424 bin 244 euro olarak gerçekleşirken, bu tutarın büyük bir kısmı doğadan toplanarak pişirilen salyangozlara ait bulunuyor.

İhracatta 2 milyon 491 bin 373 euro ile Fransa, 234 bin 473 euro ile İtalya, 230 bin 810 euro ile Litvanya, 86 bin 600 ile de Çekya geliyor.

Salyangozlar, küresel İhracatın toplam yüzde 66’sını oluşturuyor.

Yenilebilir salyangozlar için küresel pazar 300 bin tondur. Değeri 1 milyar euro. Pazar yıllık yüzde 4.5 oranında büyüyor.

Cilde faydası çok

Salyangozun cilde pek çok faydası var. Hücre yenilenmesi ve onarıcı etkisi nedeniyle medikal alanda yaraları iyileştirmek için eski çağlardan beri kullanılan doğal bir mucize kaynağı olarak görülüyor. Gerçek salyangoz özünde bulunan allantoin, hyoluronik asit, glikolik asit, vitaminler, kolajen gibi cildin en önemli gereksinimleri ve yapıtaşları olan maddeler sayesinde cildi beslediği, nemlendirdiği, hücre yenilemesini artırdığı ve renk eşitliği sağladığı düşünülüyor.

Üretim ve ihracat şartları

Suda ve karada yaşayan pek çok salyangoz çeşidi var. Kara salyangozu her ne kadar karaya ait bir hayvan gibi görünse de mevzuat olarak su ürünleri statüsünde yer almakta.

Bu nedenle Tarım Orman ve Hayvancılık Bakanlığı’nın su ürünleri mevzuatına tabii tutuluyor. Uyulması gereken çevre ve yetiştiricilik koşulları bakanlığın internet sitesinde yer alıyor. Salyangoz çiftliği kurmak için öncelikli en önemli konu, iklim ve doğa koşullarının uygun olması. Salyangozlar hemen her yerde büyüseler de, ekonomik değeri olan türlerin yetiştirilebilmesi için coğrafi ve iklim şartlarının uygunluğu önem arz ediyor.  Çiftliği kuracak kişinin eğitim ve deneyimi de çok önemli. Salyangoz çiftliği kurmak için yetiştiricilik belgesi olması şart. Daha sonra üretilen ürünler için Sağlık Bakanlığı’ndan onay alınması gerekiyor. Ürün ihracata yönelik geliştirilmişse ihracat belgesinin alınması şart.

AYŞEGÜL KUÇUKKURT ZOR




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir