Nanosilver İle Gelen Başarılı Girişim

“UZAY artık o kadar da uzak değil” sözü artık bir klişe değil. Bırakın dünyanın en büyük uzay ajanslarını, Virgin Galactic’in kurucusu İngiliz işadamı Richard Branson bunu ispat etti. Branson, 11 Temmuz’da uzayın başlangıcı olarak kabul edilen yerden 100 km yüksekliğe yolculuk ederek, uzaya yatırım yapan Jeff Bezos ve Elon Musk’tan önce uzayı gören ilk işadamı oldu. Virgin Galactic geçtiğimiz günlerde uzaya yolculuk için biletleri de satışa çıkardı. Anlayacağınız uzay artık madenciliğiyle, “ekolojisiyle”, yeni malzemeleriyle, kimyasıyla pek çok endüstriyle var olunması gereken bir “alan.”


Bu alanın vaat ettiği potansiyeller hem teknolojik hem de ekonomik bakımdan şu anda bildiğimiz birimlerce ölçeklenebilir değil. Teknopark İstanbul’un kuluçka merkezinde çalışmalarım sürdüren Nanosilver’ın genç kurucuları Rona ve Tanra Gürçay kardeşler, bu fırsatı pek çoğumuzdan önce keşfederek harekete geçmiş.

nanosilver rona ve tanra
Rona ve Tanra Gürçay kardeşler

DOĞAL VE EKOLOJİK GÜMÜŞ KAPLAMA

11. Uluslararası Nano Teknoloji Konferansı ve 6. Dünya Yeni Teknolojiler Konferansı’nda “Yılın En İyi Araştırması” ödüllerine layık görülen, son olarak da mayıs ayında NASA’nın Mars çalışmaları yarışmasında birincilik ödülü alan Nanosilver, nano gümüşlü ürünleri ve teknolojilerini geliştirmek üzere kurulan bir girişim. Çoğunuzun “Nano gümüşlü ürünler nedir ki?” diye sorduğunu biliyorum. Cevabı, Nanosilver CEO’su Tanra Gürçay’dan dinleyelim: “Nanosilver üniversiteden yeni mezun genç girişimcilerin Türkiye’nin derin teknoloji merkezi Teknopark İstanbul Kuluçka Merkezi’nde kurmuş olduğu, ileri malzemeler ve sağlık uygulamaları alanında faaliyet gösteren bir girişim şirketi. Türkiye’nin nanoteknoloji konusunda önde gelen kurumlarından biri olan Sabancı Üniversitesi’nden mezun olmamın konu hakkında ilgi duymamda etkisi çok büyük oldu .Bununla birlikte yurtdışı eğitimlerimiz sırasında nano gümüşlü birçok ürünü deneyimledik. Bu teknolojilerin ülkemizde olmaması, pazardaki ihtiyaç ve boşluklar sektöre olan girişimizi hızlandırdı.”

Peki nano gümüş nedir, uzay için neden önemli bir malzeme? Tanra Gürçay’ın cevabı şöyle: “Nano gümüş uzay çalışmalarında uzun yıllardır kullanılıyor. Dünya dışı yaşam formu bulmak üzere yapılan uzay araştırmalarında, dünyadan herhangi bir mikroorganizmayı uzaya taşıyıp çalışmaları yanıltmaması adına uzay mekiklerindeki yüzeyler ve ekipmanlar nano gümüşle kaplanır. Biz bu süreci kendimize has üretim tekniklerimiz ve yüzde 100’ü doğal, ekolojik yöntemlerle geliştiriyoruz. Bu da üretim sırasında ve sonrasında hiç bir artık atık kimyasalın kalmadığı gerçek nano malzemeleri üretmemizi mümkün kılıyor. Bu da daha sürdürülebilir, daha uzun süre etkili ve verimli bir üretimi gerçekleştirmemizi sağlıyor. Tüm bu özellikler bizim tercih edilmemizin nedeni.”

EKONOMİYE KATKISI

Gürçay, teknolojide boyutların küçülmesiyle etkisinin büyüdüğünü hatırlatarak, nano boyutlarda teknoloji geliştirmenin bir ülke için çok önemli olduğunu söylüyor. Gürçay, “Bir telefon, bir tablet veya bir hafıza kartı küçüldükçe daha teknolojik oluyor. Bu teknolojik bir cihazın yanında soy metaller için de geçerli. Ulaştığımız nano boyutlara ulaşması çok zor. Küçüldükçe etkisinin arttığını düşünürsek, bu malzemelerin ileride çok farklı yerlerde de kullanılabileceğini görüyoruz. Yerli ve milli teknolojimizle üretmeye ve geliştirmeye devam edeceğiz. Ödüllü üretim tekniklerimiz ve projelerimiz İstanbul Teknik Üniversitesi’nde uzun araştırmalar sonucu geliştirilen bilimsel çalışmalara dayanıyor. Nanoteknoloji projelerimizde bilgi ve teknoloji aktarımını, İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya ve Metalürji Fakültesi’nden sağlıyoruz. Çok değerli öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinin katkı sağladığı nano teknoloji projelerimizi Türkiye’nin derin teknoloji merkezi Teknopark İstanbul Kuluçka Merkezi’nde geliştirerek ülkemiz ve tüm insanlar için faydalı projeler yapma adına çalışmalarımıza devam edeceğiz” diyor.

“Projeler geliştirmeye devam edeceğiz”

Nanosilver’ın Mars ile ilgili açtığı yarışmada birincilik alması, NASA’nın uzay mekiklerinin yüzeylerinin ve kullanılan ekipmanların nano gümüşle kaplanması ve uzayda nano gümüşle arıtma projelerinde birlikte çalışma fırsatı sağladı. Nanosilver CEO’su Tanra Gürçay, bu fırsatı şöyle değerlendiriyor: “NASA’nın Mars Projesi ile ilgili açmış olduğu bilim yarışmasında ülkemize böyle bir gururu yaşatmak bizleri çok mutlu etti ve gururlandırdı. 36 farklı ülkeden yarışmacının katıldığı yarışmada elde ettiğimiz başarı ve sunduğumuz projenin faydaları sebebiyle NASA’dan uzay araştırmalarına katkı sağlayabileceğimiz düşüncesiyle birlikte çalışma fikri geldi. NASA ile birlikte çalışan ilk firma olmamız sebebi ile yerli şirketlerimiz ve üniversitelerimizden çok güzel geri dönüşler alıyoruz. NASA’nın diğer çalışmaları için de projeler geliştirmeye devam edeceğiz.”


Gürçay, önceliklerinin ülkeye hizmet vermek olduğunu ve bu doğrultuda Türkiye Uzay Ajansı’nın görev vermesi halinde, ithal edilen nano teknolojilerin Türkiye’de geliştirilmesine katkı vermeye hazır olduklarının altını çizdi.

Nano gümüş teknolojisi hijyene yaradı

Nano gümüşün uzun süreli maksimum koruma özelliği, Nanosilver’ın pandemi sürecinde yeni bir ürün geliştirmesini de sağladı. Nanosilver CEO’su Tanra Gürçay, “Pandemi sürecine katkı sağlaması amacıyla geliştirdiğimiz HYGO Nano Gümüş Hjjyen Spreyi’mizin Covid-19 virüsü üzerinde yüzde 99.9 etkili olduğu, Uluslararası Akredite Laboratuvarlar tarafından bilimsel olarak kanıtlandı” diye konuştu.

Yerli DSA titanyum elektrot teknolojisi geliştirdiler

Nanosilver, nano gümüşün yanısıra, yine geniş bir ürün ve kullanım yelpazesine sahip olan DSA (boyutsal kararlı anot) titanyum elektrot üretimini de yerlileştirmeyi başardı. Tanra Gürçay bu madde ve önemi hakkında şöyle konuşuyor: “Dünyada çok az ülke tarafından üretilebilen ve ülkemiz için savunma sanayi dahil olmak üzere bir çok sektörde stratejik öneme sahip olan DSA titanyum elektrotları ülkemizde üretmeyi başardık. Ürettiğimiz elektrotlar agresif kondisyonlarda yapılan dayanıklılık testlerinde yurtdışından ithal edilen alternatiflerine göre çok daha başarılı sonuçlar alıyor. Ayrıca tamamen yerli ve milli teknolojimizle geliştirdiğimiz bu ürünler, ithal muadillerine göre çok yüksek oranında fiyat avantajı da sağlıyor.

Daha çok sektörü ve bu sektörlerin ihtiyaçlarına karşılık verebilecek çözümler üretmek gerçekten çok zor. Bu ileri malzemeleri üretebilmek beraberinde çok özverili ve emek isteyen Ar-Ge çalışmaları gerektiriyor. Bu ileri malzemeleri üretebilmekle de kalmayıp bunları doğru şekilde kaplayabilmeyi başarabilmek çok ayırt edici oluyor. Her ikisi de beraberinde kendine özgün teknikler gerektirdiği için de yapılması zorlaşıyor. Bunu mümkün kılabilen sayılı şirketler arasında olduğumuz için çok mutluyuz.”

ŞULE GÜNER




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir