Spa Merkezi Açmak Girişimciler İçin Ciddi Kazanç Kapısı Oldu

LATİNCE “sanus per aqua”, “sudan gelen sağlık” anlamına geliyor. Üç harften oluşan bu sihirli sözcük, şehir hayatından sıkılanları stresten uzaklaştırdığı gibi, girişimciler için de önemli bir iş kapısı haline geldi. Uluslararası SPA Birliği, spa’ları “zihin, beden ve ruhun yenilenmesini teşvik eden çeşitli profesyonel hizmetler yoluyla genel refahı artırmaya adanmış yerler” olarak tanımlıyor.


Spa Hizmetleri – Spa Merkezi Açmak

Uzun yıllar yalnızca otellerin belli alanlarında hizmet veren spa’lar artık şehirlerde önemli cadde veya sokaklarda da karşımıza çıkmaya başladı. Biz de, bu alanın girişimcilere sunduğu fırsatların yanı sıra, spa’daki son trendleri araştırdık.

Günümüzde sağlıklı yaşama trendi hızla yükseliyor. Uzmanlar, bu durumun spa hizmetlerinin katlanarak artmasına yol açacağını söylüyor. Sağlığı koruma, rahatlama ve bedeni dinç tutmaya yönelik talepler, spa’ların ürün ve hizmetlerini bu taleplere göre şekillendirmeye zorluyor. Yeni ve popüler bir iş alanı olarak da öne çıkan spa salonlarını günümüzde neredeyse hemen her büyük şehirde görebiliyoruz. Hatta öyle ki şehrin en yoğun bölgelerinde peş peşe açılan bu salonlar fiyat olarak da birbiriyle yarışıyor. Spa salonlarında Türk hamamı, rasul kabin, bio sauna, Fin saunası, aromaterapi-kromaterapi buhar odası, macera duşları, kar çeşmesi, tepideryum dinlenme odası, masaj odaları, cilt bakımı odaları, pilates stüdyosu ve fitness çenter ve tuz odaları gibi hizmetler veriliyor.

Spa

FOBİ İÇİN BİR SAATLİK SEANS

Türkiye’de wellness denilince ilk akla gelen isimlerden biri olan Belgin Aksoy, Richmond International Hotels Kreatif Direktörlüğünü yürütüyor. Türkiye’nin ilk destinasyon spa’sı olan Richmond Nua Wellness-SPA’da sıcaklığı 40°-100° arasında değişen, farklı işlevlere sahip sauna ve buhar odalarında özel arınma ve yenilenme seanslarının yanı sıra uzman terapistler tarafından uygulanan masaj ve bakım seçenekleri sunduklarını anlatıyor. Aksoy’un verdiği bilgiye göre Richmond Nua verilen hizmetlerden bazıları şunlar:

“Misafirlerimiz kişiye özel zayıflama ve sıkılaşma programları Nua Slim & Nua Fit, dört günde bir beden incelmeye yardımcı “Sağlıklı Vücut Şekillendirme Yöntemi” Hypoxi, 365 gün “Detoks” programı, doğa yürüyüşleri, pilates ve yoga seansları hizmetleri alabiliyorlar. ‘Dünya’nın En iyi Spritüal Terapisti’ ödüllü Kuantum Duygusal ve Fiziksel Terapisi’nin yaratıcısı Ingiliz Paul Emery, 9-30 Mart tarihleri arasında bireysel terapi seansları düzenlemek için dokuzuncu kez otellerimize geliyor. Emery, fobi, kötü alışkanlıklar, takıntılar gibi bilinçaltından kaynaklanan problemleri bir saatte tedavi ediyor. Ayrıca ağrı terapisti Dr. Chet Collins, estetik ve plastik cerrahi uzmanı Op. Dr. Serdar Eren gibi alanında uzman yerli ve yabancı isimleri de misafirlerimizle buluşturuyoruz.”

YENİ TREND “SPACATION”

Aksoy, spa uygulamalarında en yeni trendleri ise şöyle aktarıyor: “‘SPAcation’ diye spa tatili olarak Türkçeleştirebileceğimiz yeni bir kavram söz konusu; bir spa oteline tatile gitmek ve günlük olarak terapilerin tadını çıkarmak diyebiliriz. Spa merkezleri hafta sonları veya birkaç günden fazla kalmak isteyenler için en iyi fırsatları sunarak aktif dinlenme, egzersiz ve sağlıklı yemek seçenekleri içeren yeni programları daha fazla insanın denemesini teşvik ediyor. Richmond Nua’da da forma girmek, yenilenmek ve dinlenmek isteyenlere, romantik bir atmosfer arayanlara ve hatta anne olmak isteyenlere özel bir, iki, üç, hatta dört gecelik konaklamalı spa programlan mevcut.

Sağlığımızı tehdit eden birçok dış faktör var. Hepimiz organik gıdalarla beslenmenin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Organik gıda olur da organik kozmetik ürünü neden olmasın. Tesisimizde içerisinde silikon, paraben, yapay rcnklendirici ve mineral yağlar içermeyen, vegan ürünler kullanıyoruz. Artık sıradan hediyeler alıp vermek çok demode. Ürün tüketiminde doyuma ulaşmış durumdayız, yeni trend deneyim hediye etmek. Misafirlerimiz yaşadıkları benzersiz spa deneyimini sevdikleri ile paylaşabilsinler diye hediye olarak satın alabilecekleri hediye sertifikaları hazırladık.”

ŞİRKETLERE ÖZEL PAKETLER

Sapanca’da vc Afyon’daki otellerinde wellness odaklı hizmet verdiklerini vurgulayan NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür de, NG Afyon’da uyguladıkları ‘Corporate Wellness’ konseptine dikkat çekiyor. Güral, şirket yöneticileri vc çalışanlarının sağlık risklerini azaltıp hayat kalitelerini yükseltmeyi destekleyen, kişisel verimliliklerini arttıran hizmetlerin sunulduğu sağlıklı yaşamla tanışma vc alışma programı olduğunu anlatarak, “Kişiye özel doğal, sağlıklı ve dengeli beslenme menüleri, spor aktiviteleri belirliyoruz. Program süresince sanatsal aktiviteler, spa uygulamaları ve tarihi kültürel gezilerle programı renklendiriyoruz” diyor.

Iş dünyasına, toplantı etkinlikleri kapsamında, paket halinde sundukları bir diğer hizmetin ise; ‘Business Well-ness’ olduğunu söyleyen Güral, “Burada amaç, yoğun ve tempolu iş hayatındaki profesyonellerin, evlerinden uzak, toplantı ortamlarında, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını sürdürmelerine destek olmak ya da sağlıklı yaşamın iş hayatına kattığı değerler ile ilgili farkındalık yaratmaktır” diye konuşuyor.

TRANSFORMATIVE WELLNESS

GüraPa göre spa uygulamalarındaki en yeni trendler ise şöyle: “Günümüz trendlerinde geldiğimiz son nokta ‘transformational’ yani ‘dönüşüm turizmi’ oldu. Dönüşüm turizmi, tatilin ruhunuzda, karakterinizde, yaşam tarzınızda etkisinin tatilinizden daha uzun sürecek değişimler, dönüşümler gerçekleştirmesi olarak tarif ediliyor. Bu akım güzel anılar biriktirmek ve eve güzel fotoğraflarla dönmekten daha fazlasını vaat ediyor. Daha çok wellness sektörünün bir sonucu olarak ortaya çıkan dönüşüm turizmi, sizi daha iyi yaşamak üzere değiştirmeyi hedefliyor. Yaşadığınız deneyimlerden, yiyip içtiklerinizden ve spiritüel yöntemlerden besleniyor, spa, detoks, meditasyon ile destekleniyor. Kendinizi keşfetmenizi, özünüze dönmenizi ve iç huzurunuza yeniden kavuşmanızı hedefliyor. Özellikle şehir hayatının stresi ile başa çıkmak isteyenleri cezbeden dönüşüm turizmi, en çok öne çıkacak seyahat trendi. Bu scneki Global Wellness Summit’in en önemli konusu, copy paste uygulamaların ötesinde, spa, konaklama ve yolculuğun yeni sınırları idi.

Wellncss doğası gereği fiziksel, ruhsal ve mental bir yolculuk. Ancak busüne kadar bu bir bütün olarak değil, tek tek uygulandı. Örneğin misafir menüden bir masaj seçti, ardından havuza girdi. Bitince olay kopuyor, bütün etki kayboluyor. Artık yeni trend birbiriyle bağlantılı deneyimlerle misafir üzerinde duygusal hatta tcatral bir etki yaratarak kişiye bir dönüşüm yaşatmak. Bu deneyim ‘Transformative Wcll-ness TraveP olarak adlandırılıyor. Wellncss turizminde artan eğilim, bir küratör eşliğinde yerel deneyimler, yeni wellness yaklaşımları ve doğa ile harmanlanmış küçük grupların yer aldığı turlar şeklinde. Biz de bu sene otellerimizde bu akımı yansıtacak vvellness ve keşfe yönelik paketleri misafirlerimize sunmaya başlayacağız.”

NE KADAR YATIRIM GEREKİYOR?

Uzmanlara bir spa yatırımı için ne kadar sermaye gerektiğini sorduk. Spa konusunda kurumlara eğitim ve danışmanlık hizmeti verdiklerini belirten Santamanu SPA yöneticisi Sezgin Aydın şu bilgileri verdi:

“20 bin euro’ya kiralanan küçük bir spa merkeziyle yılda 80-100 bin euro’ya kadar ciro elde edilebilir. Küçük bir spa merkezi için sıfırdan kurulum yapacaksanız hamam, sauna, buhar banyosu dahil cn az 300 bin TL’yi gözden çıkarmak gerekir. Bu rakam metrekareye göre yükselecektir. Bir spa merkezindeki tüm çalışanlar MEB onaylı sertifikaya sahip olmalı. Bu eğitimlerin süresi eskiden 600 saatti, şimdi 300 saate düşürüldü.”

Gençlik Spor Müdürlüğü’nün verdiği spor masörlüğü sertifikasına da gerek olduğunu hatırlatan Aydın açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Bu eğitim 100 saattir ama bununla bir spa merkezinde çalışamazsınız. Personele hijyen eğitimi aldırmak bir artıdır. Ayrıca karşılama, sunum gibi kaliteli hizmet eğitimleri olması da bir artı olacaktır. Öte yandan personele kurum içi satış ve pazarlama eğitimi de aldırabilirsiniz, böy-lece müşteri salondan çıkmadan ikinci seansı satabilirsiniz.”

SPA’LARIN OLMAZSA OLMAZLARI

Standart bir spa’da olmazsa olmaz bölümler var. Resepsiyon bölümü, soyunma odalarının yanı sıra ıslak hacimler denilen sauna, buhar odası, hamam ve şok duş mutlaka bulunmak zorunda. Terapi odaları da öyle. Bu odalarda masaj, vücut ve cilt bakımları yapılıyor. Bakım yaptıranlar için ayrıca ‘relax alan’ denilen dinlenme alanları bulunuyor.

Anahtar teslim spa ve spor merkezi kuran ve işleten Akel Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ural, ‘La Delmare’ markasıyla İstanbul ve Antalya’da spa ve fitness merkezleri işlettiklerini, yurtdışmda da danışmanlık yaptıklarını belirtiyor. A’dan Z’ye bu işi yapan Türkiye’de tek firma olduklarını iddia eden Ural, spa’larm olmazsa olmazlarını şöyle sıralıyor: “Sadece masaj odaları olan ya da sadece hamamı olan bir mekan, spa merkezi değildir. Spa merkezi bir bütündür. Yani içerisinde ıslak alanlar dediğimiz hamam, sauna, buhar, kar çeşmesi ve benzeri alanlar ile birlikte dinlenme alanları, terapi odaları, bakım odaları, konsept odalar ve VIP odalar gibi sayabileceğimiz birçok alanın birleşiminden oluşmalıdır. Öncelikle spa merkezini planlanacağı mekan ile birlikte bir bütün olarak düşünmek gerekiyor.

Eğer bir spa merkezi bir otel içerisinde planlanıyorsa tamamen otelin konseptine ve misafir profiline göre hareket etmek gerekiyor. Eğer bağımsız bir işletme olarak planlanıyorsa yine hizmet vereceğiniz misafir kitlesine ve yapmak istediğiniz projeye göre değişiklik gösterebiliyor.

Eskiden ortak kullanım alanları ve hizmet alanları yani hamamlar, saunalar, buhar odaları tek iken son günlerde yaptığımız spa’larda, tüm otel misafirlerinin ücretsiz kullandığı alanların dışında, misafirlerin hizmet için para ödeyerek aldığı hizmetler için ikinci bir spa alanı planlıyoruz. Artık günümüzde özellikle otel içi spa merkezleri planlamasında en dikkat ettiğimiz konu bu.”

200 BİNDEN BİR MİLYON DOLARA

Yatırımcılara anahtar teslimi spa kurduklarını ve danışmanlık verdiklerini vurgulayan Ural, bu işe girmenin maliyetine ilişkin ise şu yorumu yapıyor:

“Spa merkezlerinin maliyeti alanın metrekaresine ve konseptine göre değişiklik gösteriyor. Şu anda beş yıldızlı otellerde bu maliyet 200 bin dolar ile 1 milyon dolar arasında değişebiliyor.”

Bir spa merkezinin olmazsa olmaz bölümlerine ilişkin yaptığımız maliyet araştırmasında görüş aldığımız imalatçı bir firma olan Kral Sauna ise, başta sauna, buhar odası, hamam ve tuz odaları imalatında anahtar teslim iş yapıyor. Fiyatlarda metrekarenin ve kullanılan malzemenin kalitesinin önemli olduğunu söyleyen firmanın Antalya Satış Sorumlusu Ali Yılmaz, küçük bir saunanın ortalama maliyetinin 8 bin TL’den başladığını büyüklüğe göre 20 bin TL’ye kadar maliyet çıkardıklarını kaydediyor. Yılmaz, tuz odaları imalatının 12-13 bin TL bandından 25 bin TL’ye kadar yükseldiğini kar çeşmesinin ise 20-25 bin TL arasında olduğunu açıklıyor.

“SPA, BİLDİĞİNİZ KAPLICA”

Kaplıca Talasso ve Kür Merkezleri Derneği (TÜRKAP) Başkanı ve Tuzla Medikal Termal Otel’in sahibi Koksal Köse ise, spa’larm geleneksel kaplıcaların yeni adı olduğunun altını çiziyor. “Ülkemizde spa denilince akla ilk güzellik bakımları geliyor ama bu aslında wellness’tir; yani ‘iyilik-iyi hissetme’dir. Avrupa’da spa denildiği zaman sadece suyla gelen sağlık ve kaplıcalar algılanır” diyen Köse, kaplıcaların iyi birer rehabilitasyon merkezleri olduğunu ifade ediyor.

Hamam, sauna, buhar odası ve masaj salonları olan her işletmenin spa diye adlandırılmayacağım açıklayan Köse, bunların adının spa değil wellness olacağını kaydediyor. Köse, “Spa deyince bunun Türkiye’deki karşılığı kaplıcadır ve kaplıca kür kliniği veya merkezi şeklinde işletilmelidir. Doğrudan suyla temas edilebilmeli, içinde tedavi havuzlarının da olduğu merkezler olmalıdır” diyor. Köse, Türkiye’de 250’nin üzerinde kayıtlı kaplıca ruhsatı almış tesis olduğunu, bunların ne kadarının nitelikli olduğu sorulursa cevabın bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olacağını iddia ediyor.

“MASAJ SALONU SPA DEĞİLDİR”

“Kaplıca açmak büyük bir yatırım ama bir masaj salonunu bir binanın bir katında açılabiliyor ve bunun da kapısına spa diye yazılabiliyor” diyen Köse, spa’nın suyla gelen sağlık anlamını taşıdığını ve başka bir şekilde tanımlamanın yanlış olacağını söylüyor. “Masaj salonlarına spa diye yazılmamalı. Suyla tek ilişkileri masaj sonrası müşterilerine duş aldırabilmeleri… Bunun ülkemizdeki ismi kaplıcaysa, kaplıca kür kliniği, kaplıca merkezi veya kaplıca/termal otel, klinik termal diye ayırmak lazım. Bizim adımızı Tuzla Medikal Termal Otel olarak vermemizin nedeni bu, diğer termallerden farklı olarak kaplıcanın yanında medikal işlemler de yapıyoruz. Hem içme kürü, hem kaplıca kürü, hem su altında egzersizleri hem de fizik tedavi destekli çalışıyoruz.”

SEKTÖRÜN TEDARİKÇİSİ

Kozmetik ve medikal alanda pek çok dünya markasının temsilciliğini yapan İnanır Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Dursun İnanır, medikal, spa yalak ve koltuk üretimi gerçekleştirdiklerini söylüyor.

Spa-wellnes merkezlerinin kurulu-munu yaptıklarını, tedarik, eğitim ve pazarlama alanlarında destek verdiklerini ifade ediyor. 1987’den bu yana sektörde yer aldıkları bilgisini veren İnanır, o dönem İstanbul’da en fazla 15 güzellik salonu olduğunu, spa ve wellness konusunda hiçbir merkez bulunmadığını hatırlatıyor. Spa ve wellness sektörünün 1995’te resmi olarak hayata geçtiğini söyleyen İnanır, 2008’e kadar müthiş bir büyüme yaşandığını kaydediyor. O dönemki büyümenin konaklama merkezleri odaklı olduğunu, otellerin spa hizmetlerini dışarıdan kiralama yöntemiyle aldıkları bir hizmet olarak vermeye başladığını anlatıyor.

Kiralamada en yüksek parayı verenin öne geçtiğini bu yüzden kalitenin düşmeye başladığını belirten İnanır, “Günümüzde oteller artık spa’larını kendileri işletmeyi tercih ediyor” diyor. Spa-wellnes salonlarında tedavi teriminin kullanılamayacağım, güzellik salonları ile spa’nın ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan İnanır sözlerine şöyle devam ediyor: “Güzellik merkezleri normalde doktorların çalıştırdığı yerlerdir, invaziv işlemlerin (cerrahi) yapıldığı yerlerdir. Güzellik salonlarında ise bu işlemler yasaktır, yani cilt altına herhangi bir iğne ile enjeksiyon yapılamaz, lazerle çalışılamaz. Bunu yaptığını söyleyen yerler kanun dışı çalışıyordun Güzellik salonlarında zayıflamaya faydalı işlemler, cilt bakımı, IPL uygulaması (epilasyon), zayıflama yapılabilir ama bunlar tamamen non invazif işlemlerdir. Spa-wellness’lerde daha çok masaj, cilt, vücut bakımları, küvet bakımları, su altı masajları, kese, köpük yapılır. Güzellik salonları asla tedavi yapamazlar. Bunun çok yüksek cczaları vardır.”

BUNLARA DİKKAT

Her geçen gün sayıları artan masaj salonlarının spa diye hizmet vermesinden yakınan Santamanu SPA yöneticisi Sezgin Aydın, spa konusunda eğitim vermiş uzman biri olarak şu noktalara dikkat çekiyor: “Günümüzde spa uygulamaları çok farklı alanlarda oluyor. İnsanların sağlıklarını kazanmalarım sağlamak amacıyla suyun ve diğer doğal kaynakların çeşitli kullanım alanları yaratılmıştır. Spa uygulamaları hidroterapi (su terapisi), thalasso terapi (deniz suyu ile yapılan terapi), balncote-rapi (kaplıca suyu ile yapılan terapiler), bitki, deniz-termal çamur banyoları gibi bir dizi seçenek bulunuyor. Kendisine spa merkezi diyen bazı yerlerde, mesela Antalya’da 50 TL’ye kese-köpük, tüm vücut masaj, yüz maskesi dahil olan bir paket bulabiliyorsunuz. İzmir’e gelince bu rakam 19 TL’ye kadar düşüyor. Bunlar internetteki şehir kampanyaları sitelerindeki rakamlar. Böyle olunca spa sektörü hakkında yanlış bir algı oluşuyor ve sektör baltalanıyor. Bir merkezin spa olabilmesi için en azından bir hidroterapi duşa sahip olması şart. Bu bile yoksa spa kelimesi kullanmamalı.”


Tuz odalarının bir ara trend olduğunu savunan Aydın, bunların ortalama maliyetinin 20 metrekarelik bir oda için 70-100 bin TL arası olduğunu açıklıyor. Aydın, bunlarda tedavi kelimesinin reklam aracı olarak kullanamayacağını da hatırlatıyor. Günümüzde wellncss olarak pilatesin ön planda olduğunu ifade eden Aydın, çalışma ofislerinde yapılan esneme, yoga barmdıran seansların çok popüler olduğunu belirtiyor. Aydın, bazı özel koltuklarla masajların da çok popüler olduğunu vc bu alanın çok şey vaat ettiğini söylüyor.

MASAJ TERAPİSTLİĞİ POPÜLER

Spa işletmecilerinin en temel elemanları masörler/masözler, başka deyişle masaj terapistleri. Masaj terapistliği pek çok ülkede bir sağlık mesleği olarak kabul ediliyor ve sektöre eleman yetiştiren okullar var. Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı onaylı kurslara veya Spor | Bakanlığı’nm açtığı spor ma- j sörlüğü kurslarına katılarak terapistlik sertifikası alınabiliyor. Bu eğitimde anatomi, fizyoloji gibi teorik derslerinin yanında uygulamalı masaj eğintimi veriliyor. Masörlük eğitim sertifikasının süresi 600 ila bin saat arasında değişir.

Akdeniz Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi ve Sağlık ve Doğal Terapiler Derneği Başkanı Nihat Ayçeman, masaj terapistliği mesleğinin her geçen gün popüler olduğuna dikkat çekiyor. Masaj terapistliğinin çok değerli ve kadim bir meslek olduğunu vurguluyor. Ayçeman bugün ülkemizde bu mesleği icra edenlerin sayısının 20 bine ulaştığı bilgisini vererek, masörlerin aylık kazancının ortalama 5-6 bin TL olduğunu kaydediyor.

Masaj terpistliği kurslarına katılıp belgesini alan herkesin o belgedeki 21 modülün yani o kadar çeşit masajın hepsini yapabilir yetkisine sahip olduğunu vurgulayan Ayçeman şu konuya dikkat çekiyor: “Bu masajların hepsinde yetkin olmak elbette mümkün değil. Onlarca masaj tekniği arasından mutlaka birkaçında iyi olabilirsiniz ama hepsi mümkün değil. Örneğin, ayak masajı olarak bilinen ‘Reflcksoloji’ çok özel bir uzmanlıktır. Bu konuda masörün bireysel çabaları ile uzmanlardan aldığı özel derslerle ve tecrübeyle yetkinlik mümkün.”

Ayçeman, onlarca masaj arasında istediğiniz özel tür olanı yaptıra cağınız terapisti seçerken tamamen referanslara güvenmek gerektiğini çünkü masaj türleri için ayrı uzmanlık belgesi olmadığını altını çiziyor ve “Bir terapistin Thai mesajını doğru yapıp yapmadığını ya çevrenizdeki referanslara güvenerek ya da kişisel deneyimlerinizle, bilginizle anlayabilirsiniz. Bir uygulmanın doğru olup olmadığını iyi anlamanız için önce doğru şeklini denemiş olmanız lazım” diyor.

Masaj terapistli-ğinde ülkemizde kadınların daha çok tercih edildiğinin altını çizen Ayçeman, “Masajın cinsiyeti olmaz. Ben bir eğitmen olarak verdiğim derslerde bunu öğrencilerimle test ediyorum.

Gözleri kapalı olan kişi kendisine bir kadının mı yoksa erkeğin mi masaj yaptığını asla anlayamıyor. Cinsiyetin dokunuşu yoktur, niyeti vardır. Hatta ülkemizde bana göre erkek terapistler tercih nedeni olmalı, çünkü kadın sayısı o kadar fazla ki niteliklerini ölçmek mümkün değil” diye konuşuyor.

YURTDIŞINDAN GELEN TERAPİSTLER

Yurtdışından masör getirmek için aracılık yapan danışmanlık firmaları olduğunu ifade eden Akel Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ural da, o firmaların anlaşmalı olduğu ülkeler acenteler ve okullar olduğunu, buralardan personel transferi yaptıklarını kaydediyor. Şirketlerle çalışmadıklarını çünkü güvenmediklerini söyleyen Ural şöyle konuşuyor: “Biz birebir yurtdışında bu alanda eleman yetiştiren okullarla çalışıyoruz. Bu okulların muadili ülkemizde maalesef yok. Yurtdışında iki yıldan yedi yıla kadar süren değişik mevzuatlara bağlı okullar var. Örneğin Çin’de bu işin üniversitesi var;

Sağlık Bakanlığı’na bağlı terapist yetiştiriyorlar. Bu okullar dört yıllık eğitim veriyor. Tüm dünyada geçerli sertifikalara sahip terapist unvanıyla mezun oluyorlar. Biz birebir Çin, Tayland, Bali, Hindistan, Fili-pinler’deki bu türden okullarla anlaşmalıyız. Her yıl oraları ziyaret edip ihtiyacımıza göre personel seçeriz, onları deneriz ve karar verdiğimizde çalışma izinlerini başlatırız.”

En çok Bali’den terapist getirdikleri bilgisini veren Ural, ülkemizde de bu mesleğe ilginin arttığını dile getirerek şöyle devam ediyor: “Aslında daha çok Türk personelle çalışmak istiyoruz, en azından yüzde 50 Türk personelimiz olsun diye hedefliyoruz. Ama ne yazık ki Türkiye’de bu alanda gidilecek çok yol var. Türkiye’de masörlük yapan elemanlardan bir kesimi bu işi kısa süreliğine sadece para kazanmak amacıyla tercih ediyor. Özel sertifikalar veren kurumlardan aldıkları yaklaşık iki aylık eğitimle sertifika sahip oluyorlar. Bu iyi bir terapist için çok kısa süreli bir eğitim. Halk Eğitim Merkezleri’nin düzenlediği kurslardan çıkan terapistler işinde yeterince yetkin olamıyor.”

“O ÜLKENİN MASÖRÜ YAPMALI”

Spa yönetim uzmanı Arzu Erçetin, uluslararası beş yıldızlı birçok otelin spa direktörlüğünü yapmış biri olarak, önemli bir konuya dikkat çekiyor. Çalıştığı spa’lardaki masaj hizmetlerinde thai masajına Taylandlı, ayurveda, abhyanga denilen baş masajına Hintli terapist görevlendirdiklerini, kese-köpüğe Ba-lili terapist sokmadıklarını kaydederek şöyle konuşuyor:

“Piyasada her masaja herkesin girdiğini görüyoruz. Bu yanlış. Kese köpüğe Türk tellak ya da natır girmeli. Balili elemanın maliyeti düşük diye maalesef her uygulamada onlar kullanılır oldu. Sokak aralarında açılan ve kendilerine spa diyen yerlerde bu çok görülüyor. Uzakdoğu’dan uzman bir terapist getirmek istiyorsanız, eğer iyi okullardan eleman istiyorsanız uymanız gereken kriterler var. Mesela oteller için en az 150-200 personel çalıştıran bir işletme olmanızı istiyorlar. Yani iyi okullardan terapist getirmek öyle kolay iş değil. Ülkemize gelen birçok Uzakdoğulu terapist, farklı yollardan sokuluyor. Mesela bakıcı-baby sitter olarak getirilip çalıştırılıyorlar.”

Spa’larda özellikle masaj alanında kampanya yarışlarının olduğunu söyleyen Erçe-tin, anne-kız, baba-oğul paketlerinin çok ilgi gördüğünü belirtiyor. Yurtdışmda bu tür uygulamaların çok popüler olduğunu vurgulayan Erçetin, köpekler için SPA wellness uygulaması olduğuna da dikkat çekiyor. Erçetin, “İstanbul’da köpekler için de wellness hizmeti veren yerler olduğu kulağımıza geliyor. Bunlar yaygınlaşırsa talep yükselecektir. Benim tanığım bir iş adamı köpeğini böyle bir yere düzenli olarak götürdüğünü söylüyor” diyor.

SPOR TESİSİNDE OLMA AVANTAJI

Maslak Mashattan Supra Spa & Wellness’in sahibi Hülya Konar, Türk hamamında kese köpük uygulaması ve Uzakdoğu medikal masajları yaptıklarını anlatıyor. Kendisinin klinik psikolog, NLP trainer olduğu bilgisini veren Konar, çok ilgi gördüklerini ve yeni şube açmaları için teklifler geldiğini belirtiyor. “Çok büyüdüğünüz zaman kontrol azalıyor ve kalite düşüyor. Bu çok hassas bir iş, beden teslim alıyorsunuz. Başında durmanız gerekiyor” diyen Konar, uzun yıllardır zihin, ruh, beden ve duygu bağlantıları ile ilgili çalışmalar yaptığını aktararak şunları ifade ediyor: “Supra Spa bu çalışmaların bir parçası olarak başladı. İlk başta yatırımcımız başka biriydi. Sonrasında ben tek devam ettim. Pek çok kişinin ulaşabileceği hizmetleri veriyoruz.”

Mashattan’daki bir spor tesisinin içinde olmalarından dolayı tercih edildiklerini, bunun çok katkısı olduğunu vurgulayan Konar, bu işin çok sayıda masrafı ve gideri olduğunu kaydederek, karlılığın nasıl çalışıldığına bağlı olduğunu savunuyor. Konar, merkezin yatırım bedelini açık-lamazken, en büyük yatırımı iş gücüne yaptıkları bilgisini vermekle yetiniyor.

AYURVEDİK MASAJ

İstanbul’da Bağdat Caddesi’nde hizmet veren SPA Ceylon, ayurvedik masajlarıyla öne çıkan bir işletme. Tesisin işletmecisi, uluslararası bir marka olan SPA Ceylon ile Sri Lanka’da tanışmış. Migren sorununu burada çözdükten sonra Türkiye’de bu işe girmeye karar veren işletmeci, MS ve Parkinson gibi bazı hastalıların tedavisine destek olacak türde masaj hizmetleri verdiklerini kaydediyor. İşletmeci, böyle bir merkezin açılması için 250-300 bin TL’lik bir yatırım gerektiğini söylüyor.

Bir Spa Merkezi Kaça Kurulur?

Kozmetik ve medikal alanda pek çok dünya markasının temsilciliğini yapan İnanır Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Dursun İnanır, spa merkezi kurarken büyüklüğünün önemli olduğuna dikkat çekiyor. En küçük yatırımın 150 bin euro’yu bulacağını hatırlatan İnanır konuyla ilgili şu bilgileri veriyor:

“Bir hamam, iki sauna, iki kabin yatırımı 150 bin euro’dan başlıyor. Sadece ekipmanlara yarım milyon euro yatıran yerler oldu. Örneğin, Adam&Eve Otel açılırken spa için hareketli ekipman almıştı. Rixos Premium Otel, keza onlardan daha fazla harcadı. Sabit odalar olarak hamam, sauna vs. için de bir o kadar harcanmıştır. Mardan Palace Otel’in ilk açılışta spa merkezine 3.5 milyon euro yatırdığını duymuştuk.”

Spa Yatırımı Otele Ne Kazandırır?

Spa’nın konaklama sektörü için çok karlı bir hizmet olduğunu savunan Dursun İnanır, “Otel odalarını bir geceliğine bir kere satabilirsiniz ve alacağınız para ortalama 100 euro’dur. Ama spa merkezindeki bakım odalarını bir günde 10 kişiye satabilirsiniz ve her birinden 100 euro çıkarabilirsiniz. Yani bakım odası olan bir spa merkezi 100 odalı otel gibi gelir getirebilir. Otellerdeki spa merkezleri girişimcisine 2.5 ila 3.5 milyon euro arasında değişen bir gelir sağlar.

Spa hizmetleri gerçek anlamda hakkı vererek yapılırsa otellerde kişi başı 250-300 dolarlık ek gelir elde edebilir. Otel sahipleri bu işe ciddi önem verip yatırım yaparsa çok yüksek gelir elde edebilirler” diyor. Uzmanlar, masaj, terapi ve spa konusunda gerekli eğitimleri alan girişimcilerin otellerin dışında bir spa merkezi açabilmek için ortalama 200 bin TL sermayeye ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Anadolu’daki spa merkezlerinde büyük eksiklikler olduğunu söyleyen uzmanlar bu fırsatın iyi kullanılması gerektiğini vurguluyorlar.

2019’un Beş Trendi

  • Watsu: İlık suda yapılan su dansı, masaj ve germe işlemlerinden oluşan bileşimi ile stresi azaltıp kişiyi rahatlatıyor.
  • Kristal şifa tedavisi: Değerli taşların sahip olduğu özellikler bağışıklık sistemini güçlendiriyor ayrıca çakraları dengeleyip kan dolaşımını iyileştiriyor.
  • Dijital detoks: Cep telefonu, tablet, dizüstü bilgisayar gibi elimizden düşürmediğimiz cihazların fişini çekmeyi teşvik eden programlan içeriyor. Birçok spa merkezi bu programı uygulamaya başladı.
  • Kriyoterapi: Kronik ağrıların tedavisinde kullanılan soğuk mekanlardan oluşuyor. Kişi donmaya karşı ağız ve kulaklarına koruyucu, ayağında çorapla giriyor. Sıvı nitrojen sprey sıkılarak yapılan bu tedavi, deri üzerindeki iyi ve kötü huylu tümörler ile lekelere uygulanıyor.
  • Tuz mağaraları: Haloterapi olarak da bilinen, insan yapımı tuz mağaralarında oturularak nefes açılıyor, Antibakteriyei özelliklere sahip olan tuz, solunum ve cilt sorunlarını hafifletiyor.

Dünyada Büyüyor

Wellnes yani sağlıklı yaşam konsepti dünyada büyük hızla büyüyor. Global Wellnes Institute’ın 2018 raporuna göre, dünyada weliness endüstrisi 2015-2017 arasında yüzde 12.8 büyüyerek 3.7 trilyon dolardan 4.2 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştı. 2015-2017 seneleri arasında wellness sektörü yüzde 6.4 büyüyerek, aynı süreçte yüzde 3.6 oranında büyüyen global ekonominin neredeyse iki katı büyüme gösterdi.

Spa-wellness trendlerinin belirlendiği Global Wellnes Summit’in yaptığı araştırmaya göre, 2015’te 121 bin 595 noktada spa lokasyonu varken, 2017’de bu rakam 149 binin üzerine çıkarak yaklaşık 2.6 milyon çalışana ulaşmış.Spa’lar için 2017’daki yüzde 9.9’luk gelir artışı, 2013-2015 dönemindeki orandan [yüzde 2.3). çok daha yüksek gerçekleşmiş. Spa tesis gelirleri (yılda 93.6 milyar dolar) ve spa işletmelerine olanak sağlayan eğitim, danışmanlık, dernekler, medya ve etkinlik sektörlerini (25.2 milyar dolar) kapsayan spa ekonomisi 118.8 milyar dolarlık bir pazar haline gelmiş.

Kaplıcalara Teşvik Var

Kaplıca Talasso ve Kür Merkezleri Derneği (TÜRKAP) Başkanı Koksal Köse, kaplıcaların duran bir varlık olarak ortalama değerinin en az 20 milyar TL civarında olduğunu söylüyor. Kaplıcalara yatırım teşviği olduğu bilgisini veren Köse, “100 odalı bir kaplıca açmak isterseniz arazisi hariç böyle bir tesisi yaklaşık 60 milyon TL’ye mal edebilirsiniz” diyor.

Kaplıca yatırımının geri dönüşünün 20 yılı bulabileceğine dikkat çeken Köse, TURKAP’ın çabalarıyla kaplıcaya yatırım yapanların, hangi bölgede olurlarsa olsunlar, beşinci bölge teşvik uygulamasına tabi oldukları bilgisini veriyor. Köse şöyle konuşuyor:

“Bu uygulamada çok avantaj var ve yatırımın önü açık. Ama kaplıca işletme yönetiminin zorlukları çok fazla. Mesela doğru hizmet verebilmek için kaplıcalarda kaliteli ve çok sayıda eleman bulundurmak şart. Bu da yüksek maliyet anlamına geliyor. Kaplıcaların giderleri de yüksektir. Buhar ortamında oldukları için binanın yıpranması hızlı olur; bu yüzden sık sık renovasyon yapmak gerekir.”

Ersin PAMUKSÜZER / The LifeCo Well-being Centers Kurucusu
Uluslararası marka yok

The LifeCo, 2006’dan bu yana Türkiye’de Bodrum ve Antalya; Tayland’da Phuket’te sağlıklı yaşam alanında konaklamalı merkezleri ile hizmet veriyor. Kişinin tesisten ayrıldıktan sonra da gerek zihinsel ve ruhsal, gerekse fiziksel olarak sağlıklı yaşamaya devam edebileceği hizmetler ve doğal-organik ürünler sunan & öncü bir well-being ve detoks organizasyonudur. Global bir marka olmak için çalışıyoruz. Sektörümüzde uluslararası bir marka yok; bu boşluğu doldurmak istiyoruz. Hedefimiz dünyanın neresinde olursanız olun en fazla altı saat içinde ulaşabileceğiniz bir The LifeCo bulacak şekilde yeni tesislerle büyümek.

Birkaç yıl önce Phuket/Thailand’da yeni bir merkez açtık. Phoket, doğası ve iklimi ile sağlıklı yaşam programları için ideal bir yer ve çok başarılı gidiyor. 2019 son çeyreğinde ise Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) yeni bir merkez açacağız. İnşaat halen devam ediyor; 66 odalı bir tesis. Ajman yatırımını Suudi bir müşterimiz yapıyor, 30 milyon dolarlık bir yatırım olacak. Daha sonrasında hedefimiz İspanya ve Orta Amerika’da büyümek. İlk olarak Ajman’da management kontrat ile hizmet vereceğiz, franchise vermeyi ise daha sonra düşüneceğiz.

Well-being dünyada yükselen bir trend. Ülkemizde de yükselişe geçmesi yeni kazanç kapıları açacaktır. Ülkemiz ucuz, her şey dahil turizmin yanı sıra katma değeri daha yüksek bir dal olan well-being turizmi kesinlikle devreye sokulmalı. Ancak bu yapılırken yüzeysel yaklaşımlar yerine, 360 derece bütünleşik bir yaklaşım tercih edilmeli.

Yusuf KESKİN / Firsat.me sitesinin sahibi
“Yılda 15-20 bin paket satıyoruz”

Çaliştığımız spa merkezleri geneiiikle beş yıldızlı otellerin bünyesinde olanlar. İlgi çok yoğun, bizde geçen yıla oranla yaşanan artış yüzde 35 düzeyinde. Spa paketlerinin fiyatı 59 TL ile 499 TL arasında değişiyor. Tek kişilik verilen düşük fiyatlı hizmetlerde hamam, kese, köpük artı masaj var, çift kişilik uygulamalarda fiyat, doğal olarak daha yüksek. Kış aylarında bu uygulamalara iigi artıyor. Eylülden nisana kadar talep yükseliyor. Yılda 15-20 bin paket satıyoruz; bu da yılda yaklaşık 2 milyon TL’lik bir rakama tekabül ediyor. Otellere bireysel gidildiğinde verilen fiyatla bizde satılan fiyat arasında önemli fark var; bu da bizim tercih edilmemize sebep oluyor. Aynı kalitede, aynı hizmeti daha uygun fiyata bulmanız mümkün.

Ozan TİYANŞAN / Masör
“Masaj tedavi değildir”

Bu mesleğe 2002’de beş yıldızlı bir otelde adım attım. O yıllarda spa kavramı ülkemizde bilinmiyordu. Otellerdeki masaj odalarında ve hamamlarda kese köpük yaparak işe başladım. Masörlük sertifikasıyla bundan üç sene öncesine kadar hep otellerde çalıştım. Şimdilerde profesyonel futbol takımlarında görev yapıyorum. Branşım tamamen profesyonel masaja yönelik. Masaj bir tedavi değildir, tedaviye yardımcı bir faaliyettir. Spa’larda yapılan taş masajı, aroma terapi gibi türlerin de eğitimini aldım ama masajda uzmanlaştım. Sorunu olan bir kişinin hem fıziken hem ruhen en kısa zamanda iyileşmesine yardımcı oluyorum. Bizim mesleğimiz tıpkı doktorlar gibi. Ne kadar çok hastaya bakıp ne kadar çok tecrübeye sahip oluyorlarsa biz de öyleyiz. Ne kadar çok masaj yaparsan, ne kadar farklı sağlık sorunlarıyla karşılaşırsan o kadar donanıma sahip oluyorsun. Müşterilerimizin referansıyla iş alıyoruz. Masaj seansları minimum bir saat sürüyor. Lokal yapılan bölgeler için mesela ayak için 45 dakika, ama tüm vücut isteniyorsa bir saat ile iki saat arasında sürüyor. Masajların fiyatları 150-300 TL arasında değişiyor.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir