Sufle Büfesi Açmak Çok Kazançlı Bir Girişim

Sufle büfesi açmak. Dayanılmaz çekici lezzetler! Önce ufak bir yatırımla büfe tarzı bir işyeri kurun. Sonra standart görüntünüzü değiştirmeden hızla büyüyün.


‘Sufle (Souffle) Büfesi’ açın!

ÖNCE şu sufle sözcüğü üzerinde biraz duralım; sufle bizim dilimizde söyleniş açısından iki farklı olguyu oluşturuyor: İlki kimi tiyatro oyunlarında fısıldama yoluyla oyunculara unutulması olası sözcükleri anımsatmanın adı; diğeri ise olağanüstü nefis bir lezzetin gerçek çikolatalarla takviye edilmiş şekli.

Orijinal yazılış şekilleri elbette farklı; ilki bildiğimiz yazım şekliyle ‘sufle’; İkincisi ise orijini Fransızca olan ‘souffle’. Bu İkincisi aynı zamanda Fransız Mutfak Kültürü’nün en tanınmış unsurlarından pastacılık sektöründe ayrıcalıklı bir lezzet klasiğinin eski ve en tipik temsilcisi.

İşte biz bu hafta sizlere bu İkincisinin bazı sırlarını açıklayacak; günümüzde kolay ve çok kazançlı bir girişim olarak dikkatlerinize sunacağız. Bu eşsiz lezzete Fransız pastacılık kültüründe ‘Souffle au chocolat’ (sufle o çokolat) deniyor. Türkçesi çikolatalı sufle…

Sufle Büfesi Açmak
Sufle

Sistem Giderek Kurumsallaşıyor

Şimdi (özellikle de son pandemi sonrası) bu lezzete özel tezgâh açmış pratik iş yerlerinin Avrupa’daki sayısında dikkate değer artışlar görülüyor… Çoğu işyeri büfe şeklinde konumlanmış. Konuyu biraz genişletenler ise özel izinle parklarda ve dinlenme bahçelerine dahi taşımış durumdalar.

Gelelim bu harika lezzetin bazı üretim şekillerine: Formüller çoğu zaman işletmelerin (ya da büfelerin) kendilerine özgü biçimde gelişiyor. Tutulan ve çok beğenilen formüller pek açıklanmıyor. Klasik suflelerde temel girdiler çikolata, yumurta, vanilya, tereyağı gibi unsurlardan ibaret. Kimi işletmeler bunların reçetesini açıkça ilan ediyor. Görünüşe bakıldığında karışımın içinde un varmış gibi görünse de bu asla doğru değil. Her şey karışımın gramaj özelliğinde gizli, işletmeler bu karışımı müşterilerinin gözü önünde açıkça yapıyor.

Ürün Katmanlarını İyileştirmek

Bu klasik usulün bir diğer şekli ise yine Fransızca ifadesiyle ‘Souffle au Grand Marnier’. Bu karşımın özelliği, formülünde ‘Grand Marnier adı verilen acı portakal likörü içermesi. Ancak bu türün içinde bir miktar un da var, tadı orijinalinden epeyce farklı.

Son yıllarda klasik suflelerin içine bazı meyve püreleri katılarak özel tat zenginleştirilmesi yoluna gidildiği de oluyor. Ancak bunların formüllerine alışılmış bir metot olarak bir miktar hazır bisküvi unu eklenmesi ise orijinal tadı epeyce maskeliyor.

Karışımlar Çeşitlendirilebilir

Gelelim bu işin bizim kültürümüze uyarlanmasına: Orijinalite açısından her şey burada deneme yanılma metoduna bağlı. Buluşsal lezzetlerin ortaya çıkarılarak ‘orijinal nitelikli’ olarak sunulması, konuya daha değişik bir renk katabilir. Ancak bunların büfe şeklindeki işletmelerde müşterilerin gözü önünde yapılmasında yarar var.

Eğer burada bizim kcııdi kültürümüze uyan bazı ilginç karışım formülleri de yaratılabilirse epey ses gctircccği de umulabilir. Fakat her koşulda bu işin sırrı bu işlemlerin büfe tipindeki işletmelerde pratik ama buluşsal zenginlik çizgisinde hayata geçirilmesi.

İsim ve Marka Tescilleri Önemli

Peki, bu tür pratik büfe tipi işletmelerde asıl ürünün yanına yakışan bazı meşrubat lezzetleri sunulabilir mi? Şimdi bunu başarıyla uygulayan küçük işletmeler de görülebiliyor. Burada herhangi bir kısıtlama yok, örneğin erik ya da kayısı kompostoları. Bunlar tıpkı şişeli içecekler gibi çekirdeklerinden ayrılmış olarak sunuluyor. Çeşit sayısını da çoğaltmak mümkün, isteyenlere hazır kolalı ve gazlı içecekler de verilebiliyor.

Söz konusu işletmeler, markalaşma konusuna da özellikle eğilmeli ve gerekli girişimleri yaparak isim tescillerini önceden yaptırmalı. Bunlar küçük işletme bazında olsa da değişik konumları ve servis özellikleriyle kamuoyunun yakın ilgisini çekebilir.


Bu türden işletmelerin belli bir süre sonunda gazete ve dergilere röportaj vermeleri, orijinal niteliklerini anlatmaları da önemli. Bunlar ilan formunda değil, değişik bir kültürü bu topraklarda ilk kez başlatmalarını anlatan ilgi çekici anekdotlar halinde olmalı.

Mobil Servisler Başarı Şansını Artırabilir

Belli bir tanınmışlık aşamasından sonra marka bazında şubeleşmeye geçmeleri de yararlı olabilir. Ayrıca bu sistemi büyük gıda marketlerinin içinde özel stantlar halinde konuşlandırmaları düşünülebilir. Belli bir süre sonra yine gerekli izinler alınarak motorlu bir araç üzerinde ‘mobil servis’ ve ‘mobil satış’ olanakları da hayata geçirilebilir.

Önemli olan bir diğer husus, tüm aşamalardan önce gerekli resmi izinlerin alınması ve her altı aylık periyodda ürün analizlerinin yapılması ya da yaptırılması yoluyla hijyen ve sağlık açısından önemli bir konuma ulaşılması.

Tüm bunlar; sistemin asıl kimliğini bozmadan yurdun her yanına bir ‘marka’ vasfında yayılmasını sağlayacak, sizin yeni bir kültürün yaratıcısı olarak anılmanızı da gündeme getirecektir.

Standartlarınızı Koruyarak Büyüyün!

Bu aşamaları geçtikten sonra doğal olarak çeşitli şube mağazaların açılması gündeme gelebilecektir. Bunlara izin verirken denetimin sizde olması sağlanmalı, daha önce tüketici algısında yaratılan menfi izler silinmemeli. (Bu gelişme size markalaşmanın yolunu hızla açacaktır.)

Tam da burada göz ardı edilmemesi gereken lıusus, hizmetin size özgü niteliğini değiştirmemek ve standartlarınızı korumak olmalıdır. Belli bir aşamadan sonra çeşit ve görüntüde asla abartıya kaçmamalı, aşırıya gidilmemelidir.

Pandemi tümüyle geçtikten ve sosyal yaşam umulan çizgiye geldikten sonra da hijyene son derece önem verilmeli ve ürün çeşidi sayısı eskiden olduğu gibi duyarlılık ve titizlikle seçilip lanse edilmelidir.

Bu açıdan şimdiden önem vermenizi sağlayacak basit gibi görünen: ancak sizi ayrıcalıklı bir konuma oturtacak hususlar daima şunlar olacaktır: Aşırıya ve abartıya yer vermemek, logonuzu değiştirmemek, mesajlarınızda hep aynı vurguyu yapmak, şube sayınızı artırırken hizmet standartlarınızı da asla değiştirmemek…

Nur Demirok / Para





Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.