Ünlüler Bu Adamın Kapısında Sıra Oluyor

YARIM yüzyılı geride bırakan Bordo Grubu, Türkiye’nin gizli kumaş ve hazır giyim devlerinden. Biri İstanbul Hadımköy’de, diğeri Düzce’de olmak üzere aylık bir milyon adet hazır giyim üretme kapasitesine sahip iki fabrikası var. Türkiye’nin en büyük kapasiteye sahip jakarlı (karmaşık desenli) kumaş üreticilerinden birisi. Kumaş üretimini Bordo Tekstil ve Organik Tekstil isimli şirketleri yapıyor. Gruba bağlı hazır giyim üreticisi Tandem Tekstil ise Türkiye’nin en fazla hazır giyim ihraç eden ilk 50 firması arasında. 750 kişiyi istihdam eden grubun yıllık cirosu 90 milyon doları buluyor. Grup pandemi döneminde Çin’den kaçan yabancı markaların tabiri caizse akmına uğramış durumda. Umbro, Kappa, Asos gibi birçok ünlü marka, bu süreçte üretimini bu firmaya kaydırmış. Pandemide kendi markalarını çıkartan ünlü isimler de üretici olarak bu şirketin kapısını çalmış. Bordo Grubu Yönetim Kurulu Başkanlığını abisi Sezai Şahin yapıyor. Grubun Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fahri Şahin ile işlerini, koronavirüs nedeniyle tekstil ve hazır giyim sektöründeki değişimleri ve bu değişimlerin Türkiye’ye etkilerini konuştuk…

Bordo Grubu’nu tanıyabilir miyiz?

Biz Sivaslı bir aileyiz. Dedem Kasım Şahin, babam Rafet Şahin ve amcam Necati Şahin kış aylarında İstanbul’a gelip yaza kadar çalışır, yazın da bağ bahçe işleriyle uğraşırlarmış. Bir yıl tekstil firmasında çalışmışlar ve işi öğrenmişler. Bir süre kumaş alım satımı yaptıktan sonra 1966’da birkaç makine alıp Yeşildirek Sultanhamam’da örme kumaş imalatına başlamışlar. 1968’de ilk şirketlerini kurmuşlar. Bu nedenle tekstile başlangıcımızı 1968 olarak kabul ederiz. Kurucu nesilden şu anda sadece babamız hayatta. O da emekli. 1973’te Bağcılar’da fabrika kurup oraya taşınmışlar. Daha sonra Güngören’de fabrika kurmuşlar. Hadımköy ve Düzce fabrikalarımızı 2018’de kurduk. Bu iki fabrika için toplam 35 milyon dolarlık yatırım yaptık.

Hazır giyime nasıl girdiniz?

Bizim kökenimiz kumaş üretimi. Diesel, Armani, Versace gibi premium markalara tedariki sağlıyoruz. Ingiliz Superdry’a da kumaş veririz. Bu marka 2011’de hazır giyim üretimi yapmamızı istedi. Bunun üzerine Tandem Tekstil’i kurduk. Superdry’a yılda 5 milyon parça üretim yapıyoruz. Daha sonra diğer markalar geldi. Şu anda 20’ye yakın ülkeye ihracatımız var. Bu ülkeler arasında Avustralya ve Şili var. Erkek, kadın, az miktarda da çocuk giyimi üretiyoruz. Ürün gamımızda tişört, sweatshirt gibi spor giyim ürünleri var. Üst kalite premium üretim yapıyoruz. Gücümüz çok kaliteli kumaş üretmemizden geliyor.

Yabancılar neden sizi tercih ediyor?

Biz, çok ucuz ve fiyat rekabetinin yoğun olduğu ürün segmentine hiçbir zaman girmedik. Çok hızlı davrandık. Babamızın bize bir tavsiyesi vardı. “İşinizi sevin ama işinize aşık olmayın, işinize aşık olursanız kritik dönemlerde mantıklı kararlar veremezsiniz. Her iş bir projedir ve her projenin bir sonu vardır. Sonu geldiğinde o projeden çıkmasını bilin” derdi. Bir dönem kumaşta H&M’in çok büyük tedarikçisiydik. Fakat marka fiyat rekabetinin çok yoğun olduğu bir segmentte yer alıyordu. Bu durum artık firma stratejimizle uyum sağlayamadığı için oradan çıkmayı tercih ettik.

Ortalama birim fiyatınız ne kadar?

Türkiye’nin hazır giyimde birim başına ihracat tutarı yaklaşık 4.5 dolar. Bizde bu rakam 16 dolar civarında. Kumaşta ortalama 30 TL/KG civarında iken bizim olduğumuz segmentte 45 TL’nin üzerinde. Pandemi döneminde üretimimizi durdurmamamız yabancı perakendecilere güven verdi. Motorcular için kask, güvenlik ekipmanları gibi ürünlerin üretiminde dünyanın en hızlı büyüyen markası olan Ingiliz Ruroc’un sahibi Instagram’dan bizi takip ediyormuş. Pan-demide çalışmamızdan etkilenmiş. Şimdi hazır giyim üretimine başlayacaklar. Onlar da bizimle çalışmak istedi. Onlara koleksiyon hazırlıyoruz.

Yeni hedef pazarlar var mı?

Brexit sonrası İngiliz Sterlini’nin bir anda değer kaybetmesiyle biz o yılki kar hedefimizi tutturamadık. “Demek ki sadece kapasiteyi doldurmak yeterli değilmiş, müşteri riskini hatta para birimi açısından da riskleri bölmek gerekiyormuş” dedik ve pazarımızı genişlettik, önümüzdeki dönemde Kore ve Japonya pazarlarına da girmek istiyoruz. Dünya modasına yön verenler îtalyanlar ve Fransızlar gibi gözükse de aslında moda trendlerinin belirlenmesinde dip dalgayı Kore ve Japonya oluşturur. Ürdün’e de kumaş ihracatına başlayacağız. Vergi avantajından dolayı ABD’de büyük bir hazır giyim üretimi oluştu. Kumaşı daha önce Çin’den alıyorlardı, artık oradan almak istemiyorlar. Görüşmelerimiz sürüyor.

Pandemi sizi ve sektörü nasıl etkiledi?

Son dönemde bazı müşterilerimiz fiyatı daha ucuz olan ürünlere geçmek istedi. Biz de kalite standardımızı korumak için onlarla yollarımızı ayırmak zorunda kaldık. Biz sürdürülebilir modaya geçişi Avrupalı birçok markadan önce gördük ve bu olana yatırım yaptık. Bu dönemde birçok firmayla sözleşme yaptık. Bunlar alımlarını daha çok Çin’den yapıyorlardı, özellikle Avrupa kulüplerinin formalarını Çin’de ürettiriyorlardı. Küresel markalar pandemi döneminde neyin satıp, neyin satmayacağını veya ne kadar satacağını bilemedikleri için model başına sipariş adetlerini azalttılar. Çin’in altyapısı az adetlerde üretime uygun olmadığından bu firmalar üretimlerini Türkiye’ye kaydırdı. Ayrıca Çin’de üret-tirseler bile bu ürünlerin Avrupa’ya gitmesi bir ay sürüyor. Bu da sürdürülebilir olmuyor. Türkiye’den çok daha hızlı teslimat yapılabiliyor. Türkiye’de sürdürülebilir üretimin yapıldığı ve sosyal uygunluk denetimleri iyi olan firmalara ciddi siparişler geldi.


Pendeminden dolayı antibakteriyel ürünlere talep arttı. Bu durum siparişlere nasıl yansıdı?

Biz kumaş üretiminde organik sertifikasına sahip Türkiye’deki ilk firmalardan biriyiz. Müşterilerimiz bu dönemde bizden organik koton kullanmamızı istediler, isveçli tenisçi Björn Borg, ürünlerin tamamında yüzde 100 organik koton kullanılmasını istedi. Ingiliz SuperDry’ın kurucu ortağı çok daha pahalı iki yeni marka çıkartıyor. Onların siparişlerinin üretimine başlayacaktık. Üretimi durdurdular ve aynı modellerle siparişin tamamını organik kotona çevirdiler. Sadece Umbro yıllık 4 milyon adet ürün projeksiyonu veriyor. Eskiden aldığımız siparişler içinde organik kotonun oranı yüzde 10 ise bugün yüzde 30’ların üzerine çıkmış durumda. Biz bu hazırlıkları biraz da gelecek öngörüsüyle yapmıştık. İstanbul’daki fabrikamız Türkiye’nin ilk LEED Platinum sertifikalı yeşil fabrikası. Düzce’deki fabrikamız en üst seviye sosyal uygunluk belgesi olan BSCI A Level sosyal uygunluk belgesine sahip.

Hazır giyimciler kendilerini yeni döneme nasıl hazırlamalı?

Sürdürülebilir tekstile çok hızlı bir kayış var. Artık daha çevreci bir üretim sistemi kurmak zorundasınız. Buna hazırlıklı olmak gerekiyor. Çok dinamik ve esnek bir yapı kurulmalı. Bir de tekstilin doğası gereği çok hızlı çözüm üretmek zorundasınız. Anlık kararları verebilecek tecrübeli ve yetkin bir ekibinizin olması lazım. Hazır giyimde üretim açısından iki sezon vardır. Eylül bir sezonun, şubat diğer sezonun başlangıcıdır. Ben önümüzdeki eylül ayının da siparişler açısından biraz durgun geçeceğini düşünüyorum fakat ondan sonra artacaktır.

 

Sosyal sorumluluk alanında aktif

Bugüne kadar iş dünyasına ait sivil toplum kuruluşlarında aktif görev almayan Fahri Şahin, buna karşılık eğitim, aile ve gençlik konuları başta olmak üzere, özellikle sosyal sorumluluk projelerine aktif olarak katkı sunuyor.

Dünyaya hakim olma stratejisi

Dördüncü kuşağın işbaşı yapmaya başladığı Bordo Grubu’nda ilginç bir uygulama var. Bu kuşağı dünya pazarlarına hakim olmak üzere yetiştirmeyi düşünen Şahin Ailesi, gençleri eğitim için farklı ülkelere göndermiş. Örneğin, Grubun Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Şahin’in oğlu Abdullah Şahin, eğitimini ABD’de tamamlamış ve şu anda Jeremy Meeks’e yapılan üretim sürecini takip ediyor. Grubun başkan yardımcılarından Nevzat Aytekin’in oğlu Fatih Aytekin ise üniversiteyi Bosna Hersek’te okumuş. Grup onun sayesinde AvrupalI küresel markaların hazır giyim üretim merkezlerinden olma yolunda ilerleyen Sırbistan, Makedonya gibi ülkelere kumaş ihracatına başlamış. Adem Şahin ise okumaya Polonya’ya gönderilmiş.

ÖZBEY MEN




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir