Yeni Nesil Sera Kurmak Kârlı Bir Yatırım

ÖRTÜ altı üretim (seracılık) konusunda Türkiye, Avrupa’da ikinci, dünyanın ise dördüncü büyük ülkesi konumunda. Ticari anlamda ilk seralar 1950’li yıllarda Antalya’da kurulmaya başladı, sonrasında ise Ege ve Marmara’ya yayıldı. Ege’de İzmir ve çevresi, Marmara’da ise Yalova en önemli sera merkezleri olarak sivrildi. Son dönemde jeotermal bölgeleri olarak öne çıkan Denizli Sarayköy, İzmir Bergama, Afyon Sandıklı, Şanlıurfa, Ağrı gibi il ve ilçelerde de modern seralar kuruluyor. Geleneksel seralar ise Balıkesir’den başlayıp İzmir, Muğla, Antalya, Mersin, Adana ve Hatay’a kadar uzanıyor. 2019 sonu itibariyle Türkiye’de 790 bin dekar alanda örtü altı tarım üretimi yapılıyor. Bunun 13 bin dekarı modern sera denilen topraksız üretim yapan teknolojik seralardan oluşuyor. Seralardan elde edilen yıllık gelir ise 20 milyar TL’yi aşmış durumda. Türkiye’nin toplam bitkisel üretiminin yüzde 15’i örtü altından elde ediliyor.

ESKİDEN ‘TURFANDA’ VARDI

Orta yaş ve üstü iyi hatırlar. 1980’li yılların sonuna kadar kış aylarında domates, biber, fasulye, salatalık gibi sebzeleri taze tüketmek mümkün değildi. Baharda çıkan ilk mevsim ürünleri “turfanda” olarak adlandırılır ve bu ürünlere özel önem atfedilirdi. Bugün ise pazar ve manavlarda her dönem bu ürünleri bulmak mümkün. Ürünlerin yaz ve kış aylarındaki fiyat uçurumları da eskisi gibi fazla değil. Bu ürünlere satın alınabilir fiyatlarla kış aylarında da ulaşı-labiliyor. Yaz kış taze sebze tüketmenin yolu ise doğal olarak seracılıktan geçiyor. Seracılık sayesinde 12 ay boyunca taze sebze tüketimi mümkün oluyor.


Sera ürünlerine tüketicilerin ilgisi yüksek. Market zincirleri, manavlar ve ihracat piyasalarından güçlü talep var.

Hatta birçok market zinciri seralarla yıllık bağlantılar yaparak alım garantisi veriyor. Böylece market kendi tedarikini sağlama alırken, sera yatırımı yapan bir üretici de ürününü kolayca pazara ulaştırıyor. Bu da örtü altı üretiminde halen fırsatların olduğunu gösteriyor. Sera üreticileri son yıllarda kazançlarından hayli memnun. Geleneksel seracılığın başkenti Antalya Kumluca ile son teknoloji modern seraların sahiplerine kadar konuştuğumuz bütün üreticiler yatırımlarından hiç pişman değil. Hatta yeni sera yatırımlarının yapılmakta olduğuna şahit olduk. Kazancı iyi olduğu için bazı bölgelerde narenciye bahçeleri sökülüp seraya dönüşüyor. Böylece sera alanları giderek artıyor. Bu ilgi böyle devam ederse birkaç yıla kalmaz seracılıkta dünya liderliğine oturabiliriz.

DEVLET SERACININ YANINDA

Devlet de bu konuya özel önem veriyor. Sera A.Ş.’yi kurarak sektörü şekillendirecek önemli adımlar atılıyor. Daha modern ve teknolojik seraların kurulmasına öncülük edilecek. Böylece fiyat hareketleri kontrol edilerek tüketicinin daha uygun fiyatlarda sebze yemesinin önü açılacak. Biz de dergi olarak bir kez daha seracılığı mercek altına aldık. Hem devlet desteklerini hem de özel bankaların sağladığı kredi imkanlarını araştırdık. Seracılık kredilerini hangi bankanın hangi şartlarda verdiğini finans sayfamızda ayrıntılarıyla okuyabilirsiniz. Bu haberimizde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hibe desteklerinden de bahsedeceğiz.

Tarım ve Orman Bakanhğı’nm verilerine göre Türkiye örtü altı varlığı bakımından dünyada dördüncü, Avrupa’da ise Ispanya’nın ardından ikinci sırada yer alıyor, örtü altı işletmelerin yüzde 72’si yüksek sistem (cam ve plastik sera, yüksek tünel) yüzde 28’si alçak tünellerden oluşuyor, örtü altında gerçekleşen üretim 8.4 milyon ton olup, bunun 7.8 milyon tonu sebze, 622 bin tonu ise meyve ürünlerinden oluşuyor. Örtü altı süs bitkileri üretimi ise 1.2 milyar adete ulaşmış durumda. 2020 Şubat itibariyle Bakanlığın Örtü Altı Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 62 bin 587 üretici bulunurken, örtü altı üretim 72 ilde gerçekleşiyor. Ancak Antalya, Mersin, Adana, Muğla, Aydın ve İzmir illeri toplam örtü altı üretimin yüzde 91’ini gerçekleştiriyor.

YATIRIM AŞAMASINDAKİ DESTEKLER

Tarım ve Orman Bakanlığı için sera yatırımlarının özel bir yeri var. Bu nedenle desteklerde önemli avantajlar söz konusu. Ayrı ayrı veya tek ünite olarak toplam 500 metrekare ve üzeri örtü altı alanında bitkisel üretim yapan üreticiler, Örtü Altı Kayıt Sistemi’ne kayıt olmaları durumunda düşük faizli yatırım ve işletme kredisinden yararlandırılıyor. Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, kontrollü örtü altı üretme koşullarına sahip en az 1 dekar büyüklüğündeki seralarda örtü Altı Üretimin Kayıt Altına Alınması Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak yetiştiricilik yapan üreticilere Ziraat Bankası veya Tarım Kredi Kooperatifleri’nce yüzde 25-75 arası indirim yapılmak suretiyle kredi kullandırılıyor.

Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi projesi çerçevesinde, alternatif enerji kaynakları (jeotermal, güneş enerjisi) kullanılarak yapılan sera projelerine 2 milyon TL üst limite kadar yüzde 50 hibe desteği sağlanıyor. Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nce yayımlanan 324 ve 335 sıra sayılı Milli Emlak Tebliğleri uyarınca teknolojik ve jeotermal sera yatırımı yapacak müteşebbislere, belirli kriterler çerçevesinde Hazine’ye ait taşınmazların kullanma izni veya irtifak hakkı tesis edilebiliyor. 25/2/2011 tarih ve 27857 sayılı Mera Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, jeotermal kaynaklı teknolojik seralar için ihtiyaç duyulan yerlerin tahsis amacı değişikliği taleplerinde istenecek bilgi ve belgeler ile tahsis amacı değişikliği yapılabiliyor. Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar çerçevesinde, seracılık yatırımlarında bölgelere göre değişen oranlarda teşvikler sağlanıyor.

Ayrıca, 10 Temmuz 2019 tarih ve 30827 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10’uncu maddesinde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 27’inci maddesinde değişiklik yapılarak, entegre tesis niteliğinde olmayan tarımsal amaçlı seralardan “yapı ruhsatı istenme” şartı kaldırıldı. Yapılacak seralar için, yola cephesi olan komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla sekizinci maddede belirtilen “yola cephe sağlama koşulu aranmaz” hükmü getirildi. Bu kararların da yatırımcının elini rahatlattığını belirtelim.

Bakanlığın destekleri bununla sınırlı değil elbette. Alternatif eneıji kaynaklarıyla jeotermal ve güneş eneıjisi kullanılarak yapılan yeni sera yatırımlarında 2 milyon TL’ye kadar yüzde 50 hibe desteği veriliyor. Kapasite artırımı ve teknoloji yenileme yatırımlarında da 1.5 milyon TL’ye kadar hibe söz konusu. Tabii burada yatırımın boyutu önemli. 30 bin TL altı yatırımlar destek kapsamı dışında. Yine jeotermal ve yenilenebilir eneıji, yerli sertifikalı tohum ve fide, organik ve iyi tarım yapan seralara da Tarım Kredi Kooperatifi ve ziraat Bankası’nda avantajlı yatırım ve işletme kredisi temin edilebiliyor. Kredi faiz oranlarında yüzde 100 indirim imkanı bile mevcut.

ÜRETİM AŞAMASINDAKİ DESTEKLER

Yatırım aşamasında verilen destekler kadar üretim aşamasındaki destekler de önemli. Bakanlık burada da cazip destekler sağlıyor. TARS1M (poliçenin yüzde 50’si), Organik Tarım (kategorilere göre 5-70 TL/da), Örtü Altı iyi Tarım Desteği 75-150 TL/da, örtü Altı Biyoteknik Mücadele Desteği 120 TL/da, örtü Altı Biyolojik Mücadele Desteği 400 TL/da, Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi kapsamında, işleme, paketleme, soğuk hava deposu gibi yatırımlarda (IPARD dışında kalan 39 ilde) proje tutarının yüzde 50’si hibe olarak veriliyor. IPARD kapsamındaki 15 ilde (Ağrı, Ardahan, Balıkesir, Çankırı, Diyarbakır, Erzincan, Erzurum, Hatay, İsparta, Karaman, Kars, Mersin, Muş, Tokat ve Yozgat) yüzde 65 hibe veriliyor.

IPARD kapsamındaki 27 ilde (Afyonkarahisar, Ordu, Çorum, Samsun, Amasya, Denizli, Kastamonu, Şanlıurfa, Aksaray, Konya, Sivas, Ankara, Elazığ, Kütahya, Malatya, Trabzon, Aydın, Manisa, Uşak, Giresun, Mardin, Van, Burdur, Bursa, Çanakkale, Kahramanmaraş, Nevşehir) yüzde 55 hibe desteği veriliyor, örtü altında sebze üretimi yapan, ÇKS’ye kayıtlı toplam işletme büyüklüğü 5 da ve altında olan küçük aile işletmelerine 100 TL/da destekleme yapılıyor.

SERANIN KRALI DOMATES

Seralarda birçok sebze meyve yetişiyor. Ancak 4 milyon ton üretimle domates açık ara önde. Seralarda domates dışında, hıyar, karpuz, biber, patlıcan, kavun, kabak, marul, taze fasulye, taze soğan, ıspanak, semizotu, roka, maydanoz, tere, lahana, börülce, pırasa, pepino, dereotu, kırmızıturp, bezelye, nane, taze sarımsak, enginar, brokoli ve bamyanın yanı sıra muz, çilek, üzüm, kayısı, şeftali (nektarin) yetiştiriliyor. Örtü altında yetiştirilen meyveler arasında muz, çilek, üzüm, kayısı, şeftali (nektarin) öne çıkıyor. Ejder meyvesi, mango, pepino gibi tropikal meyvelerin üretimi de her geçen yıl artıyor.

TOPRAKSIZ TARIM YÜKSELİŞTE

Ülkemizde, yaklaşık 13 bin dekar alanda topraksız tarım metodu ile örtü altı üretim yapılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de topraksız tarım yapan yüksek teknolojiye sahip sera işletmelerinde ağırlıklı olarak domates ve bazı işletmelerde domatesin yanı sıra biber ve hıyar yetiştiriciliği yapılıyor. Elde edilen ürünün yüzde 86-95’i ihraç edilmekte (özellikle Rusya, Hollanda, Almanya, Ingiltere’ye), kalanı ise iç piyasada pazarlanıyor. Ortalama verimin domateste yaklaşık 40 ton/da, biberde ise 17 ton/da düzeyinde. Yukarıda bahsettiğimiz destekler topraksız tarım için de geçerli.

JEOTERMAL SERACILIKTAKİ FIRSATLAR

Türkiye jeotermal enerji kaynaklan potansiyeli açısından Avrupa’da ilk dünyada ise yedinci sırada yer alıyor. Jeotermal enerji ile ısıtılan yaklaşık 4 bin 344 dekar sera var. Jeotermal enerji ile ısıtılan seraların ortalama büyüklüğü ise 20 dekar seviyesinde. Jeotermal akışkan ile ısıtılan seralar ağırlıklı olarak İzmir, Manisa, Afyon, Denizli, Şanlıurfa, Kütahya ve Aydın’da yoğunlaşıyor. Bakanlık, iç-geçit bölgeler ile jeotermal sıcak su kaynağı mevcut bölgelerde arazi altyapısının seracılığa uygun hale getirilmesi, yeni modern seralar tesis ettirilerek ihtiyaç duyulan sezonlarda eksik kalan arzın karşılanması ve üretimin planlanması amacıyla ll’inci Kalkınma Planı hedefleri çerçevesinde Seracılık Altyapısı Geliştirme Projesi hazırladı. Bu kapsamda altyapı projelerinin hazırlanması ve altyapı maliyetleri için gereken bütçenin ortaya çıkarılması çalışmaları yürütülüyor.

Denizli’nin Sarayköy ilçesi Jeotermal Organize Sera Organize Bölgesi ilan edilmişti. Sarayköy’de 24 adet sera yatırımı gerçekleşmiş. Bu yatırımların toplam alanı ise 563 dekar. Menderes Tekstil, Pekdemir Çiftliği, Venita, As Organik, Akademi Tarım, Akdora, Green Hause, Boss Tarım önemli yatırımlardan bazıları. 200 dönümlük serasıyla bölgenin en büyük seracısı Akça Holding şirketlerinden Akça Tarım olmuş. Topraksız tarımın öne çıktığı diğer önemli yer ise Afyon’un Sandıklı ilçesi. Jeotermal kaynaklara sahip olan ilçede 10’un üzerinde modern sera kurulmuş. Sandıklı’da Bostan Tarım, San Tarım (Agrosan), Izgiler Tarım ve Ansen Tarım’ın 200 dekarın üzerinde seraları var. San Tarım da Agrosan ismiyle Sandıklı’da 50 dekar alanda modern bir seraya sahip.

SERA A.Ş. SAHAYA İNDİ

Geçen yıl sebzelerde yaşanan aşırı fiyat artışı sonrasında ekonomi yönetiminin aldığı karar sonrasında Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri bünyesinde Sera A.Ş. unvanlı bir şirket kuruldu. Sera A.Ş. bugün sahaya inmiş durumda. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Dr. Fahrettin Poyraz, “Sera A.Ş. mevsimsel şartlar, dış etkenler, arz-talep dengesizliğinden kaynaklı piyasa dalgalanmalarına çözüm oluşturmayı hedefliyor. Bu amaçla faaliyet alanı içinde ortaklarımızın üretmiş olduğu sebze ve meyveleri satın alarak kendi tesislerinde ambalajlayarak pazara sunmak yer alıyor” diyor. Şirket ayrıca jeotermal kaynağı fizibıl olan Hazine arazilerinde modern jeoter-mal sera kurulumu projeleri hazırlamak, jeotermal sera kurulumu yapılan bölgelerde ortaklarıyla sözleşmeli üretim yapmak diğer faaliyet alanları içinde yer alıyor. Ayrıca fide üretim serası kurarak ortaklarının fide ihtiyacını da karşılıyor. Poyraz şu bilgileri veriyor:

“Muğla Fethiye, Antalya Kumluca, Antalya Altınova, Burdur Yusufca, Antalya Elmalı ve Mersin Merkez’de birer adet olmak üzere toplamda altı adet ürün işleme ve paketleme tesisi açtık. 2020 başından bu yana 16 bin ton sebze alımı yaptık. Yılsonuna kadar 16 bin ton daha sebze alımı hedefliyoruz. Nevşehir’de patates deposu kiralanarak 6 bin 500 ton alım satımı gerçekleştirildi. Yılsonuna kadar 25 bin ton daha patates alımı yapma hedefimiz var. Yaklaşık 2 bin ton soğan alım satımı gerçekleştirildi. Yılsonuna kadar 25 bin ton soğan alımı hedefliyoruz. Sebze, patates ve soğan da ülkemizin tüketim miktarları esas alınarak üretim planlamasına katkı sağlanacak. Ortaklarımızla sözleşmeli üretim yaparak ürünleri hasat başından hasat sonuna kadar alınacak. Hedef fiyat politikası olarak ekim başlangıcında fiyatlar belirlenecek. Buna tedricen geçiş yapacağız. Bu yıl modelleme olarak patates ve soğandan ekim öncesi fiyat vererek sözleşmeli üretim yapmaya başladık. Sözleşmeli veya kon-vansiyonel alım yapılan ürünler tesislerimizde işlenip paketleme yapılıp kendi kooperatif marketlerimizde, ulusal zincir marketlerde Migros, Carrfeour, A101, BIM, Şok vs. ile yerel zincir marketlerde değerlendirilecek. İhracat yapmayı da planlıyoruz.”

1.8 MİLYAR EURO’LUK YATIRIM

Mir Holding, piyasada daha çok Dizayn Boru markasıyla tanındı. Şimdilerde grup topraksız tarım yatırımlarıyla da öne çıkıyor. Sekiz yıl önce başlattıkları Miracle Projesi bugün çok iyi bir noktaya gelmiş. Mir Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmah-mutoğulları, topraksız tarım alanında devasa bir projeye imza atıyor. Eskişehir İli Mahmudiye İlçe sınırları içinde yer alan Miracle Serakent Projesi 10 bin dekar alana sahip. Projenin ilk etabı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından açıldı. Projenin tamamı 15-20 yıllık bir periyoda yayılacak. Projenin toplam yatırım miktarının 1.8 milyar euro olması öngörülüyor. Mirmahmutoğulları, yatırımla ilgili şu bilgileri aktarıyor:

“Projemiz, jeotermal kaynak kullanım hakkı 49 yıllığına alınmış olan bölgede, 10 bin dekar seradan oluşacak. Muazzam bir eko-sistemde daha küçük seraların kurulumuna fırsat oluşturmak, ancak daha büyük ölçek etkisini oluşturmayı hedefledik. Ülkemize endüstriyel tarımda çağ atlatacak “Circular Bioeconomy” yaklaşımının en nadide örneği sunulacak. Seranın hiçbir çıktısı atık haline dönüştürülmüyor “bir yatırımın çıktısı, bir başka bir yatırımın girdisi olma” özelliği taşıyan entegre bir sistem hayata geçiriliyor. Seralar, biogaz üretim tesisinin hammaddesini üretiyor. Biogaz tesisi ise seraların ısı, elektrik, C02, gübre ihtiyaçlarını karşılıyor. Proje bir yaşam biçimi geliştirme projesi olarak planlandı.”

Projeye 2015’te başlandı ve açılışını 2019’da Sanayi Bakanı Mustafa Varank yaptı. Yatırımlar tamamlandığında yaklaşık 10 bin kişilik istihdam sağlanacak. Başlangıç aşamasında ve hali hazırda domates ve salatalık çeşitleri üretiliyor. İleride fizibilitesi uygun olan her türlü yaş sebze ve meyve üretimi yapılacak. Mir Holding, yatırımda yalnız değil; yedi adet yatırımcı projede yer alıyor. Proje yerli yabancı tüm yatırımcı adaylarına açık. Firma, seracılık alanına yatırım yapacaklara anahtar teslimi sera kurulumları da yapıyor.

Halen beş adet sera kurulum aşamasında. Son teknoloji seraların dekarı 50 bin euro’ya kuruluyor. Firma, kendi seralarında ürettiği ürünleri ise Mircale ve Mircale Gurme markalarıyla satıyor.

SERACILIĞIN BAŞKENTİ KUMLUCA

Son yıllarda termal bölgelerdeki yatırımlar gündeme gelse de bu işin merkezi Antalya. Türkiye’deki toplam 790 bin dönüm seranın 250 bin dönümü bu ilimizde. Antalya’yı 170 bin dönüm ile Mersin, 140 bin dönüm ile Adana takip ediyor. Akdeniz Bölgesi toplam sera alanının yüzde 84’ünü barındırıyor; ardından yüzde 9.4’lük pay ile Ege, yüzde 4.8 ile Karadeniz ve yüzde 1.7 ile Marmara geliyor.

Antalya’da kurulu seraların 60 bin dekarı Kumluca’da. İlçe bu haliyle tam anlamıyla seracılığın başkenti konumunda. Kumluca’ya yolu düşenler bilir, Toros Dağları’nı aşıp da ilçeye iniş başladığında uçsuz bucaksız bir sera manzarasıyla karşılaşılır.

İlçenin ekilebilir alanlarının neredeyse tamamı seralarla kaplıdır.

Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökçe, Kumluca’daki 52 bin dekar seranın 30 bin dekarında domates, 15 bin dekarında biber, 5 bin dekarında da patlıcan üretildiği bilgisini veriyor.

Hem yazlık, hem de güzlük olmak üzere iki dönemde domates üretiliyor. Ara dönemlerde ise kavun, karpuz gibi sebze ve meyveler yetişiyor. Kökçe, pandemi döneminde üretime hiç aksatmadan devam ettiklerini vurguluyor. Kumluca’da üretilen sebzeler sadece iç pazara değil bütün dünyaya ihracat edilmiş. Seralarda yepyeni ürün denemelerinin de olduğunu belirten Kökçe şu bilgileri veriyor:

“Ağırlıklı üretimimiz domates, biber ve patlıcan. Ama farklı arayışlar da yok değil. Karpuz, kavun dışında bu yıl ilk kez ejder meyvesi denendi. Toplamda 50 dekarlık bir dikim yapıldı. Yeni meyve ve sebze arayışımız hep oldu ama geleneksel ve büyük tonajlı üretim halen domates. Domatesin birçok çeşidini üretiyoruz. Pembe, mor, çeri, şeker, klasik, salkım gibi çeşitleri üretip piyasaya veriyoruz. Bu yıl iklim iyi geçti. Yeterli güneş aldığı için seralarda verim arttı. Kumluca’da artık sera kurulacak yer neredeyse kalmadı. Biraz yayla kısımlarında yeni sera kurulumları oluyor. İlçede narenciye bahçeleri de var. Bazı narenciye bahçeleri sökülüp seraya dönüştürülüyor.”

Kumluca domateste öne çıkarken Antalya’nın Demre ilçesi ise biberde ilk sırada. ilçe biberin uzmanı haline gelmiş. Biberin bin bir çeşidi bu ilçeden çıkıyor. Yaklaşık 10 bin dekarlık sera alanının yüzde 60’ında biber üretiliyor. İlçedeki seralarda patlıcan, kabak, domates ve salatalık da az miktarda üretiliyor.

İSTANBUL’UN SERALARI

Akdeniz, Ege, Marmara ve termal bölgelerde yetişen sera ürünlerinin çoğu öncelikle büyük şehirlere geliyor. Tüketimin çoğu buralarda olduğu için bu kaçınılmaz, öte yandan, İstanbul, Ankara, Kocaeli gibi nüfusu yoğun şehirlerin etrafında da sera yatırımları göze çarpıyor. Şehir seralarının sayısında maliyetler ve iklim şartları nedeniyle henüz istenilen seviyede olmasa da gözle görünür bir artış var. Şehir seraları daha çok tarla ürünleri çıkmadan önceki boşluğu doldurmak için erkenci üretime yönelik kuruluyor.


İstanbul’un Pendik, Tuzla, Silivri, Çatalca ve Beykoz gibi ilçelerinde bu tür seraların sayısı artıyor. İstanbul’daki seraların toplamı henüz 2 bin dekar seviyesinde. Ancak yeni yatırımlarla bu rakamın birkaç yılda 3 bin dekara ulaşması bekleniyor. İstanbul’daki seralarda yaklaşık 15 bin ton sebze yetiştiriliyor. Seralarda ağırlıklı olarak hıyar, domates, marul, biber üretimi gerçekleştiriliyor. İstanbul’daki seralar genelde bir ila üç dekarlık küçük aile işletmelerinden oluşuyor. Diğer illerde de benzer ölçeklerde yatırımlar var. Özellikle Kocaeli ve Sakarya’nın Pamu-kova bölgesinde yeni seralar kuruluyor. Bu bölgelerde kurulan seraların avantajı pazara yakın olmaları. Eneıji maliyetlerinde biraz avantaj sağlanması halinde bu bölgelerde ciddi sera yatırımları gündeme gelebilir.

Kârlı bir yatırım

Türkiye’de iki tip sera var. Klasik ve topraksız tarım yapılan teknolojik seralar. Her ikisinin maliyeti farklı. Antalya tipi de denilen klasik seralarda dekar maliyeti 70-150 bin TL arasında değişiyor. Çelik konstrüksiyonlu seralar başlangıç maliyeti yüksek olsa da 30-40 yıl kullanılabiliyor. Sadece dış kaplama plastikleri 5-6 yılda bir yenileniyor. Seralarda dekar başına 22 ton civarında domates elde ediliyor. Seracıların hesabına göre dört yılda yatırım kendini amorti ediyor. Genelde aileler bu tip seraları tercih ediyor.

Teknolojik modern seralarda ise durum çok farklı. Büyük sermaye gerektiren bir yatırım. En az 30 dekarla bu yatırıma girilmesi tavsiye ediliyor. Türkiye’de 30 ile 850 dönüme kadar çıkan seralar mevcut. Bunların metrekare maliyeti ortalama 55 dolar seviyesinde. Kullanılan teknolojiye göre dekar başı maliyet 100 dolara kadar çıkabiliyor. Teknolojik seraya daha çok sermayesi olan işadamları tercih ediyor ve 25- 30 milyon TL ve üzeri fabrika büyüklüğünde yatırımlar yapılıyor. 100 kişinin üzerinde çalışan istihdam edilen bu tür seralarda dekar başına verim 100 tona kadar çıkabiliyor. Bu seralar “camdan fabrikalar” olarak da tanımlanıyor.

İşadamları seracı oldu

• Ramsey markasının sahibi Remzi Gür, Aydın Sultanhisar’da 150 dönümlük modern bir sera kurdu. 225 bin metrekare açık, 150 bin metrekarelik kapalı alana sahip olan serada domates üretiyor. Üretimin yüzde 60’ı Hollanda, Almanya ve Rusya’ya ihraç edilirken, yüzde 40‘ı iç piyasada Gökkale ve Enjoy markası ile satılıyor. Gür’ün sera yatırımını büyüteceğini öğrendik,

• İstanbul Ticaret Odası eski Başkanı Murat Yalçıntaş İzmir Bergama’da annesinden kalan arazilere sera yatırımı yapmış. Serada domates üretimi yapılıyor.

• Konya Şeker de fabrikasından çıkan sıcak buharı seracılıkta değerlendiriyor, 60 dekarlık serasında domates, salatalık ve patlıcan üretiyor.

• Türkiye’nin önde gelen pamuk ipliği üreticilerinden Kahramanmaraşlı Kipaş Holding’in bünyesindeki 400 dönümlük serada üretilen domatesler ihraç ediliyor.

• Antalya Belek’te üç oteli bulunan Özaltın Holding’in aynı bölgede 250 dönümlük bir serası var. Holding, Türkiye’de topraksız tarımı başlatan ilk firma olarak tanınıyor. Domates ve biber çeşitlerinin üretildiği seralarda domates grubunda salkım, tane, cherry ve kokteyl domates; biber grubunda ise kırmızı, turuncu ve sarı renklerde kapya biberiyle Kaliforniya Wonder biberi yetiştiriliyor.

• Adana’da 2 bin dekar açık alanda mısır, buğday ve narenciye yetiştiren Nur Özkan da serası olan isimlerden. Özkan’ın serası şimdilik 100 dekarla sınırlı.

Avrupa’nın en büyük serası Bergama’da

Agrobay Seracılık 2003’te Haşan Şentürk tarafından İzmir’in Bergama ilçesinde kuruldu. 250 dekar alanda başlayan sera bugün 800 dekar alana ulaştı. Firma, bu rakamla Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise ikinci büyük serası konumunda. Haşan Şentürk’ün vefatından sonra kızı Arzu Hanım sera ile ilgilenmeye başlamış. Babasından devraldığı bayrağı daha ilerilere taşımakta kararlı. Bin dekarın üzerine taşıyarak dünyanın en büyük serası olmayı hedefliyor.

Agrobay, ağırlıklı olarak domates çeşitleri üretiyor. Yıllık üretimi 14 bin ton seviyesinde.

Yurtiçinde market zincirlerine tedarik sağlarken yurtdışına özellikle Avrupa’daki market zincirlerine Agrobay markasıyla ihracat yapıyor. Agrobay Seracılık Yönetim Kurulu Üyesi Arzu Şentürk, “Rusya’da yatırım yapmamız istendi ama henüz karar vermedik. Yatırımlarımız Bergama’da. Yeni yatırım planlarımız da olacak” diyor.

Türkiye’nin en teknolojik serası

Gaziantep merkezli MB Holding inşaat, tekstil, enerji, hazır beton alanlarında faaliyet gösteriyor. Türkiye’nin önemli TOKİ müteahhitlerinden biri. Son yıllarda özellikle jeotermal enerji alanlarındaki yatırımlarıyla öne çıkıyor. Jeotermal santrallerindeki sıcak su ve buharı değerlendirmek için 2008’de sera yatırımı yaptı. Aydın’ın Köşk ilçesinde bir bataklığa Türkiye’nin en teknolojik serasını kurdu. Sultan Sera adlı yatırımın ilk etabında 40 dekar üzerine kurulan serada domates üretilip ihraç ediliyor. Şimdi yatırımının ikinci etabına hazırlanıyor. 120 dekarlık yeni yatırım içi çalışmalar başlamış. Sultan Sera Genel Müdürü Neslihan Budaklı, Türkiye’nin en teknolojik serasına sahip olduklarını belirterek, yeni yatırımın da aynı

özellikte olacağını belirtiyor. Budaklı, “Yeni serada Türkiye’de bir ilk denenecek. Şimdiye kadar seralarda güneş eneıji sisteminin kullanıldığını çok gördük. Ancak Sultan Sera’nın yatırımı güneş eneıjisi üretip kendi kullandığından fazlasını ulusal elektrik şebekesine verecek bir santral olacak. Yani enerji santrali ve sera yatırımı birlikte olacak. Seranın dış yüzeylerine güneş panelleri yerleştirilerek güneş enerjisi üretilecek. Diğerleri gibi sadece ısıtma olmayacak. Koronavirüs nedeniyle yatırım beklemeye almıştık. Tekrar gündemimizde” diyor. Budaklı yatırım miktarı ile ilgili bilgi vermiyor ancak bu büyüklükteki bir yatırım için en az 50 milyon TL’lik bir yatırım gerektiğini belirtelim. Bu sadece sera kısmı için, güneş eneıji santralleri hariç.

Yapay zekâlı çözümler

Seralarda kullanılan teknolojilerde artık yapay zeka öne çıkıyor. Telefon, tablet ve ofisteki bilgisayardan üretim süreçlerini kontrol etmek mümkün. İstanbul merkezli ForFarming bu tür hizmetleri sağlayan şirketlerden. Firma, yapay zeka destekli, loT tabanlı, takip edilebilir, kontrol edilebilir ve raporlanabilir tarım teknolojileri hizmeti veriyor. Tamamen otomatik, teknolojisi sürdürülebilir ve kontrol edilebilir üretime imkan veren uygulamalar geliştiriyor. Akıllı telefon, tablet veya bilgisayardan uzaktan erişim sağlayarak ürünler kontrol edilebiliyor. Uygulama, gelişmiş algoritma sistemi ile istenilen yerden kontrol edilip, mevcut hasadın nem, sıcaklık, ısı, pH ya da C02 gibi değerleri otomatik olarak ölçülebiliyor. Bu özelliği kullanıcılara avantaj sağlıyor ve eş güdümlü takip edilebilmesi üretimden maksimum fayda sağlanmasına imkan veriyor. Topraksız tarım teknolojileri alanında dünya firması olmayı hedefleyen ForFarming’in yapay zeka destekli akıllı tarım çözümleri yıl boyunca sağlıklı, taze ve zira ilaçlardan uzak ürün yetiştirme olanağı sağlıyor.

Çatalhöyük markasıyla satıyor

Konya aslında sera bölgesi değil. Ancak Konyaşeker, fabrikadan çıkan sıcak suyu değerlendirmek için 60 dekarlık bir sera kurdu. Yeni yatırımlarla bu rakam 120 dekara çıkarılacak. Çumra Şeker Entegre Tesisleri’nde faaliyetin başladığı günden itibaren üretim sürecinde kullanılan sıcak suyun farklı şekillerde değerlendirilmesinin yolları aranmış. Çumra Kampüsü’nde yürüyen üretim faaliyeti sürecinde kullanılan ve kullanım sonrası prosesten belli bir ısıda çıkan sıcak suyun yeniden değerlendirilmesi için kampüste 2006’da sera kurulması fikri ortaya çıkmış. Seralarda kurulan sistemle, şeker üretiminde ortaya çıkan kondense su enerji harcayarak soğutulmak yerine seralarda soğutuluyor. Şeker fabrikasında üretim sürecinden gelen sıcak su, sera için gerekli ısıyı sağlarken bu dolaştırma işlemi ile soğuyarak, üretim prosesine tekrar veriliyor. Bunlar şeker sektörünün sıfır enerji maliyeti olan ilk seraları. Seralarda öncelikle domates üretiliyor. Avrupa’daki tesislerde bile bulunmayan ultra klimalı seralarda topraksız üretim yapılıyor. Kimyasal ilaç kullanılmadan tamamen biyolojik mücadele yöntemiyle üretim yapılıyor. Dekardan yıllık 100 ton domates alınabiliyor. Bu seralarda üretilen salkım domatesler, salatalık ve biberler “Çatalhöyük” markası ile zincir marketlerde tüketiciyle buluşuyor. Domates, biber, salatalık gibi ürünlerin yanı sıra muz, kakao, hurma ve frambuaz gibi Konya ikliminde yetişmesine imkânsız gözüyle bakılan ürünler de yetiştiriliyor. Pankobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk’un serayı 120 dekara çıkarmak için hazırlıklar yaptığı konuşuluyor.

Seralar artık çok teknolojik

Türkiye’deki seralarda son teknolojiler kullanılıyor. Klasik yöntemlerden modern seracılığa dönüş yaşanıyor. Yeni nesil seralar kuruluyor. Dikimden bakıma ve hasada kadar yoğun bir teknoloji hakim. Bu konuda hem şirketler hem de üniversite tarafında Ar-Ge çalışmaları yapılıyor. Robotik sistemler, yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Fide üretim seralarında viyole otomatik ekim yapan ekim makineleri bulunuyor.

Sulama sitemleri hareketli boom tekniğiyle gerçekleştiriliyor. Akademik tarafta özellikle domates, patlıcan ve biber hasat makineleri üzerine yoğun çalışmalar var. Yeşil aksam içeren kıvırcık, marul üretiminde dünya çapında kullanılan otomatik hasat, otomatik yer değiştirme sistemleri Türkiye’deki seralarda da kullanılmaya başladı. Yine dünyada akademik düzeyde çalışmaları yürütülen koltuk alma, yaprak toplama gibi çalışmalar için de otomatik sistemler mevcut. Hasadı gerçekleştirilmiş ürünlerin depoya ve/veya paketleme ünitelerine taşınmasını sağlayan manyetik bir hattı izleyen, otomatik araçlar bulunuyor.

Açık alanlarda kullanılan otomatik ekim sistemleri topraklı seralarda da belli oranda kullanılabilmektedir. İlaçlamada robotik sistemler yoğun olarak kullanılıyor. Sulama otomasyon sistemi üzerinden yapılıyor. Sulama ve gübreleme makineleri otomatik çalışıyor. Fide seralarında ise bu tür sulama teknikleri raylı boom sistemleri ile otomatik olarak gerçekleştiriliyor. Yapay zeka teknolojileri, her alanda olduğu gibi seracılıkta da kullanılmaya başlandı. Robotik sistemler yapay zeka olmadan kontrol edilemiyor. Bunlar öğrenen ve kendini geliştirebilen sistemler. Verilerin toplanıp, derlenip yazılımlarla bir sonraki aşamaya daha öğrenmiş bir şekilde geçilmesi mümkün. Domates hasadında, meyvenin imaj analizinde hem renk hem boyut hem de pozisyonu belirlenerek meyve hasadı robotlar yardımıyla yapılıyor.

Dr. Fahrettin POYRAZ / Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü
“Sera A.Ş. yatırımları başladı”

2020 yılı içinde planlanan ya da projelendirilen yatırımlarımız şunlar: Afyon Sandıklı’da 52 dekar arazide sera kurulumu kararı alındı. Ankara Polatlı 2. Organize’de 38 bin 572 metrekare arazi satın aldık. Burada 2020’de 5 bin metrekare kapalı alan yatırımı kararı verildi. 2021’de buradaki yatırımımız 20 bin metrekare kapalı alana çıkarılacak. Nevşehir’de 80 bin 761 metrekare alanda 40 bin tonluk doğal depo yatırım kararı alındı. Çiftçilerimizden 40 bin ton patates ve 5 bin ton limon alımı yapılacak. Antalya’da 7 bin metrekare fide sera kurulumu fizibilitesi devam ediyor. Ayrıca Mersin’de 5 bin metrekare kapalı alan muz sarartma tesisi fizibilitesi devam ediyor. Sera yatırımlarımız artarak devam edecek.

Savaş AKÇAN / Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı
“Fide talebini karşılayacak potansiyele sahibiz”

Modern seraların artması için Ziraat Bankası tarafından verilen, yatırımın yüzde 75’ine kadar olan kısmını sağlayan, iki yılı ödemesiz toplam yedi yıi vadeli, yüzde 8.25 faizli kredi paketi ciddi talep yarattı. Modern seraların artışı hazır fıdeye olan talebi de artıracak. Fide sektörümüz her açıdan bu artışı karşılamaya hazır. 2000’li yıllarda sebze üretiminde hazır fide kullanımı sadece örtü altı alanların bir bölümünde kabul görüyordu. Şimdi ise örtü altı sebzeciliğin tamamında, açık alanların yüzde 75’inde hazır fide kullanılıyor. Birkaç yıl içinde açık alanlarda da yüzde 100 hazır fide kullanılacağını öngörüyoruz Birliğimize bağlı Fide Üreticileri Birliği [Fidebirlik] 2008’de 41 firma ile kurulduktan sonra sektör hızla büyüdü. Fide sektörünün cirosu 350 milyon doları aştı. Üreticilerimize hazır fide kullanımının avantajlarını çok iyi anlattık. Çiftçilerimiz başarılı bir sebze yetiştiriciliğinde, uygun nitelikli çeşit seçimi ve kaliteli fide kullanımının büyük bir önem taşıdığını yaşayarak gördüler.

Talep yükseldikçe 2000’de 220 dekar olan hazır fide üretilen alan 10 kat artışla 2125 dekara çıktı. Sektördeki firmalarımızın sayısı 150’ye ulaştı, teknik kapasiteleri de arttı. Günümüzde fide firmaları sebze fıdesi üretiminin yanı sıra süs bitkileri ve tıbbi ve aromatik bitkilerin fıdesini de üretiyor.

Türkiye’de 2000‘de 150 milyon adet fide üretilirken, 2010 yılında 2 milyar 600 bin adede, 2018‘de 4 milyar adede çıktı. Son 20 yılda 26 kat, son 10 yılda yüzde 53’lük bir üretim artışı var. Modern seraların artırmasıyla oluşacak hazır ve aşılı fide talebini karşılayacak kapasiteye sahibiz. Fideciler seracılığın çekici gücü olmaya devam edecek.

İbrahim MİRMAHMUTOGULLARI / Mir Holding Yönetim Kurulu Başkanı
“Ar-Ge çalışması 10 yıl sürdü”

Miracle Serakent, uzun süredir üzerinde çalıştığımız bir proje. Projeyi yerli yabancı tüm yatırımcı adaylarına sunuyoruz. Proje alanında sera, biogaz tesis, laboratuvarlar, termal tesisler, kültürel ve tarımsal turizm tesisleri, meyve-sebze işleme, gıda üretim tesisleri vs. farklı yatırımlardan oluşan Yaşam Biçimi geliştireceğiz. Ruhsatlı hakkımız olan jeotermal kaynak kullanım hizmeti sunacak ve ifade ettiğimiz gibi Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi genel idarecisi, işletmecisi olacağız. Kurduğumuz ve kuracağımız modern seralar kuşkusuz arka planda Ar-Ge ve teknolojik çalışmalara dayanıyor. İşbirliği içinde olduğumuz, Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoparkı’nda yer alan Mir Araştırma ve Geliştirme A.Ş.

Ar-Ge faaliyetlerimizi yürütüyor. 10 yıl süren Ar-Ge faaliyetleri neticesi geliştirilen ve üç ayrı patente sahip olan Miracle Sera Teknolojisinin birçok yatırımcı ile birlikte büyük bir Serakent’e dönüşeceğine inanıyoruz. Mir Ar-Ge 50’den fazla doktoralı/doktorasına devam eden mühendis ve 25 akademisyen kadro ile geliştirilen online ve anlık EC kontrolü ve bitki besin yataklarına otomatik komut teknolojileri gibi birçok teknoloji seralarımızda kullanılıyor.

Müslüm YANMAZ / Serabir Yönetim Kurulu Başkanı
“Modern sera yatırımları artıyor”

Türkiye’nin modern sera yatırımlarında önü çok açık.

Çok modern sera yatırımları var. Yatırımların devamı da gelecek. Şanlıurfa, Afyon, Aydın, Lüleburgaz, Eskişehir gibi şehirlerimizde yatırımlar yapılıyor. Yeni sera yatırımları klasik seralardan çok farklı. 50 milyon TL’lik yatırımlardan bahsediyoruz. Seraların dış cephelerine paneller yerleştirilerek güneş enerjisi de elde edilecek. Bunlar fabrika büyüklüğünde yatırımlar. Jeotermal bölgelerde ciddi potansiyeller var. Seralarda sulama, gübreleme, ısıtma, soğutma, havalandırma pencereleri, nemlendirme sistemleri gibi iklimlendirme üniteleri otomasyona bağlı. Cep telefonlarından sera içi sıcaklık, nem komutlarını verebiliyoruz. Sulama sistemlerini başlatıp EC, Ph dengesini kontrol edebilen sistemlerle İyi Tarım uygulamalarını daha rahat uygulayan son teknolojileri, topraksız kültür seralarımızda kullanıyoruz. Hasat arabaları ürünleri manyetik zincir bant sistemlerine bağlı otomatik taşıyıcılarımızla paketleme ünitelerine kadar getirip oradan soğuk hava zincirine alıp yurtiçi ve dışı pazarlara sunma imkanına sahibiz.

Halil KOZAN / Serkonder Başkanı
“Hedefimiz sera kurulumunda liderlik”

Serkonder üyeleri, anahtar teslimi sera kurulumu yapıyor. Aynı zamanda serası olanlar da mevcut. Sekiz yıl önce Ankara merkezli olarak kurulduk. Üyelerimiz hem yurtiçinde hem yurtdışında sera kurulumları gerçekleştiriyor.

Bu alanda eskiden İspanya ve Hollanda iyiydi. Şimdi biz İspanya’dan daha iyi noktadayız. Hollanda ile başa güreşiyoruz. Avrupa’da İspanya ve Hollanda ile rekabet halindeyiz. Rusya ve Türk Cumhuriyetlerinde ise Çin ile rekabet ediyoruz. Sera kurulumunda hedefimiz liderlik.

Bu potansiyel bizde var. İç piyasada bu yıl 300 bin metrekare, yurtdışında ise 500 hektar sera kurulumu yaptık. Koronavirüs yatırımları etkilemedi. Farklı bölgelerde Sera OSB’leri kurulmalı. Modern seracılıkta yatırımın metrekare maliyeti 55 dolar. Biz en az 30 dekar olmasını öneriyoruz. Yatırımın geri dönüş süresi 5-7 yıl arasında değişiyor.

İdriz Çokal




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir