Girişimciler Yeni Nesil Sağlık Mağazalarına Yatırım Yapacak

OKURLARIMIZ geçen yıl 21-27 Temmuz haftasında kaleme aldığım yazımı hatırlayacaklardır. “Probiyotik Ürünler Galerisi’ni ilk Siz Açın” başlığını taşıyan yazımın giriş bölümünde şu ifadeleri kullanmıştım: “Yeni nesil girişimcilere cazip iş. Probiyotik ürünlere odaklanıp dünya çapında markalaşan ülkelerden biri olabiliriz. Bu projeyi ciddiyetle ele alanlar çok kazanacak!”


Aradan yaklaşık 11 ay geçti ve biz koronaya tümüyle teslim olmadan bu belayı büyük ölçüde atlatacak hale geldik. Şimdi bakıyorum da Avrupa’da çoğu ülke bireylerin bağışıklığını güçlendirecek özel ürünler satan yeni nesil işyerleri açma hazırlığı içinde. Bunların büyük bölümü alışveriş merkezlerinde özel departmanlar şeklinde dizayn ediliyor ya da tümüyle ayrı işyerleri olarak planlanıyor. Amaç, tüm bireylerin immün (bağışıklık) sistemine yararlı olacak yoğun zenginlikte probiyotikler ve diğer sağlık ürünlerini tüketime sunmak.

ÇEŞİT SAYISINA DİKKAT

Hizmete hazırlanan ‘Probiyotik Ürün Mağazalarında genellikle yeni nesil markalar yer alıyor; gıdalardan temizlik malzemelerine, şekerlemelerden kahvaltılıklara kadar her ürünün sertifikalı ‘sağlık takviyesi’ etiketi taşımasına özen gösteriliyor. Aynı durum Amerika’daki tanınmış ‘Sağlık Mağazalan’nda da görülüyor. Hemen her şeyin steril ortamlarda yapıldığına ilişkin bilgiler yanında, içeriklerin hangi türden üretilmiş probiyotik orijinli katkılarla takviye edildiği resmi doküman ve kodlarla belgeleniyor.

Daha önce kısmen değinmiştim; bu yenilenmiş trendin ana hatları şöyle: Satışa sunulan ürünler virüsler dahil tüm patojen mikroplardan arındırılmış özel ambalajlarda satışa arz ediliyor, Bunlar hem ağır metal, hem de toksik katkı bulunmadığına ilişkin garanti belgelerini içeriyor, ayrıca probiyotik nitelikler konusunda oldukça ayrıntılı bilgiler veriliyor.

İlk bakışta çalışan personel pek ortada görünmese de tümü hijyen ve temizlik standartlarına uygun biçimde yoğun şekilde eğitilmişler. Bu uzmanları reyonların önündeki ekranlara çağırıp detaylı bilgi alabiliyorsunuz. Mağaza ve reyonları benzerlerinden ayıran en önemli ayrıntı ise alışveriş sepeti ve klasik market arabalarının bulunmayışı. Raflardan seçtiğiniz ürünlere önceden verilen ‘ziyaretçi kişilere özel kod etiketleri’ni yapıştırıp reyonların önündeki yürüyen bantlara koyuyorsunuz; çıkışta otomatik olarak paketlenmiş ürün ambalajlarını alıp, kredi kartınızı kasa ekranına temassız okutup çıkıyorsunuz.

SATIŞ YERLERİ FARKLI

Uygulamalar belki bir anda epey abartılmış görünebilir; bunlar aslında gelecek dönemlerin alışveriş kültürünü de temsil ediyor. Yapılan araştırmalar bundan böyle tüm gıda ürünlerinin belli miktarlarda ‘probiyotik’ içermesini zorunlu hale getirecek gibi görünüyor. Bu türden yeni nesil sağlık mağazalarında bilgi panoları yeni akımın sıra dışı beklentilerini tüketicilere yansıtıyor.

Raf ve reyonlar klasik alışkanlıkların hayli dışında. Örneğin, en dikkat çeken gıdalar fermente ürünlerin yer aldığı raflar. Satışa sunulan yağlar bile alıştıklarımızdan çok daha çeşitli. Burada ‘Morina Balık Yağı’ndan, ‘Keten Tohumu Yağı’na; ‘Hindistan Cevizi Yağı’ndan yöre ve içerik belgeli ‘Soğuk Prese Edilmiş Organik Zeytinyağları’na kadar onlarca çeşit gıda ve tüketim ürünü var.

Epey ilgi gören bölüm ise çeşitli bilgi ekranlarının yer aldığı ve uzman sağlık danışmanlarının bulunduğu ‘Probiyotik Ürünler Galerisi’. Burada virüs merkezli enfeksiyonlar için takviye “gida ve içecekler, bakteri kaynaklı rahatsızlıklarda tüketilecek gıdalar; otizm, hepatit, menenjit, diyabet ve immün bozukluk gibi çok sayıda hastalık ve rahatsızlıkta yararlı olacak beslenme gruplarıyla özdeşleşmiş orijinal markalar yer alıyor.

İLK HEDEF DOĞRU BESLENME

Bu bölümdeki sağlık danışmanları iyi eğitim almış deneyimli bireylerden oluşuyor. Örneğin hekiminiz size özel bir tavsiyede bulunmamışsa ve de laktoz intoleransmız varsa sizin için hangi ürünlerin yarar sağlayacağı kısaca anımsatılıyor, ilgili ürünleri bulmanızı sağlayacak raf ve kod tanımları veriliyor.


Aynı uygulama ‘irritabl bağırsak sendromu’, ‘ürogenital rahatsızlıklar’, ‘kronik alerjiler’, ‘nörolojik kökenli hastalıklar’ gibi onlarca spesifik grup için de geçerli. Tipik bir örnek verecek olursak; ‘ülseröz kolit’ ya da ‘eklem iltihabı’ gibi çeşitli süreğen rahatsızlıklarınız söz konusu ise size ayrıntılı tavsiyelerde bulunuluyor; ilgili ürünler konusunda detaylı bilgiler veriliyor. Bu bölüme tıbbi reçeteyle dahi gelenler var.

Örneğin bağışıklık sisteminiz zayıflamış, bağırsak floranız bozulmuş ise size klasik yoğurt bakterileriyle mayalanmış standart ürünler yerine, ısıl işlem görmemiş doğal sütten üretilmiş probiyotik takviyeli ürünler öneriliyor. Bu özel yoğurtlar klasik kültür mayaları yanında daha değişik probiyotik nitelikli yararlı bakteriler içeriyor. Aynı kural diğer gıda ürünleri için de geçerli. Böylece sindirim sistemi dejenerasyonu önleniyor, olası hastalık ve salgın riski ortadan kalkmış oluyor.

ANTİ-AGİNG ÜRÜNLER RAFLARDA

Konu sadece belli yaştaki müşterilerin tüketim talebiyle sınırlı değil. Örneğin, yaşlı ve orta yaşlı tüketiciler için özel üretilmiş probiyotik ürünler genellikle ‘anti-aging’ etiketleriyle raflara çıkıyor. Klasik ürünlerin yanı sıra özel meşrubatlar, amaca uygun hazır yemekler, hatta spesifik kozmetikler var. Amaç, yaşlıların immün sistemini; yani savunma gücünü takviye edebilmek. Dahası, serbest radikalleri uzaklaştırarak onları olası kanser risklerinden korumak. Probiyotik ürünlerin bir başka yararı ise aşırı kortizol salgısını kontrol altında tutmak.

Bu mağazalarda satılan vitamin grupları ise özel üretim doğal vitamin ve mineral destekleri şeklinde. Serbest radikallerden koruyan antioksidanlar raflarda görülmekle kalmıyor, daha fazla bilgiye gereksinim duyanlara -istek üzerine- raf üzerindeki ekranlardan geniş bilgi veriliyor. Satışa sunulan çeşitli meyve ve sebzelerin de ayrıntılı bilgi ve içeriklerini yine bu ekranlarda kolayca görmek mümkün.

Kısacası, probiyotik ürünlerin daha duyarlı şekilde satışa sunulması yeni gelişen sağlık bilincinin doğal sonucu. Anlaşılan o ki, büyük ya da orta ölçekli girişimciler bu tür reyonlara ya da mağazalara destek vermek zorunda kalacaklar. Bu haftaki yazımıza daha önce özellikle altını çizdiğimiz bir gerçekle son verelim: “Türkiye sağlıklı ürünlerle dünyada hızla öne geçmek durumundadır. Probiyotik takviyeli Türk yoğurtları ve doğal süt ürünlerimiz başta olmak üzere; tüm gıdalarda bizden bahsedilmesi hiç de yadırganacak bir gelişme olmayacaktır.”

NUR DEMİROK




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir