Kekik çiftçinin yeni kazanç kapısı oldu

TÜRKİYE endemik bitki türleri açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Endemik, bilindiği gibi yöreye özgü, sadece o coğrafyada ve iklimde yetişebilen bitki anlamına geliyor. Türkiye’de yetişen yaklaşık 10 bin bitki çeşidinin 3 bininin bu kapsama girdiği tahmin ediliyor. Toplanabilen, ekimi yapılabilen ise yaklaşık 400 bitki çeşidimiz var. Bu bitkilerden kekikte her zaman bir hareketlilik var. Ancak pandemi nedeniyle ekstra bir yoğunluk söz konusu.


Kekiğin şimdilerde yağı ve suyu da ilgi görüyor

Kekik yağı ve kekik suyunun koronavirüse karşı etkili olduğu dilden dile dolaşıyor. Ağırlıklı yemeklerde baharat olarak kullanılan kekik son dönemlerde yağı ve suyuyla da öne çıkmaya başladı. Kekik artık sağlık ve kozmetik alanında da kendine yer açmış durumda. Biz de Türkiye’deki kekik üretimini araştırdık…

Geçmiş yıllarda dağlardan toplanan kekik artık bahçelerde yetiştiriliyor. İzmir Menemen’de bulunan Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı çalışmalar bugün meyvesini vermiş durumda. Tarım ve Orman Bakanlığı II Müdürlüklerinin sahadaki titiz çalışmaları da kekik üretiminin artmasında etkili olmuş. Bu öyle sıradan bir artış değil; Türkiye bugün dünyanın kekik üretim merkezi haline gelmiş durumda. Dünya kekik üretiminin yüzde 80’i Türkiye’de yapılıyor.

EKİM ALANLARI GENİŞLİYOR

Hikayenin geçmişi 1970 yılına kadar gidiyor. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde ilk çalışmalar yapılmış. İlk defa çiftçi şartlarında kekik yetiştiriciliği 1992’de Denizli’de başlamış. Denizli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nden temin edilen fideler ilk olarak Denizli’nin Baklan ilçesinde 500 metrekare alana dikilmiş. İkinci bahçe 1994’te yine Denizli’nin Çal ilçesinde 7 dekar alanda kurulmuş. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün yaptığı eğitim faaliyetleri sonrasında ekim alanları genişlemeye başlamış. Pamukkale’nin köyleri de ekim yapmış. 2020’ye gelindiğinde Denizli’nin Kale, Tavas, Acıpayam gibi ilçelerinde de ekim alanları oluşmuş. 500 metrekare ile başlayan ekim alanları bugün 140 bin dekara ulaşmış durumda. 2020’de bu rakamın 160 bine çıktığı tahmin ediliyor. Tarım Orman İl Müdürlüğü şimdilerde ekim alanlarını daha da artırmak için öncellikle tütün bölgelerinde alternatif ürün olması için özel bir proje hazırlığında. Proje kabul görür ve gerçekleşirse önümüzdeki yıl ekim alanlarının 250 bin dekara ulaşması hedefleniyor.

Kekik

DENİZLİ RAKİPSİZ

Kekik üretimi Manisa, Muğla, Uşak, Burdur ve İsparta’da da denenmiş. Hatta İzmir’in önemli ailelerinden Sunel Tütüncülük’ün sahibi Gürel Ailesi’nin geçmişte Manisa’da bir girişimi olmuştu. Aile 3 bin dekar alanda kekik üretimi yapmıştı. Ancak diğer illerde Denizli’deki kadar başarılı bir süreç yaşanmadı. Denizli Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün özverili çalışması sonucunda il dünya kekik üretim üssü haline geldi. Türkiye’de 2019’da 157 bin dekar alanda 17.9 bin ton kekik üretimi yapıldı. Bu üretimin yüzde 87.6’sı Denizli’de gerçekleşiyor. Denizli toplam ekim alanlarının da yüzde 92’sine sahip.

Denizli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü kekik konusunda çok titiz bir çalışma yürütüyor. 11 personeli sürekli sahada. Kekik konusunda uzman olan Ziraat Mühendisi Şahin Şentürk’ün bu işte emeği büyük. Şentürk, mevcut üretim alanlarında ekim alanının genişleme imkanının kalmadığını, bu nedenle yeni bir proje hazırladıklarını belirtiyor. Yerelde Barza Ovası olarak anılan Acıpayam ve Tavas ilçesinin kesiştiği bölgede genişleme imkanı tespit edilmiş. Ağırlıklı tütün üretimi yapılan bu bölge için kekik ciddi bir alternatif ürün olacak. Denizli ve çevresindeki illerde kekik yatırımlarının temelinde tütün ekiminde yaşanan dönüşüm yatıyor. 1997’de başlayan tütün krizi çiftçiyi alternatif ürünlere yöneltti. Tütünde kota ve Tekel’in tütün alımlarını minimum seviyeye indirmesiyle tütün üreten çiftçiler alternatif ürünlere yöneldi. Sulu tarıma uygun araziye sahip bölgeler alternatif bulmakta zorlanmaz-ken, kırsal bölgeler su istemeyen kekiğe yöneldi.

YÜZDE 80’i İHRAÇ EDİLİYOR

Denizli’de üretilen kekiğin yüzde 80’i ihraç ediliyor. ABD başta olmak üzere, Almanya, Hindistan, İtalya, İngiltere, İsveç, Rusya, Hollanda, Avustralya, Macaristan, Kanada, Polonya ve Japonya gibi birçok ülkede Denizli kekiği tercih ediliyor. Türkiye, 2019’da 108 ülke ve serbest bölgeye 54 milyon 40 bin dolarlık kekik ihraç ederken, ABD 10 milyon 522 bin dolarlık Türk kekiği tercihi ile zirvede yer aldı. Almanya’ya 5 milyon 39 bin dolarlık kekik ihraç eden Türkiye, Hollanda’ya 1 milyon 557 bin dolarlık kekik gönderdi.

Ege Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu kekik ihracatının her geçen yıl arttığını belirtiyor. Üreticilerle sürekli temas halinde olduklarını belirten Tarakçıoğlu, kekik içinde yer alan yabancı otlar konusunda uyarılarda bulunuyor. Tarakçıoğlu, “Türk kekiğini yabancı ota kurban etmeyelim” diyor.

UZMANINDAN UYARILAR

Türkiye’de her yıl 20 bin ton civarında kekik üretildiğini dile getiren Nurettin Tarakçıoğlu, sağlıklı ürün olduğu için kekiğin dünya genelinde tercih edilen bir ürün olduğunu, yıllık 60 milyon dolarlık ihracatın sürdürülebilir olması için kekik üretimi sırasında ve hasadında yabancı otla doğru mücadele edilmesi gereğini vurguluyor. Kekik ihracatının Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm dünyaya ihracatının devamlılığı için PA sorununun (Pyrrolizidine Alkaloid, çok sayıda bitki türünde meydana gelen bir toksitlenme sorunudur) yönünden bulaşmasını kabul edilebilir düzeyde tutabilmek amacıyla bu uygulama kılavuzu (UK) geliştirilmiş. Bu sorunun çözümünün hayati önem taşıdığına işaret eden Tarakçıoğlu, “Türk kekiğinin kalitesini ve üretim miktarını arttırmak ortak hedefimiz olmalı ve dünyadaki kekik talebinin artırılmasını sağlamalıyız. Alıcılar her üründe tarımsal ilaç kalıntısı analizi istiyor. Bu konuda maksimum hassasiyetle üretim yapmalıyız. Gelişigüzel yapılan gübreleme de ilaç kalıntısı kadar sorun yaratıp maliyetleri artırıyor. Özetle, toprak analizlerine uygun yapılacak gübreleme ve gerektiğinde uygun dozda kullanılacak tarım ilacı haricinde ürüne zarar verecek her türlü kimyasalın kullanımından kaçınılmalı. Yunan kekiğinin Türk kekiğinin yerine geçmesinin önüne birlikte geçebiliriz” diyor.

“PA sorununu yabancı ot ile mücadele etmez isek aşamayız” uyarısında bulunan Tarakçıoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: ‘Aksi durumda bu ürünün tüketimi azalır, alıcı ülkeler ülkemizden ürün almak yerine diğer rakip ülkelerden ürün almayı tercih eder ve hep birlikte ülke olarak kaybeden biz oluruz. On kişi bir işi doğru yapar, bir kişi üzerine düşeni yapmazsa, o bir kişi yüzünden diğer dokuz kişi, ihracatçı firma ve ülkemiz zarar görebilir, ülke ve ürün imajı zedelenir.”


KEKİK YAĞI VE SUYU REVAÇTA

Pandemi nedeniyle endemik bitkilere talep oldukça yüksek. Kekik de bu ürünlerden biri. Kekik sadece baharat olarak değil, yağı ve suyu da çıkarılan bir ürün. Denizli’de kekik yağı ve suyu üreten Hüseyin Gündoğar, kekik yağı ve suyuna ciddi bir talep olduğunu belirtiyor. Kekik yağının litre fiyatı 500 TL’ye çıkmış. Kekik suyu ise önceki dönemlerde çok tercih edilmiyordu. Pandemi ile birlikte dezenfektanlarda da kekik suyu kullanılmaya başlamış. Bu da talebi artırmış. 5 TL’den satılan kekik suyunun litresi 25 TL’ye çıkmış.

Kekik nerelerde kullanılır?

Kekik, genelde baharat olarak kullanılır. Et yemeklerinin vazgeçilmez baharatıdır. Ayrıca zeytinyağlı kekik ve kekik sosları kahvaltıda ve salatalarda bol miktarda tüketilir. Kekik çayı da son yıllarda sağlıklı beslenme uzmanlarının tavsiyeleriyle sıkça tercih edilir oldu. Kekik suyu, mide rahatsızlıklarında, sindirimi kolaylaştırmak için kullanılıyor. Kekiğin kullanım alanları bunlarla da sınırlı değil.

Kekik yağı ilaç ve kozmetik sanayinin de hammaddesi. Pandemi ile birlikte kekik suyu dezenfektanlarda sıkça kullanılmaya başladı. Doğal dezenfektan yapımında kullanılıyor.

Üretici için yeni bir alternatif

Kekik, kıraç tarım arazilerine sahip çiftçinin yüzünü güldüren bir bitki. Ekim tarzı olarak tütüne benziyor. Kekiğin tohumlarından öncelikle fideler elde ediliyor. Fideler nisan ve mayıs aylarında tütün dikme makineleriyle tarlalara ekiliyor. Hasadı ise haziran sonu ile temmuz başında yapılıyor. Tütün gibi tek yıllık bitki değil. Bir defa dikimi gerçekleştiğinde 7-8 yıl hasat yapılabiliyor. Sulama gerektirmiyor. Dolayısıyla tarla çiftçinin ise cüzi bir tohum parası ve işçilik maliyeti dışında bir gideri bulunmuyor. Tohumu bir defa tarlaya ektikten sonra altı yıl boyunca aynı bitkinin hasadını yapıyorsunuz.

Otla mücadelenin ilaçla değil çapalamayla yapılması tavsiye ediliyor. Böylece kalıntı sorunu da yaşanmıyor. Bir dekardaki kazanca gelince… Dekardan 250 kilogram ürün alınıyor. Geçen yıl 4-5 TL olan kekiğin kilogram fiyatı şu sıralar 10-12 TL seviyesinde. Basit bir hesapla dekardan 2 bin 500 TL brüt gelir elde ediliyor. 30 dekarla bu işe giren bir çiftçinin yıllık geliri 70 bin TL seviyesinde oluyor. Susuz tarım yapılan bölgelerde hiçbir ürün bu kadar gelir getirmediği için kekik, böylesi bölgeler açısından ciddi bir fırsat kapısı. Özellikle işçiliği çok zahmetli tütün ile kıyaslandığında üreticinin kekiği neden tercih ettiği daha iyi anlaşılıyor.

İDRİZ ÇOKAL

Dip sos satışları dünyada rekorlar kırıyor




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir